T.C.
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/29 Esas
KARAR NO: 2018/10
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 25/01/2018
KARAR TARİHİ: 29/01/2018
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkilinin taraflar arasında yapılan belirli süreli gemi adamı hizmet sözleşmesi ile ... gemisinde 2. Makinist olarak 6.250 TL ücret ile 19/05/2017 tarihinde çalışmaya başladığını, geminin Ünye limanında demirde iken 23/05/2017 günü saat 09:00 sıralarında geminin içinde , jeneretörün şarj dinomosunun gevşemiş olan cıvatalarını sıkmaya çalışan müvekkilinin bu esnada çarkçıbaşının starda basması ile sağ el yüzük parmağından yaralandığını, yaralanma sırasında sağ el yüzük parmağının tırnak dibinden koptuğunu ilk müdahalenin Ünye Devlet Hastanesinde yapıldıktan sonra Kocaeli Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk edilmiş ve üç ay istirahat aldığını, bu süre içerisinde davalının müvekkilinin geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi kayıplar için ödeme yapacağını bildirdiği halde hiçbir ödeme yapmadığını belirterek açıklanan nedenlerle, davacı gemi alacaklısı hakkına sahip ...'in M/V... isimli gemide geçirdiği ve sağ el yüzük parmağının kopması nedeniyle uğradığı zarar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaky kaydı ile 1.000 TL belirsiz miktarda maddi tazminat ile duyulan elem ve ıstıraptan dolayı ve vücut bütünlüğünün bozulması nedeni ile uğranılan 50.000 TL 'lık manevi tazminatın ve ferilerinin anılan gemi üzerinde kanuni rehin hakkına dair hüküm kurularak davalıdan yargılama giderleri yasal faizi ve ücreti vekaleti de alınarak tahsiline yine anılan gemi adamanın alacağından dolayı teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına bu nedenle seferden men edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının ...' isimli gemide hizmet sözleşmesi gereğince 2.makinist olarak çalışması esnasında yaralanmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemidir.
Dosya kapsamı itibariyle davacının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince 2.makinist olarak... isimli gemide çalıştığı esnada parmağından yaralanmasından dolayı davalıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, 6102 sayılı Kanunun 934.maddesinde gemi adamlarının kimler olduğu düzenlenip kaptan, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide çalıştırılan diğer kimseler olarak gemi adamının belirlendiği, 6102 sayılı TTK 'nun ticaret mahkemelerinin görev alanını belirleyen 4.maddesinin 1. fıkrasına göre "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu kanunda, (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işleri sayılır." 6102 sayılı TTK nun 5.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." görevli olduğunun belirtildiği, davacının hizmet sözleşmesine bağlı Deniz İş Kanunu kapsamında Türk bayraklı gemide gemi adamı olarak çalıştığı, Deniz İş Kanununda bir geminin Deniz İş Kanunu kapsamına girebilmesi için Türk bayrağı taşıması ve geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerektiği ve geminin Türk bayrağı taşıyıp grostonilatosu bu kanun hükümlerine uygun olduğu nedenle bu geminin Deniz İş Kanunu kapsamına giren iş yeri olduğu, ve hizmet ilişkisi kapsamında anılan uyuşmazlığa Deniz İş Kanunu kapsamında kalıp İş Mahkemesi görevli olduğu nedenle, buradan hareketle taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK nun 5.maddesinde yer alan deniz ticaretine ilişkin bir ihtilaf olmaması, uyuşmazlığa Türk Ticaret Kanununda öngörülen yada diğer kanunlarda öngörülen deniz ticaretine ilişkin düzenlemelerin bulunduğu bir kanunun uygulanmasının söz konusu olmaması, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir ihtilafın da olmaması, davanın ticari dava olmaması karşısında mahkememizin görevli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Anılan durum karşısında ; 6102 sayılı TTK 'nun 5.maddesinin 3.ve 4.fıkraları gereğince mahkememizin diğer mahkemelerle ilişkisinin görev ilişkisi olduğu, görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında değerlendirilebileceği, HMK 'nun 1. ve 2. maddeleri gereğince İş Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2. Maddasi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, Mahkememizin görevsizliğine,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar serileceğinin ihtaratına,
3-HMK 'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İş Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul İş Mahkemeleri tevzi bürosu'na gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtaratına,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ilgili Yargıtay Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
29/01/2018
Katip ... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır