T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2019/5 Esas
KARAR NO:2022/601
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/03/2018
KARAR TARİHİ:25/10/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından sayılı nakliyat emtia poliçesi ile sigortalı olduğu belirtilen ... v e ... A.Ş 98 sac rulo-2.080,180 kg emtianın İzmir Nemrut Limanından ... adlı geminin ambarına yüklenmek üzere Hatay İskenderun limanına sevk edildiği sigortalı emtianın tahliyesi sırasında paslanma olduğunun tespit edildiği ve ekspertiz incelemesinde 13 adet bobinin hasarlı olduğu deniz suyu kaynaklı paslı-mazot lekeli olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, davacı şirketin sigortalısına bu nedenle 149.469,98TL tazminat ödediğini ve bu haliyle sigortalısının haklarına halef olduğunu, alacağın tahsilinin sağlanması için .... İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını ancak bu iş bu takibe itiraz edildiği belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemli iş bu dava açılmıştır.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketi tarafından açılan davada davacının öncelikle aktif dava ehliyetini ispatlaması gerektiğini, sigortalısına sigorta tazminatı ödeyen sigortacının, sözü edilen tazminatı geçerli bir sigorta sözleşmesinden doğan borç olarak ödemiş olması gerektiğini, ayrıca sigortacının, sigortalının üçüncü şahsa karşı tazminat talep hakkına sahip olması koşuluyla sigortalısının tazminat talep hakkı kanunen halef olacağını ve geçerli bir sigorta sözleşmesine istinaden ödediği sigorta tazminatı zarar sorumlusu üçüncü şahsa rücu edebileceğini, bu nedenle de davacının sigortalısının müvekkillerine karşı tazminat talep hakkına sahip olduğunu ve sigorta tazminatım geçerli bir sigorta sözleşmesinden doğan borç olarak ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkillerinden 2 numaralı davalı ... ... Sigorta Anonim Şirketi'ne doğrudan husumet yöneltilmesinin olanaklı olmadığını, müvekkili ... ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından akdedilen sigorta poliçesi tahtında sigortalının sorumluluğunun teminat altına alınmış olup sigorta şirketine karşı dava açılabilmesi için öncelikle sigortalının varsa bir sorumluluğunun kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle henüz sigortalının sorumluluğu tespit edilmemişken, sigorta şirketinin dava edilmesinin olanaklı olmadığını, anılan nedenle müvekkili ... ... Sigorta Anonim Şirketi'ne karşı açılan davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, İddia edilenin aksine deniz suyu kaynaklı bir hasar mevcut olmadığını, bu nedenle gemi ilgililerine herhangi bir talep yöneltilemeyeceğini "... ... 1" gemisinin rulo saç yüklemesi için 07.02.2017 tarihinde İzmir ... Liman tesislerine yanaştığını, gemiye yüklenecek olan rulo saçların açık alanda muhafaza edilmiş saclar olduğunu ve yükleme limanı tesisinin vinci ile gemiye yüklendiğini, kaptan makbuzunda da yüklerin gemiye yüklenmeden önce açık alanda depolandığının şerh edildiğini, 2,747.560 metrik ton 131 rulo sacın gemiye yüklenme işleminin 11.02.2017 tarihinde tamamlanmasının ardından gemi hareket ederek tahliye limanı olan İskenderun Limanı'na 16.02.2017 tarihinde yanaştığını, tahliye limanına yanaşılmasını müteakip tahliye için 1 numaralı ambar kapağının açıldığını, bu esnada geminin sancak tarafından kılavuz botunun hızlıca geçtiğini ve botun manevrası sırasında rüzgarın da etkisiyle 1 numaralı ambara deniz suvu sıçradığını, gemi personelinin ruloların deniz suyundan etkilenmemesi için ruloları temizlediklerini, söz konusu temizlik işleminin olması gerektiği şekilde yapılmış olap rulolarda iddia edilen paslanmanın deniz suvu kaynaklı olmadığını. Bunun dışında yapılan s8rvev incelemesinde geminin ambarlarına herhangi bir sızıntının olmadığı ve tavan kaplamasında herhangi bir ıslaklık olmadığının tespit edildiğini, dava konusu rulo sacların gemiye yüklenmeden önce açık alanda depolandığım; Açık alanda depolanan ruloların, her türlü hava şartına maruz kalmakta olduklarını, rulolarda iddia edilen paslanmanın gemiye yüklenmeden önce mevcut olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu; Ayrıca sıcak haddelenmiş rulo saclarda kendiliğinden atmosferik pas oluştuğunu, yani havadaki nem ve yağmur gibi nedenlerle paslanabilmekte olduklarını, zira, müvekkillerinden gemi taşıyanı, hasarlandığı iddia edilen 25 adet rulo saçta deniz suyundan kaynaklı bir ıslanma olup olmadığının ve var ise hasarın miktarının belirlenmesi amacıyla .... Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurduğunu; .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ ... sayılı dosyalarında dava dışı sigortalıya ait ... ve ... Tesislerinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirildiğini, söz konusu keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları dilekçeleri ekinde dosyaya sunduklarını, davacı sigorta şirketi tarafından sunulan ekpertiz raporunda 13 adet rulonun hasarlı olduğunun tespit edilmekte olduğunu, söz konusu ruloların bobin numaralarının ... olarak belirtildiğini, ancak deniz suyu ile hasarlandığı iddia edilen ... bobin numaralı rulolar üzerinde ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/... sayılı dosyasındaki bilirkişi incelemesinde yapılan gümüş nitrat testi sonucunda anılan bobinlerde deniz suyuyla ıslanma tespit edilmediği ve herhangi bir hasar bulunmadığı, deniz suyu ile hasarlandığı iddia edilen ... bobin numaralı rulolar üzerinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... sayılı dosyasındaki bilirkişi incelemesinde yapılan gümüş nitrat testi sonucunda, anılan bobinlerde deniz suyu ile ıslanma ve deniz tuzu emaresi bulunmadığını, bazı rulolarda kısmi olarak mevcut paslanmanın sebebinin deniz suyuyla ıslanma olmayıp sıcak haddelenmiş rulo sac malzemesi atmosfer ortamında normal su ve havanın nemi ile kolayca paslanan bir materyal olup teknik terim ile bu pasın atmosferik pas olup sıcak haddelenmiş rulo saclarda karakteristik olarak havanın nemi ve yağmur vs gibi etkenlerden dolayı su ile teması ile ortaya çıkan bir paslanma olduğunu, dolayısıyla anılan 4 bobinde deniz suyundan kaynaklı bir ıslanma ve herhangi bir hasar bulunmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi Metalurji Müh. ... ile Taşıma uzmanı İbrahim Ağsakal'dan aldırılan raporda özetle; Davacının aktif, davalıların ise pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, davaya konu hasardan 1 numaralı davalı ... A.Ş.'nin taşıyan; 2 numaralı davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin ise sorumluluk sigortacısı sıfatı ile sorumluluğu olacağı, belirtilen hasarın 1 numaralı davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ile 2 numaralı davalı ... ... Sigorta A.Ş. arasındaki poliçenin 3.13.1. hükmü ile teminat altına alındığı belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, mahkememizce bilirkişi Metalurji Müh. ... Açma, Uzakyol Kaptanı ... ile Taşıma uzmanı ... 'tan aldırılan raporda özetle; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin olduğunu, davacı sigortacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin geçerli bir sigorta sözleşmesine dayandığı, hurdaya çıkmış hasarlı 7 rulonun vasıfları nazarında gerçek hasar miktarının 88.932TL olduğu, dosyadaki mevcut belge ve bilgiler kapsamında , yük hasarının Davalı taşıyanın hakimiyeti sırasında meydana geldiği, deniz suyu kaynaklı olduğu, meydana gelen gerçek hasar miktarından Davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, Hasar ihbarını TTK madde 1185/1 uyarınca süresi içerisinde yapıldığı bbelirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan ek raporda kök rapordaki teknik tespitler aynen geçerli olduğu belirtilmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tazmini istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteği ilişkindir.
Dava dışı sigortalı ... A Ş. tarafından ... A Ş. firmasından 14/02/2017 tarihinde muhtelif numaralı faturalar ile toplam 4.223.737,15 TL bedelle, brüt 2080,19 metrik ton ağırlığında 98 bobin sıcak hadde mamülü sac emtiasının nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma limanında emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Dava konusu taşımanın ... ... Limanından İskenderun Limanına ... ... isimli gemi ile yapıldığı, buna ilişkin ... ve yükleme ordinosunun sunulduğu, davalı ... ... A.Ş'nin donatan, davalı ... ... Sigorta A.Ş'nin davalının sorumluluk sigortacısı olduğu, buna göre pasif husumet ehliyetine haiz oldukları görülmüştür.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 16/02/2017 tarihinde hasarlı olarak tesliminin gerçekleştiği, icra takibinin 02/02/2018 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, davalı taraf tahliye için ambar kapağı açıldığından kılavuz botun geçmesiyle su sıçradığını, gemi personelinin ruloların deniz suyundan etkilenmemesi için ruloları temizlediklerini, söz konusu temizlik işleminin olması gerektiği şekilde yapılmış olduğunu, rulolarda iddia edilen paslanmanın deniz suvu kaynaklı olmadığını, hasarın emtianın öncesinde açık alanda depolanması nedeniyle paslandığını, tuzlu suyun ruloların tamamında bulunmadığını, hasarın atmosferik nedenlerle olabileceğini savunmaktadır.
TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyaya 16/02/2017 tarihli kaptan tarafından düzenlenmiş tutanağın sunulduğu, tutanakta boşaltma limanına yanaştıktan sonra ambar kapaklarını açıp tahliyeye hazır edildiğinde deniz tarafından gelen çırpıntı nedeniyle bazı rulolara deniz suyu gelmiş olduğunun belirtildiği anlaşıldığından ayrıca bir hasar ihbarına gerek bulunmamakta ise de 16/02/2017 tarihli dava dışı sigortalı tarafından davalı gemi tarafına gönderilen protesto mektubu ile hasar ihbarının yapılmış olduğu görülmektedir. Buna göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönünde karine oluştuğundan aksini ispat yükü davalı taşıyan üzerindedir.
Dava dışı sigortalının yüklemeye konu rulolardan 25 tanesi için hasar talebinde bulunduğu, 24/02/2017 tarihli ön ekspertiz raporu ile sigortalı firmadan ruloların tek tek açılarak hasarlı-hasarsız ayrıştırması yapılması, hasarlı kısımların kesilerek kalan kısımların kullanılmasının talep edildiği, sigortalı tarafından hasar tespiti istenilen 25 rulodan 12 tanesinin sigortalıya ait ... deposunda, 13 tanesinin Hatay deposunda bulunduğu, ayrıştırma sonucu Hatay'da bulunan 7 adet rulo ile ...'de bulunan 6 adet rulo üzerinde 17/03/2017 tarihinde 2.ekspertiz incelemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda gemi üzerinde inceleme yapılamadığı için hasar nedeninin tam olarak tespit edilemediği, ancak deniz nakliyesi esnasında muhtemelen geminin ambar simtine kuyularında bir nedenden dolayı deniz suyunun geri tepmesi nedeniyle ambar tavan sacında oluşan herhangi bir deformasyon sonucu dolan tanktan taşan suyun emtianın dökme olarak bulunduğu ambar içi geneline yayılması ve/veya ambar kapaklarında deniz suyunun ruloların üzerine akması, sonrasında da bu emtiaları yok etmek için ruloların deniz suyu temas eden yüzey genelini gemi çalışanları tarafından bir kimyasal dökülmesi ve temizlenmeye çalışılması sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.
2. ekspertiz çalışması öncesinde davalı donatanın talebi üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş. Ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/ ... D.İş. Sayılı dosyalarında anılan depolarda bulunan rulolar üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, raporların dosyaya sunulduğu görülmüştür. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... D.İş. Sayılı dosyasına sunulan raporda; Dörtyol tesislerinde üzerinde inceleme yapılan 7 adet rulo saçta deniz suyundan kaynaklanan bir ıslanma ve hasar bulunmadığı, diğer 6 tanenin zaten kullanılmış olduğu, toplamda 13 ruloda deniz suyundan kaynaklı bir ıslanma ve herhangi bir hasar olmadığı belirtilmiş, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş. dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; ... sayılı bobinlerin mahkemeye heyetine gösterilmediği ve hasar bulunmadığının belirtildiği, beyana göre bilirkişi raporunda bu 6 bobinde hasar bulunmadığının tespit edildiği, yine ... sayılı ruloların paslı oldukları, ancak tuz tespit edilmediği, ... sayılı bobinlerde ise tuz tespit edildiği ve hasarlı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Ekspertiz raporunda sigortalı tarafından ayrıştırılarak incelemeye sunulan bobinlerden ... sayılı rulolarda deniz suyu kaynaklı yoğun pas tespit edildiği belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan 29/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda ekspertiz raporunda belirtilen 13 rulo değerlendirilerek hasar tespitinin yapıldığı, tarafların itirazı üzerine alınan 22/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise dosyaya sunulan değişik iş bilirkişi raporları değerlendirilerek Dörtyol deposunda bulunan ve ekspertiz raporunda da hasarlı olduğu tespit edilen 7 adet rulonun hasarlı olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, ... deposunda bulunan rulolara ilişkin olarak ise üretime geri döndüğü belirtilerek değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Ancak ekspertiz raporunda belirtilen bobinler ile ... deposunda yapılan tespitte üretime geri gönderildiği belirtilen bobin numaralarının farklı olduğu, değişik iş bilirkişi raporunda ... sayılı bobinlere üretime geri gönderildiğinin belirtildiği, ekspertiz raporunda ise ... deposundaki ... sayılı bobinlerin hasarlı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
16/02/2017 tarihli Kaptan raporunda içlerinde ekspertiz raporunda belirtilen 13 rulonun da bulunduğu 22 adet rulonun deniz suyu ile ıslanmış olduğunun belirtildiği, sigortalı tarafından 25 adet ruloda hasar tespiti talep edildiği, ekspertiz tarafından sigortalıdan ruloların ayrıştırılmasının istenmesi sonucu 7 adet Hatay deposunda, 6 adet ... deposunda olmak üzere toplam 13 adet rulo üzerinde ekspertiz incelemesi yapıldığı, değişik iş bilirkişi raporlarında hasar olmadığı tespit edilen ruloların büyük çoğunluğunun ekspertiz raporunda yer almadığı, dosyaya sunulan ekspertiz raporunda değişik iş bilirkişi raporlarında tespitlerin değerlendirilerek; değişik iş bilirkişi raporlarında gemi kaptanı tarafından beyan edilen hasarın oluş şekli, ruloların üzerine uygulanan kimyasala ruloların açılması sonrasında tekrar sarılması sonrasında tuzlu kısımların iç sarımda kalabileceği, bazı rulolarda paslanmanın atmosferik ise diğer rulolarda bu durumun neden oluşmadığı, paslanma ile ilgili yorumlara yükleme belgelerine atıfta bulunmadan genel kanaat olarak yer verildiği, gemi kaptanının beyan ettiği rulolarda paslanmanın olduğunun belirtilmediği, sigortalı firmanın rulo açılmasında tespit edilen bulgulara atıfta bulunulmadığı belirtilerek hasar tespitine ilişkin değerlendirmenin denetime açık şekilde yapılmış olduğu anlaşılmakla, değişik iş raporlarının alındığı tarihten sonra, tüm ruloların tek tek açılarak hasarlı-hasarsız ayrıştırılması sonucu deniz suyu kaynaklı pas olup olmadığı kontrol edilerek yapılan ekspertiz çalışması sonucu tespit edilen 13 ruloda hasar meydana geldiği kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan ekspertiz raporu, kaptan tutanağı, değişik iş bilirkişi raporları değerlendirildiğinde hasarlı emtianın deniz suyu ile ıslanmış olduğu sabit olup, 29/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda hadde ürünü çelik saçların üretim sürecinden sonra üzerilerine kullanım alanına nakliyesi sırasında atmosferik şartlardan korunması amacıyla yağ esaslı bir kaplama ile teslim edildikleri, dava konusu emtianın boru üretiminde kullanılacağı göz önünde bulundurularak emtiada bu koruyucu katmanın olduğunun kabul edildiği ve 3 aylık bir süre koruma sağlayacağı, emtianın taşıma süresi değerlendirildiğinde bu sürede atmosferik olarak hasarın oluşmasının muhtemel görünmediği, dolayısıyla hasarın bobinlerin deniz suyu ile temas etmeleri sonucunda oluştuğu belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; hasarın deniz suyundan kaynaklandığı ve taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin kabulü gerektiği, ekspertiz raporunda tespit edilen 13 adet rulonun hasarlanmış olduğu, sovtaj değeri belirlenerek hasar bedelinin tespit edildiği, bilirkişi raporlarında tespit edilen hasar bedelinin kadir maruf olarak belirtildiği, tespit edilen hasar miktarından davalılarının sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmış, dava dilekçesinde sigortalıya 149.470,00 TL ödeme yapıldığı, sehven 147.470,00 TL üzerinden takip yapıldığı, bu tutar üzerinden hüküm kurulması talep edilmiş ise de talebin harçlandırılmadığı, davacı tarafa verilen süre içinde sunulan 24/10/2022 tarihli beyan dilekçesinde dava değerinin takibe konu tutar olarak belirtildiği anlaşıldığından bu tutar üzerinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 147.470,00 TL asıl alacak ve 3.348,38 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Yasal şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE
3-Karar harcı olan 10.073,67 TL'den peşin alınan 2.575,61 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.498,06 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (2.616,71 TL ilk harç, 162,95 TL posta ücreti ve 6.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 9.579,66 TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 23.120,50 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/10/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır