T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2018/437 Esas
KARAR NO: 2018/505
DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/05/2014
KARAR TARİHİ: 24/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul Tuzla Tersaneler Bölgesinde gemi bakım ve onarım işiyle iştigal ettiğini, davalının ... isimli geminin bakım ve onarım işlerinin yapılması konusunda müvekkili ile görüşmelere başladığında yüksek oranda iskonto yapıldığı takdirde ... (...) isimli gemiyide bakım onarım işleri için tersaneye getireceğini vadetmiş olduğundan müvekkili şirketin her iki geminin de işlerini alabilmek amacıyla donatanla her iki gemi için bakım onarım sözleşmesi yaptığını ve fiyattan % 21 oranında indirim hakkı sağlandığını, ilk gemi olan ... 'in bakım, onarım ve havuzlama işleri için % 21 oranında indirim uygulandığını, aradaki anlaşmaya göre davalının ikinci gemi ile 09-10 Nisan 2014 tarihinde Tuzla'ya getirmesi kararlaştırıldığından öngörülen tarihte söz konusu gemi için yüzer havuzun boş vaziyette hazır bulundurulduğunu, ancak davalı donatanın gemiyi tersane havuzuna getirmeyi iptal ettiğini bildirdiğini, geminin şuanda Tuzla'da başka bir tersanede bakım ve onarım gördüğünü, davalının sözleşmeye aykırı bu davranışı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, taraflararasındaki 31/08/2013 tarihli sözleşmenin iptal hükmünü içeren 15.maddesinde gemi sahibinin sözleşmeyi iptal etmesi durumunda maddi tazminat olarak tersaneye 100.000,00 USD ödemeyi ve tersane zararlarını karşılamayı kabul ettiğini, bu nedenle davalının sözleşmede yer alan edimini yerine getirmemesi nedeniyle davalı donatanın 100.000,00 USD tutarındaki tazminatı faizi ile birlikte ödemesi ve geminin üzerine haciz konularak seferden men edilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek öncelikle ... IMO nolu ... isimli geminin ihtiyaten haczine ve seferden men edilmesine karar verilmesini, tazminat yönünden ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak deniz alacağı mahiyetinde olmadığından mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı tarafın davasını dayandırdığı sözleşme uyarınca Tuzla (İstanbul Anadolu) Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, bu nedenle davanın öncelikle görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, taraflararasında ... (...) gemisinin tamir ve bakım işleri için akdedilmiş bir sözleşme olmadığını, bunun davacı tarafından dosyaya sunulan 31/08/2013 tarihli belgeden anlaşıldığını, zira ... isimli gemiye ilişkin anlaşmanın fiyat maddesinde ... yeni adı ... isimli geminin de tersanede bakım onarıma ilişkin kesin bağlantı yapılması kaydı şartı ile % 21 oranında fiyattan indirim uygulanacağının kararlaştırıldığını, buna göre davacı tarafın bahsettiği 31/08/2013 tarihli anlaşmanın ... gemisinin bakım onarım işine ilişkin olup, ... gemisinin de o tarihteki donatanına sözleşme ile indirimli oranı yaptırma hakkının tanındığını, dolayısıyla indirim hakkının kullanılmasının geminin 31/08/2013 tarihteki donatanına ait olduğunu, geminin tersaneye giriş tarihlerinin ayarlanıp, kesin bağlantı yapılmadıkça bu hakkın kullanıldığından bahsedilemeyeceğini, ... isimli geminin sörveyinin 5 Nisana kadar yapılması gerektiğinin davacı tarafa bildirildiğini, davacı tersanenin ise cevaben tersanenin 10 Nisanda uygun olduğunu belirttiğini, tersane 5 Nisan 2014 tarihine kadar müsait olmadığından geminin 31/08/2013 tarihindeki donatanı tarafından indirimli opsiyon hakkının kullanılamadığını, yapılacak bakım ve tamir işinin ne olduğu, neye ilişkin olduğu ve ne zaman yapılacağı ile ücret konusunda tarafların açık bir şekilde uyuşması gerektiğini, oysa ki mevcut ihtilafta davacı tarafça tek taraflı olarak dava konusu olmayan ... isimli geminin tamir ve bakım işlerinin yanısıra ... gemisinin de tamir ve bakım işlerinin davacı tarafa yaptırılması halinde bir indirim uygulanacağının taahhüt edildiğini, davalı tarafından bu teklifin kabul edilmediğini, dolayısıyla tarafların iradelerinin eser sözleşmesinin esaslık unsurları konusunda uyuşmadığını, bundan dolayı da sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceğini, aksi kabul edilse dahi sözleşmeden sonra geminin mülkiyetinin el değiştirdiğini, iddia edilen alacaktan dolayı geminin yeni malikinin sorumlu olamayacağını, zira ... isimli geminin davacı tarafından sözleşmenin akdedildiği iddia edilen tarihteki malikinin ... olduğunu, davalı ... şirketinin ise Aralık 2013 tarihinden itibaren malik olarak sicile kaydedildiğini, dolayısıyla iddia edilen sözleşmenin ancak davadışı ... 'yi bağlayacağını, öte yandan sözleşmedeki cezai şarta ilişkin hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, bu nedenle geçerli sayılamayacağını savunarak davanın görevsizlik, yetkisizlik ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava; gemi bakım onarımını esas alan sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, 09/07/2018 tarihinde davanın esastan reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından İstinaf talebinde bulunulmuştur.
İstinaf talebinin incelendiği ... Dairesi tarafından "Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere "Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin davaya bakabilmesi için davanın deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunlu olup eser sözleşmesi kapsamında geminin bakım onarımına ilişkin yapılan sözleşmeler Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında olduğu, (Yargıtay Yüksek 15. H.D. 26/04/2017 gün, 2017/384- 1787 E.K; Yargıtay Yüksek 15. H.D. 05/10/2015 gün, 2015/3948 - 4790 E.K)"
Taraflararasındaki uyuşmazlığın gemi bakım ve onarımına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davanın tarafları tacir, uyuşmazlık da ticari işletmeyle ilgili bulunduğundan Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Deniz İhtisas Mahkemesi olarak davanın esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmadığı" gerekçesi ile mahkememizin kararı kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş olduğundan üst mahkemenin kararı nedeni ile mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
2-HMK 'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2018
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır