T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/151 Esas
KARAR NO:2021/401
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:22/05/2020
İSTANBUL 17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 11/01/2021 TARİHLİ VE ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYASI İLE TEVHİTLİDİR
BİRLEŞEN DAVADA:
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:21/08/2019
KARAR TARİHİ:12/10/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinden dolayı müvekkili tarafından düzenlenen 13/10/2017 tarihli 42560 sayılı 1.250 EURO bedelli ve 27.10.2017 tarihli 49015 sayılı 320 EURO bedelli faturaların alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davacının uluslararası eşya taşıma işi ile iştigal ettiğini, davacı, davalının yükünü İstanbul'dan Bangladeş'e deniz yolu ile taşıma işini gerçekleştirdiğini, vermiş olduğu taşıma hizmeti karşılığında faturalar düzenleyerek davalıya gönderdiğini, faturaların ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını belirterek davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresi içerisinde açılmadığını, itirazın iptali davasının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması gerektiğini, bir yıl sürenin geçtikten sonra itirazın iptali davası açılamayacağını, iüresinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından icra takibinin 05.03.2018 tarihinde başlatıldığını, icra takibine 16.04.2018 tarihinde itiraz edildiğini, davacının arabuluculuğa ise 12.03.2019 tarihinde başvurduğunu, sürecin 16.04.2019 tarihinde sona erdiğini, bu itibarla huzurdaki davanın 22.05.2020 tarihinde açıldığını, bu nedenle huzurdaki davanın hak düşürücü süre dolduğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı karşı davacının bir miktar kumaşın ...'nın Bangladeş'teki üretim merkezine taşınması amacıyla davacı karşı davalı ile anlaşma sağlandığını, planlamalara ve yapılan anlaşmaya göre ürünler ...'nın Bangladeş'teki üretim merkezine zamanında ulaşacak üretim yapılacak ve de üretilen ürünlerin müşteri firmanın Almanya'daki merkezine nakliye edileceğini, ürünlerin ardvert ürün olması sebebiyle herhangi bir gecikmenin yaşanmaması için tüm sürecin işlemesi gerektiğini, davalı birleşen dosya davacının ürünlerini teslime hazır hale getirdiğini, Bangladeş'e taşınması için davacı birleşen dosya davalıya teslim ettiğini, davacı karşı davalının ürünleri en fazla 35 gün içerisinde teslim edeceğini beyan ve taahhüt ettiğini, davacı birleşen dosya davalısının ürünleri 35 gün içerisinde teslim edeceğini, ürünlerin ancak 72 gün sonra Bangladeş'e vardığını, söz konusu süre basit bir gecikmeden öte olduğunu, gecikme süresinin yeni bir nakliye süresinde ulaştığını, gecikmede davalı karşı davacının herhangi bir kusuru olmadığını, dava dışı müşteri olan ... firmasının taraflarına reklamasyon bedeli yansıttığını belirterek davalı birleşen dosya davacısının dava konusu fatura sebebiyle davacı birleşen dosya davalısına borçlu olmadığından davanın esastan reddini, davacı aleyhine % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı karşı davalı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ürünleri zamanında teslim edememesi nedeni ile müşteri firmanın nakliye için kullandığı uçak masrafına dair yansıtılan 9.201,00 USD reklamasyon bedeli faturasının fatura tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, davalı şirketin ürünleri zamanında teslim edememesi sonucunda müvekkili şirketin iş yaptığı dünyaca ünlü marka ... firmasını kaybetmesi ve ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 1.000,00 TL maddi zararın kişletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirket tarafından karşılanmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalının süresinde davaya yanıt vermediği anlaşılmıştır.
Asıl dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden doğan alacağın tahsili talepli olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın konusunun; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacı tarafça taşımanın sözleşmeye uygun sürede ifa edilip edilmediği, geç teslimin söz konusu olup olmadığı ve geç teslim söz konusu ise bu durumun davacı alacağına etkisi ile varsa davacı alacağı miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Birleşen Dava; taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisi kapsamında alacağın tahsili talepli alacak davası olup; uyuşmazlığın, davacı- birleşen dosya davalısı tarafça taşıma hizmetinin sözleşmeye uygun ifa edilip edilmediği, geç teslimin söz konusu olup olmadığı, geç teslim söz konusu ise davalı- birleşen dosya davacısının zararının bulunup bulunmadığı ve zarar nedeni ile davacı- birleşen dosya davalısının kusuru ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklı ... loj. Ltd. Şti.'nin borçlu ... Teks. Paz. San. Ve Dış tic. A.Ş. Aleyhine 05/03/2018 tarihlinde ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, ödeme emrinin borçluya 11/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 16/04/2018 tarihinde itirazın edildiği, davanın 22/05/2020 tarihinde açıldığı, İİK nun 67.maddesi gereğince borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin delil bulunmadığından davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 05/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Asıl davada davacı-karsı davalının takip tarihi itibarı ile 1.570 EURO asıl alacak tutarında alacaklı olduğu, bunun karşılıklı ticari defterlerle teyit edildiği, Birleşen karşı davada; davalı-karşı davacının Bangladeş'e yükünün 37 gün gecikmeli taşındığı, Bangladeş müşterisinin 9.201 USD reklamasyon faturasına katlandığı, Davalı-karşı davacının katlandığı 9.201 USD bedelin somut olayda 37 gün gecikme ile yapılan taşıma kaynaklı olduğunun sabit olmadığı, Davalı karşı davacıya karşı dava dışı ... firmasınca fiilen üstlenilen taşımanın 37 gün gecikme île yapılmasına karşın, malın alıcısına ihtirazi kayıtsız tesliminden itibaren TTK m.1185/5 gereği 60 günlük hak düşürücü süre içinde zorunlu yazılı bildirim yapılmadığı için hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı-karşı davalının sorumluluğuna gidilebilecek bile olsa azami sorumluluğunun TTK m.l 186/6 gereği 2.220 USD ile sınırlı olacağı, asıl davanın itirazın iptali davası, birleşen davanın ise 1000 TL bedelli belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesinin hukuki sonuçlarının takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Dosyada bulunan .../0016 numaralı taşıma senedi ile, ... numaralı dava dışı ... tarafından düzenlendiği anlaşılan ... kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı ... Tekstil Pazarlama San. Ve Dış Tic. A.Ş firması ile davalı arasında bir taşıma anlaşması kurulduğu , fiili taşımanın ise davalı ... tarafından dava dışı ... firmasına yaptırıldığı dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Bu kapsamda esasen asıl dava konusu taşıma hizmetinin ifası ile asıl davaya konu alacak bakımından taraflar arasında bir uyumazlık bulunmamaktadır. Taraflara ait ticari defter kayıtları incelendiğinde de, Davacı-karşı davalının, kendi ticari defter kayıtlarında ve davalı-karşı davacı ticari defterlerinde 1.570,00 EURO alacak kaydı ticari defterlerde uyumlu bir şekilde teyit edilmektedir. Bu kapsamda asıl dava bakımından, davacının alacağı bulunduğu mahkemece kabul edilerek asıl dosya davalısının borca itirazında haksız bulunduğu değerlendirilerek asıl davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada ise uyuşmazlık yukarıda özetlendiği hali ile; davalının taşıma süresi taahhüdünde bulunup bulunmadığı, taşıma süresinde gecikme olup olmadığı, gecikme varsa bu nedenle davacı zararınını bulunup bulunmadığı noktalarındadır.
Dava dışı olan ve fiili taşımayı yaptığı dosya kapsamında tespit edilen ... tarafından düzenlenen ...'da ... Limanından 01/10/2017' te kalkması planlanan geminin tahmini olarak 03/11/2017 tarihinde ... Limanı'na varacağının kayıt edildiği görülmüştür. Ayrıca asıl dosya davalı vekilince sunulan deliller arasında bulunan ve taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde de, asıl dosya davacısı ... e-posta adresinden dava dışı ... e-posta adresine gönderilen 23/11/2017 tarihli e-posta içeriğinde de, uyuşmazlığa konu taşımada transit süresinin 70 güne ulaştığı belirtilmektedir. Birleşen dosya davacısı şirketin, birleşen dosya davalısı ... Şirketine yansıtma faturasının tebliğine müteakip, davalı şirketin göndermiş olduğu .... Noterliği'nin 24/07/2018 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile fatura aslını iade etmiş, kumaş yüklemesinin alıcı firma ... ulaşacağı süre konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadığım iddia etmiş, olumsuz hava şartlan veya aktarma limanının yoğunluğundan teslim konusunda gecikmeler yaşanabileceğini belirtmişse de, yine taraflar arasındaki 25/01/2018 tarihli e-posta ile "blerde bu durumdan inanın mağduruz, biz asla böyle bir şey istemedik ama maalesef, her kim ile çalışırsanız bu denli gecikme meydana gelebilir" demekle esasen gecikme hususu birleşen dosya davalısının da kabulünde olduğu, bu kapsamda, normal tahmini taşıma süresinin nerede ise ikiye katlanarak eşyanın gecikmeli olarak varış limanına teslim edildiği hususu mahkemece değerlendirilmiştir. Dava dosyasına sunulan ...'in konteyner hareketlerini gösterir kayıtlar ile de bu durum tespit edilebilmektedir.
Birleyen dosya tahtında taşıma süresinde gecikmenin varlığı mahkemece kabul olunmakla bu gecikme nedeni ile davacı zararının bulunup bulnmadığı hususu irdelenmiş olup, birleşen dosya davacısı ... firmasının ticari defterlerinde, dava dışı malın alıcısı ... and ... firmasına, 09/07/2018 tarihinde ... aracılığıyla 9.201,00 USD ödemenin "reklamasyon gideri" açıklamasıyla yapıldığı görülmektedir. Esasen bu ödeme "reklamasyon" ödemesi ise de, reklamasyon faturası olarak dosyaya sunulan belgeden bunun havayolu ile taşıma yapılması kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda içeriği açıklanan ve birleşen dosya davalı yetkilisi tarafından dava dışı fiili taşıma işini gerçekleştiren ... yetkilisine gönderilen 23/11/2017 tarihli e-posta ile gecikme nedeni ile, ... tarafından malzemelerin havayolu ile gönderileceği belirtilmekle, açıklanan fatura içeriği ile e-posta yazışması bir arada değerlendirildiğinde, bilirkişi raporundaki kanaatin aksine "reklamasyon" ödemesinin, uyuşmazlığa konu gecikme nedeni ile davacı tarafın katlanmak durumunda kaldığı havayolu nakliye bedeli olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Öte yandan, TTK m. 1185/5 gereği, yükün gönderilene tesliminden itibaren aralıksız 60 gün süre içinde gecikme zararı ve tazmin talebinin taşıyana yazılı bildirimi gerektiği, böyle bir bildirim olmadığında gecikme zararı tazmin hakkının düşeceği düzenlenmişse de, dosyaya sunulan taraflar arasındaki ve davalı ... ile dava dışı fiili taşıma işini üstlenen ... arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde, gecikmenin davalı ... bilgisi dahilinde olduğu mahkemece kabul edilerek bilirkişi raporundaki gecikmenin ihbar edilmediği yönündeki görüşünün aksine, gecikmenin davalıya ihbar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu kapsamda, taşıma süresinde gecikmenin varlığı, gecikmeye birleşen dosya davacısı ...'in sebebiyet vemediği tespiti ile birleşen dosya davalısı ... firmasının gecikme nedeni ile ... firmasının katlandığı kabul edilen zarardan sorumlu bulunduğu kabulüne karşılık TTK 186/6 maddesi gereğince davalının sorumluluğu sınırlı olarak kabul edilmiştir.
Asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısının bu taşıma için düzenlediği toplam faturanın 2.220 USD (1.570 EURO) olduğu anlaşılmakla, TTK 1186/6 maddesi gereğince davalının sorumluluğu, taşınan yükün bir kısmının gecikme zararına yol açması halinde geciken eşya için 2,5 kat navlun miktarını aşamayacağından ve bu tutar navlun sözleşmesine göre ödenecek toplam navlun miktarından fazla olamayacağından geciken eşya, somut olayda olduğu gibi yükün tamamı olduğu gözetilerek, sorumlu olunan tazminat, 40'lık konteyner için hesaplanan toplam navlun miktarı olan 2.220 USD tutarını aşmayacağı mahkemece kabul olunmuştur.
Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitlerden hangi noktalarda ayrı düşünüldüğü izah olunarak, mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu kısmen hükme esas alınarak, asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
ASIL DAVADA, Davanın KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin 1.570,00.EURO asıl alacak ile 24,30.EURO işlemiş faiz bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD de ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 1.473,00.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA, Davanın KISMEN KABULÜ ile TTK 1186/6 maddesi uyarınca 2.220,00USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD de ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,
ASIL DAVA;
1-Karar harcı olan 474,36 TL'den peşin alınan 201,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 272,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (263,75 TL ilk harç 47,00 TL posta ücreti ve 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam)1.810,75 TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı vekili için takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
BİRLEŞEN DAVA;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 916,40 TL den karar harcı olan 867,94 TL nin mahsubu ile fazla alınan 48,46 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Davacının peşin olarak yatırdığı 916,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı yargı gider toplamı olan 1.668,35 TL'nin (44,40 TL başvurma harcı, 123,95 TL posta gideri ve 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 394,89 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı için takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
5-Davalı vekili için takdir edilen 5.993,15 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 312,45 TL sinin davalıdan, 1.007,55TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır