T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2018/498 Esas
KARAR NO: 2023/276
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/12/2018
KARAR TARİHİ: 21/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı/sigortalı ... A.Ş tarafından ...’da yerleşik alıcı ...Ltd adlı alıcı firmaya ... emtia satıldığını, satılan emtianın 22.08.2017 tarihinde... “...” adlı gemiye yüklenerek ... Limanına sevk edildiğini, varış limanına ulaşan gemiden tahliyenin ardından alıcı firma deposuna alınan emtiada paslanma tespit edildiğini ve durum yazışmalar ile eksper tarafından sigortalı firma yetkililerine bildirildiğini, müvekkili tarafından atanan eksperin anılan hasar ile ilgili ekspertiz çalışmasına aynı gün başlanıldığını, 11.10.2017 ve 12.10.2017 tarihlerinde, ilk ihbara esas hasarın tespiti için aktarım limanı olan ... Limanı, ...’da, ardından alıcı firma deposunda tespit edilen paslanma hasarı ile ilgili 20.06.2018 tarihinde alıcı firma servis sağlayıcısı ... şirketinin ..., ...’da bulunan fabrikasında ekspertiz çalışmaları gerçekleştirildiğini, 29.09.2017 tarihinde aktarım limanı olan ... Limanına tahliye edilen konteynerlerin bazılarının deformayon sebebiyle hasarlandığı bildirildiğini ve talep üzerine 11.10.2017 tarihinde ... Limanında ana ve alt nakliyeci firmaların eksperlerinin katılımı ile ...gerçekleştirildiğini, 20.06.2018 tarihinde alıcı ... firmasının taşeronu / sacların kesim işlemini yapan ... firmasının ..., ... adresinde bulunan fabrikada ekspertiz çalışması gerçekleştirildiğini, meydana gelen hasardan haberdar olan sigortalı meydana gelen hasarın tespit ve tazmini için sigortacısı olan müvekkil ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarda bulunduklarını ve müvekkili nezdinde ... nolu hasar ve rücu dosyası açıldığını, müvekkili şirket tarafından ...Ltd. Şti.'den hasarı ve sorumluların tespiti için ekspertiz çalışması talep ettiğini, gerçekleştirilen ekspertiz çalışması sonucu ...... nolu rapor ile ilk tespit olarak 385.782,21 USD bedel tespit edildiğini, fakat son tespit olarak hasarın toplam maliyeti 200.530,29 USD olarak hesaplandığını, dava ve takip konusu emtianın hasarlanması nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısına 14.08.2018 tarihinde 200.530,29-USD hasar miktarını sigortalı ...A.Ş.'ye ödendiğini,bu sebeple de dava ve takip haklarının bulunduğunu ileri sürerek ... 6. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Donatanına İzafeten ...A.Ş ve .... Donatanına İzafeten ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin acentesi olduğu dava dışı ...'nın taşıma sözleşmesini gösterir konşimentonun taraflarından birisi olmadığını, davacı sigorta şirketinin işbu davayı açabilmesi bakımından aktif husumetinin bulunmadığını, müvekkili davalı ...A.Ş., ..merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... şirketinin Türkiye acenteliğini gerçekleştirdiğini, işbu taşıma sözleşmesinin bir tarafı ... merkezli ... olup müvekkili şirketin, işbu sözleşmede acente sıfatı ile hareket ettiğini, konişmentonun 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkeme ... Mahkemeleri ve uygulanacak hukuk İngiliz hukuku olarak belirlendiğini, kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında, konişmentoların arka yüzünde taşıma şartları yer aldığını, bu taşıma şartları ise navlun sözleşmesinin kendisi olduğunu, davacının işbu davasını taşımaya ilişkin konişmentonun ön yüzündeki kayıtlar ve arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesi hükümleri tahtında değerlendirmek gerektiğini, taşımaya konu mallarda oluştuğu iddia edilen olan hasar nedeniyle müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu malların hasarlanmasına ilişkin olarak taşıyana veya taşıyanın acentesine Türk Ticaret Kanunu’nun 1185. maddesine uygun olarak yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığını, müvekkili şirketin katılımı ile herhangi bir survey de düzenlenmediğini, iddia edilen hasarın taşımanın gecikmesinden kaynaklandığı düşünülecek ise, dava konusu taşımada müvekkili şirketten kaynaklı bir geçikme yaşanmamış olup öyle olduğu farz edilse dahi bile hem de TTK m.1186/6 uyarınca gecikme zararlarında taşıyanların sorumluluğu toplam navlun ile sınırlı olacağını, dava konusu taşımada toplam navlun da 2640 USD olduğundan her halükarda gecikme nedeniyle sorumluluklarının 33.579 USD ile sınırlı olduğunu, yükün kendine has niteliklerinden veya ambalaj yetersizliğinden veya hatalı konteyner seçiminden ileri gelen hasarlar taşıyanın sorumsuzluk hallerini teşkil ettiğini, tek taraflı yapılan tespite dayalı eksper raporu taraflarınca kabul edilemese de, söz konusu raporda dahi konteyner muhteviyatı malların ne şekilde ve neden hasarlandığı net olarak ortaya konamadığını beyanla davanın reddine, kötüniyetli açılan işbu takip nedeni ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zararın geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalan bir zarar olmadığını, dava dışı ... Şirketinin ... kaydına göre yaptığı satış bakımından talep hakkı alıcıya geçtiğini, bu durumda da sigortalısının talep hakkı bulunmayan davacı bakımından da aktif husumetin olmadığının kabulü gerektiğini, davacının sigortalısı satıcı ... tarafından dava dışı alıcı ...’e satışı gerçekleştirildiği iddia edilen zarar, emtia taşıyana ..., ...’de teslim edildikten sonra vuku bulduğundan, dava konusu zarara katlanma yükümlülüğünün alıcı üzerinde olduğunun kabulü gerektiğini, bu durumda, taşıma konusu emtianın uğradığı iddia edile zarar ile ilgili olarak, varsa, talepte bulunma hakkı emtianın satıcısı ...’in değil emtianın alıcısı olduğu iddia edilen ... olduğunu, davacı sigortacının sigortalısı ... ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... ile kurulan taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi, fiili taşımayı da gerçekleştirmediğini, davaya konu olan taşıma sözleşmesinin tarafları... A.Ş ve satıcı ... olduğunu, ... Şirketinin işbu taşımada akdi taşıyan olduğunu, davacının talebini ancak ...'a ya da fiili taşıyan ...’ye yöneltebileceğini, davaya konu olan taşıma işi 22.08.2017 tarihli konişmento uyarınca gerçekleştirilmiş olup işbu dava öncesindeki icra takibi ise 28.08.2018’de başlatıldığını, 11.10.2017 tarihinde aktarma limanı olan ... Limanı’nda düzenlenen Ön Rapor uyarınca işbu taşımaya konu emtia raporun düzenlendiği tarihte de hasarlı olmadığı açıkça belirtildiğini, 30.07.2018 tarihinde düzenlenen Yeditepe Raporu’nda ise emtianın hasarlı olduğu belirtildiğini, aradan geçen bunca zaman içerisinde ise herhangi bir dava ikame edilmediğini, davacı sigortacının talebini hak düşürücü süre içerisinde ileri sürdüğünü kanıtlaması gerektiğini, her halükarda, davacı tarafından müvekkiline işbu davaya konu hasar ile ilgili olarak TTK m. 1185 uyarınca süresinde ihbar yapılmadığından işbu davanın esastan reddi gerektiğini, 200.530,29 USD tutarındaki ödemeye ilişkin tutarın fahiş olduğunu, yapılan hasar hesabına %10 ilave bedel ve hasarı azaltma ve kurtarma masrafları dahil edildiğini, emtia hasarına ilişkin %10 ilave bedel davacı sigorta şirketi tarafından talep edilemeyeceğini, hasarı azaltma ve kurtarma masraflarının ise neye ilişkin olduğu ve zararı ne kadar azalttığı belirsiz olduğunu beyanla davanın reddine, davacının talep edilen tutarın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı ... Sigorta tarafından düzenlenen Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile dava dışı ...A.Ş'nin satıcısı ve göndereni olduğu emtianın taşıma rizikolarına karşı sigorta teminatı altına alınmıştır. ... Bankası tarafından düzenlenen 14/08/2018 tarihli ödeme dekontunda davacı ...'nın dava konusu yük hasarı nedeniyle sigortalısı ...'e 258.008,07 Amerikan Doları ödeme yaptığı görülmektedir. Dosyaya sunulan ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu başlıklı 3 ayrı belgede de, sigortalı ...'in ...'dan dava konusu eşyaya ilişkin poliçe kapsamında 200.530,29; 35.678,01 ve 20.188,95 Amerikan Doları sigorta tazminatı tahsil ederek dava konusu hasara ilişkin tüm haklarını davacıya temlik ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda davacı sigortacının TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen yasal halefiyet hükümlerinin yanı sıra, temlik sözleşmesine göre TBK'nun 183.maddesindeki alacağın temliki hükümlerine dayanarak, davalılara karşı icra takibi başlatıp itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirilmesi gereken ilk husus, dava şartlarından olan husumet ehliyetidir. Bu noktada davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ... şirketinin taşıyandan tazminat talep hakkının "zarar" unsuru bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir. TTK'nun 1178.maddesine göre taşıyandan tazminat talep eden yükle ilgili eşyanın hasara veya ziyaa uğradığını, hasar ve zıyaa olgusunun eşya taşıyanın hakimiyeti altında iken meydana gelmiş olduğunu ve son olarakda hasar ve zıya ile nedensellik bağı içerisinde bulunan bir zararın gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür. Taşıyandan tazminat talebinde bulunabilecek yük ilgilisi ise somut olaya göre taşıtan, yükleten veya gönderilen olabilir. Eşyanın hasara veya ziya uğraması sebebiyle kimin mal varlığında zarar meydana gelmiş ise tazminat talep hakkını da bu kişi ileri sürebilecektir. Dava konusu olayda davacının halef olduğu sigortalı ... Şirketinin taşıma konusu eşyanın satıcısı ve aynı zamanda alt taşıtanı olduğu sabittir. Bununla birlikte dava dışı alıcı ... (...) Ltd tarafından ... aracılığı ile dava dışı sigortalı ... AŞ'ye 02/02/2018 tarihinde 703.792,70 USD havale gönderdiği, bu havalenin ... Şirketinin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı böylelikle ...'in mal bedelini dava dışı satıcıdan tahsil ettiği yapılan 09/03/2021 tarihinde yapılan mali inceleme ile tespit edilmiştir.
Bu aşamadan sonra davacı vekili 29/12/2021 tarihli beyan dilekçesinde, eşyanın alıcı firmanın deposuna ulaşmasının ardından paslı olduğunun tespit edildiğini, buna istinaden ekspertiz raporu tanzim edilerek, söz konusu hasar nedeniyle alıcı tarafından eşya hakkında 08/05/2018 tarihli red belgesi düzenlediğinden sigortalının zararının doğduğunu, tüm bunlara rağmen bilirkişi raporunda emtia bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenmiş olduğu yönündeki tespitin maddi olayla ilişkilendirilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Davacı vekilinin beyan ve itirazları karşısında sigortalı şirketin ticari defterlerinin yeniden incelenmesine karar verilmiş olup, 12/08/2022 tarihli muhasip bilirkişi raporunda, defter incelemesi için belirlenen günde dava dışı... Ltd tarafından ... adına düzenlenen 15/08/2018 tarihli 256.397,25 USD tutarlı faturanın ibraz edildiği, defterler üzerinde yapılan incelemede söz konusu faturanın bir sonraki hesap dönemi olan 2019 yılında ...'in ticari defterlerine borç olarak kaydedildiğinin görüldüğü belirtilmiştir.
Dava konusu eşya hasarına ilişkin olarak alıcının red belgesi düzenleyip, daha sonrada sonrasında ... adına borçlandırıcı fatura kesmiş olması zararın ispatı için yeterli görülmemiştir.15/03/2022 tarihinde dosyaya sunulan dava dışı ... faturasının bu şirkete ödeme kaydının olup olmadığının tespiti amacıyla yeniden ...'in ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda yapılan defter incelemesi sonucunda düzenlenen 18.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı ... tarafından kesilen 256.397,24 USD tutarlı fatura ile ilgili olarak ticari defterlerde ...'in herhangi bir ödemesinin tespit edilmediği, ... yetkilisi tarafından söz konusu faturanın yeni siparişler nedeniyle mahsup veya nakden iade ya da temliken ödeme gibi ihtimaller dahilinde bir talebin henüz şirketlerine ulaşmadığı, bu nedenle herhangi bir ödemenin yapılmadığının beyan edildiği belirtilmiştir
Sonuç itibariyle; davacı sigorta şirketi, halefi olduğu ... A.Ş'nin zararının dava dışı alıcı ... Ltd şirketi tarafından ... adına düzenlenen 15/08/2018 tarihli 256.397,25 USD tutarlı borçlandırma faturası nedeniyle doğduğunu ileri sürmüş olup, işbu faturanın ...'in defterlerinde borç olarak kaydedildiği tespit edilmiş ise de, 2018 yılında açılan dava tarihinden 12/05/2023 olan ek rapor tarihine ve 21/06/2023 tarihli son duruşmaya kadar faturanın mahsup, temlik yada doğrudan ödeme yoluyla ödendiği ortaya konulamamıştır. Bu durumda sigortalının, iddia edilen yük hasarından dolayı zarara uğradığı ispatlanamamış olduğundan, davacının iş bu davada husumet ehliyeti bulunmadığı kanaatine varılmakla, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114-115 maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2- Peşin alınan 18.203,21 TL harçtan, karar harcı olan 179,90 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 18.023,31 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3- Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı İda vekilinin yüzlerine karşı davalı ...vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/06/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır