T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2018/212 Esas
KARAR NO: 2022/105
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:11/06/2018
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
28/09/2020 TARİH 2018/... ESAS 2020/...
KARAR SAYILI BİRLEŞME KARARINA KONU DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/06/2018
KARAR TARİHİ: 09/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Esas davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hava,kara ve denizyolu taşımacılığı yaptığını, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu 332.361,02 TL tutarında cari hesap borcunu tahsil edemediğini, alacağın tahsili amaçlı olarak davacı tarafından davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünü 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin akları saklı tutulmak kaydıyla davanın kabulünü taleplerinin kabul edilmediği takdirde alacak davası devamını, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamını %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Birleşen Davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kara ve denizyolu taşımacılığı yaptığını, müvekkilinin davalı şirketten ticari iş ilişkisi sonucunda sonucunda oluşan 266.870,87 TL cari hesap alacağını tahsil edemediğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin "borçlu olmadığı" savıyla icra takibine itiraz ettiğini, müvekkilinin ticari defter kayıtlarında davalı şirketin cari hesaba dayalı müvekkiline 266.870,87 TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Esas ve birleşen davada davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
01.03.2019 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; davacı ticari defter kayıtları üzerinden tek taraflı yapılan incelemelerde, davacı tarafından ibraz edilen ticari defter, belgeler ve dosya münderecatının incelenmesi neticesinde; davacı tarafından ibraz edilen 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ancak davacının ticari defterlerine kayıt yönteminin Türkiye Vergi Usul Kanunu, Tek düzen hesap planı ve genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun olmadığının tespit edildiği, bu kapsamda ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, davacının düzenlediği faturalar ve faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğu gözetilerek, faturalara dayalı alacak miktarı olarak davacının davalı yandan kayden 232.760,20 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, alacak mesnedi gösterilen fatura konula gözetildiğinde, atıfta bulunulan taşımalar, taşıma bedeli, transport bedeli, ölçme bedeli ve malın taşıma için alınması bedellerinden oluşan faturaların ödendiği-bu hizmetlerin alınmadığı ve sair şekilde bir itiraz olmadığından faturalara dayalı ve faturalar toplamı kadar alacağın varlığından söz edilebileceği, davacının alacak sebebini takipte açıkça belirtmediği, açıkça cari hesap bakiyesi alacağı şeklinde takipte bulunmadığı, taraflar arasında TTK m. 89 ve devamı hükümlerine göre tesis edilmiş cari hesap ilişkisinin de sabit olmadığı, davacı alacağının düzenlediği faturalara dayanan alacak olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
31.08.2020 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda özetle; Dosyaya sunulan ek deliller, alınan müzekkere cevapları ve eki dış ticaret evrakı incelemesinden davacının taşıma sürecini organize ettiği taşımaları ortaya koyduğu, ancak bu taşımalarda davalının akdi taşıyan sıfatı ile ticari ilişki içinde olduğunun gelen taşıma evrakından anlaşılamadığı, buna karşın, davacının davalı ile olan süregelen ticari ilişkisi, davalı ödemeleri ve davacı tarafından düzenlenen faturalara açık itiraz olmadığının tespit edildiği, itiraza uğramayan faturalar ve davalı ödemeleri gözetilerek, davacı yanın bakiye 232.760,20 TL alacağının belirlendiği kök rapor değerlendirmelerinin işbu aşamada da devam ettiği, kök rapordaki hesap, inceleme, tespit ve değerlendirmelerinin yerinde olduğu hususunda görüş bildirilmiştir.
07.01.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı ... ... Ltd. Şti., davalı ... Ltd. Şti.’ne 13.11.2017 tarihinde 332.362,02 TL ilamsız takipte ödeme emri gönderildiği, alacağın dayanağı olarak .... İcra Müdürlüğü 2017/... E. Sayılı dosyadan (266.870,87 TL takip tutarı) arta kalan miktar olduğu, davacı ile davalı arasında 16 Ağustos 2016 ile 7 Kasım 2017 arasında gerçekleşen hesabın bulunduğu, bu cari hesaptan dolayı davacının 599.231,89 TL alacaklı olduğu, bu tutarın 266.870,87 TL’sının .... İcra Müdürlüğü 2017 / ... E. Sayılı dosyada icra takibine konu edildiği, davacının cari hesap alacağı kapsamında icra takibine konu olmayan 332.362,02 TL alacağının bulunduğu, davacının iddia ettiği davalı adına gerçekleştirdiği deniz yolu taşımacılığından doğan navlun alacakları ile ilgili olarak yalnızca kesilen faturalarda gerçekleştiği iddia edilen taşımaların detayları var olup, asıl bu iddiaya mesnet olması gereken, taşımanın gerçekleştiğinin ispatı olan ilgili konşimentoların dosyada mübrez olduğu belirtilmiştir.
25.10.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davalının 2016 yılı ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde noter açılış onamasının ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla davacının 2016 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığını, davacının 2017 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının yasal süresi içerisinde alınmış olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığını, davacı şirket tarafından davalı adına 2016 ve 2017 yılında muhtelif tarihlerde tanzim edilen faturalar karşılığı yapılan tahsilatların mahsubu ile davacının davalıdan 31/12/2017 tarihi itibariyle 599.231,89 TL alacaklı olduğunun gözüktüğünü, davacı tarafından başlatılan icra takipleri ile davalıdan işbu alacak bakiyesinin talep edildiğini, davacı tarafından davalı adına 2016 ve 2017 yılında tanzim edilen 60 adet toplam 831.846 TL'lik faturanın bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirimin yapılmış olduğunun tespit edildiğini, davalı defterlerinin incelemeye ibraz edilmemiş olmasından ötürü herhangi bir inceleme yapılmadığı, taraflar arasında herhangi bir cari hesap farkının var olup olmadığının tespit edilemediğini, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 05/02/2021 tarihli cevabi yazı ekinde yer alan davalının 2016-2017 yıllarına ait BA formlarının tetkikinde, davacı tarafından davalı adına 2016 ve 2017 yılında tanzim edilen 38 adet toplam 577.429 TL'lik faturanın yasal defterlerine kaydedilerek, bağlı bulunduğu vergi dairesine mal/hizmet alım formu BA ile bildirim yapıldığını, davacı tarafından davalı adına 2016-2017 yılında toplam 60 adet 831.846 TL'lik faturanın tanzim edilmesine karşılık, davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine 38 adet toplam 577.429 TL'lik faturanın bildiriminin yapılmış olduğunu, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 22 adet 254.417 TL'lik faturaların ise davalı tarafından bağlı bulunduğu vergi dairesine bildiriminin yapılmamış olduğu tespit edildiğini, davacı tarafından ibraz edilen yasal defterleri ile uyumlu davalıya ait muavin kayıtlarda, ... ... Transfer açıklaması ile 89.000 USD'nin (79.000 USD- 75.000 TL) tahsil tarihleri itibariyle davalı hesabına alacak kaydedildiği, 07.11.2017 tarihinde ise davalı hesabına borç, dava dışı ... firmasına alacak kaydedilmek suretiyle düzeltme kaydı tahsis edildiğinin tespit edildiğini, davacı şirket banka hesabına, 69.000 USD'lik havalenin dava dışı ... şirketi tarafından, 75.000 TL (20.000 USD karşılığı)'nin ise davalı şirket tarafından yapıldığını, davalı hesabına borç kaydı yapılan 20.000 USD karşılığı 75.000 TL tutarın gerek davacı şirket tarafından heyetimize, gerekse davalı şirket yetkilisi tarafından dava dışı ... ... tarafından ... Bankası ... / ... Şubesi vasıtasıyla “EFT ... Gümrük” açıklaması ile gönderilmiş olduğunu, bu tutarın davalının hesabına tekrar borç kaydedilerek dava dışı ... şirketinin hesabına alacak kaydedilemeyeceği, davalının borcundan mahsup edilmesi gerektiğini, dava dışı şirketin 23/02/2021 ve 27/04/2021 inceleme günü yasal defterlerini ibraz etmediğini, bu sebeple dava dışı şirketin yasal defterleri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığını, netice olarak davacının davalıdan, davalı BA bildirim formu ile bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirimi yapılmadığı tespit edilen toplam 257.836,71 TL'lik faturalar içeriği hizmetin verildiğinin kabulü halinde, davacının davalıdan 31.12.2017 cari hesap alacağı 599.231,89 TL - davalının banka havalesi 75.000 TL = 524.231,89 TL alacaklı olduğu hesap edildiğini, toplam 257.836,71 TL'lik faturalar içeriği hizmetin verildiğinin kabul edilmemesi halinde ise 599.231,89 TL alacaklı olduğu hesap edildiğini, davalı tarafın bilirkişi itiraz dilekçesindeki beyanları arasında yer alan “davacının c/h ekstresinin 07.11.2017 tarihinden sonraki hesap hareketleri tamamen davalının talimat ve bilgisi dışında gerçekleşmiş olan virmanlar olduğunu, bu tarihten sonraki hesap hareketlerinde davalıya ait hiçbir işin yapılmadığını” ifadesinden hareketle, nihai takdir Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere, o tarihe kadar yapılan işlemleri ise zımnen kabul ettiğinin değerlendirildiğini, diğer taraftan, muhasip bilirkişisi tarafından defter kayıtları esas alınarak belirlenen alacak miktarındaki tarih ise 31.12.2017 tarihi yani davalının zımni kabulünden yaklaşık 1,5 ay sonrasına ait olduğunu, şu halde esasen, işten çıkarılmış olunmasına rağmen, önceleri davalının işletmesinde çalışan dava dışı ... ...'nin, en azından 07.11.2017'ye kadar, davalı adına davacı tarafla giriştiği işlemler ve bu işlemlerden kaynaklı borçların davalının bilgisi ve kabulünde olduğu değerlendirildiğini, meselenin davalı tarafça sunulan belgeler açısından incelenmesini yapmak gerekirse dosyaya nihai olarak iddiaya konu taşıma ilişkisinin varlığını ispat amacıyla dört adet konişmentonun ibraz edildiğinin görüldüğünü, söz konusu konişmento ve faturalardan sadece birinin dava dışı ... şirketi yetkilisi ve aynı zamanda davalının çalışanı ... ...'nin SGK kayıtlarına göre işten çıkarıldığı tarihten sonrasına ait olduğu ve tamamının, davalının (07.11.2017) zımni kabulünden önce tanzim edildiği, bu yönüyle davalının savunmasını haklı çıkarmadığı gibi, davalının talebine konu diğer alacaklarına konu taşımaları ispatlamadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Esas ve birleşen dava da dava; deniz taşımasından kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra dosyalarının incelenmesinden; davacı- alacaklı ... ... Ltd. Şti. tarafından asıl dava konusu ....İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra takibinde 332.361,02 TL alacağın, birleşen davaya konu olan ....İcra Müdürlüğün 2017/... Esas sayılı dosyasında da 266.870,87 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için davalı- borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalının her iki takibe karşı süresinde itiraz etmesi nedeniyle icra takiplerinin durdurulduğu, asıl ve birleşen davanın İİK 97.maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
Davacı şirketin davalıya taşıma hizmeti verdiği, dosyaya sunulan taşıma belgeleri ve faturalar ile ... Gümrük Müdürlüğünden celp edilen taşıma ve gümrük kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Davalı her iki davaya karşı cevap dilekçesi sunmamakla birlikte, davalı şirket temsilcisi 12.02.2020 tarihli dilekçesinde; davalının daha önce firmalarında çalışan ... ...nin tanıdığı ve iletişim kurduğu bir nakliye firması olduğunu, bu kişinin kendi şirketinin alt yapısını oluşturacak bazı nakliye işlerini ... firmasına yaptırdığını, daha sonrada kendi adına ... firmasını kurduğunu, 15.03.2017 tarihinde işten ayrılan bu kişinin ayrılış tarihinden itibaren yaptığı işler ile ... firmasının bir ilgisinin bulunmadığını, borç bakiyesi karşılığı olarak 24.04.2017 tarihli 20.000 USD’lik çek + 18.05.2017 tarihli 20.000 USD’lik + 21.06.2017 tarihli 10.000 USD’lik olmak üzere toplam 50.000 USD’lik 3 adet ödeme evrakı verilerek mutabık kalındığını, bahsi geçen ödemelerin yapılması neticesinde davacıya ait C/H ekstresinin 10.10.2017 tarihi itibariyle sıfırlandığını, ancak sonradan ... firmasının cari hesaplarında bilgi ve rızaları dışında oynama yapılarak ...'nın yeniden borçlandırıldığını, bilirkişi raporu ile daha önce yapılmış olan ödemelerin ... firmasına virman edildiğinin görüldüğünü, davacının bu transferleri neye istinaden yaptığına ilişkin belgeleri mahkemeye sunması gerektiğini, faturaların ispatı için asıl olarak incelenmesi gereken belgelerin bu konşimentolar olduğu yönünde tespite katıldıklarını, konşimentolarda sol üst köşesinde gönderici/ihracatçı firmanın ticari unvan ve adresi onun hemen altında ise alıcı/yurtdışındaki ithalatçı firmanın ticari unvan ve adresinin bulunduğunu, sağ üst köşesindeki büyük kare kutucuğa ise taşımayı yapan asıl nakliyeci firmanın unvan/kaşe ve adresinin bulunduğunu hemen altında da forwarder olarak tabir edilen aracı acentelerin isimlerinin bir not halinde yer aldığını, davacı tarafından düzenlenen konşimentolara bakıldığında aracı nakliyeci veya forwarder olarak davalının adına rastlanmayacağını, farklı bir tüzel kişilik unvanın olduğunun görüldüğünü, davalının bahse konu faturaların içeriğindeki eşyaların taşınması ile bir ilgisinin bulunmadığının ileri sürerek borca itiraz ettiğini bildirmiştir.
Taraflar tacir olup alacak sözleşme ve faturaya dayandığından mahkememizce her iki yanın ticari defter kayıtları üzerinde Muhasip bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalı taraf defter ibrazından kaçınmış olduğundan inceleme davacının ticari defterleri üzerinde yapılmıştır. 07.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalıya hesapta kayıtlı faturalardan dolayı davacının davalıdan 599.231,89 TL cari hesap alacağının olduğu tespit edilmiştir.
Davacının ticari defter kayıtlarında; davacının davalıdan 31.12.2017 tarihi itibarıyla 599.231,89 TL. alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Davalı şirket defter ibrazından kaçınmış olduğundan davacı faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı saptanamamıştır. Ancak davalının bağlı olduğu ... Vergi Dairesinden getirtilen BA formlarının tetkikinden, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalardan 22 adet 254.417 Tl.’lik faturalar dışındaki diğer faturaların davalı tarafından bağlı bulunduğu vergi dairesine bildiriminin yapılmamış olduğu görülmüştür.
Asıl ve birleşen davaya konu alacağın dayanağı olan davacı faturaları 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olup en son fatura mayıs 2017 tarihinde kesilmiştir. Davalı şirket yetkilisi 18.12.2020 tarihli dilekçesinde, "yapılan ödemelerle 10.10.2017 tarihinde hesabın sıfırlandığını" beyan ettiğinden, söz konusu beyan ile davacı faturalarının davalı tarafından kabul edildiği, davalının itirazının faturalara değil, borca karşılık yapılan ödemelerin ... 'ın hesabına aktarılmasına ilişkin olduğu, değerlendirilmiştir.
Davacı defterlerinde, davalıya ait hesap kayıtlarının incelenmesinden, toplam 69.000 USD’lik havalelerin davalı hesabına tahsil tarihi itibarıyla alacak olarak kaydedildiği, daha sonra 07.11.2017 tarihinde yapılan düzeltme kaydı ile bu tutarın dava dışı ... hesabına alacak, davacıya borç olarak kaydedilmiş olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Davalı şirket temsilcisi söz konusu havalelerin kendi şirketi tarafından yapıldığını ileri sürmüş ise de banka dekontları üzerindeki kayıtlar ile ... bankasının 7.03.2022 tarihli cevabi yazısından 69.000 USD'lik (24/03/2017 tarihinde 4.000 USD, 10/04/2017 tarihinde 15.000 USD, 24/04/2017 tarihinde 20.000 USD, 21/06/2017 tarihinde 10.000 USD ve 18/05/2017 tarihinde 20.000 USD olmak üzere toplam 69.000 USD) ödemenin ... Ltd. Şirketinin hesabından ... ... Nakliyat Hesabına gönderildiği anlaşıldığından davalının borcundan mahsup edilemeyeceği kabul edilmiştir. Buna karşın davalı hesabına borç kaydı yapılan 20.000 USD karşılığı 75.000 TL. tutarın sunulan banka dekontundan da görüldüğü üzere; dava dışı ... ... tarafından ... Bankası ... / ... Şubesi vasıtasıyla “EFT ... Gümrük” açıklaması ile gönderilmiştir. Bu durumda sözkonusu 75.000 TL'lik havalenin ... adına yapıldığı ispatlanamadığından, davalının borcuna karşılık yapılan bir ödeme olduğu, davalının hesabına tekrar borç kaydedilerek dava dışı ... şirketinin hesabına alacak kaydedilemeyeceği, davalının borcundan mahsup edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; Davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 2016-2017 yıllarına ait navlun faturaları, taşıma belgeleri ile ... nden celp edilen gümrük ve taşıma belgelerinden davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği tespit edilmiştir. Davalı şirket temsilcisi, eski çalışanlarından ... ...'nin yürüttüğü nakliye işleri için düzenlenen bazı faturaların şirkete girişinin yapılmadığını, bu faturalardan kendilerinin sonradan haberdar olduklarını, bu şekilde ... ... tarafından alıkonulan birçok faturanın ortaya çıktığını, 07/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen borç bakiyesine karşılık olarak davacıya yapılan ödemeler ile borcun kapatıldığını ve 10/10/2017 tarihinde cari hesabın sıfırlandığını ancak yapılan bu ödemelerin sonradan kendilerinin bir talimatı olmadığı halde ... hesabına alacak, davalı hesabına da borç olarak kaydedildiğini ileri sürmüş ise de, davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğundan HMK 220/3 maddesine göre davacının defterleri kendi lehine delil teşkil edecektir. Yapılan mali incelemeler ile davacının ticari defterlerinde davalıdan olan bakiye alacak tutarı 599.231,89 TL olarak tespit edilmiştir. Davalı şirket temsilcisi taşımalara ve bir kısım faturalara itiraz ettiğini bildirmiş olsa da, 07/01/2020 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde söz konusu raporda tespit edilen 599.231,89 TL borcun ödenerek 10/10/2017 tarihi itibariyle cari hesabın sıfırlandığını bildirmiş olduğundan, bu beyan ile davacının iddia ettiği taşıma hizmetleri ve davacı faturalarını kabul etmiş sayılmaktadır. Bu durumda taraflararasındaki uyuşmazlık sonradan ... hesabına virman yapılan ödemelerin davalı borcundan mahsup edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. ... Bankasının 07/03/2022 tarihli cevabi yazısından toplam 69.000 USD'lik ödemenin ... firmasının hesabından davacı ...'e ait banka hesabına transfer edildiği, 10/03/2017 tarihinde davacı hesabına havale edilen 75.000 TL'nin ise ... ...'nin ... Bankasına ait hesabından gönderildiği anlaşılmaktadır. 75.000 TL'lik ödemeye ilişkin banka dekontunda yer alan “EFT ... Gümrük” açıklamasından bu ödemenin davalı ... firması adına yapıldığı, ihtilaflı olan diğer 69.000 USD'lik ödemenin ise davalı adına davacı hesabına gönderildiğinin ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Bu değerlendirmelerin neticesinde, taraflar arasında ihtilaflı olan 75.000,00 TL ile 69.000,00 USD'lik banka havalesi yolu ile yapılan ödemelerden yalnızca 75.000,00 TL'nin davalı şirket adına ödenmiş olduğu kanaatine varıldığından, bu tutarın borçtan mahsup edilmesi gerektiği, buna göre 599.231,89 TL alacaktan 75.000 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan olan bakiye alacağının 524.231,89 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Asıl davaya konu ....İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra takibinde 332.361,02 TL, birleşen dosyaya konu olan ....İcra Müdürülüğünün 2017/... Esas sayılı icra takibinde ise 266.870,87 TL'nin tahsili talep edilmiş olup, birleşen dava konusu takip daha önce açıldığından, bu dosyadaki alacağın öncelikle ödenmesi gerektiği, kalan alacak tutarının ise asıl dava konusu icra dosyasında istenebileceği değerlendirildiğinden bu doğrultuda; Asıl davanın 257.361,02 TL üzerinden kısmen kabulü, birleşen davanın da 266.870,87 üzerinden kabulü ile bu tutarlara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle tahsili için icra takiplerinin devamına, her iki dava dosyasında kabul edilen alacak likit olduğundan, takdiren %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
A-ASIL DAVADA
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 257.361,02 TL TL takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
Takdiren %20 oran üzerinden hesap edilen 51.472,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 17.580,33 TL karar harcından 4.014,09 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.566,24 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Peşin olarak alınan 4.014,09.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 26.465,27 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 10.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 35.90 TL başvurma harcı, 326,30 TL posta gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.362,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 7.249,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
B-BİRLEŞEN DAVADA
1-Birleşen davanın KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürülüğünün 2017/... Esas sayılı icra takibine itirazının İPTALİNE, 266.870,87 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA
-Takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 53.374,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 18.229,94 TL karar harcından 3.223,14 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.006,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 27.130,96 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 3.264,24 TL ilk harç, 15,20 TL posta gideri 2.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.679,44 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/03/2022
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
✍e-imzalıdır. ✍e-imzalıdır. ✍e-imzalıdır. ✍e-imzalıdır.