T.C.
İSTANBUL
17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2014/406 Esas
KARAR NO :2025/388
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:06/02/2009
KARAR TARİHİ:16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....... ..., Trieste/İtalya menşeili ve kereste imalatı/ticareti ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müvekkilinin dava dışı ... Ltd. ve TT Timber adlı şirketlerden satın aldığı aniegre/longhi ve sapelli cinsi kereste hammaddesi işlenmek üzere Afrika'dan Türkiye'ye getirtildiğini ve Düzce'de dava dışı ... ... A.Ş tarafından fason şekilde işlendiğini, müvekkiline ait olan söz konusu işlenmiş kereste yükünün sipariş üzerine satılmak ve alıcısına teslim edilmek üzere Düzce'den Trieste/İtalya'ya taşınmasına yönelik olarak müvekkili ile 1 Nolu davalı ... A.Ş arasında 30.01.2008 tarihli bir taşıma sözleşmesi imzalandığını, ilgili taşıma sözleşmesi ile 1 Nolu davalı, 14 palet, 24.360 Kg ve 17 palet 25.460 Kg yükün salimen İtalyaf/Trieste'ye taşınması işini üstlenmiş bulunduğunu, hammaddesi Afrika'dan temin edilen yükü, CMR taşıyıcısı 1 Nolu davalı “...”ın düzenlediği 01.02.2008 tarihli CMR senetleri uyarınca Düzce/Türkiye'den Trieste/İtalya'ya taşınmak üzere, yükletici ... ... A.Ş. tarafından “..."a teslim edildiğini, ilgili taşımaya yönelik olarak da 2 Nolu davalı ... ... A.Ş tarafından CMR sigortası yapıldığını, yük, 1 Nolu davalı “...” tarafından ... plakalı araçlar içerisinde müteakip taşıyıcı 3 Nolu davacıya ait olan ... ... adlı ...-... gemisine yüklendiğini, 3 Nolu davalıya ait ... ... gemisi, 03.02.2008 tarihinde hareket ile İtalya'nın Trieste Limanı'na doğru seyir halinde iken 06.02.2008 tarihinde Hırvatistan açıklarında taşıyıcıların kusur ve ihmali sonucu gemide çıkan yangın sebebiyle söz konusu yükün tamamen yanarak zayi olduğunu, müvekkili aleyhinde oluşan toplam zarar 169.000 Euro'ya denk geldiğini beyanla fazlaya dair hakları ile davalıların beyanlarına karşı beyan sunma hakkı saklı kalmak üzere ve şimdilik olmak kaydıyla davalıların tazmin ile sorumlu olduğu 169.000 Euro zararımızın doğmasına sebep olan olayın gerçekleştiği tarih olan 06.02.2008'den itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının uyguladığı en yüksek Euro faizi ile birlikte aynen veya Borçlar Kanunu'nun md.83 gereği fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden YTL karşılığında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... A.Ş ve ... ... ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, aktif husumet ehliyetini kanıtlayamadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunması için, satım konusu mallar üzerindeki hasar rizikosunun davacının üzerinde olması gerektiğini, uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacağını, müvekkilinin davalı ... ..., sigortalısı müvekkilin davalı ... A.Ş.'nin hiçbir sorumluluğu bulunmadığı için hasardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin kara taşıyıcısı ..., CMR m. 2 uyarınca, 3.Davalı deniz taşıyanının tabi olduğu sorumluluk rejimine tabi olduğunu, 3.davalı deniz taşıyanının tabi olduğu deniz hukuku hükümlerine göre uygulanması gereken sorumsuzluk veya sınırlı sorumluluk şartları müvekkilimiz kara taşıyıcısı ... açısından da uygulanacağını, TTK m. 1062 f. II uyarınca müvekkili kara taşıyıcısı ...'ın meydana gelen zarardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, 3.davalı deniz taşıyanının sorumlu bulunması halinde, sorumluluk kamyon başına bu miktarla sınırlı olduğunu, CMR hükümleri uyarınca da müvekkili kara taşıyıcısı ...'ın meydana gelen zarardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda, olası tazminat miktarının CMR m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş. (Eski Ünvanı ... ...-... İşletmeleri A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...-... İşletmeleri A. Ş.'ne ait “... ...” isimli ...-... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1062 / II hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, müvekkili şirketin bir an için herhangi bir sebeple iddia edilen zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi, bu durumda müvekkilinin tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonu uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluğunun 100.00 TL (eski birim) ile sınırlandığını, davanın dava miktarı ve talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... ... isimli ...-... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete ait işlenmiş kereste yükünün zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın CMR taşıyıcısı, CMR sigortacısı ve gemi donatanı olan davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalılar ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
... ... isimli ...-... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada ... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.
Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra 2024/215 nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ...-... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiştir.
Sigortalı emtianın kara nakliyecisi olan 1 nolu davalının sorumluluğu açısından Türkiye’nin de taraf olduğu CMR hükümlerinin mi, yoksa deniz taşıması için geçerli olan TTK hükümlerinin mi uygulanacağı belirlenmelidir. CMR Konvansiyonunun 2. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre, yükün hasarlanmasında kara nakliyecisinin kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde bunun yönünden Deniz Ticareti hükümleri uygulanacaktır. Somut uyuşmazlık konusu yangın olayının meydana gelmesinde davalı ... A.Ş.'nin kusurunun bulunduğu davacı tarafça iddia ve ispat olunamamıştır. Öyleyse bu davalı açısından da TTK'nun Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerine gidilmelidir. Bu noktada gemi donatanı ile ilgili varılan sonuç 2 nolu davalının sorumluluğu açısından belirleyici olacaktır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamıyla ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının"sorumlu olmadığına" karar verilmiş olduğundan, aynı olayda zayi olan mallar nedeniyle aynı hukuki sebebe dayanılarak, davalılar hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalılar hakkındaki davanın REDDİNE,
2- Peşin alınan 4.813,80 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 4.198,40 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır