T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2018/267 Esas
KARAR NO:2021/471
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/07/2018
KARAR TARİHİ:07/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı sigortalısı .... A.Ş.'ye ait metanol reaktör ekipmanlarının Japonya'nın ... Limanın dan Türkmenistan/Aşkabat'a nakliyesi işi için taşıyan sıfatı ile davalılardan ... ... Hiz. Ltd. Şti. Firması ile anlaşıldığını, ... isimli gemi ile ... Limanına oradan da ... Limanına deniz taşıması yolu ile emtiların nakledildiğini, akabinden kamyon ile Aşkabat'a ulaştırılması ile de kara taşıması gerçekleştirildiğini, diğer davalılar ... A.Ş. Ve ... Ltd. Şti.'ne izafeten ... A.Ş. Nin ise donatan sıfatına sahip olduklarını, taşımada meydana gelen hasarların tespiti için ekspertiz raporu bulunduğunu, rapor doğrultusunda müvekkili şirketin sigortalısına 13.051,96USD sigorta tazminatı ödendiğini, ödenen bedellerin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Hiz. Vekili cevap dilekçesinde özetle; ekspertiz raporunun emtianın teslim tarihinden 7 ay sonra düzenlendiğini, bu nedenle kabul edilemeyeceğini, usulüne uygun olarak süresinde hasar bildiriminde bulunulmadığını, malın teslim tarihinden 8 ay sonra hasar bildiriminde bulunulduğunu, sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, hasarlandığı iddia edilen emtianın brüt ağırlığının anlaşılmadığını, TK 1186 gereği ünite başına 2 SDR sorumluluk dikkate alınarak 667,67SDR yi aşan taleplerin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini, %20 den icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davanın dayanağı olan icra takibinde açık ve net bir şekilde yanlış taraflara husumet yöneltildiğini, dava konusu taşımada müvekkili ... A.Ş.'nin ... Ltd.'nin acentesi olmadığını ve hizmet vermediğini, bu nedenle müvekkiline "izafeten" dava yöneltilemeyeceğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya konu hasarın usulüne uygun olarak taraflarına bildirilmediğini beyanla öncelikle davanın hak düşürücü süre itirazlarının kabulü ile reddine, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddine ve milletlerarası yetki itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptali davası olup; dava konusu hasarın sigorta poliçesi teminat kapsamında kalıp kalmadığı, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği ve davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetleri ile davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın kadri maruf olup olmadığı, ihbarın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygunıp uygulanamayacağı, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmayacağı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Sigorta A.Ş. tarafından borçlular .... Hiz. Ltd. Şti., ... A.Ş., .... Ltd.ye izafeten ... A.Ş. aleyhine 15/08/2017 tarihinde toplam 13.051,96.USD (46.163,47..TL)'nin tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçlu ...'a ödeme emrinin 21/08/2017 tarihinde, borçlu ... A.Ş.ye ödeme emrinin 18/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... tarafından 21/08/2017 tarihli ve borçlu ... tarafından 24/08/2017 tarihli itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu, iş bu davanın 13/07/2018 tarihinde İİK Md. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 30/09/2020 tarihli raporda, 1. davalı ...’un dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatını haiz olduğu ve dava konusu taşımanın hem deniz hem de karayolu ile taşımayı içeren karma bir taşıma olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı; 3. davalı ...’in taşımanın deniz yoluyla gerçekleştirilen bölümü bakımından fiili taşıyan sıfatını haiz bulunduğu; 2. davalıya ise, ancak acente sıfatı ispatlanmak kaydıyla, bu sıfatla müvekkiline izafeten husumet yöneltilebileceği, Dava dışı sigortalı ...’ın dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu ve davacının, dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu, Dosya içeriğinde hasarın TTK m. 1185/1’e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m. 1185/2’ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından ispat yükünün TTK m. 1185/4 uyarınca yer değiştirdiği, Kurulumuzda bulunan uzman bilirkişinin teknik değerlendirmesi çerçevesinde, zararın davalıların sorumlu olduğu bir sebepten meydana geldiği hususunun ortaya konulamamış olduğu; dolayısıyla davacı üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediğinden davalıların dava konusu yük hasarından sorumlu tutulamayacağı, Kurulumuzda bulunan uzman bilirkişinin görüşüne göre ekspertiz raporunda yapılan hesaplamanın kadri maruf olduğu; Sayın Mahkeme’nin davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması hâlinde, toplam zarar miktarı sorumluluk sınırının altında kaldığından, 12.674,50 Amerikan Doları’nın tamamının talep edilmesinin mümkün olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini yinelemişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 18/10/2021 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüş ve tespitlerini yinelemişlerdir.
Taraf vekillerince davaya ilişkin tüm delilleri, konişmento, nakliyat sigorta poliçe örneği, ödeme belgesi, hasar dosyası dosyaya sunulmuştur.
Davalılardan ... vekili tarafından milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olduğundan öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Davalılar vekilince milletlerarası yetki itirazına konu olan ...-01 numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde, davacı sigortalısı olan dava dışı ... firmasının konşimentonun tarafı olmadığı anlaşıldığından, davalılar vekilinin milletlerarası yetki itirazı mahkemece yerinde görülmemiştir.
Davalılar tarafından TTK 1188 maddesi uyarınca hak düşürücü süre itirazı bulunulmuştur. TTK nun 1188. Maddesi uyarınca "eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer ve bu süre eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Zıyaı ve hasarından ileri gelen zararın tazmini için taşıyana talep ve dava hakkına ilişkin bu süre niteliği itibariyle hak düşürücü süredir. " hükmünün yer aldığı, dava konusu emtianın dosyada mevcut ekspertiz raporuna göre, “30/05/2016 tarihinde “...” isimli gemiye yüklenerek Romanya'nın ... Limanına getirildiği, yine deniz yolu ile Hazar Denizindeki ... Limanına, buradan da karayolu ile 26/09/2016 tarihinde proje sahasına transfer edildiği, yükün 26/06/2016 tarihinde gümrükten çekildiği ve depoya giriş yaptığı, özel şekilli yükleme platformunun yol açtığı baskılar nedeniyle bazı valf montaj nozullarının bükülmüş olduğunun farkedildiği ve bu durumun 17-18/10/2016 tarihli hasarlı malzeme tutanağı ile kayıt altına alındığı, emtianın, gönderilene teslim tarihinin 28/09/2016 olduğu, bir yıllık hak düşürücü sürenin 28/09/2017 sona erdiği, icra takibinin ise 15/08/2017 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla davacının alacağını hak düşürücü süre içerisinde talep ettiği anlaşıldığından hak düşürücü süre itirazının reddini karar vermek gerekmiştir.
Dosyada bulunan ve dava dışı satıcı .... tarafından düzenlenmiş olan CIP kaydını havi 18/05/2016 tarihli mal faturası; dosyada bulunan ... referans numaralı “Deniz Yük Sigortası Sertifikası”; ... numaralı, 17/06/2016 başlangıç, 03/11/2017 bitiş tarihli Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile ... Bankası’na ait 11/04/2017 işlem tarihli dekontun incelenmesinden, dava dışı sigortalı ...’ın dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu ve davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediği; dolayısıyla davacının dava dışı sigortalısının haklarına TTK 1472 maddesi uyarınca halef olduğu ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Dosyaya sunulan ve dava konusu taşımaya ilişkin olarak davalılardan ... tarafından dava dışı sigortalı ... adına düzenlenen 28/10/2016 tarih ve ... numaralı navlun faturasında, teslim alma yeri “Moji, Japonya”; teslim etme yeri “... Velayet, ...”; yükleme limanı “Moji, Japonya”; boşaltma limanı “Constanta, Romanya”; navlun 607.755,33 USD karşılığı 1.805.580,31 Türk Lirası olarak gösterilmiştir. Davalılardan ..., 02/09/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde dava konusu taşıma işini üstlenmediği, taşıyıcı sıfatını haiz olmadığı savunmasında bulunmamıştır. Bu çerçevede davalılardan ... firmasının dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatını ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan ve dava konusu taşımaya ilişkin olarak 3. davalı ... tarafından düzenlenmiş olan ...-01 numaralı konişmentodan, dava konusu yükün Moji’den Constanza’ya deniz yoluyla taşınması işinin 3 numaralı davalı ... Ltd tarafından gerçekleştirildiği; dolayısıyla 3 numaralı davalının taşımanın deniz yoluyla gerçekleştirilen anılan bölümü bakımından fiili taşıyan sıfatını haiz olduğu anlaşılmakla birlikte, dava ve icra takibi ... Ltd ye izafeten ... AŞ ye yöneltilmiş ödeme emri ise ... AŞ'ye tebliğ edilmiştir. TTK 105/2 maddesi uyarınca acenteye ancak, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı bu sıfatla dava açılabileceği düzenlenmiş olmakla, dosya kapsamında davalılardan ... AŞ'nin uyuşmazlığa konu taşıma sözleşmesine aracılık ettiği hususu ispatlanamadığından ve bu hali ile de davalı ... Ltd bakımından usule uygun bir ödeme emri tebliği bulunmadığından, bu davalı bakımından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Aynı gerekçeler ile davalılardan ... AŞ'nin uyuşmazlığa konu taşıma bakımından taşıyan rolü dosya kapsamında ispat olamadığından bu davalı bakımından ise davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
TTK 1185/1 maddesi uyarınca zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. TTK 1185/2maddesinde eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Dava dışı sigortalı ... tarafından düzenlenen Eksik-Fazla-Hasarlı Malzeme Tutanağı’nda yükün varış tarihi 26/09/2016 olarak gösterilmiştir. Anılan tutanak 17/10/2016 tarihli olup taşıyıcının yahut bir temsilcisinin imzasını havi değildir. Dosya kapsamında hasarın TTK 1185/1maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair başkaca bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. TTK 1185/4maddesi uyarınca “eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir” düzenlemesi karşısında; bilirkişi raporunu düzenleyen teknik bilirkişi tarafından “dava konusu hasarın ne zaman ve ne şekilde oluştuğunu tam olarak tespit etmenin mümkün olamadığı” kanaatine ulaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta TTK 1185/4 maddesi uyarınca ispat yükü yer değiştirmiş olup, zararın taşıyıcının sorumlu olduğu bir sebeple meydana geldiğini ispat yükü taşıyıcıdan talepte bulunan davacıya aittir. Dava konusu taşıma bakımından davalılardan ..., karayolu ayağı da dâhil olmak üzere nihai varış yerine kadar taşımayı üstlendiğinden, zarar deniz yoluyla taşıma sırasında değil de karayolu taşıması sırasında meydana gelmiş olsa dahi, karayolu taşımasını gerçekleştirenler davalı ...'un yardımcı şahsı olup ... bunların kusurlarından da sorumludur ancak davalı ...'un sorumlu tutulup tutulamayacağının tespiti bakımından zararın sebebinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Dosya İçeriğinde zararın ne şekilde meydana geldiğinin ve taşıyıcının yahut adamlarının bunda kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından esas alınabilecek tek belge hasar ekspertiz raporudur. Burada hasarın elleçleme sırasında ortaya çıkmasının en muhtemel neden olarak göründüğü belirtilmiş olmakla birlikte hasara neden bu elleçlemenin ne zaman yapıldığının dolayısı ile hasarın ne zaman oluştuğunun dosya muhteviyatı belgelere göre tespit edilemediği bilirkişilerce açıklanmıştır. Dosyada alınan bilirkişi raporunu düzenleyen uzman bilirkişi ise, teknik incelemesi neticesinde, emtianın, Japonya’nın Moji Limanından Köstence Limanına deniz yoluyla sevki için, Hamburgda tanzim edilen ... numaralı konişmento kapsamında toplam 9 kap/640.480,00 Kg olarak, ... adlı gemiye yüklendiği, sonrasında, emtianın ikinci aşama olarak Köstence Limanından ...’na deniz yolu ile başka bir gemide taşındığı, Köstence Limanından ...’na yapılan denizyolu sevkiyatına ilişkin herhangi bir bilgi/dökümanın dosyaya sunulmadığı, emtianın bu aşamada da hasarlanmış olma ihtimalinin bulunduğu ancak taşımanın bu aşamasına ait herhangi bir hasar raporunun dosyaya sunulmadığı belirtmiş; ... Limanına ulaşan ... Reaktör parçaları gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından ... plakalı kamyona yüklenerek nihai varış yeri olan proje sahasına sevk edildiğin, eksper raporunda “Emtianın proje sahasında kabulü esnasında, reaktörün, üzerine yüklendiği sehpalara denk gelen vana bağlantı nozulunun eğilerek hasarlanmış olduğunun fark edildiği belirtilmiş ve sigortalı firma yetkilileri tarafından hasar tutanağı tanzim edildiği öğrenilmiştir” denilse de dava dosyasında emtianın proje sahasına kabulü esnasında düzenlendiğini ispatlayacak tarihli bir hasar tutanağı dosyada mevcut olmadığını söylemiştir. Ekspertiz raporunda söz konusu hasarların... Reaktörünün ... Limanından ...’da bulunan proje sahasına karayolu taşıması sırasında meydana gelmiş olabileceği kanaatine varılmış bulunulsa da hasar emtianın kamyondan proje sahasına indirilmesi sırasında da meydana gelmiş olabileceği bilirkişi tarafından açıklanmakla dava konusu hasarın ne zaman ve ne şekilde oluştuğunu tam olarak tespit etmek mümkün olamadığı görüş olarak bildirilmiştir.
Gerek ekspertiz raporunda hasar nedeninin tahmini olarak belirlenmesi nedeniyle, gerekse de bilirkişilerce hasarın nedeninini tam olarak ortaya konulamadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, hasarın davalı ...'un kusuru nedeniyle ve sorumluluğu altında meydana geldiği dosyaya sunulan belgeler çerçevesinde ispat yükünü üzerinde taşıyan davacı tarafça ispat edilememiş olup; meydana gelen zararın davalı taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten meydana geldiği dolayısıyla davalı taşıyıcının dava konusu yük hasarından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalılardan ... A.Ş. bakımından pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davalılardan ... Ltd hakkında usule uygun ödeme emri tebliği bulunmadığından davanın USULDEN REDDİNE,
3-Davalılardan .... Hiz. Ltd. Şti. Hakkındaki davanın REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 851,76TL den karar harcı olan 59,30TL nin mahsubu ile fazla alınan 792,30TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı ... A.Ş. vekili için takdir edilen 5.100,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı .... Hiz. Ltd. Şti. vekili için takdir edilen 6.801,25.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır