T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2020/219
KARAR NO: 2021/374
DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/07/2020
KARAR TARİHİ: 27/09/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından Nakliyat Abonman/Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...A.Ş.'nin ilgili bulunduğu elektronik/tv emtiasının davalının sorumluluğuna tam ve hasarsız olarak teslim edilmiş olmasına karşın, emtianın Türkiye den Framsa'ya sevki esnasında davalının sorumluluğunu gerektirecek şekilde alıcısına hasarlı teslim edildiğini, olay sonrası düzenlenen Rezerve Tutanakları ve Ekspertiz raporuna göre, davalının kendisinden beklenen gerekli dikkat ve ağırlaştırılmış özenin gösterilmemesi nedeniyle dava konusu hasarın meydana geldiğinin kesinlik kazandığını, bu aşamada müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarına müteakip yapılan inceleme sonucu hasarın nevi ve miktarının kesin olarak belirlendiğini ve müvekkili şirketçe sigortalısına sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin TTK md. 1472 v.d. maddeleri gereğince ve Nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartları Madde 26 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve ayrıca münhasıran ödeme yaparak temlik alacaklısı sıfatıyla dava hakkı kazandığını, huzurdaki dava açılmadan önce, davalı ... A.Ş. aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine, hukuki uyuşmazlığın taraflarca müzakere edilmesi amacıyla ...Arabuluculuk Bürosu'nun ... başvuru numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamaması nedeniyle arabuluculuk son tutanağının “anlaşamama” olarak düzenlendiğini belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 24.062.38 TL hasar bedelinin, ödeme tarihi olan 06.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen olaydaki taşımanın, ... Limanın'dan Fransa'nın ...Limanı'na ... A.Ş.'ye ait 16.10.2018 tarih ve ...nolu konşimento kapsamında yapıldığını, dava konusu konşimento kapsamında konteynerlerin 28.10.2018 tarihinde tahliye edildiğini, huzurdaki davaya ilişkin icra takibinin ise 06.11.2019 tarihinde, yani tahliye tarihi bir yılı geçtikten sonra ikame edildiğini, bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, Konteyner muhteviyatı emtiaların taşımanın hangi ayağında hasarlandığının belli olmadığını, mezkur konteynerlerin 28.10.2018 tarihinde limana tam ve sağlam olarak tahliye edildiğini, dava dışı ileri kara taşımasını üstlenen firma tarafından teslim alınarak alıcısına teslim edildiğini, davacının sigorta şirketi tarafından müvekkili şirketin katılımı olmaksızın hazırlanan ekspertiz raporunun teknik incelemeden uzak, soyut değerlendirmeler ve dava dışı alıcının deposunda çekilen fotoğraflarla tanzim edildiğini, Ekpertiz raporunun sonuç bölümünde “Nakliyenin bir aşamasında sert/kaba elleçleme nedeniyle konteynerde oluşan delikten konteynerin içine bir miklar yağmur ve deniz suyu girmesi ile oluşmuş olabileceğinin” ifade edildiğini, fotoğraflardan hasarın yağmur suyundan mi deniz suyundan mı meydana geldiğinin tespitinin mümkün olmadığını, bir an için müvekkili şirketin hasardan sorumlu olduğunun kabul edilebilmesi için ıslaklığın deniz suyundan kaynaklı olduğunun tespiti gerektiğini, müvekkili şirket tarafından, davacının sigortalısı ve yükleme limanına survey daveti gönderilerek dava dışı alıcının deposunda survey yapıldığını, survey raporunda, iddia olunan hasarın deniz taşımasından meydana gelmediğinin tespit edildiğini belirterek davanın usul yönünden reddini, esas yönünden incelemeye karar verilmesi halinde esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
10/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Takdiri Mahkeme'ye ait olmak üzere zararın 4.118,52 EURO x 6, 10640 TL/EURO olmak üzere 25.149,33 PL. EURO olarak kadri marufunda olduğunu, tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunduğunu, dosyada mevcut bilgi ve belgeler üzerinden hasarın deniz taşıması sırasında olup olmadığı ya da taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğini belirlemenin mümkün olmadığını, geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığını, TTK m 1185 f.4 uyarınca, taşıyan lehine olan karinenin aksinin dosyada mevcut belgelerle ispat edilemediğini beyan etmişlerdir.
Dava, taşıma sırasında oluşan hasar bedelinin sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşımanın ... sayılı Konşimento tahtında yapıldığı, taşıyanın ...S.A. olduğu, davacının sigortalısı ...AŞ nin yükleten olduğu, toplamda 786 adet ... emtiasının İzmir Aliağa Limanı'ndan Fransa'nın... Limanı'na taşınmasının taahhüt edildiği, deniz taşımasını mütakip konteynerlar alıcı tarafından açılıp incelendiğinde ...nolu konteyner içindeki 21 adet ... emtiasının hasarlı olduğu tespit edilerek 06/11/2018 tarihli iç nakliye belgesine hasar notu düşüldüğü, davacının 25.577,31 TL tazminat bedelini sigortalı hesabına 06/11/2019 tarihinde ödediği, buna ilişkin dekontun sunulduğu, davacının sigortalısına ödediği bedelin rücuan tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Davanın hak düşürücü süre içinde açılıp acımadığının öncelikle incelenmesi gerekmekle ; TTK 1188. maddesine göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak dava eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda gerek bilirkişi raporu gerek ekspertiz raporuna göre malın 06/11/2018 tarihinde hasarlı olarak tesliminin gerçekleştiği, ödemenin 06/11/2019 tarihinde yapıldığı ve 06/11/2019 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, 15/11/2019 tarihinde takibe itiraz edildiği, davacı tarafça 04/12/2019 tarihinde arabuluculuk süreci başlatılmış olup, sürecin bitiş tarihinin 06/01/2020 olduğu, davanın ise 28/07/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf 06/11/2019 tarihinde yapılan ödemeden sonra 90 gün içinde icra takibi başlatmış ise de, hak düşürücü sürelerde zamanaşımındaki gibi sürelerin durması ya da kesilmesinin söz konusu olmadığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, ancak eldeki davanın alacak davası olduğu, davacının itirazın iptali davası açmayıp alacak davası açma yolunu seçtiği, bu nedenle takibin hak düşürücü süreye etkisinin bulunmadığı, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen sürenin hak düşürücü süre hesabında dikkate alınmayacağı da nazara alınarak yapılan değerlendirmede davanın TTK 1188. Maddesinde belirtilen hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşıldığından bu yönden davanın reddi gerektiği, davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede ise ; konişmentonun " ...S.A. " ifadesiyle taşıyan adına acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının ise davalı tarafından acente kaydı düşülerek düzenlendiği, TTK'nun 105.maddesinde "acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği" hükmü düzenlenmiş olduğundan, anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün olmadığı, davalı acentenin pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, açıklanan gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 410,93 TL den karar harcı olan 59,30 TL nin mahsubu ile fazla alınan 351,63 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/09/2021
Katip .
¸e-imzalıdır
Hakim .
¸e-imzalıdır