T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2016/385 Esas
KARAR NO:2022/324
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:07/04/2016
KARAR TARİHİ:26/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;avacı vekili; 07/04/2016 tarihli dava dilekçesi ile davacının müşterisi dava dışı ... A.Ş ile imzaladığı anlaşma uyarınca anlaşmaya konu toplamda 96 paket ürünün ... Limanından ... Limanına nakliyesini üstlendiğini davacının söz konusu nakliyenin gerçekleşmesi için ilgili rotada taşımacılık ve aracılık faaliyeti gösteren davalı ile anlaşmaya vardığını anlaşma uyarınca davalının ilgili ürünleri teslim alındıkları tarihten itibaren 24 gün içerisinde taşınacağını taahhüt ettiğini anlaşma ile kararlaştırılan güzergahın ... limanından malların teslim alınması sonrasında Rosto-Kanal-Volga nehri – Hazar Denizi üzerinden ... limanına malların ulaştırılması şeklinde tayin ve tespit edildiğini davalının 2014 yılının Ekim ve Kasım ayı içerisinde ilgili ürünlerin 4 gemi ile teslim alınacağını ifade etmiş olmasına rağmen belirtilen tarihlerde malların teslim alınmadığını bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadığını 10 gün boyunca malların davalı firma ve taşıyıcısından kaynaklanan sebeplerden ötürü yüklenmediğini davalının müvekkiline sözleşmeye konu taşıma işleminin 4 ayrı gemi ile gerçekleşeceğini bildirdiğini gemilerden ilkinin ... limanına vardığını taşıma işlemini tamamladığını ancak geri kalan 3 gemide yer alan ürünlerin hiçbirinin sözleşme ile kararlaştırılan ve taahhüt edilen 24 günlük teslimat sürecinde nihai varış noktası olan ... limanına ulaştırılamadığını tüm bu yaşananlara rağmen davacı firmanın toplamda 196.633 USD tutarında bir bedeli davalı firmaya ödediğini ancak davalının malların teslim alınması ve taşınması aşamalarındaki kusurlu davranışlarının taşıma işinde gecikmeye neden olduğunu bu nedenle malların nihai varış noktası yerine çok daha kısa bir mesafede bulunan ... limanına teslim edildiğini ancak davalının fahiş taşıma ücretinin ilgili bölümünü müvekkili firmaya iade etmediğini davalının borcunu gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklanan maddi zararın tahsili amacı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... esas numaralı davanın açıldığını müvekkilinin müşterisi dava dışı firmanın ise taşıma işini gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından ötürü uğradığı zararın tazmini amacı ile müvekkili aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyasında dava açtığını dava dışı şirketin açmış olduğu dava da müvekkilinden 190.091 USD talep etmekte ise de davacının ödemesi gereken tutarın ancak yargılamanın tamamlanmasından sonra belirleneceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2015/... esas nolu davada müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde mahkemenin hükmettiği tutarın müvekkiline faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın Mahkemenizin 2015/... E. Sayılı dosyasına ilişkin dava dilekçesinde defaten tekrar ederek ikrar ettiği üzere müvekkil şirket söz konusu taşımada yalnızca "broker" sıfatını haiz olduğunu, meydana geldiği iddia edilen gecikmenin davacı tarafın ifadesiyle "müvekkil şirkete atfedilebilecek sebeplerden" kaynaklanması hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirketin kanalın donması sebebiyle ortaya çıkan mücbir sebebin somut ve obiektjfbir peklide ortaya çıktığına dair destekleyici bilgi ve belge sunma yükümlülüğü de bulunmadığını, Davacı taraf, müvekkil şirketin edimini gereği gibi yerine getirmemesinden ötürü müvekkili davacı şirketin dava dışı ... ya ödemek suretiyle uğrayacağı maddi zararın rücuen tazminini talep ettiğini, bazı aksaklıklardan ötürü fiili taşıyan ile anlaşarak mallarım teslim almıştır. Ne var ki, davacı şirketin hangi şartlarda mutabık kalarak bu malları teslim aldığını, bu esnada fiili taşıyanı ibra edip etmediği, fiili taşıyanın kendisine bir para ödeyip ödemediği gibi hususların hepsi muallakta kaldığını, davacının taşımanın yapılmadığını öne sürdüğü malların aslında hangi gemilerde olduğu hususu muğlak kaldığını, davacı belki de işbu davada tam olarak taşınan malların da taşıma masraflarını da rücuen talep ettiğini, ancak bu tavır hukuken kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine talep etmiştir.
Davacı vekilince sunulan 23/05/2022 tarihli dilekçe ile Davalı adına açılan davadan feragat ettiğini, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiğinden taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince sunulan 23/05/2022 tarihli dilekçe ile davacı tarafından davadan feragat edildiğini, bu kapsamda karşılıklı olarak kararlaştırıldığı üzere taraflarca herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyanla yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelemesi sonucunda, davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle, HMK 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması dikkate alınarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harç tarifesi ve Harçlar Kanunu gereğince tayin olunan 80,70 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 240,45 TL harçtan mahsubu ile bakiye 160,75 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Karşılıklı olarak mahkeme masrafı ve ücreti vekalet talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, kullanılmayan kısmın ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
7-Yargılama giderinin, gideri yapan üzerinde BIRAKILMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/05/2022
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır