T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2014/407 Esas
KARAR NO :2025/485
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:06/02/2009
KARAR TARİHİ:12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... San. Ve Tic. A.Ş. Ne ait emtiaların CMR taşıyıcısı ... Uluslararası Nak Ve Tc Ltd Şti'ne teslim edildiğini, sigortalısının mallarının bulunduğu ... plakalı aracın Pendik/İstanbul dan Trieste/İtalya seferi için diğer davalıya ait ... ... adlı ...-... gemisine yüklendiğini, 06/02/2008 tarihinde davalı taşıyıcıların kusur ve ihmali neticesinde müvekkili tarafından sigortalanın mallarının tamamen zayi olduğunu, müvekkilinin Kale şirketine 15.479,00.TL hasar tazminatı ödemesi yaptığını, işbu zarardan davalıların sorumlu olduğunu beyanla ödenen hasar tazminatının 07/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... Nak Ve Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğinden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, dava konusu olayda muhatabın ... ... ... şirketi olduğunu, ... ... ... işletmelerine ait olan gemide meydana gelen yangından müvekkilinin alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığını, CMR madde 2 hükmü uyarınca da müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, ayrıca emtiaların sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin taşıma sigortacısı ... olduğunun beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, söz kosunu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiya eden akülü-dizel yakıtlı yaklaşık 60 tır ve kamyon bulunduğunu, bu tır ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağının bulunmadığını, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın adamları ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının ... Anriyatik gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısı olan ... San. Ve Tic. A.Ş.ne ait emtiaların bulunduğu ... plakalı aracın Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacının sigortalısına ait aracın yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın rücuen tahsili talepli Alacak davası olup, uyuşmazlığın davacıya ait yükün zayi olmasına sebebiyet veren yangın hadisesi bakımından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalılarını TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanıp yararlanamayacağı ile neticede varsa davalıların sorumlu olduğu davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Sigortalıya ait emtiaların davacı tarafından ... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatına alındığı, emtiaların ... ... isimli gemide meydana gelen yangın nedeni ile yanarak zayi olması sonrası davacı tarafından sigortalısına 26/03/2008 tarihinde dosyada bulunan ibraname belgesinden anlaşıldığı üzere sigorta tazminatının ödendiği görülmüş olup bu kapsamda davacının aktif husumet ehliyetine haiz olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez davalılardan ... ... Nak Ve Tc Ltd Şti. tarafından düzenlenen ... numaralı CMR Belgesi kapsamında davalıların pasif husumet ehliyetine haiz oldukları tespit olunmuştur.
... ... isimli ...-... gemisinde 06/02/2008 tarihinde meydana gelen yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri, yük ilgilileri ve araç ile yük sigorta poliçesi tanzim eden sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanı ve donatan ile birlikte taşıyıcılara karşı mahkememizde davalar açılmış olup, uygulama birliği olması açısından ve yargılamanın ekonomikliği ilkesi gereği, davalı gemi donatanının sorumluluğunun tespiti için, mahkememizde açılmış olan davalardan ... /... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilmiş, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden davalı gemi donatanının yararlanıp yararlanamayacağı buna göre de davalı donatanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin verilecek karar, HMK 165. Maddesi gereğince bekletici mesele yapılmıştır.
Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18/07/2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulması akabinde ... Esas sayılı dosya üzerinden mahkemece Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/10/2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş; Mahkemece bu aşamadan sonra 2019/211 Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alınarak, 17/03/2021 tarihli karar ile; "... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak, davalı gemi donatanının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalara göre; bekletici mesele yapılan mahkememizin 2024/... (ilk esas 2008/...) Esas sayılı dosyasında; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı gereği, ... ... gemisinde çıkan yangın olayında davalılardan gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olup, eldeki uyuşmazlık bakımından dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalıların sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 209,00TL'nin mahsubu ile bakiye 406,40TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davalılar vekilleri için takdir edilen 15.479,20.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır