T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2019/422
KARAR NO: 2022/390
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/12/2019
KARAR TARİHİ: 21/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin yurtiçi ve yurtdışı taşımacılık faaliyetleri yürütmekte, organize ettiğini, müvekkili şirketin bu faaliyet çerçevesinde davalı şirkete icra takibine dayanak teşkil eden faturalar konusu hizmetleri verdiğini, belirtilen faturaların tanzim edildikleri tarih itibarı ile davalı firmaya gönderilmiş olup, faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi iade de edilmediğini, söz konusu fatura konusu borcun davalı tarafın kabulünde olup alacağın varlığının sabit olduğunu, müvekkili şirketin bu faaliyet çerçevesinde, ... nolu konişmento tahtında, davalıya ait ... nolu konteynerin, ... ... limanından ... limanına taşınması işini üstlenmiş olup, taşımanın gerçekleştiğini ve hizmetin tamamlandığını, alacağın ödenmesi için davalı taraf ile müteaddit kere görüşmeler yapıldığını fakat işbu girişimlerin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle müvekkili tarafından davalı taraf aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatılmış olup, işbu dosyadan gönderilen ödeme emrine borçlunun itirazı sebebiyle takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının huzurdaki davaya konu icra takibinde öne sürdüğü borcun müvekkili şirket nezdinde asla mevcut olmadığı gibi, taraflarınca hiçbir zaman kabul edilmediğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme gereği, davacı şirket tarafından üstlenilen ... ’a gerçekleştirilen taşıma işlemlerinin düzgün bir şekilde gerçekleştirilmediğini, taşınan eşyaların çökmüş ve çürük vaziyette geldiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, durumun derhal davacı şirkete bildirildiğini ve sigorta eksperi atandığını, davacı şirketin kötü taşıması sebebiyle müvekkili şirketin dava dışı şirkete ceza ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirket aleyhine İcra-İnkâr tazminatına hükmedilmesinin taraflarınca takas-mahsup definin ileri sürülmesi sebebiyle icra takibine konu borç likit olmadığından mümkün olmadığını, açılan davada İstanbul İcra Dairesi ve Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, İcra İflas Kanunu’nun 50. maddesi atfıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi gereğince, icra takibinin Borçlu adresinin bulunduğu yerdeki icra dairesinde yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin Türk Ticaret Kanunu tahtında kurulmuş ve tüzel kişiliğe haiz bir anonim şirket olup ticari iş merkezinin ... olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirket aleyhine icra takibi yapılabilmesinin ... icra dairelerinin yetkisinde olması gerektiğini beyanla; öncelikle yetki itirazlarının kabul edilerek, dosyanın ... mahkemelerine gönderilmesini, davanın reddine karar verilmesini ve davacının % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, navlun faturasından kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; Uyuşmazlığın konusunun; davalının yetki itirazının yerinde olup olmadığı, takas mahsup şartlarının oluşup oluşmadığı ve varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 21/03/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya tarihinde 27/03/2019 tebliğ edildiği, davalı borçlunun 29/03/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 23/12/2019 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
09/05/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; İncelenen davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğunu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığını, davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı şirketin düzenlediği navlun faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 21.03.2019 tarihi itibariyle davalı ... 'dan 1.925,00 USD (1.925,00 USD karşılığı 10.529,75 TL) alacağının bulunduğunu, davacı şirketin dava dışı taşıyana konteyner tedarik ettiğini, bunun dışında 1.925,00 USD navlun ödediğini, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki yazışmalardan taraflar arasında alt navlun/ asıl navlun ilişkisinin bulunduğu sonucuna varıldığını, dolayısıyla davacının dava dışı taşıyana ödediği navlun tutarı kadar davalıya rücu edebilmesinin mümkün olduğunu, davalı ve davacı şirketlerin ticari defterlerine ilişkin bilirkişi incelemelerine göre davacının davalıdan 1.925,00 USD tutarında alacağının bulunduğunu, domateslerin kısmen zıyaının taşıyanın navlun alacağına etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, TTK m. 1199/1 hükmü uyarınca, yükün taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kısmen zıyaa uğraması halinde, zayi olan eşya oranında navlundan indirim yapılması gerektiğini, taşıyanın domates yükünü konteyner içerisinde mühürlü şekilde teslim aldığını, taşıyanın yükün haricen durumu hakkında bilgi sahibi olmadığını, ayrıca sörvey raporunda da belirtildiği üzere yükün konteynere kötü durumda yüklendiğini, bu sebeple taşıyanın domateslerin kısmen zıyaından sorumlu tutulamayacağını, indirim yapılacak tutarın belirlenebilmesi için, dava konusu yükün ne kadarının zayi olduğunun belirlenmesi gerekli olduğunu,dosya içeriğinden bu husus tespit edilemediği için hesap yapılamadığını, davalı şirketin TTK 18/3 maddesi hükmü uyarına noter aracılığıyla, telgrafla veya iadeli taahhütlü mektupla yahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile alacağın ödenmesi hususunda bir ihtar ile temerrüde düşürülmediğini, bu sebeple istenilen işlemiş faiz miktarının talep etmesinin mümkün olmadığını, ancak davalının icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü tarihten (21.03.2019) itibaren 1.925, 00 - USD tutarındaki asıl alacak miktarı için yıllık %10 faiz oranına göre işlemiş faiz talep etmeye hakkı bulunduğunu, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan etmişlerdir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla alınan 2020/... talimat sayılı bilirkişi raporunda özetle; Davalı firmanın takip ve davaya konu edilen 1 adet navlun faturasından dolayı, davalının kendi defter kayıtlarına göre taşıyıcı davacı ...'ne takip tarihi itibariyle asıl borç olarak 1.925,00 USD borçlu olduğunu, davalı firmanın yurt dışına ihraç ettiği domates emtiasındaki hasardan dolayı mal bedeli alacağından kesilen cezai şart tutarı olarak tavsif edilen 102.168,00 USD lik kısmının davacı taşıyıcı şirketin kusuru sebebiyle bu şirkete ait olduğunu ileri sürerek, bu miktardan huzurdaki dava ve takiple davacı şirketin talep etmiş olduğunu, 1.925,00 USD lik navlun bedelinin mahsup edilmesini talep etmiş olduğunu, davalı firmanın bu talebinin Mahkemece kabul görülmesi halinde, davacı ...Ş.'nin .... İcra Müdürlüğünde, davalı firma aleyhine 2019/ ... E. sayılı takip dosyasından başlatmış olduğu ilamsız takip ile, talep ettiği 1.925,00 USD asıl alacak ve 27,42 USD buna ilişkin işlemiş faiz miktarı olmak üzere toplam 1.952,42 USD tutarındaki alacak miktarını davalı firmadan talep edemeyeceğini, ancak Mahkemenin davalı firmanın bahse konu talebini uygun görmesi halinde davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı firmadan talep edebileceği alacak miktarının 28.01.2019 tarihli ve 1.925,00 USD navlun faturasından dolayı sadece asıl alacak miktarı olarak 1.925,00 USD den ibaret olacağını, davacı şirket vekilinin yaptığı takiple, davalıdan 1 adet navlun faturası bedelinden dolayı toplam 1.925,00 USD tutarında asıl alacak talebinde bulunmuş olup, ayrıca fatura bedeli üzerinden hesaplanmış 27,42 USD İşlemiş Faiz talep etmiş ise de, davacı şirket veya vekili, davalı firmayı T.T.K.'nun 18/3. maddesinde ön görüldüğü şekilde noter marifetiyle, telgrafla veya İadeli Taahhütlü bir Mektupla veyahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile alacağının ödenmesi hususunda bir ihtar ile temerrüde düşürmemiş olması sebebiyle, istenilen işlemiş faiz miktarını talep etmesinin mümkün olmadığını, ancak takip tarihinden itibaren 1.925,00 USD tutarındaki asıl alacak miktarı için yıllık %10 faiz oranına göre işlemiş faiz talep etmeye hakkı bulunduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket merkezinin ...'de bulunduğundan bahisle HMK'nun 6.maddesine dayanarak icra dairesi ile mahkememizin yetkisiz olduğunu ileri sürülmüş ise de, alacağın taşıma sözleşmesinden kaynaklanıp faturaya dayanması nedeniyle TBK'nun 89.maddesi hükmü gereğince davacının ikametgahının bulunduğu İstanbul Anadolu İcra Daireleri ile TTK'nun 5.maddesine göre mahkememiz yetkili bulunduğundan davalı yanın yetki itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasında, dava dilekçesinde bildirilen ...numaralı konişmento tahtında davacının göndereni ve taşıtanı olduğu yüklerin ... Limanından İsrail ... Limanına taşınarak alıcısına teslim edildiği konusunda bir ihtilaf bulunmayıp, dosyada çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık yükün davacı taşıyanın hakimiyeti alanında bulunduğu sırada ve davacının kusurundan kaynaklanan nedenle hasarlanıp hasarlanmadığı, buna göre yük hasarından dolayı davalı taşıtan/gönderenin alıcıya ödediğini ileri sürdüğü tazminatın navlun alacağından mahsup edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Davalı vekili, iddia ettiği yük hasarını ... ... tarafından düzenlenen 10/02/2019 tarihli denetleme raporuna dayandırmakta olup, sözkonusu raporda tespit edilen hasarın ... nolu konşimentolar tahtında ... nolu konteynerler ile taşınan mallara ilişkin olduğu belirlidir. Mahkememizin 2019/... E. Sayılı, kararı verilen dosyasında davacının söz konusu denetleme raporunda belirtilen malların taşınmasından kaynaklanan navlun alacağının tahsili için davalı aleyhine ayrı bir alacak davası açtığı, sözkonusu takas mahsup talebinin sözkonusu dosyada da ileri sürülmüş olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu alacak talebi yalnızca ... ... nolu konşimento tahtında taşınan ... nolu konteynere ilişkin navlun alacağını içermektedir.
Taşıma konusu emtianın, davalı tarafından dava dışı ... 'a CİF esasına göre satılmış olduğuna dair fatura ile ilgili gümrük beyannameleri de dosyada mevcuttur. Eşyanın CİF esasına göre satılmış olması taşıma sözleşmesinin de davalı satıcı tarafından kurulması gerektiğini ortaya koyduğundan davalının taşıtan sıfatına sahip olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Buna göre konişmento her ne kadar davacı yanca düzenlenmemişse de, dosyaya sunulan e- pozta yazışmaları ile davaya konu konşimento ile uyumlu olarak davacı yanca düzenlenen navlun faturası dikkate alınarak, davacının taşıyan davalının ise taşıtan sıfatlarını haiz olduğu mahkemece kabul olunmuştur. Buna göre taşıyan eşyayı varma limanına ulaştırmak ve gönderilene teslim etmek, davalı taşıtan ise taşıma ediminin ifası karşılığında navlun ödemekle yükümlüdür. Navlun talebine konu edilen konişmento ... ... nolu konşimentodur. Dava konusu uyuşmazlık bakımından davalı taraf navlun sözleşmesinin ifa edilmediğine dair bir savunmada bulunmamakta, eşyanın uygun şartlarla taşınmamış olmasından dolayı zarara uğradığını iddia etmektedir. Dosyada yer alan ve ... ... tarafından hazırlanan ... Raporu'nda domates yükünün kötü sevk edilmesi sebebiyle hasara uğradığı, konteynerlerin soğutma arızasının ise bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Söz konusu Sörvey Raporu 8 adet konteynere ilişkindir. Bu konteynerlerin 7 adedinin davacı tarafça taşınmış olduğu raporun 2. sayfasındaki tabloda belirtilmiştir. Davaya konu edilen .../5numaralı konteyner ise yukarıda açıklandığı hali ile ... firması tarafından taşınmıştır. ancak navlun faturası davacı tarafça düzenlenmiş olup, navlun faturası davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.925,00 USD alacaklı olduğu tespit olunmuştur.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ile bilirkişi raporuna göre; davacının ... ... nolu konşimento tahtında yapmış olduğu taşımadan dolayı davalı gönderen/ taşıtan adına düzenlediği 1 adet navlun faturasından dolayı 1.925,00 USD navlun alacağının bulunduğu, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, davalı vekili tarafından malların taşıma sırasında hasarlandığı ileri sürülerek sözkonusu hasardan dolayı ortaya çıkan zararın navlun alacağından takas mahsubunun talep edildiği anlaşımıştır.
Bu doğrultuda dava konusu uyuşmazlık, emtiaların davacı sorumluluğunda hasara uğrayıp uğramadığı ve buna göre davalı vekilinin takas-mahsup definin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmakla, dosyaya sunulan sörvey raporu bakımından öncelikle belirtilmesi gerekli olan husus davaya konu edilen navlun bedellerinin ilişkin olduğu tüm konteynerler bakımından eşyanın durumunun bu rapor ile ortaya konulamadığıdır. Davalı dava konusu navlun taleplerinin ilgili olduğu eşyanın davalı sorumluluğunda hasara veya zıyaa uğradığını dosya kapsamında ortaya koyamamıştır. ... raporunda yer alan eşyanın "kötü durumda sevkedildiği" ifadesine karşılık aynı raporda konteynerlerin soğutma tesisatlarının çalışır durumda olduğu ifade edilmiştir. Bu kapsamda hasarın sebebi ve davaya konu eşyanın davalıya tam ve hasarsız teslim edildiği ve emtiaların davalı sorumluluğunda zarara uğrayarak hasarlı şekilde teslim edildiği dosya kapsamında tam olarak tespit edilememektedir. Davacının sorumluluğunun hangi noktada doğduğu, hasarın gerçek nedeni tam olarak ispatlanamadığı gibi, eşyanın uğradığı iddia olunan hasarın miktarı da Rapor'da alıcının beyanları üzerinden yansıtılmıştır. Dosyaya sunulan ve tarafların yetkilileri arasında eşyanın uğradığı hasara/zıyaa ilişkin olduğu anlaşılan elektronik posta yazışmaları da eşyanın davacı sorumluluğunda ve kusuru nedeni ile hasara veya zıyaa uğramış olduğunu ortaya koymaya yeterli değildir.
TBK'nın 139 ve devamı maddelerine göre takas mahsup def'inin ancak karşılıklı iki alacağın bulunması halinde kabul edilebileceği, davalının hasar iddiasını ... ... tarafından düzenlenmiş olan denetleme raporuna dayandırdığı, davalı hasar iddiasını başka bir delille de ispatlayamadığından eldeki davada takas mahsup talebinin uygulama yerinin bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı ticari defter ve kayıtları ile faturalara konu taşımaların ifa edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı hususları gözetildiğinde, davacının ifa ettiği taşımalardan kaynaklanan alacağı tahsil edemediği mahkemece kabul olunmakla, takip tarihinden önce alacağın ödenmesi konusunda davalıya çekilen bir ihtarname bulunmadığından davalının icra takibi ile temerrüte düştüğü takip öncesi dönem için işlemiş faiz istenemeyeceği değerlendirildiğinden davanın 1.925,00 USD üzerinden kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, alacak faturaya dayandığından belirli ve likit kabul edildiğinden takdiren % 20 oranı üzerinden hesap edilen 2.101,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 1.925,00 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına,
-Fazlaya dair istemin REDDİNE,
-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 2.101,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı olan 717,60 TL'den peşin alınan 143,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 573,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 143,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 3.004,40 TL'nin ( 44,40 TL başvurma harcı, 210,00 TL posta gideri ve 2.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3.003,74 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı vekili için takdir edilen 2,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.319,71 TL sinin davalıdan, 0,29 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/06/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır