T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2017/121 Esas
KARAR NO: 2019/449
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/03/2017
KARAR TARİHİ: 31/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin deniz taşımacılığı işi ile faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete de taşıma konusunda hizmet verdiğini, buna istinaden davalı şirkete muhtelif faturalar düzenlediğini, davalının ödemede bulunmamasından ötürü alacağın tahsili için icra takibi yaptığını, davalının icra dosyasına itirazı üzerine alacağın belirlenmesi ile faizi ve %20 icra inkar tazminatı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bölümü ve yetki itirazında bulunduktan sonra davacının yaptığını bildirdiği işin faturalarını kargo aracılığı ile gönderdiğini, taraflar arasındaki iş ilişkisinin ise mail ile kurulduğunu bildirmesine karşın TTK hükümlerine göre konu olan işlerin noter aracılığıyla iadeli taahhütlü mektup ile ihbar etmesi gerektiğini, kanuna uygun olmayan yazışmaların delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkiline yapılan bir işin bulunmadığını, davacının müvekkiline ait yurt dışındaki firmasına iş yaptığını, bunun ise ayrı bir hukuki işlem olduğunu, müvekkiline ait Irak'ta bulunan firmasına 4 konteyner gıda maddesi gönderildiğini, bunun bedelinin ise davacıya gönderildiğini, ancak davacının sürekli nakliye bedeli talep ettiğini, müvekkilinin davacıya karşı her zaman şeffaf ve iyiniyetli hareket ettiğini, davacının ticari ahlak dışı paralar talep ettiğini, bu konuda müvekkilinin cezai şart ödediğini, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, aksine alacaklı bulunduğunu, bu konuda ticari defterlerin incelenmesi ile durumun ortaya çıkacağını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, bundan ötürü haksız açılan davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacı tarafça davalıya ait emtiaların deniz yolu ile taşınması nedeniyle oluşan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlık, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacı tarafça alacağa konu hizmetin ifa edilip edilmediği, davacı alacaklının alacağının bulunup bulunmadığı ve alacak var ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı borçlu aleyhine 14/12/2016 tarihinde takibe başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 20/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 23/12/2016 tarihinde yasal süre içerisinde borca itiraz edildiği, eldeki davanın ise, 28/03/2017 tarihinde İİK 67 maddesi gereği yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 05/03/2018 havale tarihli raporda özetle; davacı tarafından sunulan e-defter döküm ve belgelerine göre defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davacı tarafından yapıldığı bildirilen taşıma işlerine ait hizmetin davalıya verildiği ve davacının icra takip tarihi itibariyle 49.003,50 USD alacaklı bulunduğunu, alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizinin hesaplanacağını, talep edilen %20 oranındaki icra inkar tazminatı hakkındaki takdirin mahkememize ait olacağı bildirilmiştir.
Silopi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından davalı defterlerinin incelenmesi hususunda mali müşavir bilirkişiden alınan 13/02/2018 havale tarihli raporda özetle; davalı firma davacı firmadan borç/alacak durumunu doğuran, 68.665,00 USD (201.120,18 TL) tutarındaki 18 adet faturayı kayıt ve işlemlerine aldığını, davacının dava dosyasında bulunan Cari Hesap Ekstresine göre davalıdan 32.705,00 USD ödeme aldığını kabul ettiğini, davalı firma, dava dışı yurt dışındaki ... ile ticari bir ilişkisi olduğu anlaşılmakla beraber, bu ticari ilişkinin davacı firmayla arasında açılan davayla ilişkin olup/olmadığı, dava dosyasındaki belgelerle anlaşılamadığını, dava dosyasında; dava dışı Irak'taki firma tarafından davayı ilgilendiren bir kesintinin olduğunu gösteren bir belgeye rastlanmadığını bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 09/08/2018 havale tarihli ek raporda özetle; kök raporda belirtilen sonuç ve kanaatleri ile değerlendirmelerimini değiştirmeyi gerektirir yeni bir sonuca ulaşılmadığını, KÖK rapor sonuç ve tespitlerinin dosya kapsamına uygun olduğunu bildirilmiştir.
Davalı borçlu tarafından borca itiraz dilekçesi ile yetki itirazında bulunulduğundan evvela bu hususun çözümü gerekmektedir. Her ne kadar davalı borçlu şirket merkezinin Şırnak Silopi de bulunması nedeniyle Silopi İcra Daireleri ile Silopi Mahkemelerinin yetkili olduğu itirazında bulunmuşsa da; alacak faturalara dayanmakla para borcu olup, para borçları BK 89 maddesi gereği götürülecek borçlardandır. Davacı alacaklının yerleşim yeri ise Beşitaş İstanbul olmakla İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davalının yetki itirazı reddolunarak yargılamanın esasına geçilmiştir.
Dosyaya taşıma belgeleri, gümrük kayıtları, mail yazışmaları ve ticari defterler ile Vergi Dairesi kayıtları delil olarak sunulmakla tüm dosya kapsamı ile yapılan incelemede; davalı her ne kadar davacı tarafça faturalara konu hizmetlerin ifa edilmediği itirazında bulunmuşsa da, davacı tarafın gerçekleştirdiği taşımalardan doğan faturaların davalı tarafça vergi dairesine bildirdiği ... Vergi Müdürlüğü'nden 12/04/2017 tarihli yazı ile celp edilen BA formları ile sabittir. Ayrıca ...Gümrük Müdürlüğü'nden celp edilen taşıma kayıtlarına göre ve dosyaya sunulan taşıma belgelerine göre de davalı adına davacı tarafça Mersin - Irak taşımalarının yapıldığı tartışmasızdır. Kaldı ki davalı da esasen cevap dilekçesi ile davacı tarafça, kendisinin aracı olduğu, Iraktaki firmaya 4 konteyner dondurulmuş gıdanın taşımasının yapıldığını kabul etmiştir. Kendisinin de davacı ile dava dışı şirket için anlaşma yaptığını ve bu işten kar elde etmeyi amaçladığını da belirtmiştir. Ancak bir takım iddialarla kendisinin cezai şart bedellerini ödemek durumunda kaldığını ve davacının kendisini zarar uğrattığını beyan etmekle bunlara ilişkin dosyaya herhangi somut bir delil sunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacının faturalara konu taşımaları ifa ettiği mahkemece kabul olunmuş ve varsa alacak miktarının tespiti için defter incelemesi yoluna gidilmiştir.
Dosyaya sunulan ve mahkemece de denetime ve hükme elverişli bulunup dosya kapsamı ile de uyumlu bulunan ve hükme de esas alınan kök rapor ve talimat raporlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı ticari defterlerine göre davalının 49.003,50 USD borcunun bulunduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre ise; davacı tarafça düzenlenen 18 adet faturanın deftere kaydının yapıldığı ayrıca davacı defter kayıtlarında da görünen 32.705,00 USD ödemenin davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı savunmasında geçen dava dışı ... şirketi tarafından yapılan herhangi bir kesintinin bulunmadığı da anlaşılmıştır. Davacı ile Davalı ticari defter kayıtları arasında 13.043,50 USD fark bulunmaktadır. Bunun nedeni ise davacı defterlerinde kayıtlı bir takım faturaların davalı defterlerinde kayıt altına alınmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak davacı şirkete ait BS formları ile davalı şirkete ait BA formları birbiri ile uyumludur ve davacı tarafça düzenlenen tüm faturalar yukarıda da açıklandığı üzere davalı tarafça Vergi Dairesine bildirilerek kabullenilmiştir. Davalı tarafça ise Vergi Dairesine bildirilen faturaların ticari defterlere neden kaydedilmediği hususu açıklanmamıştır.
Bir diğer husus olan davalının, dava dışı şirket tarafından ödenen ve kendisine yansıtılan 34.200,00 USD demuraj faturası nedeniyle davacıya borcunun bulunmadığı yönündeki savunmasına ise itibar olunmamıştır. Zira demuraj faturasını ödeyen dava dışı şirketin bunu davalıdan rücuen talep etmiş olması, davalının da bunu davacıdan talep edebileceği sonucunu doğuramaz. Demuraja sebebiyet veren kişi bundan sorumlu olmakla davalı tarafça, demuraj bedelinin doğumunda davacının kusurunun bulunduğuna dair herhangi somut bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenlerle davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına karşın davacının takibe konu 49.003,50 USD alacağının bulunduğu sonucuna mahkemece varılmıştır. Davalı rapora itiraz dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da, cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı defisine itibar olunmamıştır.
Açıklanan gerekçelerle ve davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından Vergi Dairesine BA formları ile bildirilmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde alacak likit olanak kabul edilmekle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmederek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin 49.003,50 USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına,
2-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 34.205,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı olan 11.661,10 TL'den peşin alınan 2.920,72 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.740,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (2.956,72 TL ilk harç, 740,90 TL posta ücreti ile talimat ücreti ve 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 5.497,62 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 16.192,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır