T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2018/347 Esas
KARAR NO:2022/374
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:25/09/2018
KARAR TARİHİ:15/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Tekstil İhracat İthalat San ve Tic. Ltd. Şirketinin Bangkok'da yerleşik ... Ltd'den 5 ayrı ticari fatura muhteviyatı olarak FOB bazda satın aldığı 102.824,15 kg polyester ipliği eşyasını, ... numaralı nakliyat sigorta poliçeleri ile davacı tarafından sigortalandığını, eşyaların Bangkok Thailand Limanından Gemlik Limanına deniz yolu ile taşınması hususunda ... Ltd. Şti ile ...+... Nakliyat Ltd. Şirketi arasında anlaşma yapıldığını, taşıma konusu eşyaların konteynerlere yerleştirildiğini, varılan bir navlun sözleşmesi kapsamında olarak sigortalı ... ile davalı ...+..., "..." isimli geminin ... sayılı seferi Bangkok Limanından Singapour Limanına getirilecek eşyaların Singapour Limanında ... gemisine yüklenip bu gemi ile aktarmasız olarak Gemlik Limanına taşınması konusunda anlaştığını, eşyaların Singapour Limanında 23 Şubat 2018 tarihinde ... gemisine yüklendiğini ve ...+... Nakliyat Ltd. Şti konişmento fotokopilerini sigortalıya gönderdiğini, ... Ltd. Şti'de bu yükleme ile birlikte eşyaları davacıya sigorta ettirdiğini, 1 nolu davalının daha sonra konteynerlerin tek taraflı olarak armatör kararı ile Singapour Limanında ... isimli gemiye yüklendiğini bildirdiğini, 2 nolu davalı ... ... ... tarafından gönderilen 19 Nisan 2018 tarihli yazı ile konu eşyaların tamamının ... isimli gemide çıkan yangı sonucu zayi olduğunun öğrenildiğini, ... ... isimli gemiye yüklenen konteynerler için ... nolu konişmentoların düzenlendiğini, müşterek avarya ilan edilmiş olmakla sigortalı ... Ltd. Şti tarafından anılan konişmentolar muhteviyatı yüklerle ilgili olarak müşterek avarya bondu verildiğini, dolayısıyla ...'nin fiili taşıyan olduğunu, oluşan riziko sigorta poliçesi teminatında olduğundan davacı sigortalı ... Ltd. Şti'ye 19/07/2018 tarihinde toplam 199.568,05 USD karşılığı 957.806,89 TL sigorta tazminatı ödediğini, böylece davacı sigortalının haklarına TTK 1472.madde gereğince kanuni halef, ibraname/temlikname ile sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan haklarını devir almakla da TBK 183.madde vd gereğince akdi halef olduğunu, 1 nolu davalı taşıyan, 2 nolu davalı fiili taşıyan sıfatıyla oluşan zararlardan sorumlu olduğunu beyanla fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 957.806,89 TL ile 19/07/2018 sigorta tazminatı ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin ve yargılama giderlerinin vekalet ücretiyle beraber davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... ....'ya izafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Aktif husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin acentesi olduğu dava dışı ... ... ... ... tarafından düzenlenen ve davacının davasına dayanak olan ... numaralı konişmento hükümleri incelendiğinde, yükleyicinin “...+... Lımıted”, alıcının da “...+... NAkliyat Ltd. ŞTi.” olduğu anlaşıldığını, davacının sigortalısı "... Tekstil İhr. İth. San ve Tic. Ltd. Şti.'' işbu taşıma sözleşmesini gösterir konşimentonun taraflarından birisi olmadığını, davacının iddialarının aksine, müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan tarafından gerçekleştirilen taşıma sözleşmesinin müvekkili şirket ile davacının sigortalısı ile kurulmadığını, davacının yükünü taşıyan ... isimli gemi 7 Mart 2018 tarihinde Singapur' dan Süveyş Kanalı'na seyir halinde iken gemide yangın çıktığını ve yangın kontrol altında alındıktan sonra gemi ... Limanına yanaşarak emniyete alındığını, ... isimli gemide meydana gelen bu yangın hadisesi neticesinde geminin donatanı olan ... müşterek avarya ilan ettiğini ve avarya dispeççisi olarak Londra'da bulunan ...'yi tayin ettiğini, müşterek avarya dispeççisi ...'de müşterek avarya ilan bilgilendirilmesi ile bu yangın sebebiyle ilan edilen avarya sebebiyle müşterek avarya dispeççisi olarak tayin edildiklerini, müşterek avarya ve bu avaryaya konu yükler ile ilgili her türlü bilginin kendi internet sitelerinde (www.rhlg.com/clients) yayınlanacağını ve bu bilgilere kendi internet siteleri üzerinden "..." şifresi ile ulaşılabileceğini ilan ettiğini, yükün maliki olduğunu iddia eden davacı yan ve sigortalısı üzerine düşen garame payını ödemediği veya TTK m.1201 uyarınca şahsi sorumlusu olduğu işbu garame için geminin donatanı olan ...'ye teminat göstermediği müddetçe donatan ..., işbu yükü davacıya teslim edemeyeceği, nihayetinde müşterek avarya halinde yük ilgilisi davacının garameye katılması hukuken bir borç olduğunu, davacı yan müşterek avaryadan kaynaklanan garame payını donatan ...'ye ödemeden veya bu garame için yine donatan ...'ye teminat göstermeden dava konusu yükü üzerinde hak ve tasarruf sahibi olmadığını, nitekim bu yükler donatanın hapsi ve tasarrufu altında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu davada Londra Mahkemelerinin yetkili olması nedeni ile davanın Londra mahkemelerinde açılması gerekmekte olup işbu davanın yetki yönünden reddedilmesi gerektiğini, Deniz Ticareti Hukukunda yangın sebebiyle meydana gelen hasar ve ziyada istisnasi bir durum söz konusu olmakla, Deniz Ticareti Hukukunda yangından meydana gelen zararlarda taşıyanların bu yangında kendi şahsi kusurları olmadığı müddetçe mutlak sorumsuzlukları bulunduğunu, davacı tarafın nakliyat emtia abonman sözleşmesi ve poliçesinin söz konusu hasarı kapsayıp kapsamadığının ve davacı ... şirketinin halefiyetinin davacı yana açıklattırılması gerektiğini beyanla davanın reddine, kötü niyetli açılan işbu takip nedeni ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kendi Adına Asaleten ... İzafeten ...+... Nakliyat Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nın 1185.maddesinde ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında; zıya veya hasar haricen belli değilse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi ve hasar ihbarnamesinde zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerektiği, bu süreler içerisinde bildirim yapılmamışsa taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul edildiğini, somut olay incelendiğinde, davacı tarafın sigortalısı tarafından müvekkili şirkete hiçbir hasar ihbarı yapılmadığı görüleceğini, davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere, müvekkili ...+... Nakliyat Ltd. Şti, fiili taşıyan olmayıp, fiili taşıyan ... olduğunu, TTK'nın 1186. Maddesinde taşıyıcının sorumluluğunun koli veya ünite başına 666,67 SDR veya zıya ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safi ağrılığının her bir kilogramı için 2 SDR ile sınırlı olduğunun düzenlendiğini, taşıyıcının sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla somut olayda davacı tarafından sunulan belgelerden zıyaa uğradığı iddia edilen eşyaların brüt ağırlığının anlaşılmadığını, bu durumda TTK'nın 1186. Maddesi gereği ünite başına 667,67 SDR tutarındaki sınırlı sorumluluk tutarının dikkate alınması gerektiğini bildirilerek,davacının haklı çıkması halinde 667,67 SDR'yi aşan taleplerin reddine karar verilmesini, sonuç olarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi ile davacı ... şirketi nezdinde sigortalı bulunan eşyanın gemi ile taşınması sırasında zayi olması nedeni ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının, TTK'nın 1472.maddesine göre davalılara rücu edilmesi istemine ilişkindir. Emtianın ... isimli gemide çıkan yangın sonucunda zayi olduğu tarafların kabulünde olup davacı taraf dava dilekçesi ve sonraki beyanlarında; eşyanın taşıtanın (sigortalının) izni alınmadan “...” gemisinden indirilip “...” gemisine aktarılması sonucunda zararın meydana geldiğini, eşya taşıma sözleşmesine aykırı olarak “...” gemisine yüklenmeseydi zararın oluşmayacağını ileri sürerek her iki davalının sorumluluğu bakımından TTK'nın 1150 maddesinde düzenlenen aktarma yasağına aykırılık hukuki nedenine dayandığını bildirmiştir.
29/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyelinin bulunduğu, teknik incelemeye göre, SDID yüklü konteynerlerin ... gemisinde IMDG koda uygun olarak istif edildiği ve taşındığı, yangının SDID yükünün henüz tanımlanmamış bir özelliğinden dolayı çıktığı, yangının çıkmasında gemi kaptanı ve mürettebatının bir ihmali ve kusurunun olmadığı, kurulan sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu göz önünde tutulduğunda, sözleşme ile ferdileştirilenin ayırt edilmiş eşyanın taşınması gözetildiğinde Raporun V B 2'de belirtildiği üzere, TTK m. 1150 sorumluluğunun gündeme gelmeyeceği, Rapor'un IV B 3 kısmında açıklanan TTK m. 1141 sorumluluğunun gündeme gelmeyeceği, yine taşıyanın yükle ilgiliye karşı sorumluluğunun TTK m, 1178 ve devamında düzenlenen özen sorumluluğu çerçevesinde değerlendirildiğinde ise, yangının çıkmasında IV B 4'te incelendiği üzere taşıyana atfedilen bir kusur bulunmadığı bu sebeple de hem taşıyanın hem de fiili taşıyanın TTK m. 1180'de öngörülen “yangın” sorumsuzluk sebebine mevcut deliller çerçevesinde dayanabileceği ve yükle ilgililere karşı sorumluluğunun bulunmadığı, mahkeme aksi kanaatte ise, 22/3/2022 tarihinde TCMB döviz kurlarına göre 1 ÖÇH 1.37938 ABD dolarına karşılık geldiği, TTK m. 1186 f. 3 çerçevesinde uygulanacak sorumluluk - sınırı gerçek zararın üzerinde olduğundan davalıların sorumluluğuna karar verilmesi hâlinde gerçek zararın tamamının tazmini gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan belgelerinden; dava dışı sigortalı ... Tekstil İhracat İthalat San ve Tic. Ltd.'nin Bangkok'da mukim ... Ltd'den satın aldığı polyester ipliği emtiasının ... nolu nakliyat sigorta poliçeleri ile davacı tarafından sigortalandığı, eşyanın taşıma sırasında meydana gelen yangında zayi olması nedeniyle davacının sigortalısına 19/07/2018 tarihinde toplam 199.568,05 USD karşılığı 957.806,89 TL sigorta tazminatı ödediği, sigortalının düzenlediği ibraname ile yük hasarından kaynaklanan dava ve talep haklarını sigorta şirketine temlik ettiği, bu şekilde davacının TBK'nın 183. Maddesindeki alacağın temliki hükümleri ile TTK'nın 1472. Maddesinde düzenlenen halefiyet hükümlerine göre aktif dava ehliyetini kazandığı tespit edilmiştir.
Bangkok Thailand Limanından Gemlik Limanına deniz yolu ile taşınacak 5 konteyner yük için ... tarafından gönderilen 02.02.2018 tarihli icap mahiyetindeki yazı ile ...+... Nakliyat Ltd. Şirketine bilgiler verilmiştir. Davalı bu teklifi kabul ederek 14.02.2018 tarihli beş ayrı ... belgesi düzenlemiştir. Söz konusu belgede gemi ismi ... olarak gösterilmiştir. Bu şekilde iki taraf arasında navlun sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup konteynerler anlaşmaya uygun şekilde ... gemisine yüklendikten sonra da ...'ın taşıyan olarak gösterildiği, ...+...'in acente sıfatıyla imzaladığı 23.02.2018 tarihli konişmentolar düzenlenmiştir. Ancak daha sonra Singapur Limanında yük ... gemisinden ... isimli gemiye aktarılarak, davalı ... adına ... nolu konişmentolar düzenlenmiştir. Bu koşullar altında söz konusu taşıma ilişkisinde, davalı ...+... Nakliyat Ltd. İle davalı ..., akdi taşıyan, davalı ... ise fiili taşıyan konumundadır. ... ile yapılan taşıma sırasında gemide çıkan yangın sonucu yükün tamamı zayi olmuştur. Davacı dava dilekçesinde ayrıca ve açıkça yükün izinsiz şekilde başka bir gemiye aktarılması hukuki nedenine dayanmıştır. Davacının sigortalısı ... ile davalılar ... ve ... arasında doğrudan bir navlun sözleşmesi ilişkisi bulunmadığından izinsiz aktarma yasağından dolayı davacının bu davalılara başvurması mümkün değildir. Nitekim davacı vekili de 05.11.2019 tarihli dilekçesinde," 2 nolu davalı ... ile ... arasında akdi ilişki yoktur. Bu itibarla eşyaların ... gemisinden, ... isimli gemiye aktarılması işleminin 1 nolu davalı tarafından yapıldığı sabit olup, bu transshipment (aktarma) işleminden dolayı 2 nolu davalıya husumet yöneltilemeyeceğini kabul ediyoruz. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu itibarla TTK 1150. Maddede düzenlenen, eşyanın izinsiz olarak başka gemiye aktarılması yasağına aykırılık hukuki nedenine dayanan davada, davalılardan ... ile ...'ye husumet yöneltilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Dava dosyasında yangının çıkışında taşıyanın şahsi kusurunun olduğu ortaya konulamadığı gibi yangının geminin yolculuğun başlangıcındaki elverişsizliğinden kaynaklandığı da kesin olarak ispatlanamamıştır. Bilirkişi raporunda da yangının çıkmasında gemi kaptanı ve mürettebatının bir ihmali ve kusurunun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu itibarla zarara neden olan yangından dolayı davalıların sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.
Davacı taraf TTK m. 1150 kapsamında taşıtanın izni alınmadan eşyanın “...” gemisinden indirilip başka bir gemiye aktarılması sonucunda meydana geldiğini ileri sürerek davalı ...+... Nakliyat Ltd. Şti'nin sorumluluğu bakımından TTK'nın 1150. Maddesine dayanmaktadır. TTK m. 1150'de, "taşıyan, taşıtanın iznini almadan eşyayı başka gemiye yükleyemez, yüklerse bundan doğacak zarardan sorumlu olur, meğerki eşyanın kararlaştırılan gemiye yükletilmiş olması halinde de zararın meydana gelmesi kesin ve zarar dahi taşıyana ait olsun." hükmü düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda bu konuya ilişkin olarak davacının selefi ... ile davalı ...+... arasında kırkambar türü navlun sözleşmesi ilişkisi olduğu, doktrindeki görüşlere atfen TTK'nın 1150. Maddesi hükmünün uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. Davacı taraf bu noktada taşıyan ...+...'in düzenlediği ... belgesi ile konteynerler için ... gemisinde yer ayırmak suretiyle taşımayı taahhüt ettiğini, bu nedenle ... ile ...+... arasında yolculuk çarteri sözleşmesi kurulduğunu iddia etmektedir.
Hukukumuzda navlun sözleşmesinin iki alt türü bulunmaktadır. TTK'nın 1138.maddesinde, navlun sözleşmelerinin iki ana türü olan yolculuk (sefer) çarteri sözleşmesi ile kırkambar sözleşmesi düzenlenmiştir. Bunlardan ilki, geminin tamamen veya kısmen tahsisi suretiyle eşya taşımaya ilişkin Çarter sözleşmesi, diğeri ise tahsis unsuru olmadan ayırt edilmiş eşyanın, deniz yolu ile taşınmasının üstlenildiği kırkambar sözleşmesidir. Yolculuk çarteri sözleşmesi ile geminin tamamı veya muayyen bir kısmının tahsis edilmesi, taşıyanın üstlendiği taşıma borcunun bir unsurudur .Kırkambar sözleşmesi, taşıyanın ücret(navlun) karşılığında ayırt edilmiş eşyayı gemi ile taşımayı üstlenmesidir. Bu tür sözleşmelerde, bir geminin tamamı ya da muayyen bir kısmının taşınacak eşyaya tahsis edilmesi söz konusu değildir. Taşıyanın taşıtana karşı taahhüdü sadece eşyanın deniz yolu ile taşınmasına ilişkindir . Taşıyanın asli edim yükümü denizde eşya taşımak olduğundan, “tahsis” taşımanın nasıl yapıldığı ile ilgili ve geminin sözleşmede ferdileştirilmiş olmasının bir sonucudur . Bu bakımdan çarter sözleşmesinde iki unsur ön planda yer alır. Bunlardan biri taşıtana bir geminin ya da geminin bir kısmı veya belirli bir yerinin tahsis edilmesi, diğeri de yine bu kişiye karşı üstlenilen taşıma taahhüdüdür.
Kırkambar taşımalarında genellikle taşınacak yükün taşıyan ya da onun acentesine bildirilmesi üzerine, acente ya da temsilci tarafından yükle ilgili bir booking note(tip kabul kayıt formu) düzenlenir . Bu belge, taşınacak eşya için gemide yer rezervasyonu sağlamanın yanı sıra, aynı zamanda taşıma koşullarının özetini içeren ön anlaşma niteliğindedir. Taşıma talebinin taşıyan tarafından kabulü ve booking note’a kaydı ile kırkambar sözleşmesi akdedilmiş olur . Esasında tarafların karşılıklı irade beyanları ile sözleşme kurulmuş olduğundan booking note bu konuda bir ispat vesikası niteliğindedir. Önceden bildirim yapılmadan yükün doğrudan gemiye yüklenmesi de mümkündür. Bu durumda yükletenin talep etmesi halinde, taşıyanın bir konişmento düzenleyip vermesi zorunludur (TTK m 1228/2). Yükün gemiye yüklenmesi ile navlun sözleşmesi kurulmuş olduğundan, konişmento kırkambar sözleşmesinin içeriği bakımından ispat belgesidir .
Kırkambar sözleşmelerinin en çok uygulandığı layner (liner) yani belli limanlar arasında düzenli hat taşımalarında, gemi seferleri önceden ilan edilir. Bu yolla gemilerin kalkış zamanları ile navlun tarifeleri ilgililere duyurulmuş olduğundan, bu ilanlar TBK m.4/f.2 ye göre icaba davet niteliğindedir.
Dava dosyasında 5 adet konteynerin taşınması konusunda davalı ...+...'in düzenlediği ... belgesinde taşımayla ilgili bilgiler ile gemi ismine yer verildiği görülmektedir. Davacı vekili düzenlenen bu belge ile ... ve ...+... arasında yolculuk çarteri ilişkisinin kurulduğunu ileri sürmektedir. ...+... tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bu belge yukarıda açıklanan booking note ile aynı mahiyettedir. Geminin ferden belirtilmiş olması bu belgenin çarter parti olarak kabulü için yeterli değildir. Zira yolculuk çarteri sözleşmesinin belirleyici unsuru olan tahsis unsuru gerçekleşmemiştir. Sonuç itibariylee ... ile ...+... arasında kurulan navlun sözleşmesi kırkambar sözleşmesi niteliğindedir.
Davanın hukuki dayanağı olan TTK'nın 1150. Maddesinde; "taşıyan, taşıtanın iznini almadan eşyayı başka gemiyi yükleyemez. Yüklerse bundan doğacak zarardan sorumlu olur; meğerki, eşyanın kararlaştırılan gemiye yüklemiş olması halinde de zararın meydana gelmesi kesin ve zarar dahi taşıtana ait olsun.(1) Tehlike halinde ve yolculuk başladıktan sonra yapılacak aktarmalar hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.(2)" hükmü düzenlenmiştir. Bu şekilde yolculuk başladıktan sonra yükün başka bir gemiye aktarılması zaruret hali hariç, taşıtanın rızasına bağlanmıştır. Taşıyanın aktarma yasağından dolayı sorumlu tutulması, yükü taşıyacak geminin önceden ismen tayin edilmesi halinde mümkündür. Geminin navlun sözleşmesinde ferdileştirilmesi yolculuğun selameti, süresinde tamamlanması ve yükün sigorta pirimi gibi hususlar bakımından önemlidir. Şu halde TTK'nın 1150. maddesinde, taşıtanın izni olmadan yükün başka bir gemiye aktarılmasına müeyyide getirilmiştir. Hükümde çarter sözleşmeleri ile yolculuk çarteri sözleşmeleri bakımından bir ayrıma gidilmemiştir. Dolayısıyla, "başka bir gemiye yükleme ve aktarma yasağı" ile ilgili hüküm, kural olarak olarak TTK'nın 1138. Maddesinde düzenlenen çarter sözleşmesi ve kırkambar sözleşmesinin her ikisi bakımından geçerlidir. Bilirkişi raporunda doktrindeki görüşlere atıf yapılarak TTK'nın 1150. Maddesinin kırkambar sözleşmelerinde uygulanamayacağı yönünde kanaat bildirilmiş ise de, dayanılan kaynakta bu konu "düzenli posta seferi yapan gemilerin kırkambar sözleşmelerinde ise yükün aynı işletmenin diğer bir gemisine aktarma edilmesi teamüllere uygundur, genel taşıma şartlarında veya tip konişmentolarda normal olarak öngörülür." şeklinde açıklanmış olup, düzenli posta seferi yapan gemilerle yapılan taşımalar dışındaki kırkambar sözleşmeleri ile çarter sözleşmeleri bakımından ise TTK m.1150'nin(e TTK m.1028) uygulanmasıyla ilgili bir ayrıma gidilmemiştir. (bkz. Çağa/ Kender, Deniz Ticareti Hukuku II, s.19-21) Somut olaya konu olan taşıma sözleşmesi, gemi isminin önceden belirlendiği kırkambar türü navlun sözleşmesidir. Bu nedenle ...'in akidi olan ...+...'in sorumluluğu TTK'nın 1150. Maddesine göre değerlendirilmelidir. Sözleşmenin şartlarının belirlendiği ... belgesinde taşımanın “...” isimli gemi olarak yapılacağı taahhüt edilmiştir. Belgede, yükün başka gemiye aktarılmasına izin verildiğine dair bir hükmede yer verilmemiştir. Dolayısıyla, taraflar 5 adet konteynerin Singapour Limanında ... gemisine yüklenip bu gemi ile aktarmasız olarak Gemlik Limanına taşınması konusunda anlaşmaya varmıştır. Ancak Singapur limanında konteynerler ...'in izni alınmadan ... gemisinden indirilerek ... isimli gemiye yüklenmiştir. Aktarılan gemi ile yapılan yolculuk sırasında, gemide çıkan yangın sonucu yanarak zayi olmuştur.
Davalı vekili, ... adına düzenlenen konişmentolarda yükün başka bir gemiye aktarılabileceğine dair kayıt bulunduğundan bahisle, ... gemisine aktarılan yük için davalı ...+...'in sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunmuş ise de, söz konusu kayıt konişmentolara taraf olmayan ... açısından geçerli değildir. Davalı ...+...' vekili ayrıca, ...'e gönderilen 05.02.2018 tarihli teklif yazısı ekindeki "Şartlar&Koşullar" başlıklı belgenin 7. Maddesinde;"... + ... Nakliyat Ltd. (... Acentesi olarak) tarafından gönderilen tüm öneri ve navlun teklifleri ... ...'in servis ve ... (...) Konşimentosu şart ve koşullarına göre yerine getirilir ve talep edildiğinde tarafınıza gönderilir" hükmünün düzenlendiğini, bu şekilde ...'le ilgili taşıma ilişkisinde ... Konşimento şartlarının geçerli olacağının açıkça kabul edildiğini ileri sürmüş ise de, teklif yazısında belirtilen ... (...) konişmento şartlarının ...' e tebliğ edildiği de ispatlanamamıştır. ... gemisine yapılan yükleme ile ilgili düzenlenen ... konişmentolarındaki şartlar ise ancak yükün bu konişmento tahtında ... teslim alınması halinde onun açısından bağlayıcı hale gelecektir. Yüklemeden sonda ... konişmentoların örnekleri ...'e gönderilmiş olsa da, ..., yükü teslim almamış olduğundan, konişmentolardaki "yükün başka gemiye aktarılmasına" ilişkin kayda dayanarak Davalı ...+...'in sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişi raporunda ...'in söz konusu konişmentolar ile yükü teslim alacak olduğundan bahisle aksi yönde yapılan değerlendirmeye itibar edilmemiştir.
Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda, yüklerin izinsiz olarak başka bir gemiye aktarılmasından dolayı davalı ...+...'in TTK'nın 1150. Maddesi gereğince davacının selefine karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davalının sorumluluktan kurtulması ancak taşımanın başlangıçta kararlaştırılan “...” gemisi ile yapılması halinde zararın meydana geleceğinin kesin olarak ortaya konulması ile mümkündür.
Somut olayda, ... ... gemisinin bayrak devleti SİNGAPUR Ulaştırma Bakanlığı /Taşıma Güvenliği Soruşturma Bürosunun yürüttüğü soruştura sonucu ortaya konulan 5 Ekim 2020 tarihli raporda; yangının çıkış nedeni ile ilgili bölümler bilirkişi raporuna nakledilmiştir. Buna göre olay raporunun sonuç kısmında delillerin çoğunun yangınla beraber yok olduğu bu nedenle yangının çıkış sebebinin sonuca götürecek şeklide ortaya çıkarılamadığı ifade edildiği anlaşılmaktadır. Raporda devamla, klor kokusunun alınmış olmasından hareketle 59 adet, IMO Klas 9 yükü dolu konteynerin birinden veya birkaçındaki SDID yükünün kendiliğinden ayrışması veya bozulması (self decompositian) çıktığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla söz konusu raporda varsayıma dayalı olarak bir sonuç çıkarılmış olmakla birlikte, yangının davacının sigortalısına ait olan 5 konteynerden çıktığına dair bir tespitte bulunulmamıştır. Bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmelerde, SDID yüklü konteynerlerin ... gemisinde IMDG koda uygun olarak istif edildiği ve taşındığı, yangının SDID yükünün henüz tanımlanmamış bir özelliğinden dolayı çıktığı, yangının çıkmasında gemi kaptanı ve mürettebatının bir ihmali ve kusurunun olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Her iki raporda da yangının çıkış nedeni konusunda SDID yükünün özelliğine işaret edilmiş olduğu görülmektedir. SİNGAPUR Ulaştırma Bakanlığının soruşturma dosyasında alınan rapordan, gemide dava konusu 5 konteyner ile birlikte toplam 59 adet, IMO Klas 9 yükü dolu konteyner olduğu anlaşılmaktadır. Yangının ise hangi konteyner ya da konteynerlerden çıktığı tespit edilememiştir. Bu itibarla teknik bilirkişilerin; "yangının konteynerlerin biri veya birkaçındaki SDID yükünün özelliğinden kaynaklanmış olacağı" şeklindeki değerlendirmesinden hareketle, dava konusu yüklerin “...” gemisi ile taşınmış olsa idi, yinede bu yangının meydana geleceği sonucuna varılması mümkün değildir. Dolayısıyla, yükün başlangıçta kararlaştırılan “...” gemisi ile taşınması halinde dahi zararın meydana geleceği kesin olarak ortaya konulamamış olmadığından, davalı ...+...'in TTK'nın 1150 gereğince yük zararından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Zayi olan yükün toplam fatura bedeli 199.361,05 USD'dir. TTK'nın 1186/f.1 de taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkı düzenlenmiştir. Hükme göre, yükün cinsi ve değerinin konişmentoya yazılmamış olması halinde taşıyanın sorumluluğu sınırlandırılabilecektir. Eldeki dosyada bu şart gerçekleşmiş olduğundan davalı ...+...'in sorumluluğu sınırlı olacaktır. Bilirkişi raporunda TTK m.1186/f.3' göre yüksek olan sorumluluk sınırı üzerinden konteyner başına sorumluluk sınırı 340.001.7 ÖÇH olarak tespit edilmiştir. Rapor tarihi olan 22.03.2022 tarihinde TCMB döviz kurlarına göre 1 ÖÇH 1.37938ABD dolarına karşılık gelmektedir. Karar tarihinde bu değer daha yüksektir. Bu durumda taşıyanın TTK m.1186/f.3 çerçevesinde ki sorumluluk sınırı gerçek zararın üzerinde olduğundan, davalı ...+...'in sorumluluğu fatura bedeli olan 199.361,05 USD tutarınca olacaktır. Davacı ... şirketi bu tutara karşılık olarak sigortalısı ...'e 19/07/2018 tarihinde 957.806,89 TL sigorta tazminatı ödemiş olup davada da 957.806,89 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir.
Dosya kapsamı ile yukarıda yapılan değerlendirmelerin sonucunda; davalılar ... ile ...'ya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ...+... Nakliyat ltd. şti. hakkında açılan davanın kabulü ile 957.806,89 TL'nin 19.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalılar ...'ya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-Davalı ...+... NAKLİYAT LTD. ŞTİ. hakkında açılan davanın KABULÜ ile 957.806,89 TL'nin 19.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 65.427,78 TL karar harcından 16.356,95 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 49.070,83 TL harcın davalı ...+... Nakliyat Ltd. Şti'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4- Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 64.940,34 TL vekalet ücretinin davalı ...+... Nakliyat Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 16.398,05 TL ilk harç, 481,50 TL posta gideri ile 20.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 36.879,55 TL'nin davalı ...+... Nakliyat Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2022
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır