T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/278 Esas
KARAR NO:2021/455
DAVA:Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/09/2020
KARAR TARİHİ:29/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin dava dışı .... Şirketine alt, emtiaları 30,04,2019 tarihinde ... numaralı konşimento tahtında ... gemisi ile Hindistan'dan Nijerya'ya taşımış ve müvekkil şirketin sorumluluğunun sonlandığını, Daha sonra bu emtialar karayolu ile ... eyaletine nakliyeci ... ... Limited firması sorumluluğunda taşınarak alıcı olan .... Ltd. firmasına teslim edildiğini, İş bu taşımadan dolayı hasar oluştuğu iddia edilerek ... A.Ş. tarafından ... Koli Şirketine ödenen bedel için ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapılarak 240.000,00-TL bedel rücuen tazminat alacağı olarak müvekkil şirketten talep edildiğini,. Bu haksız takipten dolayı müvekkil şirketin bankadaki hesaplarına ve aracına haciz konulduğunu, bu haksız takipten müvekkil şirket sonradan haberdar olarak gecikmiş itiraz ve usulsüz tebligattan dolayı ... icra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, müvekkil şirket dava dışı ... Ticaret Koli Şirketine ait emtiaları 24.04,2019 tarihinde ... gemisi ile Hindistan'dan Nijerya'ya taşımış ve emtialar 27.05.2019 tarihînde ... Limanında teslim edilerek müvekkil şirketin sorumluluğu sonlandığını, daha sonra bu emtialar ... eyaletine kara yolu ile nakliyeci ... firması sorumluluğunda taşınarak alıcı olan ... Ltd. firmasına teslim edilmek üzere taşındığını, her nasılsa müvekkili şirketin sorumluluğu sonlanmasına rağmen sanki hasar deniz taşımasında oluşmuş gibi işlem yapılarak hasar müvekkil şirketten talep edildiğini, müvekkil şirkete konteynerler kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini, müvekkil şirketin konteynerleri açma ve içini kontrol etme, istiflenmesine bakma yetkisi ve görevi bulunmadığını, ekspertiz raporu ile oluşan hasarın sorumlusunun yanlış ve eksik yüklemeyi yapan .... Ltd. Firması olduğu belirtildiğini, bu rapordan da anlaşılacağı üzere taşımayı yapan müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, zira taşımadan dolayı oluşmuş herhangi bir zarar da bulunmadığını, raporda her ne kadar 27.04.2019 tarihinde hasar oluştuğu belirtilmişse de bu durum gerçeği yansıtmamaktadır. Zira hasarın 27.05.2019 tarihinde oluştuğuna dair herhangi bir tutanak tutulmamış veya bildirim yapılmadığını, kaldı ki mallar gümrükten 01.07.2019 ve 03.07.2019 tarihlerinde çekilmiş ve kara yolu ile taşındığını, bu nedenle 27.05.2019 tarihinde hasar oluştuğunun tespiti mümkün olmadığını, Zarara ilişkin tutanak ise 14.10.2019 tarihinde tutulmuş fakat yine herhangi bir bildirim veya ihbarda bulunulmadığını, müvekkil şirkete mail yoluyla hasara ilişkin bildirim ve ihbar ise 13 Mayıs 2020 tarihinde yapıldığını, yasanın belirlediği ihbar ve bilirim süresi geçildiğini,. Hasarın müvekkil şirketin sorumluluk alanda olup olmadığı da belli olmadığınıı, zira bu emtialar deniz taşımasından sonra kara yoluyla başka firmanın sorumluğunda taşındığını. Bu durumdan dolayı müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını belirterek ... İcra Müdürlügü'nün ... Esas saydı dosyasında vezneye yatan paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gerekmekle müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince huzurdaki davaya ilişkin olarak %15'in aşağı olmamak kaydıyla teminat bedelini depo etmediğini,. hal böyle iken .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında vezneye yatan paranın alacaklıya ödenmemesini talep etmesi mümkün olmadığını, borçlu davacıya karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas say1u dosyası tahtında başlatılan icra takibinin usulsüz tebligat yapıldığı iddiası doğru olmamakla birlikte bu hususa ilişkin yargılama süreci devam ettiğini, dava ticari dava olduğu için ttk m.s/a gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu olduğunu, davacı, arabuluculuğa başvurmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiğini, davacı, dava dilekçesinde hasardan kendisinin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. ancak yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince yüklemenin yükleten tarafından yapılması durumunda bile taşıyanın sorumluluğu devam etmektedir. kaptan, yüküme ve istif 3. kişilerce yapılsa dahi yükleme ve boşaltmaya nezaret etmekle yükümldür. kaldı ki, davacı tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen navlun faturasında "ısps seal, ebs, pss" hizmetleri için ödeme yapıldığı belirtilmiş olup davacının yüke nezaret etmeyi üstlendiğinin ortada olduğunu, TTK md. 1178 gereği taşıyan taşıma ışını üstlendiği emtiayı teslim aldığı şekilde sağlam ve eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlü olup bunun için tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, davacıya gerekli hasar ihbarı yapılmış olup kabul anlamina gelmemek kaydıyla hasar, hasar ihbarı yapılmasa dahi Danıştay kararı uyarınca hukuki belge niteliğini haiz ekspertiz raporu ile tespit edildiğinden ayrıca bir hasar ihbarına gerek olmadığını belirterek davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi heyetinden aldırılan raporda özetle; Davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğu,sigortacının sigortalısına yapmış olduğu ödeme geçerli bir sigorta sözleşmesine dayandığı, dosya içerisinde konteynerin dış yapısında bir hasar olduğuna dair herhangi bir bilgi, belge veya tutanak mevcut olmadığı, konteynerde herhangi bir çarpma sonucu hasarlanma olmadığı, konteynerin kendisinin tekniğine uygun bir şekilde taşındığı, hasarın, dosyadaki mevcut belge ve bilgiler kapsamında konteyner içerisindeki emtianın uygun bir teknikle istiflenmemesi/sa bitlenmemesi sebebiyle oluştuğu, emteanın konteyner içi istifleme ve sabitleri meşinden davacı şirketin sorumlu olduğunun ispatlanamadığı, TTK nun 1185/1 maddesi uyarınca yasal sûresi içerisinde ihbar yapılmadığı, TTK m. 1185/4 Davalı tarafından hasarın deniz yolu ile taşıma sırasında meydana geldiğini ispatlamadıkça bu zarar sebebiyle davacı taşıyanın sorumlu tutulamayacağı, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda; hesaplanan 65.858,34 USD hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğu belirtilmiştir.
Dava, davalının sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuan tazmini istemi ile başlatmış olduğu icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava konusu taşımanın ... ... sayılı konşimento tahtında yapıldığı, davacının sigortalısı ... Şirketi'nin taşıtan olduğu, 187.320 kg. brüt ağırlığında 249 kasa içerisinde 6 adet trafo ve aksamlarından oluşan emtianın ...'ndan yüklenerek varış yeri olan ... ... Limana taşınmasının taahhüt edildiği, navlun faturasının davacı ... Taş. Tur. Iht. Ihr. Tic. Ltd. tarafından düzenlendiği, ... ... numaralı konteyner alıcı firmada açıldığında 4 adet gerilim trafosunun hasarlandığının tespit edildiği, ekspertiz çalışması sonrası hasar miktarının 65.858,34 USD olarak tespit edildiği, davalının sigortalısına 09/04/2020 tarihinde 240,000 TL ödeme yaptığı ve ödenen bedelin tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, takibin kesinleşmesi üzerine akdi taşıyan ... Tur. Iht. Ihr. Tic. Ltd. tarafından bu davanın açıldığı görülmüştür. Davacı akdi taşıyan olduğundan TTK 1178. maddesi uyarınca eşyanın hakimiyetinde meydana gelen hasarlardan sorumluluğu bulunmaktadır. Dava konusu yüke ilişkin düzenlenen konişmentoda alma yeri ile nihai varış yeri belirtilmeksizin sadece yükleme limanı ile tahliye limanı gösterildiğinden taşımanın limandan limana olduğu anlaşılmıştır. Bu taşıma şeklinde, taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğu malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabul edilmesiyle başlamakta ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sona ermektedir.Yükün 27.5.2019 tarihinde teslim edilmiş olunmasına rağmen hasar ihbarının taşıyana 13.5.2020 tarihinde TTK 1185/4 maddesinde belirtilen süreden sonra yapıldığı görülmekle davalının yükteki hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğini ispat etmesi gerekmektedir. Ekspertiz raporunda kolilerin konteyner içinde denizaşırı taşımaya uygun olarak sabitlenmediği, bilirkişi raporunda da hasarın emtianın konteyner içine istiflenmesi ve sabitlenmesinin eksik/hatalı yapılmış olması nedeniyle hasar meydana geldiği belirtilmiştir. Varma limanında konteynerın hasarlı olduğuna dair hasar tespit tutanağının düzenlenmediği, hasarın hatalı yükleme ve sabitleme nedeniyle geldiğinin tespit edildiği, konişmento kayıtları değerlendirildiğinde söz konusu malların konteynere yüklenmesi, istifi ve sabitlenmesi, sayımı ve konteyner kapısının mühürlenmesi işlemlerinin gönderen firma tarafından yapılmış olduğu görülmekle meydana gelen hasardan davacı taşıyanın sorumlu olduğu ispatlanamadığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Yasal şartlar oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı olan 16.394,4 TL'den peşin alınan 4.098,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.295,8 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (4.160,80 TL ilk harç 47,50 TL posta ücreti ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam)7.208,3 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 25.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/11/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır