T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2017/310 Esas
KARAR NO: 2022/375
DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2016
KARAR TARİHİ: 15/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle;Müvekkil şirketin, davalı şirket ile arasındaki sözleşme gereği, ...'ya ait emtiaların Mersin Limanı'ndan Halifax Limanı'na sevki, Halifax'da malzemelerin boşaltılıp flat bed tırlar aracılığıyla karayolu ile ... 'ya teslimini sağlamayı, davalı şirket ise navlun bedelini ve yüklendiği diğer masrafları ödemeyi kabul ettiğini, müvekkil şirketin Forwarder Taşımacılığı yapmakta olduğunu, üstlendiği edim taşıyan ite taşıtan arasında aracılığı sağlayarak taşımayı organize ettiğini, tarafların anlaşması üzerine, operasyonun başladığını, operasyon planına göre; davalı şirkete ait taşıma konusu emtianın Mersin Limanı'ndan Halifax Limanı'na deniz yolu ile sevki sağlanacağını akabinde, Halifax da malzemelerin boşaltılarak depoya karayolu ile ...'da teslim edileceğini, Taşıma konusu emtianın Halifax Limanı'na sevkiyatının sağlandığını ve depoya sevk edildiğini, konteynerlerin açılması ile malzemelerin yanlış istiflemeden kaynaklı olarak konteyner içerisinde dağıldığı, takozların kırıldığı, bazı sandıkların' hasarlandığını ve bazı malzemelerin çizildiğinin görüldüğü, buna bağlı olarak ek boşaltma, yükleme ve depolama masrafları oluştuğunu, Halifax Limanı'ndaki yoğunluk sebebi ile demuraj masraflarının ortaya çıktığını, çizilen malzemelerin tamiri için, davalı şirketin talebi ile davalı şirket çalışanı dava dışı ......'inin Kanada deposunda çalışma yaptığını, davalı çalışanı müvekkil şirkete ait depodan ve çalışanlarından hizmet desteği alarak malzemelerin boyanmasını gerçekleştirildiğini, taşıma konusu emtiayı destekleyen takozların ısıl işlemden geçtiğine ilişkin malzemelerde damga bulunmaması sebebi ile söz konusu durum alıcı firma tarafından resmi mercilere rapor edildiğini, resmi mercilerce tüm depo ve davalı şirkete ait malzemeler karantina altına alındığını, emtianın karantina altına alınmasından dolayı malların kasa ve takozlardan ayrılması, kasa ve takozların Türkiye'ye geri gönderilmesi, malzemelerin depo içinde güvenli alana taşınması, ek işçi ve mesai ücretleri oluştuğunu, deponun karantina altına alınması sebebi ile müvekkil şirketin zarara uğradığını, yine malzemelerin alıcıya sevkinin sağlanabilmesi için davalı şirketin talebi üzerine müvekkil şirket tarafından sandık yapımına başlandığını ve sandık yapımına ilişkin masraflar oluştuğunu, sevkiyatın sorunsuz bir biçimde gerçekleşmesi için müvekkil şirketin adeta seferber olduğunu, çalışanlar günlerce sorunların çözülmesi için mesai harcadıklarını. hiç bir şekilde müvekkil şirketin kusuru sonucu meydana gelmediğini ve davalı tarafın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne uymaması sebebi ile oluşan yukarıda sayılan masrafların oluştuğunu, sevkiyatın her aşaması, müvekkil firma tarafından davalı şirkete bildirildiğini, oluşan ve oluşacak tüm masrafların beyan edildiğini, her birine ilişkin onay alındığını, sürecin uzaması ve masrafların artması sebebi ile müvekkil şirketin zor durumda kaldığını, taraflar arasında 24/06/2016 tarihli protokol imzalandığını, protokol ile oluşan masraf kalemleri tek tek açıklandığını, oluşacak masrafların neye göre hesaplanacağı belirtildiğini ve taraflarca imza edildiğini, davalı şirket söz konusu protokol ile yapılan masrafları ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, dava dilekçe ekinde sunulan protokolün tarafların müşterek rızaları ile imzalanmasın ve malların tesliminin ardından davalı şirketçe söz konusu protokolü kabul etmediklerine ilişkin kötü niyetli, ticari hayata, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne ve hakkaniyete aykırı ihtarname gönderildiğini, protokol maddeleri ile her bir masraf kalemi ayrı ayrı açıklandığını ve henüz ödemesi yapılmamış masraflara ilişkin maliyetler birim fiyat üzerinden belirtildiğini ve ... tarafından kabul edilmiş iken ve her bir masraf ...'nın onay ve talimatı ile yapılmış iken davalı tarafın işbu masrafları ödemekten kaçınması hiçbir şekilde taraflarınca kabul edilmediğini, müvekkil şirket davalının kusuru sebebi ile meydana gelen masrafları karşıladığını, davalı şirketin mağduriyetinin giderilmesi amacı ile iyiniyetli olarak çalışmışsa da karşı taraf müvekkil şirketin iyi niyetini suiistimal ederek ödemeyi taahhüt ettiği tutarı ödemekten kaçındığını, müvekkil firma tarafından düzenlenen 255.798,00-USD değerindeki fatura alacağının çok cüzi bir miktarı olan 74.637,50 USD ödendiğini, 08.08.2016 düzenleme tarihli ihtarname ile söz konusu ödemenin itirazı kayıt ile yapıldığı belirtilerek müvekkil şirket tarafından kesilen fatura iade edildiğini, üstelik davalı taraf, 25.07.2016 düzenleme tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasında imzalanan protokolün geçersiz olduğunu bildirerek oluşan masrafları ödememe iradesini ortaya koyduğunu, Davalı taraf, imzalanan protokolün hukuken geçersiz olduğunu bildirmişse de söz konusu beyanlar hukuka, hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu gerçeğe aykırı beyanlar olduğunu, zira müvekkil şirketin, davalı tarafın ihtarnamede belirttiği gibi bir zorlaması olmadığını, yukarıda da açıklandığı üzere yapılan masrafların müvekkil şirketin üstlendiği edimi kapsar nitelikte olmadığının da aşikar olduğunu iddia ettiğini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere, 181.160,50 USD alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek TCMB USD dövize uygulanan en yüksek faiz ile oranından hesaplanarak, tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalının imal ederek ... firmasıma satışını gerçekleştirdiği malzemelerin Mersin Limanından Halifax Limanına deniz yolu ile sevk edilerek burada malzemelerin boşaltılması ve kara yolu ile ... Kanada'da müşterinin sahasına kadar taşınarak teslim edilmesi amacıyla 25/01/2016 tarihinde davacıdan navlun teklifinin istendiğini, tarafların karşılıklı görüşmeleri ve yazışmaları sonucunda şartlar üzerinde nihai anlaşmaya varılarak taraflar arasında 20.04.2016 tarihinde navlun anlamasının yapıldığını, söz konusu anlaşmaya göre malzemelerin Mersin Limanında taşıyıcı tarafından teslim alınarak en geç 2016 Mayıs sonuna kadar alıcının ... Kanada'daki deposuna teslim edileceğini, navlun fiyatlarının sabit olduğunu, hiçbir ek masraf talebinin kesinlikle kabul edilmeyeceğini, taşıma işine ilişkin faturalandırma ve ödeme malların alıcıya tesliminden sonra yapılacağını, davacının teklifi Mersin Liman masrafları, Mersin - Kanada deniz navlunu, Kanada liman masrafları, Kanada-Depo arası könteyner taşıma, Kanada depolama depoda 21 gün free ülme, Kanada depo, nihai destinasyon flat bed araçlarla teşlim masraflarını kapsadığını, hiçbir şekilde konteyner demurajı oluşmayacak konteyner flat Tır'a aktarılacak malzemeler kesinlikle karıştırılmayacağını, davalı tarafından imal edilen malzemeler sevkiyata hazır hale getirilerek eksiksiz ve düzgün bir şekilde konteynerlere yüklendiğini, konteynerleri hasarsız ve eksiksiz olarak yüklenen malzemelerin 05.05.2016 tarihinde Mersin Limanında 20.04.2016 tarihli navlun anlaşması koşullarında alçının Kanada depo sahasına ulaştırılmak üzere davacıya teslim edildiğini, yüklemenin eksiksiz ve hatasız olarak yapıldığını ve bu haliyle davacıya teslim edildiğinin belgelerle sabit olduğunu, konşimento metninde davacının malları paketleri veya konteyneri belgede yazılı şekilde teslim aldığını ve malların düzgün iyi koşullarda yüklendiği ve iyi durumda teslim alındığının açıkça beyan edildiğini, davalı tarafından ... firmasına satılmak üzere imal edilen malzemelerin tamamının eksiksiz kusursuz ve düzgün bir şekilde konteynerlere yüklenerek alıcının Kanada'daki depo sahasına götürülmek üzere davacıya teslim edildiğini, davalı yetkililerin öğrendiğine göre Kanada'ya teslim edilmek üzere Mersin Limanında gemiye yüklenen konteynerler önceden bilgi verilmeksizin ve davalının onayı alınmaksızın İtalya Cagliari limanında gemiden indirilerek başka bir gemiye yüklendiğini, bu şekilde izinsiz bir aktarma işleminin yapıldığını, bu işlemin davalının izni ve kontrolü dışında yapıldığını, aktarma sırasında konteynerler içerisindeki malzemenin zarar görmüş ya da bazı taşıyıcı malzemelerin kırılmış bozulmuş, değiştirilmiş olma ihtimalinin bulunduğunu, bunun tüm sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, işlemin malzemelere ve taşıma elemanlarına zarar verip vermediği hususlarında sunulmuş bir rapor ya da tutanağın bulunmadığını, malzemelerin Kanada Halifax limanına ulaştığında davacı navlun anlaşması hükümlerini göz ardı ederek kendi hatasından kaynaklanan masrafları davalıya yüklemek ve anlaşmada kararlaştırılmayan ek ödemeler elde edebilme girişimlerine başladığını, davacının 26.05.2016 tarihli e-posta ile taşınan bazı malzemelerde çizik olduğunu bildirdiğini, buna ilişkin bazı fotoğraflar gönderdiğini, davacının iddiası malzemelerin hatalı yükleme nedeniyle hasar gördüğü yönünde olduğunu, davalının yükleme hatası iddiasını ve doğabilecek ek masrafları kabul etmediğini, davalının müşterisi ile sorun yaşamamak amacıyla direklerdeki boya ve hasarlarının giderilmesini organize etmek üzere kalite yönelicisini Kanada'ya gönderdiğini, davalının davacıdan kaynaklanan bu sorunların çözümü ile boğuşurken 09.06.2016 tarihli e-posta ile davacı tarafından depodaki malzemelerin resmi makamlarca karantinaya alındığını bildirildiğini, hasar ve gecikmeler nedeniyle davalının mağdur edildiğini, davacının oluşan masraflar hususunda hiçbir rapor ve bilgi vermeye yanaşmadığını, karantinayı bahane ederek davalı yetkililerine gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı ve normal şartlar altında davalı tarafından asla kabul edilemeyecek yeni bir durum ortaya çıktığını, davalıya ait davacının elinde rehin alınmış durumdaki malzemelerini kurtarabilmek ve müşterisine karşı taahhütlerini yerine getirebilmek için 24.06.2016 tarihli protokolü imzaladığını, davalının müşterisi olan ... ile imzalanmış olan son derece ciddi yükümlülükler içeren bir sözleşmeyi ifa yükümlülüğü olduğunu, toplam sözleşme bedeli daha yüksek olmakla birlikte dava konusu sevkiyata ilişkin malzeme bedeli 1.230.462 Kanada Doları zamanki kurla yaklaşık 950.000 USD olduğunu, sözleşmenin kesin vade şeklinde nihai teslim tarihi bulunduğunu, sevkiyat ve navlun sözleşmesi buna göre ayarlardığını, malzemelerin en geç 20.06.2016 tarihine kadar müşteriye teslimi gerektiğini, müşteriye belirtilen sürede teslim edilmemesi halinde müşterinin iş sahibi karşısında akçalı yükümlülükleri oluşacak ve belki de sözleşmenin feshinin gündeme geleceğini, malzemelerin süresinde teslim edilmemesi halinde günlük %0.1 tutarında gecikme cezasının söz konusu olduğunu, gecikmeye bağlı olarak müşterinin sözleşmeyi fesih ve buna bağlı olarak tazminat vb. haklarının söz konusu olduğunu, davalının vadesi gelmediği halde navlun bedelinin tamamını süresinden önce ödemek zorunda kaldığını, davalı tarafından ... Noterliğinin 25.07.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnamede malzemelerin eksiksiz ve hasarsız bir şekilde taşıyıcıya teslim edildiğini, taşıyıcının sözleşme koşullarına aykırı hareket ettiğini, malzemelerin hasar görmesine neden olduğu boşaltma işlemleri, hasar ve karantina koşullarından kaynaklanan davalının zor durumdan faydalanarak protokol imzalatıldığını, BK. 28. madde kapsamında protokolün geçersiz olduğunu, hasar, gecikme ve diğer nedenlerle ortaya çıkan tüm zararların rücu edileceğinin bildirildiğini davacının bu ihtarnameye 02.08.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verdiğini, tüm hasarların ve gecikmelerin davalıdan kaynaklandığını iddia ettiğini, BK. 28. Madde düzenlemesinde yer alan oransızlık ve diğer koşulların gerçekleşmediğini ileri sürdüğünü, davacının, davalının onayı olmaksızın 03.06.2016 tarihli 255.798 USD bedelli yeni bir e-fatura düzenlediğini davacının faturasında ya da ekinde bu tutarın hangi mal ya da hizmetlerin bedeli olduğuna dair hiçbir açıklama bulunmadığını, davalının... Noterliğinin 08.08.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacının iddialarına karşılık verdiğini, söz konusu faturayı kabul etmediğini beyan ederek faturayı tade ettiğini, davalının itirazı kayıtla davacıya 74.637,50 USD tutarımda ek ödeme yaptığını, davacının hiçbir uzlaşmaya yanaşmadığını, davacının sözleşme ilişkisinde herhangi bir oransızlık bulunmadığı iddia edilmekteyse de davalının Müşterisine sattığı malzemelerin toplam bedelinin 950.000 USD, davacının talep ettiği taşıma bedelinin ise 430.399,8 USD olduğunu, davacının mal toplam bedelinin yaklaşık yarısını taşıma karşılığında talep ettiğini, TTK. 1239, Maddesine göre konşimento eşyanın genel olarak cinsi, işaretleri, koli veya parça adedi, ağırlık vyeya miktarı hakkında beyanları içerdiğini, TTK. 1150/1 maddesine taşıyan taşıtanın iznini almadan eşyayı başka gemiye yükleyemez. Yüklerce bundan doğacak zarardan sorumlu olacağını, TTK i178. maddesinde taşıyanın sorumluluğunun açıkça düzenlendiğini, TTK 875. maddesine göre taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyamndan, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, BK'nın 28. maddesinin aşırı yararlanmayı düzenlediğini, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinde yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde zarar gören durumun özelliğine göre sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirecek ediminin geri verilmesini, ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebileceğini belirterek, öncelikle hakimin sözleşmeye müdahalesi ile davalının ticari olarak zor durumdan yararlanılarak ve malvarlığına yönelik zarar ihtimali ile korkutmak suretiyle edimler arasında açık bir oransızlık içeren ve davacı yararına aşırı menfaat sağlayan 24.06.2016 tarihli protokolün geçersiz olduğunun tespitini, davacının davasının ve tüm haksız taleplerinin reddini, davacının tüm taleplerinin reddedilmediği takdirde sözleşmedeki oransızlığın giderilerek gerçek maliyetler tespit edilmek suretiyle alacak tutarının tenzilini, davacının sözleşmeye taşıma belgelerine, mevzuata aykırı davranışları nedeniyle meydana gelen, gecikme, hasar, eksiklik, vb, hususlara ilişkin karşı dava, davaların birleştirilmesi mahsup ve diğer her türlü talep ve dava haklarının saklı tutulmasını, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.
Dava; Davacının ifa ettiği taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen protokol ile kabul edilen navlun ve ek ücretlerden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili talepli alacak davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın protokolü baskı altında kalarak imzalayıp imzalamadığı, protokolde taraflarca kabul ve taahhüt edilen alacak kalemlerinin aşırı yararlanma oluşturup oluşturmadığı, davacının protokoldeki alacak kalemlerinden hangilerini ispatladığı ve ispatlananlar için talep edilebilecek kadri maruf tazminat tutarı ile bakiye alacak miktarının tespiti hususlarında toplanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü açısından bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiş olup, 06/06/2018 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Yük hasarının, davalı firma olan yükletenin hatalı istif yapması sonucu deniz taşıması esnasında oluştuğu, Tahliye limanında, hasarlı yük sebebi ile doğan tüm ek masrafların Davalı tarafından ödenmek zorunda olduğu, Davacının, Davalı firmadan USD 148.200,00 Navlun alacağı bulunduğu, Davacının, Davalı firmadan fiili taşıyana ödediği USD 63.995 alacağı bulunduğu, Davalı tarafından, davacı firmaya USD 74.367,50 tutarında ödeme yapıldığı Davacı firmanın, Halifax limanında doğan ek masraflarla ilgili olarak , Dava dışı ... Canada firmasına ödediği masrafların dökümünün yapılarak açıklanması gerektiği, bazı masrafların zaten navlun anlaşması ve navlun tutarınca kapsandığı, Davacı firmanın ödeme yaptığı ... Canada firması tarafından , ... kentinde yapılan harcamalara ait , fiili olarak ödeme dekontları veya hangi firmalara ödendiğine dair belgelerin dava dosyasına sunulması gerekliliğinin Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu, Dosya kapsamında davacının USD 148.200,00 navlun ve USD 6.399,50 toplamı 154.599,50 USD alacağına karşılık 74.367,50 USD ödemesi düşüldüğünde; 80.232,00 USD alacaklı olduğunun söylenebileceği, aşan taleplerin ispatı mucip olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
22/04/2019 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; Taraflar arasında sözleşme gereği davalının navlun ödeme yükümlülüğü bakımından ihtilaf bulunmadığı ve tamamının ödendiği, Yük Hasarının, Davalı firma olan yükletenin hatalı istif yapması sonucu deniz taşıması esnasında oluştuğu, tahliye limanında, hasarlı yük sebebi ile doğan tüm ek masrafların Davalı tarafından ödenmek zorunda olduğu, Davacının, Davalı firmadan demuraj alacağı olarak, 20/07/2018 TARİHLİ DİLEKÇESİNDE belirttiği üzere, fiili taşıyana ödediği USD 4.860 alacağı bulunduğu, Davalı tarafından, davacı firmaya, oluşması muhtemel masraf ve giderler için USD 24.367,50 tutarında ödeme yapıldığı, Davacı firmanın ödeme yaptığı ... Canada firması tarafından , ... kentinde yapılan harcamalara ait , fiili olarak ödeme dekontları veya hangi firmalara ödendiğine dair belgelerin dava dosyasına sunulması gerekliliğinin Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu, Dosya kapsamında davacının iddia ettiği alacak rakamının, demuraj hariç, Davalı tarafından ödenen 74.367,50 USD ödemesi düşüldüğünde; 176.300,50 USD olduğunun söylenebileceği, bu miktarın sunulan ek delil ve ödeme belgeleri ile tevsik edildiği, Öte yandan bu miktarı aşan taleplerin halihazırda ispatı mucip olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
09/03/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davalı ..., navlun bedelini zaten ödediğinden davacının navlun talebinin yerinde görülemeyeceği; deniz taşımasına ilişkin teferruat kalemlerinin (document fee, deniz navlunu, ordino ücreti, ... manifesto ücreti, terminal güvenlik, tahliye ücreti, survey ücreti, ... geçici kabul, deniz ihr navlunu, sulphur fuel surch, bunker charge, ... demuraj masr., konişmento ücreti, yükleme ücreti, elleçleme) de sözleşmede kararlaştırılan toplam bedel içinde yer aldığı ve ayrıca talep edilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında konteyner demurajı ödeneceğine dair bir husus kararlaştırılmayıp “demurajın asla oluşmayacağı” kararlaştırıldığından davacının demurajı değil, ancak davalının kusuru ile konteynerlerin iade edilememiş olması halinde iadedeki gecikme sonucu uğradığı gerçek zararını talep edebileceği, bu zararının dava dışı asıl taşıyana ödediği demuraj bedeline eşit olup olmadığının ispatı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, dosyaya sunulan “Karantina Belgesi” ile varma limanındaki uygulamanın davalı ...'nın kusurundan kaynaklandığının ispatlanıp ispatlanmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatlerinc varılmıştır. Taraflar arasında, masraflara ilişkin imzalanan ... olduğu iddiası, ancak edimler arasında aşırı dengesizliğin varlığının tespitinden sonra ele alınabileceği ancak eğer edimler arasında aşırı dengesizliğin olduğu tespit edilmişse, ...nin diğer şartları gerçekleşmiş olacağı ve yaptırım olarak sözleşmedeki dengenin yeniden kurulmasına hükmetmek gerekeceği, davalı'nın cevap dilekçesi EK 19'da sandık imalatı için alınan fiyat teklifi, bu masraf kalemi özelinde bir ...n olduğunu açıkça orlaya koyduğu, diğer masraf kalemleri için ise, oransızlığın tespiti için bir bilirkişi tayin edilmesi takdiri Mahkemeye bırakılmıştır.
23/05/2022 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; İtalya'da konteynerlerin okyanus aşırı seyahati için farklı bir gemiye nakli sırasında konteynerler içindeki emtianın zarar görme olasılığının olmadığı, yük ile ambalajındaki hasarın bu aktarma işlemi sırasında meydana geldiğine dair bir bulgunun var olmadığı, bu yöndeki iddiayı ispata yarar bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, 2 konteyner içindeki emtiada meydan gelen hasarın davalının sorumluluğunda olan konteyner içi istif ve sabitlemenin belirlenmiş olan ... kodu kurallarına aykırı olarak yapılmasından kaynaklandığı, Kanada'daki karantinanın sebebinin, taşınan emtianın paketlemesinde kullanılan ahşap sandık ve ahşap dunnagelerin ısıl işlem sertifikalarının tahliye esnasında sunulmaması, ahşap malzemelerin üzerinde bulunması gereken ısıl işlem damgalarının bulunmaması nedeniyle, haşere barındırması olasılığı ve tüm bunların Kanada bitki koruma Kanunu 7'nci maddesine aykırılığı olduğu, Karantinaya, zamanında yükle birlikte ısıl işlem sertifikalarını teslim etmeyen ve ahşap malzemelerin üzerinde ısıl işlem damgasının bulunması gereğini yerine getirmeyen davalı ... Tic. AŞ'nin kusurlu eyleminin sebebiyet verdiği, Davalı tarafından sunulan, sandık imalatına ait tek bir teklifte yer alan fiyatlarla ilgili olarak yapılan araştırma neticesinde anılan tarihte bu işlemler için geçerli olabilecek denetime elverişli referans değerler bulunamadığı, yukarıda da detaylı olarak incelenerek değerlendirildiği üzere davalının sunduğu teklifteki fiyatların, Kanada'daki üretim maliyetleri açısından kadri maruf olarak kabulü için yeterli verinin mevcut olmadığı, Kök raporda diğer ulaşılan görüşlerin muhafaza edildiği, bu bağlamda; Davalı ..., navlun bedelini zaten ödediğinden davacının navlun talebinin yerinde görülemeyeceği; deniz taşımasına ilişkin teferruat kalemlerinin (document fee, deniz navlunu, deniz ... navlunu, ordino ücreti, ... manifesto ücreti, terminal güvenlik, tahliye ücreti, survey ücreti, ... geçici kabul, deniz ihr navlunu, sulphur fuel surch, bunker charge, ... demuraj masr., konişmento ücreti, yükleme ücreti, elleçleme) de sözleşmede kararlaştırılar toplam bedel içinde yer aldığı ve ayrıca talep edilmesinin mümkün olmadığı, Taraflar arasında konteyner demurajı ödeneceğine dair bir husus kararlaştırılmayıp “demurajın asla oluşmayacağı” kararlaştırıldığından davacının demurajı değil, ancak davalının kusuru ile konteynerlerin iade edilememiş olması halinde iadedeki gecikme sonucu uğradığı gerçek zararını talep edebileceği, bu zararının dava dışı asıl taşıyana ödediği demuraj bedeline eşit olup olmadığının ispatı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Taraflar arasında, masraflara ilişkin imzalanan Protokol'de ...n olduğu iddiası, ancak edimler arasında aşırı dengesizliğin varlığının tespitinden sonra ele alınabileceği, ancak eğer edimler arasında aşırı dengesizliğin olduğu tespit edilmişse, ...nin diğer şartları gerçekleştiği ve yaptırım olarak sözleşmedeki dengenin yeniden kurulmasına hükmetmenin uygun görüneceği, Bir diğer deyişle, protokolde yazılı kalemler için masrafların, piyasa seviyesine yaklaştırılmasına hükmetmenin yerinde görüneceği, Sayın Mahkeme Heyetinin, Davalı'nın cevap dilekçesi EK 19'da sandık imalatı için alındığını belirttiği tek fiyat teklifinin kabulü halinde, bu masraf kalemi özelinde bir ...n olduğunun söylenebileceği, bu durumda diğer masraf kalemleri için ise, oransızlığın tespiti için bir bilirkişi tayin edilmesinin takdirinin Mahkeme Heyetine ait olduğu yönünde ulaşılan görüşlerimiz, her türlü hukuki tavsifi ve nihai takdiri Mahkemeye bırakılmıştır.
Dosyada bulunan ve davaya konu taşıma için düzenlendiği anlaşılan ... numaralı 05/05/2016 tarihli konşimento kayıtları incelendiğinde, taşımanın dava dışı ... ... Inc. Tarafından gerçekleştirildiği, davacının ise konşimentoyu taşıyan acentesi olarak imzaladığı anlaşılmıştır. Konteynerde "Shipper's load, stow and count" kaydı bulunmakla, bu kayda göre eşyanın konteyner içine yükleten tarafından yüklediği kabul edilmelidir. Konşimentoya göre yükleten ise davalı ... AŞ'dir. Konşimentoda herhangi bir hasar kaydı bulunmadığından, bu durum emtiaların bulunduğu konteynerlerin iyi durumda olduğunu ortaya koymaktadır. Dosyaya sunulan ve taraflar arasında yapılan 25/01/2016 tarihli e- posta yazışmalarının içeriğine göre; davalı ..., eşyanın Mersin'den Halifax veya Montreal Limanı'na taşınmasını, Kanada Limanı'ndan davacı deposuna ulaştırılmasını, depodan şantiyelere iç nakliyesinin yapılmasını, Kanada'da konleyner içindeki eşyanın TIR'a yüklenmesini ve boş konteynerin hatta teslim edilmesini, depo için 21 gün serbest süre tanınmasını, bu sürenin aşılması halinde günlük ardiye bedeli bildirilmesini, konteyner demurajı oluşmamasını, konteynerin flat TIR'a yüklenmesini kapsar all in teklif sunulmasını istemiş ve ek masraf ödemeyeceğini bildirmiştir. Nisan 2016 tarihli elektronik posta ile ... tarafından teklife Mersin Liman masraflarının, Mersin Kanada deniz navlununun, Kanada liman masraflarının, Kanada-depo arası konteyner taşıma, Kanada konteyner depolama, 21 günlük serbest süre, Kanada depo, nihai varma yerine taşıma masraflarının dahil olduğu ancak gümrükleme masraflarının ise teklife dahil olmadığı belirtilmiştir. Buna göre davacı yalnızca taşıma değil depolama, istifleme, branda sağlama gibi hizmetleri de içeren bir taahhütte bulunmuştur. Elektronik posta yazışmalarındaki ifadelerden yola çıkılarak davacının taşıma ücretini de içeren tek bir bedel belirleyerek, navlun faturası düzenlemekle, TTK 921 maddesi gereğince taşıyıcının/taşıyanın haklarına ve yükümlülüklerine sahip olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasında kurulan navlun sözleşmesi kapsamında emtiaların Mersin Limanında gemiye yüklendiği, taşıma esnasında İtalya Cagliari limanında emtilaraın bulunduğu konteynerlerin gemiden indirilerek başka bir gemiye yüklendiği, sonrasında Halifax Limanı'na sevkiyatın sağlandığı ve depoya sevk edilen konteynerlerin açılması ile malzemelerin konteyner içerisinde dağıldığının, takozların kırıldığının, bazı sandıkların hasarlandığının ve bazı malzemelerin çizildiğinin görüldüğü, çizilen malzemelerin tamiri için, davalı şirketin talebi ile davalı şirket çalışanı dava dışı ......'inin katılımı ile Kanada deposunda çalışma yapıldığı, taşıma konusu emtiayı destekleyen takozların ısıl işlemden geçtiğine ilişkin malzemelerde damga bulunmaması sebebi ile söz konusu durumun alıcı firma tarafından resmi mercilere rapor edilmesi akabinde resmi mercilerce tüm depo ve davalı şirkete ait malzemelerin karantina altına alındığı, emtianın karantina altına alınmasından dolayı malların kasa ve takozlardan ayrılması, kasa ve takozların Türkiye'ye geri gönderilmesi, malzemelerin depo içinde güvenli alana taşındığı, malzemelerin alıcıya sevkinin sağlanabilmesi için davalı şirketin talebi üzerine yeni sandık imalatı yapıldığı hususları dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlarda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı vekilince konteyner içinde meydana gelen hasarın, davacının, davalının haberi ve onayı olmaksızın İtalya Limanı'nda yapılan aktarmanın ve bu esnada yapılan eylemlerin sebep olduğundan bahisle bu nedenle oluşan masrafların davalıdan talep edilemeyeceği savunulmuştur. Dosyaya davalı tarafça sunulan istif planı incelendiğinde toplam 23 konteynerde ne şekilde bir istif yapıldığı bilirkişilerce net olarak anlaşılamamakla birlikte, dosyada bulunan fotoğraflar ile taraflar arasındaki yazışmalara göre; hasarın, kullanılan istif malzemelerinin yetersizliğinden ve doğru bir şekilde bağlamanın yapılmamasından kaynaklı olarak galvanizli bölgeleri koruması gereken koruyucu tahtaların kırılması, deneç tahtalarının kırılması sonucu ve deniz seyri esnasında uzun parçaların altlarında yeterli destek olmamasından dolayı yerinden oynayarak kayması ve döşeklerin bazılarının kırılmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda emtiaların hasarlanmasında davacının herhangi bir kusurlu eyleminin bulunmadığı aksine istiflemeyi yaptığı sabit olan davalının hasara neden olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili her ne kadar, davacının olayla ilgili olarak taraflarına detaylı bir bilgi vermediğini savunmaktaysa da; davalı firmadan bir yetkilinin Kanada Halifax Limanı'na gönderildiği, davacı firmanın acentesi tarafından yük sörveyörünün liman işletmeleri ve operasyonel konularda yardımcı olmak üzere istihdam edildiği ve dosyaya sunulan e-posta yazışmalarına göre, özellikle de 3 haziran 2016 tarihli e-posta içeriğine göre davacı tarafından davalıya tahliye limanında yaşananlarla ilgili olarak detaylı bir raporun sunulduğu, olayların aşama aşama anlatıldığı ve masraf dökümlerinin yapıldığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki savunması mahkemece yerinde görülmemiştir. Yapılan tüm işlemlerin de davalı firmanın talebi, onayı ve telkini ile yapıldığı dosya kapsamındaki deliller ile e-posta yazışmalarından anlaşılmaktadır.
Davaya konu emtiaları destekleyen takozların ısıl işlem sertifikalarının bulunmadığından bahisle gerçekleşen karantina ve akabinde yeni sandık imalatı yapılmasından kaynaklanan masraflar bakımından sorumluluğun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosyaya sunulan karantina belgesine göre; emtianın paketlendiği ve istif edildiği ahşap malzeme ile ilgili olarak, Kanada devleti tarafından uygulanan ... standartlarına uygun olarak sertifikalandırılmadığı ve mühürlenmediği gerekçesi ile konteynerlerin tahliyesi öncesi karantina uygulamasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yetkili mercilere bu ihbarın alıcı firma adına sadece gözlemci statüsü ile konteynerlerin tahliye ve kamyonlara yüklenme operasyonunu izleyen ... firması yetkilisi tarafından yapıldığı görülmektedir. Ahşap sandıkların her iki yüzünde olması gereken mühürlerin olmadığı bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Davalı ise, dava dosyasına sunduğu belgeler arasında, kullanılan ahşap malzeme ile ilgili olarak ... prosedürlerinin tam olarak uygulandığını gösterir belgelerin bulunduğu belirlidir. Ancak dosyaya sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde, Karantina belgesinin 10/06/2016 tarihinde düzenlendiği, davalı tarafından ise ısıl işlem sertifikalarının davacıya 11/06/2016 tarihli e-posta ile gönderildiği tespit olunmuştur. Buna göre; davalının kendi ifadeleri doğrultusunda, sürekli olarak Kuzey Amerika pazarı ile çalıştıkları ifade edildiği düşünüldüğünde, bilirkişi raporundaki tespitlerden anlaşıldığı üzere, bu kadar sıkı kuralları olan ve uygulayan bir ülkeye (Kanada'ya) gönderilen ahşap malzemenin kurallara uygun olarak mühürlenmemesinden ve ilgili sertifikaların taşıyana zamanında tesliminden basiretli bir tacir olan davalının sorumluluğu bulunduğu düşünülmektedir. Bu karantina uygulaması sebebiyle, davaya konu edilen konteynerler beklemiş, gecikme ve ekstra masraflar doğmuştur. Bu tür daneç ekipmanının Kanada içinde kullanılmaması doğrultusunda, yeniden sandık ve diğer daneç malzemesi yapılmak zorunda kalınmış, kurallara uygun olmayan daneç malzemesinin ise geri Türkiye ye gönderilmesi talep edilmiş, üstelik Kanada yetkilileri tarafından, bu malzemeyi Türkiye ye geri götürecek boş konteynerin bile operasyon öncesi limanda hazır olması talep edilmiştir. Bu nedenle Karantina ve bu Karantina dolayısı ile doğan tüm masraflar nedeni ile davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 24/06/2016 tarihinde akdedilin protokol ile davalıya ait emtiaların Mersin Limanı'ndan Halifax Limanı'na deniz yolu ile sevkıyatın sağlanması, Halifax da malzemelerin boşaltılıp flat bed tırlar ile Soldiers Pond Kanada'ya teslimatı için anlaşılıp taşımaya başlandığı, bu sevkıyata ilişkin olarak yaşanan ve davaya konu edilen bir kısım problemlerden kaynaklanan ve protokolde kalem kalem belirtilen masraflara ilişkin faturanın, teslimatın yapılmasından sonra davacı tarafından düzenlenerek davalıya tebliği ile fatura bedellerinin davalı tarafından 30 gün içerisinde ödeneceği taraflarca kabul edilmiştir. Protokol gereği taraflarca imza altına alınan masraf kalemleri;
-Halifax Limanı'nda yaşanan yoğunluk sebebi ile emtiların depoya sevk edilmesinden kaynaklanan 4.320,00 USD demuraj ile 540,00 USD detention masrafı olmak üzere toplam 4.860 USD
-Taşıma konusu emtianın konteyner içinde dağılması, takozların kırılması, sandıkların hasarlanması sebebi ile Halifax depoda oluşan 18.239 USD ek boşaltma masrafları ve ek yükleme masrafları, yine buna bağlı olarak oluşan depolama ücreti birim maliyet üzerinden ( USD SO / beher konteyner/beher gün) anlaşılacak olan konteynerlerin tamamının giriş çıkış tarihlerine göre beher konteyner için hesaplanacak masraf ile birim tır maliyeti — KDV dahil 4.968 USD olmak üzere oluşan 18.239 USD ek masrafı, oluşacak depolama ücretini ve tüm yükleme tamamlandıktan sonra birim tır üzerinden hesaplanacak additional truck masrafı,
-Çizilen malzemelerin tamiri için davalı bünyesindeki bir çalışanın da Kanada deposuna gelmesi ile ...'ye ait depodan ve çalışanlarından hizmet desteği alınarak malzemelerin boyanmasına ilişkin olarak oluşan 12.937,50 USD
-..., yetkilisi ......'in talimatı ile Halifax deposunda yapılan ek masraflar
-Operasyon esnasında malzemeleri destekleyen takoz ve kasaların ısıl işlemden geçtiğine dair üzerinde damga bulunmaması üzerine ... adlı resmi kurumun depoya gelerek tüm depoyu ve ...'nın tüm malzemelerini karantina altına alınmasından dolayı malların kasa ve takozlardan ayrılması, kasa ve takozların Türkiye'ye geri gönderilmesi, malzemelerin depo içinde güvenli alana taşınması için oluşan ek işçi ve mesai ücretleri ile depo karantina altına alındığı için uğranılan zarara ilişkin oluşan 48.700 USD ile davalının yazılı bildirimi ile son verene kadar yapılan sandık yapım maliyeti,
-... nolu faturalara istinaden100.000 USD ödeem 21/06/2016 tarihinde yapılmış olup b faturalardan kalan 48.902,10 USD şeklinde belirtilmiştir.
Bu aşamada incelenmesi gerekin husus ise, davaya konu edilen masraflarda davalının savunmasında belirttiği şekilde bir aşırı yararlanma bulunup bulunmadığıdır. TBK 28. Maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma için öncelikle edimler arasında açık bir oransızlık bulunması gerekmektedir. ...nin sübjektif şartı ise, karşılıklı edimler arasındaki bu aşırı oransızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden kaynaklanması gereğidir. Zor durumda kalma halinin, doktrinde ekonomik veya psikolojik sebeplere dayanabileceği kabul edilmektedir. Somut olayda taşıtan konumundaki davalı ...'nın, malların geç teslim edilmesi veya hasarlar nedeniyle Kanada hükümeti tatafından malların ülkeyc sokulmaması olasılığında hiç teslim edilmemesi nedeniyle zor durumda kalacağı düşünülebilir ise de, davalının tacir olduğu da göz önünde bulundurulduğunda bir düşüncesizlik ya da deneyimsizlik hali bulunmamaktadır. Dosyadan anlaşıldığı üzere, Kanada da yapılması planlanan masrafların tamamı davalı tarafından kabul edilmiştir. Ancak ...ne yol açan teklifi, ...ne maruz kalan kişinin bile yapmış otabileceği doktrinde kabul edilmektedir. Bu bakımdan da ...nin subjektif şartları yerine gelmiş görünmekteyse aşırı yararlanma-...nden söz edebilmek için son olarak, bu zor durumda olma halinden “yararlanılmış” olması aranmaktadır. Bir diğer deyişle, Davacı ...'nin, davalının zor durumda bulunmasından yararlanma kastı bulunması gerekir. Bu hususun varlığında, edimler arası dengesizliğin miktarı da belirleyici olacaktır. Bu kapsamda davalı vekilince dosyaya yalnızca yeni sandık imalatı bakımından alınan teklifler sunulmuş olup, bilirkişilerce yapılan değerlendirmede alınan tekliflerin dosya kapsamında yapılan tüm işlem masraflarını içermediğinden aşırı yararlanma bakımından tespite esas alınamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca ...nin varlığının yaptırımı da söz konusu uyuşmazlık açısından özel bir önem taşımaktadır. TBK m. 28'in yaptırımları, sözleşmedeki dengenin yeniden sağlanması (yani masrafların piyasa fiyatına yaklaştırılması) veya sözleşmeyle bağlı kalmamak olarak görünmektedir. Bununla birlikte, TBK'nın 28. maddesi “durumun özelliğine göre” demek suretiyle hakime takdir yetkisi tanımıştır. Söz konusu uyuşmazlıkta, bir iş görme edimi vardır. Söz konusu işler görülmüş ve bitmişlir. Buna göre uyuşmazlıkta “iadesi” ve sözleşmelerden dönme söz konusu olamaz. Zira geçmişe dönmek ve o işleri yapmamak artık mümkün değildir. Bu nedenle ...nin varlığı halinde yapılması gereken fiyatın piyasa fiyatına yaklaştırılması olmalıdır. Ancak bu noktada da dosya kapsamında yapılan tüm işlemler ve masraflar acil koşullar altında, hızlıca yapılmış işlerden kaynaklanmıştır. Bilirkişiler tarafından da piyasa fiyatı araştırılırken, bu tür akut durumlar için, acil müdahale gerektiren durumlar için nasıl bir piyasa fiyatı oluşurdu, buna bakmak gerekeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda edimler arası dengesizliği ortaya koyması gereken taraf aşırı yararlanma savunmasında bulunan davalı olmakla, davalı yanca dosyaya mahkemece değerlendirmeye esas alınabilecek somut deliller sunulmamıştır. Bununla birlikte, davaya konu edilen masrafların yapıldığı aşamada davalı şirket yetkilisi de bizzat Kanada da bulunmaktadır. Dolayısıyla istendiği takdirde şirket yetkilisi tarafından daha uygun fiyatlı tekliflerinin bulunması, bu konuda işin tamamen davacı tarafın insiyatifine bırakılmaması mümkün iken, şirket yetkilisi sahip olduğu bu yetki yetki ve imkanı kullanmamış, işlerin yapılma aşamasında farklı alternatifler değerlendirilmemiştir. Ayrıca teknik bilirkişiler tarafından; Kuzey Amerika devletlerinde işçilik maliyetlerinin çok fazla olduğu, ekipman ve çalışma saat ücretlerinin çok yüksek olduğu, Kanada devleti, emniyet ve çevre koruma ile ilgili kuralları çok sıkı uyguladığı ve aksi halde ağır bir şekilde cezalandırdığı, bu ülkelerde, firmalarla pazarlık etme şansınızın çok düşük olduğu kısaca, bu konteynerlerin , Halifax limanında oluşan masraflarının çok yüksek olmasının Kanada'ya has ticari ve çalışma hayatının kurallarının uygulanması sebebiyle olduğu da belirtilmiştir.
Taraflar arasında varılan anlaşmaya göre demuraj işlemeyeceği kabul edilmiş ise de; bu durumun davaya konu olan emtia hasarı ile karantina işlemleri oluşması öncesinde taraflarca kararlaştırıldığı dikkate alındığında, gelinen aşamada hasar ve karantina nedenine dayalı olarak oluşan ve davacı yanca dava dışı ... firmasına ödemesi yapıldığı sabit olan demuraj bedeli bakımından taraflar arasındaki anlaşmanın uygulanamayacağı, oluşan hadiseler nedeni ile davacının kusur ve sorumluluğu dikkate alındığında, davacının katlandığı 4.860,00 USD bedelin davalıdan tahsilinin talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
Davacının yaptığı masraflara ilişkin olarak , ticari defter kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme neticesinde, ... tarafından davacı adına davaya konu tanzim edildiği belirtilen 313.238,59 USD karşılığı 923.611,12 TL. tutarında lanzim edilen faturaların yasal delterlerde alacak kaydedildiği ve cari hesap bakiyelerine mahsuben toplu ödemeler yapıldığı, davacı tarafından dava dışı şirkete cari hesap borcuna mahsuben 24/08/2016 tarihinde ... yevmiye numarası ile ... Bankası USD hesabından 315.353,59 USD ödemenin yapıldığı tespit edilmiş olup bu ödemeye ilişkin banka dekontu dosya da mübrezdir. Dolayısı ile davaya konu edilen masraflar nedeni ile davacının talep ettiği bedellerin fiilen ödemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya konu edilen masrafların oluşmasında davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, emtia hasarı ile karantina nedeni ile oluşan tüm ek masraflar bakımından sorumluluğun davalıya ait olduğu, davalı vekilinin savunmasının aksine dosyada aşırı yararlanma şartlarının oluşmadığı, zira edimler arası dengesizliğin dosya kapsamında ispat edilemediği, bunun yananda davalı şirket yetkilisinin Kanada 'da bizzat hazır bulunmasına rağmen aşamalarda masrafların artmaması, ya da daha az olmasını sağlamak adına herhangi aksiyon almaması hususları bir arada değerlendirildiğinde, protokol gereği belirlenen ve davaya konu edilen alacak kalemlerinin davalı yanca ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davaya konu edilen masrafların kadri maruf olup olmadığı hususunda bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde, yeniden sandık imalatı masraflarına ilişkin olarak 132.563,95CAD ve 21/06/2016 tarihli CAD/USD paritesi 1 CAD=0,778291USD olduğundan, USD cinsinden karşılığı 103.173,33USD olarak hesap edilmiştir. Davalının ise pariteyi ICAD=0,856292USD aldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin 20/07/2018 tarihli beyan dilekçesine göre talebe konu edilen sandık yapım masrafı 113.513,50 USD ile bilirkişilerce yapılan hesaplama neticesi tespit olunan 103.173,33USD arasındaki fark olan 10.340 USD nin davalıdan talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. Ayrıca yine davacı vekilinin 20/07/2018 tarihli beyan dilekçesine göre talebe konu edilen 540,00 USD demuraj bedelinin, dava dışı ... Canada tarafından davacı adına düzenlenen 313.238.59 USD lik fatura kapsamında yer alan 4.860,00 USD nin içerisinde kaldığı anlaşıldığından, 540,00 USD demuraj bedelinin, mükerrer bir talep olması nedeniyle davalının bundan sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yapılan hesaplama neticesinde (181.160,50 USD - 10.340,00 USD - 540,00 =) 170.280,33 USD bakımından davalının davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmış olduğundan, bu kanaat ışığında sonuç olarak; davanın 170.280,33 USD üzerinden kısmen kabulü ile bu tutarın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince, işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 170.280,33 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince, işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
2-Peşin alınan 34.358,15 TL harçtan, karar harcı olan 9.095,17 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 25.262,98 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
25.262,98 TL peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 29.20 TL başvurma harcı, 416,00 TL posta gideri, 30.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.695,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 28.851,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 42.198,70 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2022
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Katip ... ✍e-imzalıdır.