T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2018/71 Esas
KARAR NO:2021/466
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/03/2018
KARAR TARİHİ:06/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir noktadan diğerine sevk edilmesini organize eden lojistik hizmet sağlayan ve taşıma işlemlerine aracılık eden bir firma olduğunu, davalı şirket ile Endonezya Surabaya Limanı'ndan yüklenen davalıya ait malların deniz yolu ile Türkiye 'ye getirilmesi hususunda anlaşıldığını ve davacı tarafından gerekli organizasyonunu yaparak bir kısım taşıma işlemini gerçekleştirdiğini, davalıya malların teslim edildiğim bu hizmete ilişkin olarak toplam 5 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafça fatura bedellerine ilişkin olarak 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalının fatura içeriğindeki konteynerleri teslim aldığını ancak navlun fatura bedellerinin kalan bakiyesi olan 13.950,00 USD borcunu ödememesi nedeniyle ... Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını ancak davalı tarafından icra takibine, davacıyı zarara uğratmak amacıyla kötü niyetle haksız bir şekilde itirazda bulunduğunu belirterek .... îcra Müdürlüğü nezdinde ... E sayılı dosyası ile başlatılmış icra takibine Davalı tarafın yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali takibin devamına, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalının, alacağın %20 sinden az olmamak üzere İcra inkar Tazminatı ödemesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava konusu ettiği faturaların bir kısmının icra takip tarihinden 1 yıl öncesine ait olduğunu, TTK 1246/1 gereğince alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu ettiği 5 faturaya ile alakalı malların davalıya teslim edilmediğini, dava konusu faturalara ilişkin davalı ve davacı arasında bir navlun sözleşmesinin, mevcut olmadığı bu sebeple teslim edilmeyen bu mallar ile ilgili davalı tarafın hiçbir borcu olmadığını ve icra dosyası ile belirtmiş olduğu faiz oranının fahiş bir oran olduğunu bu sebeplerle davanın reddi ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi heyetinden aldırılan raporda özetle; Dava konusu taşımalara ilişkin dosyaya sunulan belgelerde yer alan kayıtlardan davacının taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiğinin kabul edilebileceği, dava konusu taşımaların gerçekleştirilmiş ve davalı gönderilen tarafından eşyaların teslimi yetkisinin kazamlmış olduğu; taraflar arasında taşıma giderlerini de içeren tek bir ücret kararlaştırılmışa TTK. m. 918 gereğince davacı taşıyanın haklarına sahip olacağından ve navlun talebi de bu kapsamda yer aldığından davacının navlun talep haklanın bulunduğu; ödenmesi gereken navlun miktarına İlişkin faturalar dışında dosyada bir delil olmadığı, davacının defter açılış tasdikleri yönünden usulüne uygun olan, ancak envanter defterinde gereken açıklıkta kayıt yapılmamış ticari defter kayıtlarına göre, davalıdan 13.950 USD alacaklı olduğu, davalının zamanında açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında usulüne uygun yaptırıldığı ticari defter kayıtlarına göre, davacıya 10.950,00 USD TL borçlu olduğu, davacı ve davalı defterleri arasında davacı aleyhine 3.000,00 USD fark bulunduğu, davalı defterlerinde envanter defter kayıtlarında açıklayıcı ve ayrıntılı kayıtlan dikkate alarak, davalı hesap bakiyesi olan 10.950,00 USD'nin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanları doğrultusunda bilirkişi heyetinden yeniden rapor aldırılmış olup, aldırılan ek raporda özetle; Davacının dava konusu taşımalara İlişkin navlun talep hakkının bulunduğu; ödenmesi gereken navlun miktarına ilişkin faturalar dışında dosyada bir delil olmadığı, davacının HMK 222 doğrultusunda kanıt yeterliliği taşımayan defterlerine göre, davalıdan 13.950 ABD Doları alacaklı olduğu, davalının HMK 222 doğrultusunda kanıt yeterliliği taşıyan defterlerine göre, davacıya 10.950,00 ABD Doları borçlu olduğu, davacı ve davalı defterleri arasında bakiye farkı bulunmasına rağmen davacının takip konusu yaptığı 5 adet hizmet fatura toplamının (1 adet iade faturası tutarı düşüldükten sonra) 13.950 ABD doları olduğu, bu tutara ilişkin faturaların her iki tarafın defter kayıtlarında da yer aldığı, borç tutarın bakiye ve/veya takibi yapılan faturalar üzerinden değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanları doğrultusunda bilirkişi heyetinden yeniden rapor aldırılmış olup, aldırılan yeni raporda özetle; Kök raporda; "Tarafların 2016 yılı cari hesap farklılığının nedeni 22.04.2016 tarihi öncesi kayıtlarının birbiriyle örtünmemesinden kaynaklandığı, 22.04.2016 tarihi sonrasında düzenlenen tüm faturaların ve yapılan ödemelerin birbiriyle örtüştüğü görülmüştür." İfadelerine yer verildiği, davacı yanın kayıtlarında yer alan 13.01.2016 tarihli 3.426 yevmiye numaralı ... No'lu Çek Portföy USD açıklamalı 6.000,00 USD tutarlı çekin ve 26.02.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ... ... açıklamalı 3.000,00 USD tutarlı faturanın davalı yanın ticari deftrelerinde kayıtlı olmadığı, davalı yanın kayıtlarında yer almayan bu iki işlemin cari hesap farklılığa neden olduğu, davalı şirketin 2015 yılından devir eden borç bakiyesinin bulunmamasından dolayı inceleme esnasında davalı yaııın 2015 yılına ait ticari defterlerini tarafına ibraz etmediği, Asıl dava konusu taşımanın 22.04.2016 tarihinden sonra düzenlenen tüm faturalar ve ödemeler olduğu, davacı yanın 26.02.2016 tarihli taşıma ile ilgili tüm belgeleri (konşimento) ibraz ederek yaptığı taşımayı ispatlaması ile davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalı yandan 13.950,00 USD alacağının bulunacağı, aksi halde davacı yandan 10.950,00 USD alacak talep edebileceği, davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere, davalı yanın icra takip tarihi itibariyle davacı yana 10.950,00 USD borcunun bulunduğu belirtilmiştir.
Dava, fatura ve cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Takibin dayanağının ... sayılı navlun ücreti açıklamalı faturalar olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 23/07/2018 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş belgelerin incelenmesinde de ... sayılı konişmentolar tahtında taşımalar yapıldığı, konişmentolarda davalının gönderilen, davacının varış yeri komisyoncusu olarak belirtildiği ve " freight collect" ( navlun tahsil edilecek) kaydının bulunduğu, taşımalara ilişkin ordinoların verilmiş olması da dikkate alındığında taşımaların gerçekleşmiş olduğu ve davacının taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği davaya konu taşımalara ilişkin navlun bedelini talep edebileceği anlaşılmıştır. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin verildiğinin ispat külfeti faturayı düzenleyene ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektir. Ancak taraflar tacir olup yapılan defter incelemesi sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve kesin delil vasfında oldukları, takibe dayanak yapılan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin örtüştüğü, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine ya da faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği, tarafların ticari defterlerindeki bakiye farkının dava konusu taşımalara ilişkin olmadığının bilirkişi raporları ile tespit edildiği, davacı tarafın faturalara dayalı alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ve dosya kapsamı ile ispatlamış olduğu görülmekle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına,
3-Asıl alacak olan 13.950,00 USD alacağın TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar harcı olan 3.636,64 TL'den peşin alınan 589,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.047,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (630,46 TL ilk harç 164,00 TL posta ücreti ve 5.000,00 TL TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 5.794,46 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekili için takdir edilen 7.720,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır