T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2017/403 Esas
KARAR NO:2021/502
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/11/2017
KARAR TARİHİ:29/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Hindistan'da yerleşik ve polyester dokuma ve pamuk ipliğinin üretim ve ihracatı işleri ile iştigal eden firma olduğunu, 07/10/2016 tarihli proforma fatura uyarınca dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye 9 konteyner Polyester ipliği ihraç ettiğini ve anılan konteynerlerden 6 tanesi 03/09/2016'da diğer 3 konteyner ise 20/09/2016'da ... Limanına ulaştığını, ancak anılan firmanın konteyner konusunda ürünlerin ücretlerini ödeyememesi neticesinde davalı ... Tekstil San ve Tic. Ltd. Şirketinin 9 konteyner ürünün kendisi tarafından satın alınması konusunda müvekkili şirketle anlaştığını, proforma fatura ... şirketi tarafından usulüne uygun şekilde kabul edildiğini ve imzalandığını, ... şirketinin davalı ... Hiz. Tic. Ltd. Şirketinin anılan ihracat işleminde nakliye acentesi olması konusunda müvekkili şirkete ısrar ettiğini ve atamasını yaptığını, ... şirketinin müvekkili şirketin Hindistan'dan anılan konteynerlerin taşınmasını yapmak üzere bu taşımalarla ilgili olarak Türkiye'de acenteliğini yaptığı Hindistan'daki taşıyan firma ve davalı ... ...&... ...Ltd ile iletişime geçmesi konusunda yönlendirdiğini, ... Şirketinin Türkiye'de ... Şirketinin nam ve hesabına ... şirketine teslim edilmesi için anlaşılan 9 konteynerin tümü için yeni konişmentolar düzenlendiğini, müvekkili tarafından anılan konteynerlerdeki ürünlerin alıcısı .... Tic. A.Ş'nin ürün bedellerini ödeyememesi nedeniyle alıcının ... Tekstil San ve Tic. Ltd. Şirketi olarak düzeltilmesi ve konişmentoların ...'ya düzenlenmesi konusunda müvekkili şirketin ...'ya alıcı değişikliği bildirim yazıları gönderildiğini, konteynerlerin tamamının CIF teslim olup, ... Hindistan'dan ... Limanına kadar ürünlerin tüm sigorta ve navlun bedeli müvekkili şirket tarafından ...'ya ödendiğini, nakliyenin toplam fatura değerinin 263.251,247 ABD Doları olduğunu, ...'nun konteynerlerden 5 tanesini ödediğini fakat Proforma fatura uyarınca satın aldığı diğer 4 konteyner için ödeme yapmadığını, ...'nun ödemesini yapmadığı dava konusu 4 konteyner ürünün bedelinin 117.991,24 ABD Doları olduğunu, ...'nun ödemenin yapılması istendiğinde, ödemekte temerrüde düştüğü 4 konteyner ürünün, ...'in zilyetliği, kontrol ve muhafazasında olduğunu belirtiği ve geri kalan söz konusu 4 konteynerin satış bedelini ödemediği gibi, aynı zamanda bu 4 konteynerin çekilmesi için de hiçbir taahhüt ve girişimde bulunmayarak kasten ve isteyerek müvekkili ile olan sözleşmesini ihlal ettiğini, müvekkili şirket, geri kalan 4 konteynerin Hindistan'dan ihraç edildiği şekliyle, iadesi için gerekli tüm adımların atılması yönünde ... ve ...'ya direktif vermek mecburiyetinde bırakıldığını, ... ise anılan 4 konteyner için ithalat prosedürlerinin tamamlandığını teyit ettiği ve müvekkili şirkete demuraj ve alıkoyma masraflarının ödenmesi halinde, 4 konteyner kargonun menşeine iade amacı ile ile Hindistan'a gönderilmek üzere yükleneceğini söylediğini, ... tarafından yapılan bu beyan üzerinc müvekkili şirket geri kalan 4 konteynerin Hindistan'a yeniden iadesi için gereken demuraj ve alıkoyma masrafları ile navlun masrafının faturalarını istediğini ve ... tarafından tanzim edilen 07/06/2017 tarihli fatura ile 07/06/2017 tarihli faturaların doğru ve gerçek olduğuna itimat ederek ve ... tarafından yapılan beyanlar uyarınca anılan demuraj ve alıkoyma masrafları karşılığında tanzim edilen 07/06/2017 tarihli faturaya istinaden 32.227 ABD Dolarını 12 Haziran 2017 tarihinde ...'e ödediğini ve anılan ödeme makbuzunu da ... ile paylaştığını, müvekkilinin müteaddit defalar malların 4 konteynere yüklendiğine dair ...'den kanıt istemesine rağmen, ... müvekkili şirketi oyaladığını ve gerekli yüklemeleri yapmadığını, ...'nin fatura uyarınca müvekkili şirket tarafından demuraj ve alıkoyma masraflarının tamamı ödenmesine rağmen, 4 konteynerde bulunan polyester ipliklerin zilyedliğini hukuka aykırı bir şekilde elinde tutmuş ve malların Hindistan'a dönmesi için atanan geminin detaylarını kasten ve kötüniyetli olarak müvekkili ile paylaşmadığını, müvekkili şirket, ayrıca ...'den 4 konteynerin fatura, çeki listesi ve konşimentodaki aynı ağırlıklarla yükleneceğinin teyidini istemiş olup, ... bunu da teyit etmediğini, demuraj ve alıkoyma masraflarının tamamını ödeme olarak almasına rağmen ... bu ödemenin alındığını da teyit etmediğini ve ayrıca kargonun yüklenmesi için geminin atanmasına yönelik herhangi bir işlem de yapmadığını, bunun üzerine, ...'dan anılan ürünlerin nerede olduğu sorularak geri gönderilmesi talep edildiğini ve fakat ... defalarca sözlü ve yazılı olarak sorulan sorulara cevap vermediğini, nihayetinde ... yetkilisinin ürünlerin nerede olduğunu bilmediğini ve bilahare millileştirildiğini ve 3.kişiye satılmış olabileceğini beyan ettiğini, ...'in, kargonun yerinin İthal CFS'den İhraç CFS'e değiştirilebilmesi için gerekli olduğunu söylerek müvekkili şirketten Orijinal Ara (...) konşimentonun teslimi şeklinde hukuka aykırı talepte bulunması ile müvekkili şirketin şüphesi daha da yoğunlaştığını, müvekkili şirket Hindistan'daki avukatları vasıtasıyla ...'dan anılan ürünlerin iadesi konusunda talepte bulunulduğunu, sahte olduğuna inanılan fatura uyarınca iddia edilen 32.227 ABD Doları tutarındaki demuraj ve alıkoyma masraflarının 12 Haziran 2017 tarihinde ...'ye ödenmesini takiben ... ve ... müvekkili şirketin telefonlarına çıkmadığını ve e-posta mesajlarına dönmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ... Temmuz 10/07/2017'de Hindistan'dan İstanbul'a seyabat ederek 13/07/2017 tarihine kadar, ürünlerin nerede olduğunu ilgili yerlerden araştırdığını ve ... tarafından, uzun bir süre nerede olduğunu bilmediklerini ve fakat sonra millileştirildiğini söyledikleri ürünlerin ... tarafından çekilerek ... 'ya naklediğildiğini ve burada dava dışı ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketine Şubat 2017'de mal mukabili satış ve devrinin yapıldığının bilgisi şifahen iletildiğini, ... banka ödemesini ve cirosunu görmeden ordino düzenlememesi gerekirken, ordinoyu düzenleyip ...'ya teslim ederek, ...'nun ürünleri ödeme olmadan çekebilmesini sağladığını, Hindistan'daki taşıyan ve konişmentoları düzenleyen ...'da aynı şekilde Türkiye'deki acentesi olan ...'in işbu işlemlerinden sorumlu olduğunu, ...'da ürünlerin bedelinin ödendiğini teyit ederek ürünlerin serbest bırakılabileceğinin onayını verecek olan ... Bankası'dan ödemeyle ilgili teyid olmamasına rağmen ve yine konşimentoların aslı olmadan ürünlerin serbest bırakılması mümkün değilken ürünlerin hukuka ve üstlenmiş olduğu edimlere aykırı olarak serbest bırakılmasına sebep vererek, müvekkili şirketin ürünlerin bedelini alamadan elinden çıkmasına, böylece hem ödemeyi alamayıp hem de ürünleri kaybetmesine sebep vererek 117,991.24.- USD zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, ...'nun müvekkiline karşı ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyanla 117,991.24.- USD'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve devlet bankalarınca Amerikan Doları'na uygulanan en yüksek faiz oranından işletilecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücretinin ve yargılama masraflarının davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Hiz. Tic. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalılardan ... Tekstil firması arasında yapılmış olan anlaşmanın, müvekkilinin tasarrufu dışında gerçekleştiğini, taraflar arasında yapılan ticaretin ihracatçı ve ithalatçı arasında olup nakliyeci sıfatıyla müvekkili firma nezdinde bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkilinin davacı firma ve davalı ... firmasına ısrarlı herhangi bir navlun teklifi olmadığını, dava konusu yüklemelerin CIF bazlı yüklemeler olduğunu, davalılardan ... firması tarafından ihracatçı firmaya navlun teklifi yapıldığını, ihracatçı firma tarafından da ... firmasının sunmuş olduğu navlun teklifi uygun görüldüğü için yükleme organizasyonu gerçekleştiğini, davacı yanın dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu ihracatçı firma ile ithalatçı firma arasındaki anlaşmalar tamamen kendi tasarrufları olduğunu ve müvekkili firmanın ilgisi bulunmadığını, resmi/gayriresmi ödemeler hiçbir suretle nakliye firmasını ilgilendirmediğini ve işbu ödemeler ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasında gerçekleşen ticaretin, müvekkili firma nezdinde herhangi bir bağlayıcılık veya sorumluluk doğurmadığını, bahse konu konteynerlerin CIF olarak yüklendiği için ve Türkiye varış olduğundan herhangi bir firmanın mallara sahip çıkmaması ve belli demuraj ile ardiye bedellerini ödememesi durumunda bu bedellerden tamamen navlun ödeyen davacı firmanın sorumlu olduğunu, konteynerların İstanbul varış tarihi ve bekleme süreleri liman kayıtlarında mevcut olup, bu bedellerin firmadan “teklif doğrultusunda” istendiği ve firma teyid ederek ödeme yaptığını, oluşmayan hiçbir bedelin ödemesi firmadan talep ve tahsil edilmediğini, müvekkili ... firmasının, davacı firmayı oyalaması ve gemi bilgilerini paylaşmaması söz konusu olmadığını, Türkiye’ye giriş yapmış bir malın tekrar yurtdışına gönderilmesi müvekkili firmanın kontrolü dışında olduğunu, gelen malzemelerin başka firma adına ... Gümrüğünde tescil edildiğini, dava dışı ... firması daha sonra malları alacağını beyan eden firmalar beyanda bulunmayarak malların yurt dışı edilmesine engel olduklarını, müvekkili firmanın malların yurtdışı edilmesi hususunda kendiliğinden herhangi bir tasarrufu yasal olarak mümkün olmadığını, hiçbir mal veya malzemenin orijinal konşimento olmadan ne teslim edilebileceğini ne de üstünde işlem yapılabileceğini, bu nedenle müvekkili firma tarafından yasaların gerektirdiği haliyle orijinal konşimentolar talep edildiğini, fakat davacı tarafından gönderilmediğini, bu haliyle konşimentoların orjinalleri olmadan mahrece iade işleminin yapılmasının mümkün olmadığını, davacının gerçek dışı beyanlarından bir tanesinin de sahte olduğuna inanılan fatura olduğunu, firmanın oluşan demuraj ve ardiye bedellerini ödeyeceğini teyit ettikten sonra müvekkili firmadan proforma fatura istendiğini ve kendilerine kopya fatura düzenlendiğini, daha sonra ise orjinal fatura düzenlenerek resmi kayıtlara alındığını, işbu durumun müvekkili firmanın yasal defterlerinin incelenmesi halinde de tespit edilebileceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tekstil San ve Tic. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişiki bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının Türkiye'de müşteri bulmasında, mal satmasında yardımcı olduğunu, davacı şirketin dava dava dışı ... ve Tic A.Ş 'ye sattığı 9 konteyner mal ... Limanına 03.09.2016 ve 20.09.2016 tarihlerinde geldiğini, ancak alıcı şirketin ticari olarak zor durumda olduğundan, malların ... Gümrük idaresinin deposunda kaldığını, dava dışı ... ve Tic A.Ş'nin mal bedelini ödeyip malları alamayınca, davacı şirketin malları müvekkili şirketin almasının istediğin ive bu nedenle diğer davalı taşıyıcı ... Hiz Tic Ltd Şti tarafından ödenecek olan demuraj ve ardiye bedeli kendilerinin ödeyeceğini her türlü yardımda bulunacaklarının beyan ettiklerini, dava konusu malların davacı tarafından müvekkili şirkete devri konusunda herhangi yazılı anlaşma yapılmamış olmasına rağmen, müvekkili şirket davacının demuraj ve ardiye bedellerini ödeyeceği beyan ve taahhüdü karşısında davacı ile aralarındak yakın ve uzun süreki ticari ilişkiye güvendiğini, ticari ilişikinin devamında davacının iskonto yapacağı sözüne güvenerek devam edecek ticari ilişki sonucunda kazanç sağlayacağı düşüncesi ile davacının talebi üzerine ... Gümrüğünde bekleyen malları satın almayı kabul ettiğini, davacı tarafından dava dışı ... ve Tic A.Ş' ne satılan 9 adet konteynerin malın bedeli ile ilerde alacağı malların bedelinin avansı olarak davacı şirkete, malların kendisine devir edildiği 19.10.2016 ve 20.10.2016 tarihinden önce başlamak üzere 22.09.2016 tarihinde 129.000 USD, 12.10.2016 tarihinde 28.488.50 USD, 12.10.2016 tarihinde 24.634 USD, 25.11.2016 tarihinde 15.000 USD, 13.12.2017 tarihinde 28.272 USD. 13.12.2017 tarihinde 27.156 USD, 13.12.2016 tarihinde 28.272 USD, 03.01.2017 tarihinde 30.780 USD, 03.01.2017 tarihinde 30.780 USD olmak üzere toplam 342.382 UDS ödediğini, davacının müvekkili şirkete sattığı 9 adet konteyner bedelinin toplamı 263.251 USD olup, müvekkili şirketin davacıdan 79.131 USD alacağı bulunduğunu, müvekkilinin uzun zaman malları alamadığını, bu arada malların zamanında alınmaması nedeni ile dmuraj bedeli ile ardiye bedeli büyük meblağlara ulaştığını, davacı ile diğer davalı-alt taşıyıcı ... Hiz Tic Ltd Şti arasında ihtilaf ve anlaşmazlık olduğu açıkça anlaşıldığını, davacı ile kendi taşıyıcısı arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanan nedenlerden dolayı müvekkili şirketin davacının sözüne ve taahhüdüne güvenerek ... Turk Lojistik Hiz Tic Ltd Şti'ne 12.12.1016 tarihinde 20.000 USD, 23.12.2016 tarihinde 35.000 USD, 26.12.2016 tarihinde 34.000 USD, 09.01.2017 tarihinde 39.000 USD, 25.01.2017 tarihinde 15.000 USD olmak üzere toplam 143.000 USD ödemek zorunda kaldığını, davacı ile diğer davalılar arasındaki yazışmaların müvekkili şirket ile bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin malın bedelini ödediğini, davacının diğer davalılar ... Ltd ve ... Hiz Tic Ltd Ştine malın teslimi konusunda talimatı olmadan ordinonun müvekkiline şirkete verilmesi mümkün olmadığı gibi, diğer davalılar talimat almadan hareket etmiş iseler bu durumun müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, asıl kusurlu olanın davacı olduğunu, davacının mallarını kimin taşıyacağına kendisinin karar verdiğini, müvekkili şirketin davacı ile yapılan ticari ilişkiden dolayı davacının kusurlu hareket ve davranışlarından kaynaklanan, 79.131 USD fazla ödenen bedeli ile 143.000 USD demuraj bedeli olmak üzere toplam 222.131 USD zarar ettiğini beyanla fazlaya ilşkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ye; yurt dışındaki adresine istinabe yolu ile tebligat yapılmış olup, davaya cevap verilmediği görülmüştür.
Bilirkişiler heyetinden alınan 09/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Satıcı davacının Sanathan karşısında satım sözleşmesinde alıcı olarak davalı ...'nun yer aldığı, hem ... Bankası hem de Türkiye'deki ... Bankasının yazısından davaya konu dört konteynerdeki ürünlerin bedelinin alıcı tarafından ödenmediğinin anlaşıldığı, ...'nun ödemeye dair dekontlarının da mevcut olduğu fakat bunlar için mali defterlerin ile Sanathan-... arasındaki cari hesabın incelenmesi gerekeceğini, ancak bu yolla ödeme yapıldığının ispat edilebileceği, tek başına dekontlardan davalı lehine sonuç çıkarılamayacağı, ... firmasının eşyanın geri gönderilmesine yönelik işlemlerde Sanathan karşısında taşıma işini organize ettiği, bu kapsamda eşyanın gönderilmesi yerine ordino ile teslimini sağladığından ... firmasının zarardan sorumlu olduğu, ...'nun da tesellüm etmesine rağmen kısmi ödeme yaparak eşyayı ... firmasına satması münasebetiyle satım sözleşmesinde alıcının semen ödeme yükümlüğüne istinaden davaya konu ürün bedellerinden sorumlu tutulabileceği, eşyanın teslimi nihayetinde taşıyan üzerinde olduğundan eşyanın hak sahibi olmayan kişiye teslimine sebebiyet veren taşıyan ...'nun da zıya hükümlerine istinaden sorumlu tutulabileceği, davalıların dava dilekçesine konu 117.991,24USD talebinden müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Mali müşavir bilirkişiden alınan 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Gerek davacı tarafından dava dosyasına sunulan fatura, konşimento ve davacının muhabir bankası ... of ... taralından düzenlenmiş olan “Döviz Faturası İşlem Bildirimi” belgelerinin, gerekse davalı ... tarafından ibraz edilen banka dekonllarının tetkiki ve ... Bankası'nın 12.11.2019 tarihli cevabi yazısı doğrultusunda, davaya konu ... seri nolu fatura bedelleri toplamı 117.991,24 USD'nin davacıya ödemesinin yapılmamış olduğu, ayrıca davalı ...'nun inceleme günü yasal defterlerini incelemeye ibraz etmediği, bu sebeple davalının yasal defterleri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, davalı ... tarafından 30.01.2018 tarihli davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen ve davaya konu faturalar için yapıldığı beyan edilen, 25.11.2016 tarih, 15.000 USD'lik banka dekont aslının ve swift mesajının Mahkemeye ibraz edilmesi halinde, davacının toplam 117.991,24 USD'lik 4 adet fatura alacağından iş bu tutarın mahsubu gerektiği kanaatine varılmıştır.
Dava; davacı tarafından davalı ... firmasına satışı yapılan malların satış bedelinin ödenmemesi ve davacının bilgi ve rızası dışında elden çıkarılması nedeni ile ortaya çıkan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, Hindistan'da mukim olan müvekkili şirketin, dava dışı .... A.Ş ile polyester iplik satımı konusunda anlaştığını, malların Türkiye'ye deniz yolu ile taşındığını, satış CİF teslim şartıyla yapıldığından navlun ve sigorta bedelini davacının ödediğini, ancak alıcı ...'ın fatura borcunu ödememesi üzerine, toplam 9 konteyner içerisindeki ürünlerin satışı için davalı ... firması ile anlaşma sağlandığını, davalı ...'in aracılığı ile taşıyıcı ... tarafından ... firması adına yeni konişmentolar düzenlendiğini, ...'nun 9 konteyner malından 5'inin bedelini ödeyip 4 konteyner mal için ödeme yapmaktan kaçındığını, ödenmeyen mal bedelinin 117.991,24 USD olduğunu,davalı ...'in muhafazı altında bulunan bu malların Hindistana geri gönderilmesi konusunda bu şirketle anlaşma yapılarak taşıma öncesi ...'a demuraj ve diğer masrafları için 32.227 USD nin ödendiğini, ancak davacı tarafından istenmesine rağmen gemi bilgileri paylaşılmadığı gibi telefon ve e-posta mesajlarınada cevap verilmediğini, sonradan yapılan araştırma ile malların ... tarafından gümrükten çekilerek ... Antreposuna götürülüp burada da dava dışı ... Tekstile satış ve tesliminini yapıldığının öğrenildiğini, ...'nın banka ödemesi ve cirosunu görmeden ordino düzenleyerek malların ... tarafından çekilmesini sağladığını, ...' nın ödemenin yapıldığına dair ... Bankasının teyit belgesi ve konişmento asılları sunulmadan malların çekilmesine sebebiyet verdiğini, bu şekilde tüm davalıların 4 konteyner malın bedeli ödenmeden müvekkilinin elinden çıkmasına sebebiyet verdiklerinden 117.991,24 USD mal bedelinden davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürmektedir.
Davalı (alıcı firma) ... vekili ise; davacı şirketin, dava dışı .... Ve Tic. A.Ş'ye sattığı 9 konteyner mal bedelinin ödememesine müteakip malları müvekkili firmaya devir edildiğini, davacıya toplam 342.382 USD ödeme yapıldığını, dolaysıyla müvekkilinin davacı firmadan (342.382 USD- 9 adet tır bedeli 263.251,24 USD =) 79.131 USD alacağının bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin Davalı ... ... firmasına 143.000 USD demuraj bedeli ödediğini, dolayısıyla müvekkilinin toplamda 222.131 USD zarar ettiğini beyan elmiştir. Diğer davalı ... vekili ise alıcı firmaların onay vermemesi ve davacı tarafından da orjinal konişmentolar sunulmaması nedeni ile malın mahrece iade işleminin yapılamadığını savunmuştur.
Davacı ... ile ... arasındaki satım ilişkisini gösteren davacı faturaları dosyaya ibraz edilmiş olup, davalı ... vekili tarafından da cevap dilekçesinde taraflar arasında satım sözleşmesinin mevcudiyeti ikrar edilmiştir. Dolayısıyla davacı ile davalı ... arasında satım ilişkisinin olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı ile dava dışı ... arasındaki satışa ilişkin faturalar ile konişmentolardan sözkonusu bu ilk satımın CİF teslim şartıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. CİF satımda, navlun sözleşmesi kurma borcu satıcıya aittir. Dosyaya sunulan ... konişmentolarında, taşıyanın davalı ... olduğu, gönderilenin (alıcının bankası) ... Bankası, ihbar olunanında davalı alıcı ... olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla, davacı ...'ın, ... vasıtasıyla taşıyan ... ile anlaşılarak eşyanın İstanbul'a taşınmasının sağlandığı anlaşılmaktadır.
... bankasına ait banka dekontlarının tetkikinden; davalı ... tarafından davacı şirkete banka aracılığıyla 342.382,50 USD, davacınında davalı ... Hiz. Tic. Ltd. Şti.'ne 143.000 USD ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından bilirkişi incelemesine yasal ticari defterler ile dayanağı belgeler ibraz etmediğinden gerek davacıya, gerekse 2.davalıya yapılan ödemeler ile bu ödemelerin dayanağı faturaların davalı defterlerine kayıt edilip edilmediği, ödemelerin hangi faturalara istinaden yapıldığı, davalının defter kayıtlarına göre tespit etmek mümkün olmamıştır.
Davalı ... tarafından davacı şirkete ... Bankası aracılığıyla 22.09.2021 tarihinde gönderilen 129.000 USD'nin swift mesajının detayı incelendiğinde ise; Davacı tarafından tanzim edilen “STPL 335,336,337,338 nolu faturaların ödeme” açıklamasının yer aldığı ve davaya konu faturalar içeriği malların bedelini ihtiva etmediği saptanmıştır. Dolayısıyla, davalı ... tarafından davaya konu faturaların ödendiğini gösteren herhangi bir ödeme/tahsilat belgesi dosyada kapsamında yer almamaktadır.
Davacı tarafından dava dosyasına sunulan fatura, konşimento ve davacının muhabir bankası ... tarafından düzenlenmiş olan “Döviz Faturası İşlem Bildirimi” belgelerinin
tetkikinden; Davacı tarafından davalı ...'ya satışı yapılan 401.857,20 USD'lik ürünler karşılığında kesintiler sonrasında 380.931 USD tahsilat yapıldığı, davaya konu olan 4 adet, 117.991,24 USD'lik ürünlerin ihracat bedelinin ise tahsil edilmemiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... vekili, davacı tarafından satışı yapılan malların bedelelinin ödendiğini savunarak buna dair banka dekontlarını ibraz etmiştir. Sözkonusu dekontlar ile davacının düzenlediği satış faturaları, konşimentolar ve diğer belgelerin karşılaştırılmasından, davalı ... tarafından banka havalesi ile davacıya yapılan 342.382,50 USD'lik ödemenin 327.382,50 USD'nin tahsilatına ilişkin taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, 327.382,50 USD'lik ödemelerin davaya konu ihracat malları haricindeki başka faturalar karşılığı yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz tarafından ... Bankası ... Caddesi Şubesi'ne yazılan 03.10.2019 tarihli müzekkere ile; yazı ekinde gönderilen ödenmeyen ihracaat dökümanları iadesi konulu yazıya esas dava konusu dört konteyner mal ile ilgili alıcı davalı ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, konşimentoların kime, neye göre teslim edildiği konusunda bilgi verilip, bankada bulunan akreditif satışa ilişkin tüm belgelerin dava dosyasına gönderilmesi istenmiştir. ... Bankası A.Ş Genel Müdürlüğünden gelen 12.11.2019 havale tarihli cevabi yazısında, kayıtlarında yapılan araştırmada davaya konu edilen 117.991,24 USD bedelli 4 konteyner mal ile ilgili ödeme yapılmadığı bu nedenle tüm belgelerin muhabir bankaya iade edildiği bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunda, dosyaya ibraz edilen, davacının muhabir bankası ...'nın düzenlemiş olduğu“Döviz Faturası İşlem Bildirim Belgesi” ile her bir tahsilatın hangi fatura için yapılmış olduğuna dair belgeler üzerinde şerhin yer aldığı, buna göre davalının davaya konu fatura bedellerini ödemediğinin tespit edildiği, dosyada bulunan ödeme dekontlarına göre davalı ... tarafından ... Bankası aracılığıyla davacı şirkete 342.382,50 USD, 2 nolu davalı ... Hiz. Tic. Ltd. Şti.'ne de 143.000 USD ödeme yapılmış olduğu, davacıya 25.11.2016 tarihinde yapılan 15.000 USD'lik ödemenin hangi fatura için yapıldığı anlaşılamadığından, bu ödemenin dava konusu mallar için yapılıp yapılmadığının saptanması için banka dekontunun aslı ile ...mesajının dosyaya ibrazı gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen 15.000 USD'lik ödemeyle ilgili ... bankasının 24.12.2021 tarihli yazı cevabı ekinde mahkememize gönderilen 25.11.2016 tarihli 15.000 USD tutarlı swift mesajı, dekont sureti ve ödeme talimatı örneği ile davacı vekilinin 29.12.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan belgelerin tetkikinden; bilirkişi raporunda belirtilen 15.000 USD tutarlı ödemenin Sanathan tarafından ... adına düzenlenen 29.07.2016 tarihli ... nolu 30.096 USD tutarlı bir başka faturaya ilişkin avans ödemesi olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda başka bir ihracata karşılık yapılan bu ödemenin dava konusu alacaktan mahsup edilmesi sözkonusu değildir. Dolayısıyla ...'nun, dava konusu 4 konteyner mal bedeli olan 117.991,24 USD'yi davacıya ödenmediği sonucuna varılmıştır.
Davacı (satıcı) ..., bedeli ödenmeyerek belgeleri iade edilen konteynerlerin Türkiye'den Hindistan'a dönüşü işlemlerinin organizasyonu maksadıyla da davalı ... ile anlaşma yaptığı,... firmasının eşynanın İstanbul'a gelişi ve Hindistan'a dönüş işlemleri açısından taşıma işleri organiztörü (TTK m. 917) gibi hareket ettiği ... tarafından Sanathan'a gönderilmiş olan 5/6/2017 tarihli e-posta yazısı ile dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Zira sözkonusu e-postada ..., taşıyandan en iyi teklifi aldıklarını ve teklifin epostada belirtilen rakamlardan oluştuğunu ifade etmiştir. Ayrıca yine 06/06/2017 tarihli epostada eşyanın geri gönderilmesine yönelik işlemleri yürüttükleri belirtmiştir. Ayrıca ... tarafından davacıya gönderilen 08/06/2017 tarihli e-postada ithalat işlemlerinin tamamlandığı ve sair masrafların ödenmesi halinde malların ihraç edilebileceği, gemide rezervasyonun yapıldığı davacı tarafa iletilmiştir. Ayrıca ... firması tarafından Sanathan firmasından talep edilen ödeme için 07/06/2017 tarihli ve ... sayılı 32.227USD bedelli fatura düzenlenmiştir. Faturaya konu alacak kalemlerinin demuraj ve gümrük masraflarından oluşmaktadır. Yine düzenlenen diğer bir fatura ise dönüş yolculuğu (İst-Hindistan) navlununa ilişkindir.
Ancak, ... malların Hindistan'a geri gönderilmesi ile ilgili taşıma taahhüdünü yerine getirmemiştir. ... Gümrük Müdürlüğünün 08/08/2019 tarihli yazısında malların Ulustrans adlı antrepoda depolandığı, ardından “Nakışlar gümrük müşavirliği" tarafından ardiye tutarlarının ödenerek 4 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile çıkışının yapıldığı, “serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile milleştirildiği” belirtilmiştir. Bu yazının ekindeki belgelerden, davalı ... firmasının ürünleri 27/01/2017, 08/02/2017,06/02/2017 ve 03/02/2017 tarihli faturalarla sabit olduğu üzere 33.060-USD,31.570,36USD, yine 33.060USD ve 30.016,50-USD bedellerle dava dışı ... firmasına sattığı, gümrük beyannamesinde malın sanki Sanathan'dan ...'e gönderilmiş gibi gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda antrepoda duran ürünler ... tarafından dava dışı ... firmasına satılarak tesliminin gerçekleştirildiği dosya kapsamına göre sabittir.
Dosya kapsamına göre, gerek eşyanın Hindistan'dan Türkiye'ye getirilmesinde gerekse Hindistan'a geri gönderilmesi konusunda Taşıma işleri organizatörü olarak hareket eden ... firmasının onayıyla, konişmento olmaksızın dava konusu malların davalı ...'ya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Zira, davacı vekilinin 31.03.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu, eşyanın ... firmasına tesliminde sakınca olmadığını gösterir ... numaralı 4 adet ordino ...'nın kaşe ve imzası ile düzenlemiştir. Bu ordinolarda ... olan konişmento numaraları ile ... olan konteyner numaraları kayıtlıdır. Halbuki ..., bu konteynerler için Sanathan firmasına demuraj ve İstanbul-Hindistan navlun faturası kesmiş ve bedelinide tahsil etmiştir. Dolayısıyla, davalı ..., malların Hindistana geri gönderilmesini üstlendiği halde, davacıya karşı olan bu taahhüdünü yerine getirmeyerek malların hak sahibi olmayan ...' teslimine onay veren ordinoları düzenlemiştir. ... vekili bilirkişi raporunun düzenlenmesi aşamasından sonra ordinolardaki imzalara itiraz etmiş olsada, ... vekili tarafından 11.01.2021 tarihli dilekçede, ordinoların ... tarafından düzenlendiğinin beyan edilmesinin yanı sıra ...'nın malların geri gönderilmesi ile ilgili davacıya olan taahhüdü, bu konuda davacıdan yaptığı tahsilatlara rağmen taşımanın neden yapılamadığı konusunda davacıya tek bir bilgi vermemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, ordinoların ...' nın bilgisi dışında düzenlendiği savunmasının gerçekçi ve inandırıcı olmadığı kanaatine varıldığından, ... vekilinin savunmasına itibar edilmemiştir.
Huzurdaki davada tespit edilmesi gereken bir başka husus, taşıyanın yükü teslim borcunun kapsam ve/veya şeklidir. Bu noktada dikkate alınması gereken hükümler de TTK 1230, 1236 ve 1242 maddeleridir. Zira Kanun 1230/1 'de "Konişmentonun meşru hamili, eşyayı teslim almaya yetkilidir." Hükmünü havi olup; söz konusu hükmün mefhumu muhalifinden, taşıyanın eşyanı konişmentonun meşru hamiline teslim etmekle, teslim borcunu gereği gibi ifa etmiş sayılmaktadır. Diğer taraftan kanun, I230 maddesindeki düzenlemesine paralel olarak/onu tamamlamak suretiyle 1236. maddesinde de, eşyanın ancak konişmentonun taşıyana ibrazı karşılığında teslim edileceğini/edilmesi gerektiğini düzenleme altına almıştır. Sözkonusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kıymetli evrak niteliği gereği, eşyayı temsil eden konişmentonun teslimi karşılığında yükün teslimi taşıyanın teslim borcunu sona erdirmekle birlikte; aksi, yani yükün konişmentosuz teslimi halinde ise, taşıyanın navlun sözleşmesinden kaynaklanan teslim borcunu gereği gibi ifa etmediği söylenebilecektir.
... Bankasının 06/06/2017 tarihli yazısı ekinde “3 orijinal konişmento” olduğu ifade edilmektedir.Dava konusu mallara ilişkin Konişmentolar yurtdışı ödeme işlemi sebebiyle banka lehine tanzim edilmiştir. Dolayısıyla konişmentoya göre mallar üzerinde hak sahibi, TTK m. 1228 ve devamı maddelerine göre taşıyandan eşyanın teslimini talep edebilecek ya da bu hakkı ciroyla bir başkasına devredebilecek kişi ... Bankasıdır.Yoksa senette “notify party” olarak ... firmasının adının geçmesi, kendisi satım sözleşmesinde alıcı olsa bile, eşyanın teslimini taşıyandan talep edebileceği manasına gelmez. O yüzden bu noktada taşıyandan eşyanın teslimini talep edebilecek ya da bu hakkı bir başkasına devredebilecek kişi ... Bankasıdır. Olayda emre yazılı (to order of ... Bankası) Konişmentolar yurtdışı ödeme işlemi sebebiyle banka lehine tanzim edilmiştir. Dolayısıyla bu aşamada hak sahibi ve dolayısıyla eşyanın teoride kendisine teslimini talep edebilecek kişi ... Bankası'dır. O yüzden bu noktada taşıyandan eşyanın teslimini talep edebilecek (TTK m. 1228 vd) ya da bu hakkı bir başkasına devredebilecek kişi ... Bankasıdır Bu yönde davacı ... firması tarafından taşıyan ... firmasına gönderilen 19/10/2016 tarihli yazıda eşyanın ...firması yerine ... firmasına satılmasına istinaden yeni gönderilenin “... Bankası” olduğu açıkça bildirilmiştir. Olayda emre yazılı bu konişmentoların (-To order of ... Bankası) arka yüzünde ... Bankasının ... lehine cirosuna da rastlanmamıştır. O yüzden taşıyanın eşyayı ... şirketine teslimi, hukuki manada eşyanın yanlış kişiye teslimi niteliğindedir. Dolayısıyla, taşıyan eşyayı konişmentonun meşru hamiline teslim etmeyerek TTK'nın 1230 ve 1236. Maddelerine aykırı davranmakla, davacının117.991,24 USD zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda; yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının bilgi ve rızası dışında hak sahibi olmayan üçüncü bir kişiye teslim edilmesi nedeniyle tahsil edemediği 117.991,24 USD mal bedelinden dolayı, davalıların davacıya karşı sorumlu oldukları kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın KABULÜ ile 117.991,24 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİ yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile 117.991,24 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalılardan MÜŞTEREKEN ve MÜTESELSİLEN tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 31.675,72 TL karar harcından 7.907,05 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23.768,67 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 40.235,27 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 7.943,05 TL ilk harç, 196,00 TL posta gideri ile 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.139,05 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile Davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı ... vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2021
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır