T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/267 Esas
KARAR NO:2023/158
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/09/2020
KARAR TARİHİ:11/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Nakliyat Abonman/Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin ilgili bulunduğunu, kesilmiş taş emtiasının davalının sorumluluğuna tam ve hasarsız olarak teslim edildiğini, buna karşın emtianın ...'den ...'ya sevki esnasında davalının sorumluluğunu gerektirecek şekilde alıcısına hasarlı teslim edildiğini, olay sonrasında rezerve tutanakları ve ekspertiz raporuna göre davalının kendisinden beklenen gerekli dikkat ve ağırlaştırılmış özenin gösterilmemesi nedeniyle dava konusu hasarın meydana geldiğinin kesinlik kazandığını, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarına müteakip yapılan inceleme sonucu hasarın nevi ve miktarının kesin olarak belirlendiğini, müvekkili şirketçe sigortalısına sigorta tazminatı ödendiğini, hasar nedeniyle davalı Nakliyat/Taşıma Hukuku gereğince objektif/kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, söz konusu emtianın hasar ve zarara uğramasından B.K. ve T.T.K'nın amir hükümleri gereğince emtiayı teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar meydana gelecek tüm zarar ve ziyandan sorumlu olduğunu, müvekkili ... Sigorta AŞ.'nin TTK Madde 1472 vd. maddeleri gereğince ve Nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartları madde 26 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, münhasıran ödeme yaparak temlik alacaklısı sıfatıyla dava hakkı kazandığını, davalı aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve 19.615,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 02.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı adına kayıtlı menkul ve/veya gayrimenkullerin tespiti ile üçüncü kişilere devir ve temlikini önlemeye yönelik kaydına teminatsız ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortacı davacının ancak doğru sigortalıya, geçerli bir sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yaptığı takdirde rücu hakkını kazabileceğini, ilgili yükün gönderilene teslim edildiğini, menkul niteliğindeki malın mülkiyeti konşimentonun devri ve yükün teslimi ile gönderilene geçtiğini, yükleten niteliğindeki sigortalının mal üzerinde bir menfaati kalmadığını, malın mülkiyetinin değişmesi ile sigorta poliçesinin poliçede aksi hüküm yoksa geçersiz hale geleceğini, sigortacının ödemesinin geçersiz bir sigorta poliçesi çerçevesinde olduğunu, rücu hakkı vermediğini, taşıyana karşı da dava hakkının gönderilen tarafta olduğunu, yükleten olan ve davacının sigorta tazminatı ödemesi yaptığı dava dışı ... şirketinin dava hakkı olmadığını, dava hakkı olmayana yapılan sigorta ödemesi ile rücu hakkı kazanılamayacağını, sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, sigorta tazminatı ödemesinin ... niteliğinde ödeme olduğunu, rücu hakkı vermediğini, poliçe düzenlenme tarihinin 05.01.2018 tarihi olduğunu, sigorta priminin sözleşme yapılır yapılmaz ödenmesi gerektiğini, poliçede ödeme tarihinin 10.01.2018 tarihi olduğunu, fiili prim ödeme tarihinin belli olmadığını, sigortacı kayıt ve defterlerinden poliçenin ne zaman kesildiği ve primin ne zaman tahsil edildiğinin incelenerek belirlenmesinin talep edildiğini, konşimentonun 17. maddesinde açıkça ihtilaflara ... Hukukunun uygulanacağı ve ... Mahkemelerinin yetkili olacağının yazılı olduğunu, yetkili mahkemenin ... mahkemesi olduğunu, sorumluluğu kabul anlamında olmamak üzere müvekkiline süresinde açılmış bir takip ve/veya dolayısıyla da dava olmadığını, TTK madde 1188 uyarınca ilgili takip ve/veya davanın 1 yıl içinde açılması gerektiğini, işbu davaya konu taşımada taşımaya ilişkin yükün 26.01.2018 tarihinde tahliye edildiğini, davaya ilişkin takibin 05.02.2019 tarihinde açıldığını, bu sebeple zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin karşı yana yükletilmesine, %20'den az olmamak üzere haksız icra takibi tazminatına müvekkili lehine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri mahkememizin 11/09/2020 tarihli tensip tutanağı ile değerlendirilerek "HMK 389. md. gereği uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verileceği öngörüldüğünden ihtiyati tedbir talebi şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine, 5-İİK 257 md. gereği vadesi gelmiş para borcu bakımından ihtiyati haciz öngörülmekle dava konusu talep yargılama gerektirdiğinden şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen tazminatın rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; davalının milletlerarası itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından ... 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine 05/02/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/02/2019 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 14/02/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davalı borçlu vekilinin icra dairesi yetkisine yönelik itirazı üzerine dosyanın ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esasına kaydedildiği, davalı borçluya yeni ödeme emrinin 01/11/2019 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 07/11/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 03/09/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat uyarınca resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir Hakan Yılmaz tarafından tanzim edilen 01/01/2022 havale tarihli raporda özetle; incelenmek üzere ibraz edilen davacının 2018 yılına ait yevmiye defterinin açılış tasdikinin yasal sürelerinde yaptırıldığı, yevmiye defterine yapılması gereken muhasebe kayıtlarının usulüne göre yapıldığı, kapanış tasdiki yaptırılması gereken yevmiye defterinin tasdikinin yasal sürelerinde yaptırıldığı, sunulan ticari defter kayıt ve belgelerin 6102 sayılı TTK 64/3 maddesi uyarınca ve VUK 221. ve 222. maddeleri uyarınca ticari defterlerin delil niteliğinin bulunduğu, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin ... Ltd. Şti'ye ödediği dava konusu 02.04.2018 tarih ve 19.615,48 TL'si olan hasar bedeli tutarının ... Ltd. Şti. firmasına ait resmi onaylı yevmiye defterinde...tarih ve ... yevmiye nosu ile kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Metalurji Mühendisi ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ...tarafından tanzim edilen 22/06/2022 havale tarihli raporda özetle; konşimentoda bulunan “...” klozundan, söz konusu toplamda 142 kap/193.620 kg mermer emtiasının içinde bulunduğu çerçeve şeklinde ahşap paletlerin 7 adet konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, sayımı, sabitlenmesi ve konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleten sigortalı...Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, granit taş plakaların kötü ve yetersiz ambalajlama, istifleme ve lashing/sabitleme sebebiyle devrilerek kırılmış olduğu, konteynerle ilgili olarak tahliye limanında düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına dosya içerisinde rastlanmadığı, davacı sigorta şirketinin teminat kapsamı haricinde yer alan bir zarar kalemini sigortalısına ödemiş olduğu, ex gratia hatır ödemesi yaptığı ve bu itibarla halefiyetin gerçekleşmediği ancak dosya içeriğinde temlikname yer aldığından halefiyet şartlarının gerçekleşmesinin aranmadığı, alacak temlik edilmiş olsa dahi zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığı, ekspertiz raporundan hasar tutarının, mamul yükleme çizelgesi dikkate alınarak ayrıntılı bir şekilde hesaplandığı, 4.320,59 Euro olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğu belirtilmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince davaya konu ... numaralı konşimentoda bulunan yetki kaydından bahisle milletlerarası yetki itirazında bulunulmuşsa da; dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde, konşimentonun Aliağa da düzenlendiği ve acente olarak ...ŞİRKETİ tarafından düzenlendiği anlaşıldığından, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3799 Esas 2020/3051 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak konşimentodaki yetki şartının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini kaldırır nitelikte olmaması nedeniyle MÖHUK 47/1 md gereğince Milletlerarası yetki itirazını reddine karar vermek gerekmiştir.Ayrıca davalı vekili tarafından davanın TTK 1188 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle hak düşürücü süre itirazı ileri sürülmüşse de, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan rezerve tutanağında dava konusu emtiaların dava dışı alıcı firmaya 05/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından ise bu belgenin aksine eşyaların 05/02/2018 tarihinden evvel alıcısına teslim edildiğine dair kesin bir delil sunulmamış olduğundan mahkemece bu tarih eşyaların alıcısına teslim tarihi olarak kabul edilmiş ve bu hali ile de icra takip tarihi dikkate alınarak davanın TTK 1188 maddesi gereğince 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu kabul edilerek davalı vekilinin aksi yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan... poliçe yenileme numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi'ne göre dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ... teslim şartı ile ihraç edilen granit kesilmiş taş emtiasının ...'dan ... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... firmasının konşimentoda yükleten olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankası ödeme dekontuna göre 19.615,48 TL hasar bedelinin02/04/2018 tarihinde dava dışı sigortalı ...firmasına ödendiği ve ayrıca 26/03/2018 tarihli temlikname ibraname başlıklı belgeye göre sigortalı ...firmasından alacağın temlik de alındığı anlaşılmıştır. Davaya konu emtia satım şekli ... olmakla, dava dışı sigortalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde muhasip bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup, hasarlanan emtiaların dava dışı alıcısı tarafından hasarlı emtia bedelinin dışı sigortalıya ödenmediği bu hali ile de dava dışı sigortalının hasar bakımından sigortalanabilir menfaati bulunduğu anlaşılmıştır. davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödeme kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan 06/01/2018 tarihli ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde, dava konusu emtiların ... gemisi ile ... Limanı'ndan ...'na taşımasının davalı ...'YE tarafından yapıldığı, konşimentonun ise acente olarak ... ŞİRKETİ tarafından imzalandığı anlaşıldığından davalının taşıyan ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ve davacı sigorta şirketi tarafından ... firmasına yaptırıldığı anlaşılan 22/02/2018 tarihli ekspertiz raporuna göre, davalı tarafından 7 adet 20 lik konteynerin sigortalının deposuna gönderildiği ve burada konteyner içi dolum ve istifin dava dışı sigortalı çalışanları tarafından yapıldığı, konteynerlerin daha sonra kara yolu ile ... Limanı'na gönderildiği burada 06/01/2018 tarihinde ... isimli gemiye yüklenerek ... Limanına taşındığı, daha sonra kara yolu ile Wartenberge iletildiği 05/02/2018 tarihinde ... numaralı konteyner açıldığında içerisindeki bazı emtiaların kırılmış olduğunun tespit edildiği, dava dışı alıcının "bazı sandıklar tamamen kırık" şerhi ile emtiayı teslim aldığının belirtildiği, ekspertiz tarafından yapılan incelemeye göre konteyner içerisine paletlerin yan yana ve üst üstez2 sıra halinde yerleştirildiğinin 1 paelitn ise en arka kısma 3. Sıra oyarak yerleştirildiğinin belirtildiği, paletlerin konteyner içerisine yerleştirildiğinde sol tarafta konteyner ile paletler arasında 10 cm lik bir boşluk kaldığı ve bu boşluğun ahşap takoz ile doldurulmak sureti ile yük sabitlemesinin tam olarak yapılmadığı belirtilmiş olmakla, hasarın esasen bu nedenle değil de ... numaralı konteynerin muhtemel bir limanda düşürülmüş olmasından kaynaklandığı açıklanmıştır. Ancak konteynerin düşürüldüğüne yahut konteynerde bir hasarı bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi, davacı vekilinin talebi üzerine dava dışı sigortalıya yazılan müzekkere cevabında da ... numaralı konteynerin hasarlı olduğuna dair dosyaya herhangi bir belge sunulmamıştır. Bu belgeler ve dosyaya sunulan fotoğraflar incelenerek doyada düzenlenen bilirkişi raporunda ise hasarın nedeni olarak, dava konusu granit taş emtiasının kötü ve kifayetsiz ambalajlama, istifleme ve sabitleme nedeni ile oluştuğu görüşü bildirilmiştir. Ekspertiz raporundaki tespitler ile ekinde bulunan fotoğraflar ve ... numaralı konteynerin hasarlı olduğuna dair dosyaya herhangi bir belge de sunulmamış olduğu mahkemece değerlendirildiğinde bilirkişi raporundaki hasar nedeni mahkemece de benimsenmiştir.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamada dosyaya hasarın davalıya ihbar edildiğine ilişkin herhangi bir delili sunumlamış olduğundan bu hali ile hasar ihbarının TTK hükümleri gereği süresinde ve usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Hasarın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığı bununla birlikte hasarın esas nedeninin dava konusu granit taş emtiasının kötü ve kifayetsiz ambalajlama, istifleme ve sabitleme olduğu da dikkate alınarak taşımaya konu konişmentoda bulunan "..." kaydı gereği dava konusu granit taş emtiasının dava dışı sigortalı yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve mühürlendiği, davalı taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olmadığına dair dosyada iddia ve delil de bulunmadığı dikkate alınarak, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından hasarın, davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme kısmen esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
-Şartlar oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 229,43 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 49,53 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır