T.C.
İSTANBUL
17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2014/385 Esas
KARAR NO:2025/383
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:04/02/2009
KARAR TARİHİ:16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigortası sigortalı bulunan muhtelif emtiaların, davalı ...A.Ş.'nin donatanı/işleteni olduğu ... ... gemisine yüklü kamyonlarla İstanbul'dan Trieste/İtalya'ya nakli esnasında 06.02.2008 tarihinde Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangın sebebiyle tamamen zayi olduğunu, gemi donatanı/işletmecisi ... ...-... İşletmeleri A.Ş dışındaki diğer davalılar emtiaların kara nakliyesini taahhüd eden ve malları araçlarında taşıyan nakliyeciler olduğunu, sigortalı emtialar evleviyetle kara taşımasını taahhüd eden davalılara sağlam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, sigortalı emtiaların bulunduğu kamyonlar yine Pendik Limanından ... ... Gemisine hasarsız ve noksansız olarak yüklendiğini, 06.02.2008 günü gemide meydana gelen yangında tamamen zayi olan malların hasar bedeli Nakliyat Sigortası Genel Şartları mucibince sigortalılarına ibraname mukabili tediye olunduğunu, hasarlar nedeniyle; ... Ülkelerarası Nakliyat Şirketine 597.000 TL, Ernak Uluslararası Şirketine 28.415 TL, ... Nakliyat Şirketine 205.00 TL, ... Uluslararası Şirketine 28.424 TL, ... Uluslararası Şirketine 92.291 TL, ... Lojistik Şirketine 7.736 TL ve 34.763 TL, ... ... Şirketine 7.161 TL, 89.718 TL, 115.190 TL, 8.332 TL, 17.698 TL, 94.390 TL, 511.497 TL ödendiğini, işbu ödemelerle müvekkili şirket TTK 1301.maddesine göre sigortalısının kanuni haklarına halef olduğundan işbu rucuan tazminat davasının açılması gerektiğini, davalı ... ...-... İşletmeleri A.Ş.’nin ... ... gemisinin işleteni ve donatanı sıfatıyla meydana gelen yangından ve sigortalılarımızın zararından sorumlu olduğunu, diğer davalı kara nakliyecileri ise CMR hükümleri çerçevesinde meydana gelen hasarlardan sorumlu olduğunu beyanla 1.837.615.-TL toplam rücu alacağın 29.04.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile 843.986.-TL kısmının davalılar ... ...-... İşletmeleri A.Ş ve ... ... Nakliyat Ve ... Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 42.499.-TL kısmının davalılar ... ...-... İşletmeleri A.Ş ve ... ... Ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 28.415.-TL kısmının davalılar ... ...-... İşletmeleri A.Ş ve ... Ve Ticaret Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 205.000.-TL kısmının davalılar ... ...-... İşletmeleri A.Ş ve ...A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 28.424.-TL kısmının davalılar ... ...-... İşletmeleri A.Ş ve ... Uluslar Arası Nakliyat Ve Ticaret Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 92.291.-TL kısmının davalılar ... ...-... İşletmeleri A.Ş ve ...Turizm Nakliyat Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 597.000.-TL kısmının davalılar ... ...-... İşletmeleri A.Ş ve ... Ülkelerarası Nakliyat Ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş. (Eski Ünvanı ... ...-... İşletmeleri A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...-... İşletmeleri A. Ş.'ne ait “... ...” isimli ...-... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1062 / II hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, müvekkili şirketin bir an için herhangi bir sebeple iddia edilen zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi, bu durumda müvekkilinin tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonu uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluğunun 100.00 TL (eski birim) ile sınırlandığını, davanın dava miktarı ve talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aktif husumet ehliyetini kanıtlayamadığını, davacı ile sigortalıları arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunup bulunmadığı bilinmediğini, somut olayda hem yükleme ülkesi Türkiye hem de boşaltma ülkeleri CMR'ye taraf olduğunu, dolayısıyla, derdest davada CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacağını, müvekkilinin CMR m. 2 uyarınca, 1. Davalı deniz taşıyanının tabi olduğu sorumluluk rejimine tabi olduğunu, derdest davaya konu uluslararası taşımaların ilk kısmı karayolu, ikinci ve hasarın meydana geldiği kısmı ise denizyolu ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla CMR m.2 kapsamında bir karma taşıma söz konusu olduğunu, TTK m. 1062 f.II uyarınca müvekkilinin meydana gelen zararlardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, TTK m. 1114 uyarınca parça başına sınırlı sorumluluk söz konusu olduğunu, CMR hükümleri uyarınca da müvekkilinin meydana gelen zarardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, olası tazminat miktarının CMR m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğini, CMR m. 27'ye göre tazminat istemlerinde faiz oranı yıllık %5 üzerinden hesaplanacağının, dolayısıyla davacının avans faiz oranında faiz istemesi CMR hükümlerine aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aktif husumet ehliyetini kanıtlayamadığını, davacı ile sigortalıları arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunup bulunmadığı bilinmediğini, somut olayda hem yükleme ülkesi Türkiye hem de boşaltma ülkeleri CMR'ye taraf olduğunu, dolayısıyla, derdest davada CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacağını, müvekkilinin CMR m. 2 uyarınca, 1. Davalı deniz taşıyanının tabi olduğu sorumluluk rejimine tabi olduğunu, derdest davaya konu uluslararası taşımaların ilk kısmı karayolu, ikinci ve hasarın meydana geldiği kısmı ise denizyolu ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla CMR m.2 kapsamında bir karma taşıma söz konusu olduğunu, TTK m. 1062 f.II uyarınca müvekkilinin meydana gelen zararlardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, TTK m. 1114 uyarınca parça başına sınırlı sorumluluk söz konusu olduğunu, CMR hükümleri uyarınca da müvekkilinin meydana gelen zarardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, olası tazminat miktarının CMR m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğini, CMR m. 27'ye göre tazminat istemlerinde faiz oranı yıllık %5 üzerinden hesaplanacağının, dolayısıyla davacının avans faiz oranında faiz istemesi CMR hükümlerine aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ve Ticaret Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aktif husumet ehliyetini kanıtlayamadığını, davacı ile sigortalıları arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunup bulunmadığı bilinmediğini, somut olayda hem yükleme ülkesi Türkiye hem de boşaltma ülkeleri CMR'ye taraf olduğunu, dolayısıyla, derdest davada CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacağını, müvekkilinin CMR m. 2 uyarınca, 1. Davalı deniz taşıyanının tabi olduğu sorumluluk rejimine tabi olduğunu, derdest davaya konu uluslararası taşımaların ilk kısmı karayolu, ikinci ve hasarın meydana geldiği kısmı ise denizyolu ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla CMR m.2 kapsamında bir karma taşıma söz konusu olduğunu, TTK m. 1062 f.II uyarınca müvekkilinin meydana gelen zararlardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, TTK m. 1114 uyarınca parça başına sınırlı sorumluluk söz konusu olduğunu, CMR hükümleri uyarınca da müvekkilinin meydana gelen zarardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, olası tazminat miktarının CMR m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğini, CMR m. 27'ye göre tazminat istemlerinde faiz oranı yıllık %5 üzerinden hesaplanacağının, dolayısıyla davacının avans faiz oranında faiz istemesi CMR hükümlerine aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aktif husumet ehliyetini kanıtlayamadığını, davacı ile sigortalıları arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunup bulunmadığı bilinmediğini, somut olayda hem yükleme ülkesi Türkiye hem de boşaltma ülkeleri CMR'ye taraf olduğunu, dolayısıyla, derdest davada CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacağını, müvekkilinin CMR m. 2 uyarınca, 1. Davalı deniz taşıyanının tabi olduğu sorumluluk rejimine tabi olduğunu, derdest davaya konu uluslararası taşımaların ilk kısmı karayolu, ikinci ve hasarın meydana geldiği kısmı ise denizyolu ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla CMR m.2 kapsamında bir karma taşıma söz konusu olduğunu, TTK m. 1062 f.II uyarınca müvekkilinin meydana gelen zararlardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, TTK m. 1114 uyarınca parça başına sınırlı sorumluluk söz konusu olduğunu, CMR hükümleri uyarınca da müvekkilinin meydana gelen zarardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, olası tazminat miktarının CMR m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğini, CMR m. 27'ye göre tazminat istemlerinde faiz oranı yıllık %5 üzerinden hesaplanacağının, dolayısıyla davacının avans faiz oranında faiz istemesi CMR hükümlerine aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Turizm Nakliyat Sanayi Ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından nakliye sigortası yapılan müvekkili davalı aracında bulunan ... A.Ş.’ye ait yük, diğer davalı ... ...-... İşletmeleri A.Ş.’ye ait ... ... gemisinde, müvekkili davalı aracı ile birlikte gemide çıkan yangın nedeniyle tamamen yandığını, müvekkili aracının da tamamen yandığı yangın olayında davalının, gerek TTK gerekse CMR hükümleri çerçevesinde bir kusuru bulunmadığı için gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacağını, davalı ... ...-... A.Ş seyrüsefer risklerine karşı önlem almadığını, gemiyi yüke, denize ve seyre elverişli halde bulundurmaması ve yangın çıkması neticesinde geminin yangın söndürme ekipmanlarının çalışmaması dolayısı ile yangın söndürülemediğini, CMR Konvansiyonu'nun 17/2.maddesi gereğince müvekkili şirket, malın yanması neticesinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; İddia konusu ziyan yükler 1 numaralı davalı donatana ait “... ...“ isimli gemiye yüklü halde İtaya'ya deniz seyri esnasında tamamen geminin donatan/taşıyanına ait sebepler ile yanması sonucu oluşmuş olup, müvekkili karayolu taşıyıcısına yükletilebilecek herhangi bir kusur, ihmal veya sorumluluk bulunmadığını, emtianın taşınmasına ilişkin humule senedinde uluslararası taşımanın münhasıran karayolu ile yapılacağına ilişkin bir koşul bulunmadığını, üstelik taşımanın Türkiye -İtalya bölümünde deniz ulaşımının kullanılacağı konusunda taşıtan şirkete bilgi de verilmiş olup şirketçe buna bir itirazda bulunulmadığını, eşyaların uluslararası alanda karayolu ile taşınmasında; Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)” hükümleri uygulandığını, ancak CMR 2. Maddede genel kurala istisna getirilerek yükün taşınması sırasında karayolu dışındaki taşımacılığın da kullanıldığı karma taşımaların da CMR'ye tabi olacağı düzenlendiğini, dava konusu malların taşınması sırasında meydana gelen yangın olayında davalı müvekkili şirketin hiçbir kusur ya da ihmali bulunmadığını, gemi içinde oluşabilecek bir yangına karşı müvekkili şirketin alabileceği herhangi bir önlemden bahsedilemeyeceğini beyanla davacının delillerinin asıllarını sunmasına ve haksız olarak açılan fahiş ve haksız talebi ve faiz istemini havi davanın müvekkili şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... ... isimli ...-... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan emtiaların zayi olması nedeniyle, dava dışı sigortalılara ödenen hasar bedelinin TTK'nun 1472. Maddesine göre davalılara rücu edilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
... ... isimli ...-... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan ... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada ... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.
Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... ... gemisinin ... yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra ..nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ...-... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiştir.
Sigortalı emtianın kara nakliyecisi olan davalıların sorumluluğu açısından Türkiye’nin de taraf olduğu CMR hükümlerinin mi, yoksa deniz taşıması için geçerli olan TTK hükümlerinin mi uygulanacağı belirlenmelidir. CMR Konvansiyonunun 2. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre, yükün hasarlanmasında kara nakliyecisinin kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde bunun yönünden Deniz Ticareti hükümleri uygulanacaktır. Somut uyuşmazlık konusu yangın olayının meydana gelmesinde davalı kara taşıyıcılarının kusurunun bulunduğu davacı tarafça ispat olunmamıştır. Öyleyse bu davalı açısından da, TTK'nun Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerine gidilmelidir. Bu noktada gemi donatanı ile ilgili varılan sonuç 2 nolu davalının sorumluluğu açısından belirleyici olacaktır.Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamıyla ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiştir.
Böylelikle, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ...-... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiş olduğundan, aynı yangından kaynaklanan zararların tahsili için davalılar hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalılar hakkındaki davanın REDDİNE,
2- Peşin alınan 24.807,90 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 24.192,50 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Vekil ile temsil olunan davalıların, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine,
4-1 nolu davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 630 TL'nin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
5- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır