T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2019/190 Esas
KARAR NO: 2023/427
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/06/2019
KARAR TARİHİ: 25/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan... A.Ş.'ne ait 237,529 kg ağırlığındaki asit tesisi emtiasının ABD'den Türkiye'ye nakliyesinin davalılar tarafından üstlenildiği, sözkonusu emtianın 12.02.2018 tarihinde ...gemiisine tam ve sağlam olarka yüklendiği, geminin 24.03.2018 tarihinde Haydarpaşa Limanına yanaşmasını müteakip yapılan tahliye esnasında ... ve... Dearator olarak tanımlanmış olan emtianın hasarlanmış olduğunun tespit edildiği, tutanak altına alındığı, geminin...sigortacısı tarafından 175.000 USD tutarında teminat mektubu verildiği, müvekkili şirket tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 589.293,90 TL tutarındaki hasarın istifleme sabitleme sorunu sebebiyle yükün gemi ambarında kayarak diğer yüklere veya gemi ambarına çarpması sebebiyle meydana geldiğinin tespit edildiği hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödendiği, davalılara rücu hakkı doğduğu tahsili için icra takibi başlatıldığı itiraz üzerine takibin durdurulduğu belirtilerek başlatılan takibe itirazın iptali takibin devamı %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a izafeten... (...) Ltd'ye izafeten ... firması ( Bu davalıya yöneltilen dava tefrik edilmiştir); vekilinin 22.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; millelerarası yetki ve husumet itirazında bulunularak, müvekkilin herhangi bir poliçe ve sair rizikonun muhatabı olmadığı bir deniz gözetim firması olduğu yurt dışındaki deniz ticaretine yönelik sigorta şirketlerinin hiçbir şekilde ortağı acentası veya temsilcisi olmadığı sigorta şirketi veya sigorta aracılığı ile ilgili faaliyet alanı bulunmadığını, asil olarak gösterilen davalı ...'e izafeten ... şirketlerine yurtdışı tebliği yapılarak taraf sağlanmadan müvekkiline izafeten işbu dava sürdürülemeyeceğini beyanla, öncelikle itirazın iptaline konu icra dosyasında izafeten yer alan müvekkil açısından davanın reddini, dava şartı arabuluculuk sürecinde bulunmayan diğer davalı taraflardan ötürü dava şartı yokluğundan davanın reddini, davalı asiller ...'e izafeten... (... ) Ltd şirketlerine müvekkil şirkete husumet yöneltilmesine dair belge sunulmamasından ötürü izafeten açılan davanın reddini müvekkili faaliyet kolu itibariyle işbu davada husumet yöneltilemeyecek olmasından ötürü davanın husumet yönünden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı... gemisi donatanı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; usul ve yeki husumet itirazında bulunarak, davacının zararın varlığını sebebini ve tarafların kusurun ispatlayamadığı, gemide bulunan yükün istiflenmesinden ve sabitlenmesinden sorumlu tek taraf geminin zaman çarteri ... şirketi olduğunu zararın bu şirketin sorumluluğunda olduğunu, cevabi yazı ekinde örnek Yargıtay kararının ve seferlerinin gerçekleştirilmesine yönelik kısmi tercümenin ve orijinal metnin yer aldığını, uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin Amerika Birleşik Devletleri Texas Eyaleti’nde bulunan Houston mahkemeleri olduğunu,dava konusu uyuşmazlığın davacı tarafından dosyaya ibraz edilen konşimento tahtında gerçekleşen... şirketinin üstlendiği....Ş.’ye ait emtianın taşınmasından kaynaklandığını, taşımaya ilişkin konşimento dosyaya davacı tarafından ibraz edildiğini. Sunulan konşimento incelendiğinde konşimento ...şirketinin antetli kağıdına basıldığını. Müvekkili şirketin adı söz konusu konşimentoda geçmediği gibi müvekkil şirket ile davacı ya da ...A.Ş. arasında emtianın taşınması konusunda herhangi bir sözleşme de mevcut olmadığını. Davacı tarafından ileri sürülen iddialar somut verilere değil yalnızca varsayımlara dayadığını, davacı zararın varlığını, sebebini ve tarafların kusurunu ispatlayamadığını, müvekkili şirketin gemiyi klas onaylı, tüm makine ve aksamları çalışır vaziyette, denize ve yüke elverişli durumda, bakımları düzenli yapılmış, tüm sertifikaları eksiksiz ve geçerli olarak kiracıya tahsis ettiğini, bu bağlamda davaya konu olayda müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkilimiz taşıyan sıfatını haiz olmadığından işbu davanın pasif husumet yokluğundan reddini, işbu uyuşmazlığa ilişkin mevcut yetki şartı nedeniyle mahkemenizin yetkili olmadığı göz önüne alınarak işbu dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddini işbu uyuşmazlığın çözümünde Amerikan Hukuku ve COGSA hükümlerinin uygulanmasını, müvekkili şirketin dava konusu hadisenin meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından ve her halükarda sorumlu tutulamayacağından işbu davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, karar verilmesini arz ve talep ederiz.
Davalı... gemisi taşıyanı... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; usul ve husumet itirazında bulunarak taşıyanın olağan üstü ve karşı konulamaz nitelikteki hava ve deniz koşullarından dolayı yükte meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğu Amerikan Hukuku ve Cogsa hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiği sorumluluğu toplam 1.000 USD tutarı aşmayacağından müvekkilinin hasardan sorumlu olduğuna karar verilmesi halinde sorumluluk miktarının maksimum 1.000 USD olarak belirlenmesi gerektiği, davacının talep konusunun %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesinin talep edildiğinin bildirildiği, ekinde Milletlerarası ÖZEL Hukuk kitaplarından alıntılar, ...ve içeriğinde yer alan üstün hüküm kuralı tercümesi örnek Yargıtay kararları 03.09.2019 tarihinde...arafındna ...'nın bu taşımaya uygulanacağı ...deniz tehlikelerinin sebep olduğu hasardan sorumlu olmadığı parça başına 500 USD sınırlı sorumluluğun uygulanması gerektiği görüşlerinin sunulduğu yazısının orijinali ve tercümesi gelişmiş seyir raporunun orijinali ve tercümesinin yer aldığını beyan etmekle, somut olayda MÖHUK md 29.uyarınca konişimento şartları çerçevesinde Amerikan Hukukunun ve Cogsa hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiği, iddia edilen zarardan dolayı müvekkil şirket Amerikan Hukuku ve Amerikan Denizden Mal Taşıma Kanunu hükümleri uyarınca hasar olağan üstü ve karşı konulamaz nitelikle hava ve deniz şartlarından ötürü meydana geldiğinden müvekkilinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin her halükarda amerikan hukuku ve amerikan denizden mal taşıma kanunu çerçevesinde sorumluluğu toplam 1.000 ABD doları aşamayacağından müvekkilin hasardan sorumlu olduğuna karar verilmesi halinde sorumluluk miktarının maksimum 1.000 ABD Doları olarak belirlenmesini, savunarak davanın reddi ile, icra takibi ve derdest davanın haksız ve kötü niyetli başlatılması nedeni ile davacının İİK m.67 uyarınca talaep konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
29/03/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; yolculuk sırasında karşılaşılan hava koşullarının kötü olduğu ve kaptanın bu koşullarda gerekli kaçınma manevralarını yapmaya çalıştığı tespitle birlikte, Şubat-Mart aylarında Atlantik Okyanusunda bu hava ve deniz koşullarının sıklıkla karşılaşılan olası koşullar olduğunu, geminin bu koşullara elverişli olması ve yükün istif ve lashinginin bu koşullara göre hazırlanması gerektiğini, dava konusu yüklerin geminin seyir yapacağı rotadaki hava ve deniz koşullarına uygun lashing yapılmadığından hasarlandığını, yükün hasara/zıyaa uğramasına sebep olan olgu hava koşulları değil istif ve lashingin bu koşullara uygun yapılmaması olduğundan 1 nolu davalı taşıyanın yüke özen gösterme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, 2 nolu davalı donatanın sorumluluğunun zaman çarteri sözleşmesi ile üstlendiği yükümlülüklere göre belirlenmesinin gerektiğini, ...standart zaman çarteri sözleşmesinin ilgili hükmü gereğince donatanın istif ve lashing işlemlerinden sorumlu tutulamayacağını, kaptanın nezaret yükümlülüğünün bu sonucu değiştirmediğini, bu sebeple 2 nolu davalı donatanın zarardan sorumlu tutulamayacağını, davaya konu emtianın 3.000.000 USD değerinde komple bir proses ünitesinin 175.000,-USD bedelli iki parçasından ibaret olduğunu, hasarın tam zıya sayılacak düzeyde çok ağır olmasına rağmen yeniden temini mümkün olmadığından onarılma zaruretinin ortaya çıktığını ve gerçek onarım bedelinin çok daha yüksek olacağının bariz olmasına rağmen tazminata esas bedelin yapılan ödeme karşılığı 589.293,90TL olarak kabulü gerektiğini beyan etmişlerdir.
04/03/2022 Tarihli Ek Raporda Özetle; Dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan gerekçelerle, dava konusu taşıma sırasında gerçekleşen hava ve deniz olaylarının olağan olduğu teyit edildiğinden Bilirkişi Kök Raporu’ndaki hava ve deniz şartlarına ilişkin teknik değerlendirmelerin geçerliliğini koruduğu, bu durumda sorumluluğa ilişkin değerlendirmelerde değişiklik yapılmasının gerekmediği, fiili taşıyanın sorumluluğuna ve uygulanacak hukuka ilişkin değerlendirmelerde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı; bu sebeplerle Bilirkişi Kök Raporu’nda varılan kanaatlerin geçerliliğini koruduğu sonucuna varılmıştır.
11.07.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;; dosyadaki gözetim raporları, Eksper ... tarafından hazırlanan 26.11.2018 tarihli ekspertiz raporundan, dosyada mevcut fotoğrafların incelenmesiyle her iki makinanın da taşıyana tam ve sağlam olarak tespit edildiği, ancak taşıma esnasında... su borulu kazanın ve ... ( V-301 Dearator ) ağır hasar görmüş olduğu, asit tesisinin iki ünitesinin dış gövde izolasyonları, dış gövde elemanlarında ağır hasar aldığı, gövdelerin aşırı yük, darbe altında yapısal deformasyona uğradığı ve makinaların parçalandığının tespit edildiği, kazan ve degazördeki onarım maliyetinin , onarım aşamasında ortaya çıkabilecek ilave yedek parça ve malzeme, cihaz tutarları ve işçilikler de dahil edildiğinde, işçilik hariç tespit edilen 228.075 USD'nin poliçe kuru üzerinden karşılığı olan 869.923,67 TL +KDV tutarın da üzerinde olacağı, ancak davacı sigorta şirketi açısından ödemeye esas bedel olarak 589.293,90 TL nin belirlendiği ve bu tutarın zarara esas teşkil edeceği görüşüne varılmıştır. davalının dava konusu taşıma bakımından fiili taşıyan sıfatını haiz olduğu, dava konusu olayda meydana gelen yük hasarının eşyanın istiflenmesindeki ve sabitlenmesindeki bir kusurdan kaynaklandığı sonucuna varılması durumunda, bu işlemleri üstlenmemiş ve fiilen de gerçekleştirmemiş olan 2. davalı donatan/fiili taşıyanın bundan ileri gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı, kurulumuzda bulunan uzman bilirkişinin zararın sebebine ve gemi kaptanının kusurlu olup olmadığına ilişkin teknik değerlendirmesi çerçevesinde, 1. davalı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava; Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı yükün gemi ile taşınması sırasında hasarlanmasından dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılara rücu edilmesi için başlatılan icra takibe itirazın iptali davasıdır.
Davalı ...- ... (...) Ltd'e... A.Ş.'ye karşı açılan dava, tefrik edilerek mahkememizin... Esas'ına kaydedilmiştir.
Davaya konu İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası örneğinin incelenmesinden; davacı ... Sigorta A.Ş.'nin 589.293,90 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %19,50 oranında ki faiziyle birlikte borçlu / davalılardan tahsili için 25.03.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu takibe itiraz ile davanın İİK 67.maddesine göre süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık konuları, öncelikle uyuşmazlığa hangi ülke hukukunun uygulanması gerektiği, 2 nolu davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, takibin ve davanın süresinde açılıp açılmadığı, 1 ve 2 nolu davalılar yönünden mahkememizin yetkili olup olmadığı, yükteki hasarın neden meydana geldiği, uygulanacak olan ülke hukukuna göre taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldıracak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği ile yükte meydana gelen hasarın miktarına ilişkindir.
Davalılar vekilleri tarafından konişmentonun arka sayfasında uyuşmazlığa uygulanacak hukukun belirlendiği, işbu şartlar gereğince konişmentodan kaynaklı her türlü uyuşmazlığa Amerikan hukuku ve Amerikan COGSA hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre davanın konişmentoda gösterilen hukuka göre çözümlenebileceği, tarafların Amerikan kanunları ve Amerikan COGSA hükümlerini konişmentoya katarak bu kanun ve hükümlerde yer alan yetki kurallarını da kabul etmiş olduğu ileri sürülerek, yetkili mahkemenin yükleme limanı olan Houston/Teksas mahkemeleri olduğundan bahisle milletler arası yetki itirazında bulunulmuştur.
Yabancı mahkemeye yetki veren anlaşmanın Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini ortadan kaldırabilmesi için 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 47.maddesinde aranılan şartların gerçekleşmiş olması gerekir. MÖHUK’un 47. maddesine göre, “yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Bu maddeye göre taraflar arasında yabancı mahkemeye verilen yetkinin, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini kaldırıp kaldırmadığının değerlendirilebilmesi için taraflar arasında bir yetki anlaşmasının yapılmış olması gerekir. Eldeki dosyada ise taraflar arasında yabancı mahkemeyi yetkilendiren bir anlaşma bulunmamaktadır. Zira, konişmentonun 23. maddesinde yer alan Paramount Clause'da,“yetkili mahkeme” (jurisdiction) konusunda herhangi bir ibare ya da düzeleme bulanmayıp yalnızca uygulanacak hükümlere ilişkin esasları belirlemektedir. Davalı taraf yetki itirazını konşimentonun 23. maddesinde düzenlenen Paramount Clause (öncelikle uygulanacak hüküm klozuna) dayandırmış ise de, paramount kloz niteliği gereği yalnızca uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak maddi hukuk hükümlerine ilişkindir. Paramount clause'de COSGA ve ABD mevzuatına yapılan atıf sadece maddi hukuk hükümlerine ilişkin olup COSGA ve ABD mevzuatında yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin hükümleri kapsamamaktadır. Dolayısıyla taraflar arasında yapılan bir yetki anlaşması bulunmadığından yetki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı tarafça, Konişmentonun 19. maddesinde yer alan şarta dayalı olarak dava konusu talebin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir. MÖHUK'nın 8. maddesi gereğince, "zamanaşımı" hukukî işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbi olduğundan, ilgili konişmento hükmünün geçerliliği de Türk Hukuka göre değerlendirilmelidir. Öte yandan Yargıtay kararlarında da zamanaşımının kamu düzeninden olduğu ve bu hususta doğrudan Türk maddi hukukunun uygulanacağı kabul edilmektedir. Konişmentonda sözü edilen “Notice of Loss: Time Bar” başlıklı hüküm ile, öncelikle eşyanın hasara veya zıyaa uğramasına dair bildirim süresi düzenlenerek, bildirim süresine uyulmamasının sonucuna yer verilmiştir. Buna göre teslimden itibaren 9 aylık süre içinde dava açılmaması ve taşıyana yazılı bildirimde bulunulmaması halinde, taşıyanın konişmentodan kaynaklanan sorumluluğundan kurtulacağı (“The carrier shall be discharged of all liability under this Bill of Lading” ifadesiyle) öngörülmektedir. TTK m. 1188/1 uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarından kaynaklanan tazminat taleplerinin tabi olduğu hak düşürücü süre eşyanın tesliminden itibaren 1 yıl olarak düzenlenmiştir. O halde ilgili konişmento hükmüyle dolaylı olarak taşıyanın sorumluluğunun daraltıldığı ve kaldırıldığı kabul edilmelidir. Zira yükle ilgilinin tazminat talebini ileri sürebilmesi TTK hükümlerine göre daha kısa bir süreye tabi tutulmak istenmiştir. TTK m. 1243/f.1 gereğince eşyanın hasarı veya zıyaından kaynaklanan tazminat taleplerinin tabi olduğu hak düşürücü süreye ilişkin TTK m. 1188 hükmü emredici nitelikte olup bu hükme göre taşıyanın sorumluluğunu daraltan veya kaldıran konişmento hükümleri geçerli değildir (TTK m. 1245). Öyleyse somut olay bakımından konişmentodaki taşıyanın sorumluluğuna dair süre şartı da emredici hüküm olan TTK m. 1188’e aykırılığı sebebiyle geçersizdir. Dosya kapsamında sigortacı davacı... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen 09.02.2018 tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesi ile dava dışı ... Sanayi A.Ş.'ye ait asil tesisinin HOUSTON / ABD 'den Haydarpaşa Türkiyeye Namadıc Mılde gemisiyle taşınması sırasında meydana gelecek rizikolara karşı sigortalandığı sigortalı yükte taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına 16.01.2019 tarihinde 589.293,90 TL tutarında sigorta tazminatı ödediği dosyaya sunulan dekont örneği ile sigorta poliçesinden anlaşılmıştır.
Taşımaya konu Eşya sigortalı firma ...Sanayi tarafından FOB esasına göre satın alınmıştır. FOB teslim şekline göre eşyanın gemiye yüklenmesi ile birlikte hasar riski alıcıya geçmiş olacağından, davacının sigortalı... A.Ş. eşya üzerinde sigortalanabilir menfaate sahiptir. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketi zarar sorumlularına karşı TTK'nın 1472.maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğundan işbu davada aktif husumet ehliyetine haizdir.
Dava konusu taşımanın dosyaya sunulan 7117 nolu konşimento tahtında gerçekleştiği görülmektedir. Konşimento 1 nolu davalı ... Ltd tarafından düzenlenmiş olduğundan bu davalı TTK'nın 1238/1.maddesi gereğince taşıyan konumundadır.Dosyada 2 nolu davalı ...gemisinin donatanı olan...'tir.Bu davalı ile dava dışı sigortalı arasında kurulmuş bir navlun sözleşmesi bulunmamaktadır. 2 nolu davalı taşımayı gerçekleştiren ... gemisini zamançarteri sözleşmesi ile davalı taşıyan ...Ltdye tahsis ettiği sözleşmenin ... zaman çarteri hükümlerine tabi olduğu ileri sürülmektedir. Buna göre 1 nolu taşıyan tahsis olunan zamançarteri sözleşmesi ile edindiği tahsis hakkını dava dışı taşıtan ... Gübre Sanayiye karşı üstlendiği taşıma ediminin ifası için kullanmıştır. Geminin donatanı fiili taşıyan sıfatına sahipken 1 nolu davalı ise konşimentoyu düzenleyen olarak alt taşıyan sıfatına sahiptir. TTK madde 1191/2 ye göre TTK'nın taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümleri fiili taşıyanın bizzat gerçekleştirdiği taşımadan doğan sorumluluğu hakkında da geçerlidir. Dava konusu somut olayda taşımanın tamamının fiili taşıyan/ donatan tarafından icra edildiği anlaşılmaktadır. Konişimentoda eşyanın gemiye yüklendiği sırada haricen bulunduğu duruma ilişkin bir bilgi yer almadığından TTK'nın 1239/2 maddesi gereğince taşıyan konişimentoda eşyanın haricen belli olan hal ve durumuna ilişkin beyanda bulunmamış ise eşyanın taşıyana tam ve sağlam şekilde teslim edildiği kabul edilmelidir. Öte yandan dosyaya sunulan yükleme fotoğraflarından eşyanın gemiye yüklendiği sırada herhangi bir hasar veya ziyaanın sözkonusu olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda TTK m.1239/2 maddesi gereğince eşyanın hasarsız şekilde taşıyana teslim edildiği kabul edilmelidir.
Dava konusu eşyanın taşındığı geminin 13.02.2018 tarihinde HOUSTEN/ ABD'den hareket ettiği, sonrasında ... / ABD limanına uğradığı 18.02.2018 tarihinde bu limandan kalktığı, 07-09.03.2018 tarihlerinde Santander / İspanya limanında olduğu devamında Casablanca / Fas ve Pire Yunanistan limanlarında yük indirme bindirme işlemleri yaptıktan sonra, 24-25.03.2018 arasında dava konusu yüklerin boşaltıldığı Haydarpaşa limanında olduğu anlaşılmaktadır. Yüke ilişkin 24.03.2018 tarihli hasar tutanağında; ilgili beyanname ile gelen 34 kap Komple Asit Tesisi cinsi eşyalardan dava konusu ... ve ... eşyaların tahliyeleri sırasında yapılan tespitlere göre lashinglerinin kopmuş olduğunun görüldüğü ve darbeye maruz kalarak zarar gördüğü tespit edilerek resimlerinin çekildiği ve tutanağın sadece Gözetim Memuru, Ambar Memuru ve Gümrük Müşaviri tarafından imza altına alındığı görülmektedir. Dosyada mübrez olan gözetim raporu ve ekspertiz raporunda ki tespitler ile yüke ait fotoğraflardan eşyanın ağır hasar görmüş olduğu, gövde izolasyonları, gövde elemanları ve çevre birimlerinin yüksek deformasyona maruz kaldığı, gövdelerin aşırı yük ve darbe altında yapısal deformasyona da uğramış olduğu belirlidir.
Davacı vekili, yükün hasara/zıyaa uğramasının gemi içerisine istif ve lashinginin yeterli şekilde ve koşullara uygun yapılmamış olmasından kaynaklandığını, bu nedenle taşıyanın TTK m.1178'deki yüke özen yükümlülüğünün ihlalinden dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerken, buna karşın davalı taraf ise savunmalarında yükteki hasarın yolculuk sırasında karşılaşılan ve önceden öngörülemeyen ağır hava ve deniz koşullarından meydana geldiğini savunmaktadır.
TTK'nın 1182/ f.1 -(a) bendinde, denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları taşıyan bakımından sorumsuzluk sebebi olarak sayılmıştır. TTK m.1182/3. Hükmü uyarınca zararın durumun gereklerine göre 1.fıkrada yazılı sebeplerden birinden ileri gelmesi muhtemel ise bu sebepten ortaya çıktığı varsayılır. Bunun aksini ispat mümkündür. Taşıyanı sorumlu tutmak için yük ilgilisinin ya zararın bu sebepten değil taşıyanın sorumlu olduğu başka bir sebepten ileri geldiğini bu şekilde illiyet bağının kesildiğini veya zararın iddia edilen sebepten ileri gelmesinin mümkün olmadığını yahut zarar sözkonusu sebepten kaynaklanmış olmakla birlikte taşıyanın tehlikenin ortaya çıkmasına kusuru ile sebebiyet verdiğini ya da zararın meydana gelmesinde sözkonusu sebep ile birlikte taşıyanın ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişileri kusurununda rol oynadığını kanıtlaması gerekmektedir. Dolayısıyla taşıyan, sayılan bu hallerden birinin zarara sebebiyet vermiş olması ihtimalinde dahi, kendisinin ve adamlarının kusurundan sorumlu olup, yalnızca kusurunun bulunmaması durumunda sorumluluktan kurtulmaktadır. Zira, TTK m. 1179/1 uyarınca taşıyanın veya adamlarının kastına veya ihtimalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyan sorumlu değildir. Deniz tehlikesinin TTK 1182/f. 1-(a) da ki sorumsuzluk sebebine girip girmediği konusunda belirleyici olan taşıyanın yükü bu tehlikenin sonuçlarından etkin şekilde koruyabilmek için gerekli önlemleri almasının mümkün olmaması, diğer bir deyişle taşıyanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen zararı engelleyememesidir. Davalı vekili bu konuda taşıyanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ispatı açısından 04.08.2020 tarihli dilekçesi ekinde kaptan raporu, deniz raporu ve seyir defterleri ile...Kuruluşu... verileri ve Kaptan ile bu kuruluş arasındaki yazışmaları tercümeleri ile birlikte dosyaya sunmuştur.
Dosyadaki kaptan raporlarına göre, geminin Atlantic Okyanusunu geçişi sırasında şiddetli rüzgar ( 10 Beaufort ) ve ağır denizlerle ( 8M Dalga) karşılaşıldığı bunun neticesinde sert yalpa ve baş - kıç hareketleri olduğu geminin 40 dereceye kadar yalpaya düştüğü, 25-26 şubat tarihlerinde hava koşullarından dolayı yükün kontrol edilemediği, 27 şubatta bazı yüklerin hasarlı olduğunun görüldüğü ve durumun ilgili yerlere rapor edildiği, ağır hava koşulları olduğu günler dışında yükün her gün kontrol edildiği ve Lashinglerinin boşlarının alındığı, tüm bu bilgilerin kaptan raporları ve gemi jurnaline raporlandığı görülmektedir. Geminin jurnal kayıtlarında ki bilgilerde bu doğrultudadır.
Sefer başlangıcında denize, yola ve yüke elverişli durumda ve çalıştığı hat için uygun özelliklere sahip bulunan geminin sefer esnasında tam olarak nelerle karşılaşacağını önceden öngörmesi mümkün değildir. Bu nedenle TTK m.1272’de, deniz seferleri “deniz sergüzeşti yani deniz macerası” olarak da tanımlanmaktadır. Sefer öncesi alınacak tedbir ise meteoroloji tahmin raporlarının temin edilerek meteorolojik tahmin raporunda belirtilen tehlike ve ikazlara uygun olarak rota planlamasının yapılması ve hava durumuna göre kaptanın bilgi ve tecrübesine bağlı olarak revize rotaların uygulanmasıdır. Dava konusu olayda geminin kaptanı tarafından “www. ... .com” isimli internet sitesinden profesyonel ücreti karşılığında rota ve meteorolojik danışmanlık hizmeti satın alınmıştır. Buna göre, 23 Şubat 2018 tarihinden itibaren “www.amiwx.com” isimli internet sitesi ile irtibat kurulmuş, meteorolojik duruma göre sefer rota planlaması yapılmış ve söz konusu site ile koordineli olarak gemi kaptanı tarafından rota planlamaları gerektiğinde revize edilmiştir.
Gemiye seyir güzergahı üzerinde bildirilen hava tahmin raporlarında en fazla 8 Beaufort şiddetinde fırtına gözükürken, sefer başlangıcı 12 Şubat 2018 tarihinden 13 (Onüç) gün sonra 25 Şubat 2018 tarihinde 9-10 Beaufort şiddetinde fırtına ile karşılaşılmış ve dava konusu gemi iki gün boyunca alçak basınç 9-10 ...şiddetinde fırtına etkisinde kalmış olduğu anlaşılmaktadır.
Geminin sefer başlangıcından 13 gün sonra beklenmedik şekilde ortaya çıkan meteorolojik durum/"fırtına",... gemisi kaptanı... tarafından düzenlenen 27 Şubat 2018 tarihli deniz raporu ile gemi jurnalinin ilgili sayfalarındaki kayıtlarda; 23-24-26 Şubat 2018 tarihlerinde A.M.I tarafından bildirilen meteorolojik hava tahminlerine göre hava haritalarının planlı rota boyunca rüzgar şiddetinin en fazla 7-8 Beaufort bildirildiği, ancak 25-26 Şubat 2018 tarihlerinde rüzgarın 9-10 Beaufort “FIRTINA” şeklinde estiği belirtilmiştir. ... gözetim firması tarafından düzenlenen 26.03.2018 tarihli gözetim raporunda da;“2 no.lu ambarda bulunan ve konşimentoda... ve ...olarak tanımlanan ürünlerin hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan tespitlerde lashinglerin kopmuş olduğu ayrıca müşteriden alınan yükleme fotoğraflarına istinaden ürünlerin hasarsız yüklendiği görülmüştür. Seyir esnasında geminin maruz kaldığı hava ve deniz şartları nedeniyle lashinglerin koparak ürünlerin hasarlandığı düşünülmektedir.” tespitine yer verilmiştir.
Davacı sigortacı tarafından görevlendirilen...Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 26.11.2018 tarihli ekspertiz raporunda hasarın oluş şekli ve nedenine ilişkin olarak, “İstif/sabitleme sorunu sebebi ile gemi ambarında yükün kayması, diğer yüklere ve/veya gemi ambarına çarpması, değerlendirmesi yapılmış ve aldığımız bilgiye göre sigorta konusu yükün olduğu ambarda grupaj yük taşınmıştır. Geminin Türkiye’ye gelmeden önce Yunanistan’da da yük boşalttığı öğrenilmiştir. Sigorta konusu yükün istif/sabitlemesinin önceki yük tahliyeleri esnasında bozulmuş olabileceği tahmin edilmektedir. Gemi kaptanı, ambarda tespite izin vermediği için ve gemi kaptanı ile görüşülemediği için daha ayrıntılı bilgi alınamamıştır.” tespitinin yapıldığı görülmektedir. Ancak, söz konusu ekspertiz raporunda belirtilen kanaati doğrulayacak dosya içerisinde herhangi bir belge veya bilgi mevcut değildir. Davalılar vekilinin sunduğu delillere göre, yükte meydana gelen hasarın 25-26 Şubat 2018 tarihlerinde maruz kalınan “Fırtına” esnasında meydana geldiğinin gemi personeli tarafından 27 Şubat 2018 tarihinde ambarlarda yapılan kontrollerinde ortaya çıkması, gemi kaptanı tarafından 27 Şubat 2018 tarihinde düzenlenen deniz raporu ile söz konusu hasarın kayıt altına alınması, geminin hareket limanından sonraki ilk varış limanı olan Santander-İSPANYA limanında dava dışı Inspectorate ... firması tarafından yapılan kontrollerde de ambardaki bazı yükteki hasarın tespit edilmesi, geminin devam eden seferi için yükle ilgili ilave tedbirler alınması ve geminin daha sonraki seferlerinin normal hava şartlarında gerçekleşmesi, geminin Santander-Casablanca-Pire-Haydarpaşa arasındaki seferini yükte yeni bir hasar meydana gelmeden hasarsız tamamlaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı sigortacının yükün istif/sabitleme sorunu nedeniyle meydana gelmiş olduğu yönündeki iddiasının varsayımdan ibaret olduğu ve bu iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere deniz tehlikesinin TTK'nın 1182/f.1-(a) nın kapsamına girip girmediği konusunda belirleyici olan taşıyanın yükü bu tehlikenin sonuçlarından etkin bir şekilde koruyabilmek için gereken önlemleri almasının mümkün olmaması diğer bir deyişle taşıyanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmesene rağmen zararı engelleyememesidir.Gemi kaptanı tarafından düzenlenen 27 Şubat 2018 tarihli Deniz Raporu, ... isimli geminin jurnali kayıtları ile ... gözetim firması tarafından düzenlenen gözetim raporu ve benimsenen 2. Bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşımada ... gemi kaptanının fırtınanın olumsuz etkisinden kurtulmak ve gemiye ve yüke gelebilecek zararın önlenmesi için elindeki mevcut imkanlar dahilinde her türlü tedbiri aldığı, ancak buna rağmen Atlantik Okyanusunda meydana gelen olağanüstü hava koşulları, 25-26 Şubat 2018 tarihlerinde 2 gün boyunca maruz kalınan 9-10 Beaufort şiddetindeki fırtınanın etkisiyle gemi ambarlarında bulunan bazı yüklerin lashinglerinden kurtulmak suretiyle hasarlandığı, ... gemisi taşıyanı ...Ltd.'nin dava konusu yükün hasarlanmasında ticari kusurunun olmadığı kanaatine varılmış olduğundan, bu kanaat ışığında davalı taşıyan ve donatan hakkında açılan davanın TTK'nın1182/f.1. maddesine göre reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalılar Hakkındaki Davanın REDDİNE,
2-Davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Peşin alınan 7.117,20 TL harçtan, karar harcı olan 269,85 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 6.847,35 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 88.501,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/10/2023
Başkan ✍e-imzalıdır.
Üye ✍e-imzalıdır.
Üye ✍e-imzalıdır.
Katip ✍e-imzalıdır.