T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2018/373 Esas
KARAR NO: 2021/387
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2018
KARAR TARİHİ: 30/09/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...A Ş nin donatanı ve diğer davalı ... AŞ'nin acentesi olduğu Türkiye Bayraklı ... isimli geminin İzmir Liman Gemi Sicilinin ... numarasında kayıtlı olduğunu, 04.02.2018 tarihinde Haydarpaşa Limanında gemiye verilen yanaştırma hizmeti sırasında, müvekkili Kuruluş'a ait ... isimli Römorkörün, ... şamandırasının bulunduğu güverte punteli ( sancak taraf) , bu puntelin bağlantılı olduğu güverte sacı ile, dış kaplama alan sacı ve ana güverteden üst güverteye çıkış merdiven puntelinin hasarlandığını, olay sonrası gemi kaptanının protesto mektubu verdiğini, maddi hasardan sorumlu olduklarını bildirdiğini, hasar maliyetinin 16.02.2018 tarihli proforma faturaya göre,17.500 TL olduğunu, Kuruluş Strateji Dairesi Başkanlığı tarafından, 17.04.2018 tarihli yazı ekinde, kaptan raporu, protesto mektubu, resimler, proforma fatura ve hizmet Bıll'i ile hasar bedelinin ödenmesini, davalı şirkete bildirildiğini, ödemenin yapılmaması üzerine 17.500 TL hasar bedelinin, davalılardan istanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasından başlatılan icra takibi ile talep edildiğini, davalıların takibe itiraz ettiklerini, takibin durdurulduğunu, Davalı ... A Ş nin, gemi maliki olarak bu zarardan sorumlu olduğunu, Davalı acente ... AŞ. nin de, müvekkili Kuruluşa verdiği Kılavuzlukve Römorkör Hizmetleri Talep Formunda,... nün tahakkuk ettirdiği her türlü borcu ödemeyi taahhüt ettiğini, Uluslararası uygulamalara ve örf-adete göre, Römorkaj hizmetinin Römorkörün personeli ile birlikte hizmet alana kiralanması şeklinde yürütüldüğünü, kiralanan römorkör ve personelini yönlendirme, emir ve talimat verme gibi yetkilerin hizmet verilen gemi kaptanına ait olduğunu, hizmet süresince römorkörde veya römorkörce hizmet verilen gemi veya 3 kişilere verilen tüm hasarlardan talep sahibinin sorumlu olduğunu, Büyük Britanya (U.K) Standart Römorkaj ve Diğer Hizmetler Şartları ( ... ) hükümlerine göre, kiralanan deniz vasıtasında, kiralama süresi içerisinde meydana gelebilecek her türlü kaybın hasar ve sair zararın, sorumluluğunun kiralayana tahmil edildiğini davalılar tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin toplam 17.500,00 TL üzerinden yasal faiz işletilmek sureti ile devamına ve haksız itirazları nedeniyle davalılar aleyhine en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Gemi sahibi olmanın, taşıyan ya da donatan sıfatına sahip olmak anlamına gelmediğini, ...Gemisinin...A Ş ye kiralandığını, uygun bir hasar ihbarı yapılmadığını, şirketlerinin sorumluluğunun oluşmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, şirketlerinin donatan olmadığını, geminin yük operasyonu için 04.02.2018 tarihinde Haydarpaşa Limanında, kalkış ve yanaşma manevrası sırasında, ne de tamamlandıktan sonra, davacı tarafından bildirim yapılmadığını, davacının hasarın ne zaman ve hangi sebepten meydana geldiğini ispat etmesi gerektiğini, ispata yarar belgeyi dosyaya sunamadığını, manevranın baştan sona emniyetle tamamlandığını, kılavuz kaptanın kayıt tutmadığını hasarla ilgili sözlü ya da yazılı bildirimde bulunulmadığını,17,500 TL zarar talebinin fahiş ve afaki olduğunu, talep edilen tutarın neye göre belirlendiğinin belli olmadığını belirterek davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Davalı... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sorumlu olmadığını, TTK 105/3 gereğince acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı açılacak davalar sonucunda alınan kararların acentelere uygulanamayacağını, davacı tarafından ibraz edilen kaptan raporu ve protesto mektubunun incelenmesinde hizmetin yanaştırma hizmeti olduğunu, çekme ve itme ameliyesi olmadığını, römorkaj ve kiralama hizmeti olmadığının görüldüğünü, yanaştırma hizmetinin, kılavuz kaptanı taşıyan geminin , hizmeti alacak gemiye aborda olması akabinde, kılavuzun gemiye çıkarak, geminin yanaşmasına yardımcı olmasından ibaret olduğunu, hizmetin Kılavuzluk Hizmeti olarak nitelendirilebileceğini, davacının bir yandan römorkaj hizmetine atıfta bulunduğunu, bir yandan da römorkajı kiralama hizmetiyle bağdaştırmaya çalıştığını, hizmet fişi Bili de sadece kılavuzlu yanaşmadan ibaret olduğunu gösterdiğini, hasarın gerçekten bu römorköre ait olup olmadığına dair davacının somut bir delil sunamadığını, hasarın başka bir zaman ve sebepten meydana gelmiş de olabileceğini, ağır deniz koşullarının olmasının mücbir sebep olduğunun göstergesi olduğunu, bu nedenle, hizmet alan geminin hasarın meydana gelmesinde, kasıt, ihmal, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davanın muhatabının, geminin ilgilisi... AŞ. olduğunu belirterek davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Dava; davacı kurum tarafından ... isimli gemiye verilen hizmet sırasında römorkörün zarar görmesi nedeni ile oluşan hasar bedelinin davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlık; davacıya ait römorkörün zarar görmesi nedeniyle davalının sorumluluğunun ve kusurunun bulunup bulunmadığı buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden gönderildiği incelenmesinde; alacaklı Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından borçlular ...A.Ş. Ve ... Den. A.Ş. Aleyhine 19/06/2018 tarihinde toplam 17.500,00 TL ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, ödeme emrinin borçlu ... Konteyner şirketine 25/06/2018 tarihinde ve diğer borçlu Limar Liman şirketine 26/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...A.Ş. vekilinin 02/07/2018 tarihli itirazı ile takibin durduğu, iş bu davanın 10/10/2018 tarihinde İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından resen seçilen bilirkişiler..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 31/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... Emniyeti Genel Müdürlüğünün Kurtarma 7 Römorkörü ile, davalılar donatan ...A Ş. ile diğer davalı... A.Ş nin acentesi olduğunu, ...isimli gemi 04.02 2018 tarihinde Haydarpaşa Limanında, acentesi ...A Ş. nin verdiği talep formu ile, verilen yanaştırma hizmeti sırasında Kurtarma ... Römorkörünün hasarlanması nedeniyle, ... Kılavuzluk Römorka) ve Diğer Hizmetler Tarifesinin 1.4.3 maddesine göre, kiralanan deniz vasıtasında kiralama süresi içerisinde meydana gelebilecek her türlü kayıp hasar ve sair zararın sorumluluğu kiralayana ait olduğunu, davacı kurum tarafından davalılara hizmetin verildiğini, olayda davalıların oluşan zararı karşılamakla sorumlu olduğunu, davacı Kuruluş tarafından talep edilebilecek zarar miktarının İcra Takip Tarihi İtibariyle, 17.500.00 TL olduğunu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafından davacıya verilen kaşe ve imzalı talep formu ile verilen yanaştırma hizmeti sırasında Kurtarma 7 Römorkörünün hasarlanması nedeniyle, Tarifenin 1.4.3 maddesine göre, meydana gelebilecek her türlü kayıp hasar ve sair zararın sorumluluğu davalılara ait olduğunu, itirazlarda da beyan edildiği üzere, ayrıca yazılı bir kira sözleşmesinin gerekmediğini, konunun TBK nun 25.,26.ve115. maddelerinin kapsamına girdiği açıklamalarına katılmadığımızı, tarifenin iptaline dair bir mahkeme kararının bulunmadığı sürece mevzuata göre geçerli olacağını, davalı tarafından kaşe ve imza ile talepte bulunularak (TBK.md.12,14,15), Tarife'nin kabul edildiği beyanında bulunulduğunu, davacı tarafından davalılara yanaştırma hizmeti verilmiş olduğu, Tarifeye istinaden, davalıların oluşan zararı karşılamakla sorumlu olduğu, hasarın oluşmasında tarafların kusurlu hareketlerinin sebep olmadığı nedenle, icra takip tarihi itibariyle, faturaya dayalı tazmin bedeli olan, 17.500.00 TL nın rayice uygun olduğunu, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ...ve ...tarafından tanzim edilen 2705/2021 tarihli raporda özetle, İhtilaf konusu hasarın Kurtarma 7 isimli römorkörünün kusurlu manevrası sonucu meydana geldiğini, manevra şeklinin Kılavuz Kaptan tarafından römorkörden talep edilmiş olma ihtimalinde dahi hem Kılavuz kaptanın kusurundan hem de römorkör kaptanının kusurundan bahsedileceği, Kılavuz'un hem de römorkör kaptanın davacı Kurum'un çalışanı olması dolayısıyla hasarın davacının yardımcı şahıslarının kusuru nedeni ile oluştuğunu, ..., Kılavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesi madde 1.4.1 ve Büyük Britanya UK Standard Römorkaj ve Diğer Hizmetler Şartları madde 4 uyarınca öngörülen, Davacı tarafın sorumsuz, Davalıların ise sorumluluğuna ilişkin kayıtların TBK madde 115 ve madde 166 kesin olarak hükümsüz olduğunu, yine, sözleşme şartlarının TBK madde 25 genel işlem koşullarına göre içerik denetimine tabi olduğu, TTK madde 55/1-f 2. uyarınca sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören bu şartların dürüstlüğe aykırı kayıt niteliğinde olduğundan, bu kayıtların hükümsüz olduğunu, davacı KEGM ve yardımcı şahıslarının kusurundan kaynaklı zararı davalılardan talep edemeyeceğini görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Taraflar arasında var olan sözleşme uygulamada römorkaj sözleşmesi olarak adlandırılmakta, bu sözleşme bir eşyanın kullanımının bırakılmasının yanısıra gemiye eskort edilmesi, geminin geçişinde yardımcı olunması edimi içermekte yani bir hizmet ifasını da kapsamaktadır. Römorkaj sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu'nda esaslı unsurları itibariyle düzenlenen bir sözleşme olmayıp, bir isimsiz sözleşme olması nedeniyle, TBK 502/2. Maddesinde yer alan "Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır." hükmü gereğince işbu sözleşmeye kural olarak vekâlet sözleşmesi hükümleri ve Türk Borçlar Kanununun emredici nitelik taşıyan genel hükümleri uygulanmalıdır.
TBK 506. maddesi, "Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Bu özen külfetine aykırı davranan vekil, karşı tarafa verdiği zarardan sorumludur." hükmüne haizdir.
KEGM Kılavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesi, Sorumluluk başlıklı 4/1 maddesinde "... Kiralanan deniz vasıtasında kiralama süresi içerisinde meydana gelebilecek her türlü kayıp, hasar ve sair zararın sorumluluğu kiralayana aittir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Kılavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesi 1/4-3 maddesinde ise; "Donatan, gemi kaptanı acenteler ile bunların temsilcileri veva namlarına hareket edenlerin, yürürlükteki mevzuat ve bu tarifede belirtilen usul ve esaslara uymamalarından veya kusurlu hareketlerinden doğacak her türlü sorumluluk kendilerine aittir. Hizmet talep ve takip eden acenteler kaptan ile bunların temsilcileri veya namlarına hareket edenler tarife gereği tahakkuk edecek tüm ücretleri ödeme hususunda, donatanla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar." düzenlemesi mevcut olmakla ve bu tarifede hüküm bulunmayan hallerde Büyük Britanya ( U.K.) Standart Römorkaj ve Diğer Hizmetler (...) şartları- hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir.
Birleşik Krallık Römorkaj ve Diğer Hizmetler İçin Standart Koşulları 3.maddede; -Römorkaj sırasında veya römorkaj dışında herhangi bir hizmetin verilmesi esnasında römorkörün veya yardımcı geminin kaptanı ve mürettebatının kiracının yardımcıları olarak addedileceği, 4.a.ii maddesinde; Römorkaj sırasında römorkör sahibinin "Römorkör sahibi, çalışanları veya acentelerinin herhangi bir zamandaki ihmallerinden, geminin arızasından, ekipmanlarından, halatlardan, yakıt yetersizliğinden v.d. sorumlu olmayacağı, 4.b maddesinde; Römorkaj sırasında kiracının, römorkör veya römorkör sahibinin herhangi bir malının zarar veya hasarını kapsayacak şekilde bu zarar veya hasar römorkör sahibinin, çalışanlarının ya da acentesinin ihmali nedeniyle oluşsa bile niteliği her ne olursa olsun herhangi bir talep ve herhangi bir zarar veya hasar bakımından ve bunlara karşı römorkör sahibine sorumlu olacak, ödeme yapacak ve onu tazmin edeceği, 4.c.i.maddesinde; yukarıdaki 4.a.ii ve 4.b hükümlerinin, ispat yükü kiracıya ait olmak şartıyla, römorkaj hizmetinin başladığı anda, römorkörün denize elverişli olması yükümlülüğü ile ilgili makul ölçüde özen ve ihtimamın gösterilmemesinin nedeninin römorkör sahibinin kendi kusurundan kaynaklanmış olduğu hallerde geçerli olmayacağı, hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili ise alacak talebine dayanak olarak bu düzenlemeleri göstermektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 25/04/2019 tarih, 2018/889 E. 2019/578 K. sayılı ilamı ile anılan ilamda da işaret edilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2018 tarihli 2016/8059 E. 2018/5032 K. Sayılı ilamı ile verilen hizmetin bir vekalet ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Eldeki olayda davacı hizmeti veren vekil davalı ise hizmeti alan müvekkil konumundadır. Davaya konu Römorkaj hizmetinin hukuku niteliği Türk Borçlar Kanunu'nun 502 maddesi tanımı gereği iş görme kapsamında olup vekalet sözleşmesi niteliğindedir. TBK vekalet sözleşmelerinde vekalet verenin borçlarını düzenleyen 510 maddesi 2. fıkrası ile vekalet verenin kusuru bulunmadığını ispat ederek tazmin sorumluluğundan kurtulabileceği düzenlenmiştir. Yukarıda anılan ve davacı dayanağını oluşturan düzenlemeler ise vekalet sözleşmesinin özel şartları gibi değerlendirildiğinde ise eldeki dosyada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ilamı sonrası uyuşmazlık, vekalet sözleşmelerinde, vekalet verenin tazminat sorumluluğunun sorumluluk anlaşması ile genişletilip genişletilemeyeceği noktasındadır.
Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu sorumluluk anlaşmalarına ilişkin herhangi bir hüküm barındırmamakla birlikte esasen sözleşme özgürlüğü ilkesi gereği bu anlaşmalar geçerlidir. Sorumsuzluk anlaşmasının aksine borçlunun sorumluluğunu kanuni sınırlardan daha ileri bir şekilde tayin edilmesi mümkündür. Kanun koyucu sorumluluk anlaşmaları bakımından sınırlayıcı bir düzenleme getirmemiştir. Ancak sorumsuzluk anlaşmalarında alacaklı aleyhine hakkaniyete aykırı sonuçlar ortaya çıktığı gibi, sorumluluk anlaşmaları ile de borçlu aleyhine adaletsiz durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle tüm hukuki işlemler hakkında geçerli olan genel sınırlayıcı kuralların sorumluluk anlaşmalarında da uygulanması gereği tartışmasızdır. Bu açıdan Borçlar Kanunu'nun gabine ilişkin 28. Maddesi ile Medeni Kanunu'nun dürüstlük ve iyiniyete ilişkin 2. Maddesi sınırlayıcı düzenlemelerdir. Ayrıca sorumsuzluk anlaşmalarına ilişkin Türk Borçlar Kanunu 115. Maddesi ise kıyas yolu ile sorumluluk anlaşmalarına uygulandığında, hiç kusur olmamasına rağmen doğacak zararlardan sorumluluğun kabul edildiği anlaşmalar geçersiz sayılmalıdır.
Eldeki olayda davacı hizmeti veren vekil davalı ise hizmeti alan müvekkil konumundadır ve davaya konu zararın oluşumunda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı dosyada alınan bilirkişi raporundaki teknik açıklamalar ile sabittir. (Bu yönden bilirkişi raporları mahkemece esas alınmıştır.) Davacı ise zarar nedeniyle, her halde davalının sorumlu olduğunu aralarındaki sorumluluk anlaşmasına dayandırmaktadır. Davaya konu olayda; davacının römorkaj hizmetini resmi makamlar tarafından kendisine verilen izin ile yaptığı düşünüldüğünde, Türk Borçlar Kanunu 115. Maddesi gündeme gelecek ve yukarıda bahsedildiği şekilde anılan madde olaya uygulandığında, davacı aleyhine ve davalı lehine sonuçlar doğacak olup; mahkemece davalının römorkör hasarı nedeni ile sorumluluğunu ağırlaştıran, kusursuz sorumluluk öngören sözleşme hükümleri geçersiz kabul edilmiş ve davacıya ait römorkör hasarının meydana gelmesinde, davalının herhangi bir kusuru bulunmadığından zararın tazmini noktasında davalının sorumluluğu bulunmadığı, aksini öngören sorumluluk anlaşması hükümlerinin ise geçersiz olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 298,86 TL den karar harcı olan 59,30 TL nin mahsubu ile fazla alınan 239,56 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı yargı gider toplamı olan 2.800,00 TL'nin ( 2.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davacıdan alınıp davalıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı vekili için takdir edilen 4.080,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2021
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır