T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/114 Esas
KARAR NO:2022/332
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/03/2020
KARAR TARİHİ:31/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numaralı Emtia Nakliyat Sigortası Poliçesi ile, sigortalısı ... A.Ş. tarafından Suudi Arabistan'da yerleşik ... Ltd. firmasına 16.10.2018 tarihli ve ... numaralı Fatura ile satılan çikolata ve kahve türevleri cinsinden emtia nakliye rizikolarına karşı sigorta teminatı altına almış olduğunu, emtianın İstanbul'dan Cidde'ye nakliyesi, amacıyla davacı sigortalısı, 1 no.lu Davalı ... Taş. ve Tic. A.Ş. ile anlaştığı ve taşımanın ... tarafından üstlenildiğini bu hususun ... tarafından düzenlenen 23.10.2018 tarihli navlun faturası ile sabit olduğunu, ... ise taşıma işinin fiilen gerçekleştirilmesi amacıyla.2 no.lu. Davalı ... ... ile anlaştığını ... TTK m. 1191 kapsamında fiili taşıyan sıfatıyla konu taşımaya ilişkin olarak ... numaralı konşimentoyu düzenlediğini ve ... tarafından taşıma "... ..." adlı gemi aracılığıyla gerçekleştirilmiş olduğunu , yükün alıcı firma tesislerinde tahliyesi sırasında ısı kırılması sebebiyle bozularak hasarlandığının anlaşıldığını, konu taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentoda yükün en yüksek +18 derecede taşınması gerekliliğinin açıkça belirtildiğini, davalılar tarafından tedarik edilen konteynerin soğutucu ünitelerinde taşıma sürecinde arıza meydana gelmiş olduğu ve bu arıza sonucunda konteyner içerisindeki sıcaklığın arttığını ve buna bağlı olarak taşınan malın bozulduğunu, tahliye sonrasında hasara uğrayan malın 20.11.2018 tarihinde imha edildiğini ve konteyner içerisindeki soğutucu ünitelerin onarımının yapılmış olduğunu ve arıza raporunda da "kompresörde anza meydana geldiği" belirtildiğini, emtiada meydana gelen hasarın tespiti için yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda, sigorta konusu emtiada 136.572,-TL tutarında hasar oluştuğunun tespit edildiğini, yükte meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı alıcı firma mal bedelini davacının sigortalısına ödediğini, dolayısıyla davacının sigortalısının zarara uğradığını bu doğrultuda, davacı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamında sigorta tazminatı zarar gören sigortalı firmaya ödendiğini belirterek davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1 No'lu Davalı ... Vekilinin Cevap Dilekçesinde özetle; ... no'lu konşimento uyarınca yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk olarak İngiliz Mahkemeleri ile İngiliz Hukuku tayin edildiğini, davacının sigortalısı olan ve gönderici sıfatını haiz bulunan ... Gıda, ... no'lu konşimentoya taraf olduğundan konşimentoda yer alan şartlar kendisi için bağlayıcı olacağını, davacının işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti olmadığını, Türk Ticaret Kanunu 'nun 1188. maddesi uyarınca işbu davaya konu taşımada davayı açma süresi 1 (bir) yıl olduğunu, bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden reddini talep etmiştir.
2 No'lu Davalı ... Vekilinin Cevap Dilekçesinde özetle; İcra takibindeki "borçlu" ile işbu itirazın iptali davasındaki "davalı" taraflar farklı olduğunu 2.davacının dosya sunmuş olduğu zorunlu dava şartı arabuluculuk tutanaklarının dava konusu ihtilafla ve işbu davaya dayanak olan icra takibi ile ilgisi bulunmadığını, 3.TTK m. 1188 uyarınca denizyolu taşımalarında yükteki her türlü hasar ve ziya için 1 yıllık hak düşümü süresi öngörüldüğünü, ve bu sürenin yüklerin alıcısına teslimi ile başlayacağını, müvekkilinin sigortalının yük taşıma işine aracılıkta bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu taşıma bakımından sigortalı ile akdi, hukuki hiçbir ilişkisi olmadığını, sigortalıdan herhangi bir ücret talep ya da tahsil etmediğini, müvekkili ... A.ş. 'nin Türkiye acenteliğini üstlendiği ... 'in de sigortalı ile akdi ve hukuki hiçbir ilişkisi olmadığını, sigortalının yüklerini taşıyan, bu taşıma için kendi konişmentosunu düzenleyen, navlun faturası kesen, navlun ücreti tahsil eden, taşıma için tüm yazışmaları yapan, gerekli her türlü iş ve işlemleri yürüten diğer davalı ... A.Ş firması olduğunu, ... ... 'e izafeten dava edilen ... A.Ş. bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini TTK 1185 maddesi geregince suresinde hasar ihbarı yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce Gıda Müh. ..., Uzakyol Kaptanı ... ile Prof. Dr. ... 'tan alınan bilirkişi raporunda özetle,Dava konusu, ... numaralı konteyner muhteviyat olan 10 palet, 2.539,500 Kg çikolata ve kahve ürünü, konteynerin soğutucu ünitesinin arızalanması nedeni İle eriyerek hasarlandığı, 07.11.2018 günü saat 23:00'den alıcının konteyneri teslim aldığım beyan ettiği 10.11.2018 tarihine kadar geçen 3 günlük zaman aralığında konteynerin nerede olduğuna İlişkin bilgiler ve konteyner ısı kayıtları dosyada mevcut olmadığından konteyner içindeki ısı yükselmesine bağlı emtia hasarının, deniz taşıması esnasında mı yoksa kara nakliyesi esnasında mı yoksa alıcının tesislerinde mi gerçekleştiği hususu dosya kapsamından belirlenemediği, heyette mali incelemeyi yapacak uzman bulunmadığından, Dava dışı Sigortalı hasar nedeniyle gönderilen/alıcıya bir ödemede bulunup bulunmadığı, dava dışı sigortalının malvarlığında Sigorta Şirketi'ııin tazminini gerektiren bir azalma olup olmadığının anlaşılamadığı, bu sonuca bağlı olarak aktif husumet ehliyetinin değerlendirilebileceği, 1. Nolu davalının akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu ve pasif husumetin bulunduğu, 2 Nolu davalının fiili taşıyan sıfatına haiz olduğu ancak bu davanın taşıyan/donatana izafeten ... A.Ş'ye açılıp açılmayacağı konusunda yetki belgesinin veya Safmarine ... A.Ş arasında organik bağ olup olmadığının belirlenmesinden sonra değerlendirilebileceği, mevcut belgeler kapsamında ... A.Ş'ye izafeten açılamayacağı, hasar bildirimin TTK'nun 1185 maddesi uyarınca, aranan 3 günlük süre içerisinde yapılmadığı gibi TTK'nun 1184. Maddesinde öngörüldüğü şekilde hasar incelemesinin de yapılmadığı, bu durumda karine olarak taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın Davalıların sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul gerektiği, ancak Bu karinelerin aksi ispat olunabileceği, Dolayısıyla, ihtilaf konusu olayda ispat yükü Davalılar lehine değiştiği, Davacı, hasarın Davalıların sorumlu olduğu bir sebepten meydana geldiğinin ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda MM ... tan alınan raporda özetle; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı ... 'ya hasara uğrayan mal bedeli olarak 21.03.2019 tarihinde 136.572 TL hasar bedeli ödemesi yapılarak, sigortalısının haklarına halef olduğu, davalılar ta rafından mal satışının CİF teslim olduğunu, bu satış yönteminde emtianın gemiye yüklenmesi ile birlikte emtiada oluşan hasarların alıcıya ait olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı ... 'ya yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğunu ileri sürdüğünü, davadışı ... tarafından müşterisine satışı yapılan emtianın CİF teslim olarak belirlenmiştir. Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere satışı yapılan emtianın bedelinin peşin tahsil edilmediği, mal bedelinin tamamının meydana gelen hasardan sonra tahsil edildiği görülmüş olup, davacı tarafından dosyaya sunulan Yargıtay kararına göre de davacının bu davada hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığı belirtilmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından alıcı ... ltd ye satışı yapılan çikolata ve kahve ürünleri emtiasının ... ve ... sayılı konişmentolar tahtında ... Limanından Cidde Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtianın eriyerek bozulduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de yerleşim yeri Türkiye olan davalının ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağından davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosyaya taşımaya ilişkin olarak iki adet konişmento sunulmuş olup, 21.10.2018 Tarihli ... No'lu konişmentonun ... A.Ş. tarafından düzenlenmiş olduğu, Yükletenin sigortalı ... A.Ş. , Alıcının/İhbar olunanın Suudi Arabistan'da mukim ... Ltd. olduğu, 21.10.2018 Tarihli ... No'lu konişmentonun Safmarin adıyla ticaret yapan ... ... adına acentesi tarafından düzenlendiği, yükletenin davalı ... A.Ş. olduğu, navlun faturasının ise davalı ... tarafından düzenlendiği görülmüştür. Buna göre davalı ... ile sigortalı arasında taşıma konusunda anlaşmaya varıldığı, davalının taşıma işini fiilen davalı ... ye yaptırdığı, ...in Lojistik in akdi taşıyan, ... ... nin fiili taşıyan sıfatına haiz oldukları anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda Safmarine'in ... acentesi olarak gösterildiği, ayrıca ... Denizcilik'in taşımaya aracılık etmediği, TTK 105/1 anlamında temsil yetkisinin olmadığı belirtilmiş ise de ... Denizcilik' in çıkış bildirim formu düzenlemiş olduğu anlaşıldığından davalıya izafeten acenteye karşı dava açılabileceği kanaatine varılmakla tarafların pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan mal faturasına göre davaya konu emtianın CIF satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olup, satıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunması, mal bedelinin tahsil edilmemiş olmasına bağlı ise de sigortalı adına debit not düzenlendiği, bilirkişi raporunda bu tutarın alıcının borcundan düşüldüğünün belirtildiği, buna göre sigortalının hasar bedelini talep etmekte menfaatinin bulunduğu, TTK 1472. Maddesi uyarınca da davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda tarafların beyanları ve alıcının imzası ile düzenlenen yük imha raporuna göre yükün 10/11/2018 tarihinde teslim alındığı, hasar bedeline ilişkin ödemenin 21/03/2019 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 14/11/2019 tarihinde başlatıldığı görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesi ekinde ... Arabuluculuk Bürosunun 2019/... sayılı arabuculuk son tutanağını sunmuş olup, 14/11/2019 tarihli bu tutanağa göre arabuluculuğa başvuru tarihinin 17/09/2019, arabuculuk sürecinin bittiği tarihin 14/11/2019 olduğu görülmektedir. Davalı taraf cevap dilekçesi ile sunulan arabuluculuk tutanağının dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olmadığını savunmuş, davacı vekili ise 18/02/2021 tarihli beyan dilekçesi ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak iki kez arabuluculuğa başvurulduğunu belirtmiştir. ... Arabuluculuk Bürosundan arabuculuk sürecine ilişkin tüm evraklar ve başvuru formu celp edilip incelenmiş olup tutanaklarda bu arabuluculuk başvurusunun dava konusu olaya ilişkin olduğuna dair herhangi bir belge ya da beyan bulunmadığı görülmüştür. Taraflarca ayrıca 22/01/2020 tarih, 2020/ ... sayılı arabuluculuk tutanağı sunulmuştur. Bu tutanağın incelenmesinde ise uyuşmazlığın dava konusu ... İcra Müdürlüğünün 2019/ ... sayılı dosyasına ilişkin olduğu açıkça belirtilmiştir. Davacı tarafça 17/09/2019 tarihli başvurunun dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olduğu ortaya konulamamıştır. Buna göre icra takibinden önce arabuluculuğa başvurulmadığının kabulü gerekmekte olup, yükün 10/11/2018 tarihinde hasarlı olarak tesliminden icra takibinin yapıldığı 14/11/2019 tarihine kadar TTK 1188. Maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın hak düşürücü süre nedeni ile REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 193,49 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 112,79 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekilleri için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır