T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2020/256
KARAR NO: 2022/187
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/08/2020
KARAR TARİHİ: 07/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... numaralı “Nakliyat Abonman Poliçesi” ve anılan abonman poliçesi kapsamında tanzim edilmiş olan ... numaralı “Poliçe Sertifikası” kapsamında sigortalı bulunan dava dışı ... A. Ş.'ne ait toplam 22 konteyner, brüt 237.658,94 Kg bisküvi ve kek emtiasının muteriz takip borçlusu taşıyıcı şirketler tarafından ... numaralı konteynerler içinde taşınan 131 koli emtianın ... adlı gemi ile Türkiye'den Libya'ya taşınması sırasında hasarlandığını, varış yerinde konteynerlerin açılması ile alıcı firma tarafından yapılan kontroller sırasında, emtiaların taşınmış olduğu 22 konteynerden ikisinin tavan sacında delik/yırtık bulunduğunu ve her iki konteyner içinde yer alan toplam 131 koli bisküvi ve kek emtiasında ıslanma hasarının meydana geldiğinin tespit edildiğini, emtiaların tahliye edildiği depoda nakliye temsilcisinin de katılımı ile tutanak düzenlendiğini, söz konusu hasarın maliyetine ilişkin olarak, emtialar üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda tanzim edilen 22.03.2019 tarihli ekspertiz raporunda; “emtiada meydana gelen ıslaklık hasarının, nakliyenin bir aşamasında sert/kaba elleçleme (muhtemelen konteyner elleçleme makinalarının-stacker-ataşmanlarının-spreader- konteynerleri kavrama esnasında, ... yuvalarına girmesi gerekirken, konteyner tavanına çarparak delmesi) nedeniyle konteynerde oluşan delikten konteyner içine bir miktar yağmur ve/veya deniz suyu girmesi sonucu oluştuğunu, hasarın nakliye esnasında meydana geldiği” şeklindeki ifade nedeni ile, dava konusu teşkil etmekte olan hasarın, taşıyıcı konumundaki muteriz borçlu şirketlerin sorumluluk sahasında meydana gelmiş olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan emtiaların hasar bedeli olarak tespit edilen 1.897,94 USD hasar tazminatının 11.04.2019 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğunu, TTK m. 1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, sorumluluk sistemine göre taşıyıcıların emtianın kendilerine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde oluşabilecek ziya ve hasardan sorumlu olduğunu, TTK'nın 1178. Maddesi uyarınca, yükümlüğünün bulunduğunu, davalı konumunda bulunan her iki borçlu şirket hakkında belirtilen miktarın ödenmesi için icra takibi başlatıldığını, davalı şirketlerin takibe itiraz etmeleri ile icra takibinin durmuş olduğunu, arabuluculuk başvurusundan da olumlu sonuç alınamadığını ifade edilerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK m. 1472 uyarınca sigortacının kanuni halefiyetinin gerçekleşebilmesi için, sigortacının geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak gerçek hak sahibi sigortalısına, sigorta teminatına giren hasar nedeniyle ödeme yapması ve yapılan ödemenin sigortalının gerçek zararı miktarında olması zorunluluğunun bulunduğunu, sigortacının sigortalısına poliçe hükümlerine ters düşen bir ödeme yapması halinde, sigortacının halefiyet hakkını kazanamayacağını, poliçe teminatının söz konusu olabilmesi için, sigortalının sigorta edilebilir bir menfaatinin bulunması ve yükleme konusu malların alım satımına dair sözleşmede, sigortalı bakımından sigorta yaptırma yükümlülüğünün olmasının zorunlu olduğunu, aksi halde, ex gratia bir ödemenin kabulünün gerekeceğini, dava dışı sigortalının poliçe hükümlerine uygun davranmamış olması ve/veya sigortalanabilir menfaati olmayan sigortalısına davacının ödeme yapmış olmasının ex gratia yani hatır ödemesi olarak kabul edilebileceğini, dosyaya sunulan gümrük beyannamesinde yazılı olduğu üzere dava konusu malların satım şeklinin CFR olduğunu, CFR esaslı satımlarda hasar ve yararın malların gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçeceğini, CFR satışta satıcının sigorta yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, bu durumun ekspertiz raporunda “CFR satış şeklinde malların geminin küpeştesini geçtikten sonra hasar ve risklerin alıcıya ait olduğunu, alıcının kendi sigortasından talep etmesi gerektiğini, öte yandan ... numaralı 1 yıllık abonman poliçesinde; Libya'ya yapılan sevkiyatlar için, sevkiyat başlamadan en az 2 iş günü öncesinde alıcı veya satıcı bilgilerinin sigortacıya ulaştırılması ve ilgili sefer için özel onay alınması gerektiğinin belirtilmiş olduğunu, ancak özel onay verildiğine dair belge olmadığını, dosyaya sunulan blok poliçe sertifikasında başlangıç tarihinin 16.11.2018 ve yükleme tarihinin 16.11.2018 olarak yazılı olmasına rağmen ilgili konşimentonun tarihinin 13.11.2018 olduğu, yani yüklerin taşımanın yapıldığı gemiye 13.11.2018 tarihinde yüklendiğini, içindeki mallarda ıslaklık nedeni ile hasar meydana geldiği iddia edilen ... numaralı konteynerin blok poliçe sertifikasında yer almadığını, dolayısıyla davacı sigortacının, sigortalısına hatır ödemesi yaptığını, ödeme tarihi itibariyle mal bedelinin ödenip ödenmediği ve malın hasar ve yararının alıcıya geçip geçmediğinin incelenmesi gerekliliğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından bu durumun önemli olduğunu, konşimentoda öngörülen süre içinde, usulüne uygun olarak taşıyan veya taşıyanın tahliye limanı acentesine hasar ihbarında bulunulduğunu gösteren herhangi bir delilin de taraflarına tebliğ edilmediğini, taşıyan ve/veya acentenin sörveye davet edilmediğini, sörvey raporundaki fotoğraflarda konteyner numaralarının gözükmediğini, alıcı ve tır şoförünün imzaladığı tutanakta tarih bulunmadığını ve tutanakta konteynerde delik/yırtık bulunduğuna dair bir ibare olmadığını, ekspertiz raporunun yerinde inceleme yapılarak düzenlenmediğini, varsayıma dayalı olarak hazırlandığını, limanlar tarafından düzenlenen ve konteynerde bir hasar olup olmadığını belirten EIR raporunun olmadığını, bu durumun da konteynırların gemiden hasarsız tahliye edilmiş olduğunu ispat ettiğini, konşimentonun Ön yüzünde bulunan “quay free out” ifadesinin, rıhtımda tahliye işlemleri sırasında meydana gelen hasardan taşıyanın sorumlu olmadığını, boşaltmada sorumluluğun alıcıya ait olduğunu gösteren kloz olduğunu ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
Dava; Davacının sigortalısına ait emtiaların Deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayalı sigortalıya ödenen tazminatına rücuen davalılardan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup Uyuşmazlığın konusunun;Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 24/09/2019 tarihinde takibe başlandığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliği üzerine davalı borçlular vekilinin 04/10/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, eldeki davanın da 26/08/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
22/09/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, davalı tarafın pasif husumet ehliyetine sahip olduğunu, süresinde yapılan bir hasar ihbarının bulunmadığını, zararının taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana gelip gelmediğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalıların sorumlu tutulamayacağını, mahkemenin zarardan davalının sorumlu olduğuna yönelik kanaate varması halinde, tazmini gereken zararın 1.897,94 USD olduğunu beyan etmişlerdir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve zarardan sorumlu üçüncü bir kişinin bulunması gereklidir. Dosya içerisinde bulunan ... numaralı “Nakliyat Abonman Poliçesi” ile ... sertifika numaralı, 16/11/2018 başlangıç tarihli Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi'nden, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... AŞ arasında davaya konu emtiaların " ... " isimli gemi ile gerçekleştirilecek İstanbul Türkiye - Libya arası taşıması sırasında meydana gelebilecek nakliye rizikolarına karşı sigorta sözleşmesi kurulduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından dosyaya sigortalı şirket tarafından sunulan 11/04/2019 tarihli ...'a ait ödeme belgesinden, davacının sigorta tazminatını dava dışı sigortalıya ödediği anlaşılmaktadır. Davaya konu emtiaların satım faturası CFR esasına göre düzenlenmiş olmakla; CFR teslim anlaşmalarda, malın gemi küpeştesini geçtikten sonra navlun dışında meydana gelen tüm masraf ve riskler alıcıya ait olduğu için, hasar deniz taşımasında gerçekleşmiş olsa bile risk alıcıya aittir. Dava dışı Türkiye'de mukim ... San. Tic. A.Ş. Tarafından düzenlenmiş olan 31.10.2018 tarihli ticari satış faturasına göre; Libya'da mukim ... firmasına teslim edilmek üzere toplam 41.891 koli 237.658,940 kg. kek, çikolata ve bisküvit cinsi emtianın CFR Misurata şartı ile 436.911,20 USD tutar karşılığında satıldığı görülmektedir. Dava dışı sigortalı şirkete yazılan müzekkere cevabına göre hasar bedelinin dava dışı sigortalı tarafından, dava dışı alıcı cari hesabına aktarıldığı anlaşıldığından, dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu ve buna göre davacının yapmış olduğu ödeme gereğince TTK 1472 maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Davacı delilleri arasında bulunan 15/11/2018 tarihli navlun faturasının davalılardan - ... ANONİM ŞİRKETİ tarafça davacı sigortalısı adına davaya konu taşıma için kesildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili de cevap dilekçesi ile davaya konu taşıma bakımından taşıyan olduklarına ilişkin davacı beyanlarına itiraz edilmemiş olduğundan, bu davalının uyuşmazlık bakımından pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya sunulan ve davalı ... tarafından 13.1 1.2018 tarihinde düzenlenen ... no. lu konişmento incelendiğinde; shipper yani taşıtanın ... San. Tic. A.Ş. firması ve alıcının/İhbar olunanın Libya'da mukim ... Firması olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalılardan ... ile ... San. Tic. A.Ş. Arasında taşıma sözleşmesi gerçekleşmiştir. Netice itibariyle davalı tarafın dava konusu taşımayı üstlendiği ve bu sebeple taşıyan sıfatını haiz olduğu kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu istem, ...-6 ve ...-6 nolu konteynerlerin tavan sacındaki yırtık sebebiyle konteynerlerde bulunan 131 koli emtianın ıslanması sonucu hasarlanmış olmasından dolayı davalı taşıyanın sorumlu olduğuna dayanmaktadır. Dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ne ait, toplam 41.891 koli emtianın, 22 konteynerde, Türkiye'den Libya'ya “ ... gemisi ile davalılar tarafından taşındığı, alıcı adreste tahliyesi sırasında, ...-6 ve ...-6 numaralı konteynerler içindeki emtianın ıslandığının fark edildiği, alıcı firma yetkilileri tarafından yapılan kontrollerde konteynerlerin tavan sacında delik/yırtık olduğunun görüldüğü anlaşılmaktadır. 22/03/2019 tarihli ... Ekspertiz raporundan ve dosyada yer alan fotoğraflardan, dava konusu konteynerlerde bulunan emtianın ıslanarak, mikrobiyolojik gelişmeye açık hale geldiği, güvenli gıda olma vasfını yitirdiği, sovtaj değerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada “Resmi Rapor” adı ile yer alan alıcı firma ... ve tır şofürü imzalı, tarih bulunmayan tutanakta; 131 koli ürünün ıslandıkları için zarar gördüklerine ve satılamaz, kullanılamaz olduklarına yönelik beyan yer almakta, konteynerde delik/yırtık bulunduğuna dair bir ibare yer almamaktadır. Bilirkişiler tarafından, hasar nedeni suyun, deniz suyu olup olmadığına yönelik çalışma yapılmadığı için, ıslaklık nedeni suyun kaynağı bilinemeyeceği belirtilmiştir. Hasarın taşımanın hangi evresinde gerçekleştiğine yönelik bir veri dosyada yer almamaktadır.
Davaya konu konişmento üzerinde ... kaydı yer almaktadır. Bu kayıt, taşıma konusu eşyanın konteynere yüklenmesi, istifi, sabitlenmesi, sayımı ve bilahare
konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat gönderen/yükleyici firma tarafından yapılmış olduğunu göstermektedir. Diğer bir ifadeyle, ...-6 ve ...-6 no.lu konteynerler içi istiflenmiş ve mühürlenmiş bir halde kapalı olarak taşıyana teslim edilmiştir. Uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman görevlileri gerekse kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip “Konteyner El Değiştirme Ve Hasar Tutanağına” işlenmektedir. Ancak dosyada sigortalı emtianın
taşındığı ...-6 ve ...-6 nolu konteynerlerin dış yapısında herhangi bir fiziki hasar olduğuna dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemi görevlileri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanılmamıştır. Buna karşılık dava dosyasına getirilen maddi vakıa, emtianın tatlı suyla ıslanmış olduğudur. Ne şekilde ıslandığı, ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği belirli değildir.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere hasar tespit tutanağında tarih bulunmamakla birlikte ekspertiz raporunun22/03/2019 tarihinde düzenlendiği göz önüne alındığında hasarın her halükarda bu tarihten önce tespit edildiği, davaya konu yükteki hasar ihbarının, 30/04/2019 tarihinde davalıya İHTARNAME ile bildirildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılara TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak yukarıda bahsedildiği üzere, hasarın ve ıslanmanın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığından gümüş nitrat testinin de negatif çıktığı değerlendirildiğinde ve taşımaya konu konişmentolardaki "SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEALED" kaydı gereği yüklerin yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği . sayıldığı ve mühürlendiği, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından; ayrıca ıslanmanın deniz suyundan kaynaklandığına ilişkin de dosyaya bir delil sunulmadığından hasarın, davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 196,44 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 115,74 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair,Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır