T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/279 Esas
KARAR NO:2023/527
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/09/2020
KARAR TARİHİ:19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... ... A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında navlun akdi kurulduğunu, müvekkili ...'un ...'a ait ürünlerin yurt dışı taşıması işini üstlendiğini, üstlenilen hizmetin ifa edildiğini, taşıma işleminin gerçekleşmesine taşımaya konu emtiaların, alıcı adresine vasıl olması, teslim ve tahliyesi ile navlun alacağı yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın davalı tarafından müvekkili şirketin navlun ve demuraj ücretlerine ilişkin fatura bedeli, emtialar da alıcı adresine tam ve tekmil şekilde ve süresinde teslim edilmiş olmasına rağmen tamamen ödenmediğini, müvekkili ... tarafından ödenmeyen navlun bedelinin ödenmesi bakımından bir takım şifahi görüşmeler yapıldığını, taraflar arasındaki görüşmelerden hiçbir netice alınamaması üzerine müvekkili alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalı şirketin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı ile durduğunu, arabuluculuk başvurusundan da herhangi bir sonuç alınamadığını, borçlu tarafından yapılan itirazın kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin navlun alacağının likit bir alacak olduğunu, likit alacaklarda alacağın miktarının belli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz tüm itirazlarının iptali ile 2.631,77 USD'nin faizi ile birlikte tahsili amacıyla takibin devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin kabulüne, davalının haksız itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK 5/A hükmünce dava şartı olan arabulucuya başvurma şartının gerçekleşmediğini, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, delillerin yabancı dilde sunulduğunu, mahkemece verilen süre içerisinde Türkçe çevirilerin sunulmadığını, dava konusu tutarın daha önceden başka bir bağlı şirketlerinden mahsup edildiği için bu sorunun ortaya çıktığını belirterek davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın arabulculuk dava şartının usule uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafça alacağa konu hizmetin ifa edilip edilmediği, ve buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplanmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 18/07/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/07/2019 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 31/07/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacıklıya tebliğ edilmediği bu haliyle de eldeki davanın da 09/09/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 02/01/2023 havale tarihli raporda özetle; davacı tarafça alacağa konu hizmetlerin ifa edilip edilmediği, davacı şirketin dava konusu taşımanın gerçekleştirilmesi için fiili taşıyan dava dışı ... şirketi ile taşıma sözleşmesi kurduğu ancak dava konusu alacağın tahliye limanında oluştuğu iddia edilen konteyner demuraj faturasının bakiyesi olduğu, demuraj talepleri bakımından şartların oluşup oluşmadığı, konteynerin tahliye limanına varışında fiili taşıyan ya da akdi taşıyan şirketler tarafından yapıldıysa varış ihbarının, teslim ordinosunun, demuraj tarifesinin, demuraj hesabının, konteyner hareketlerine ait bilgilerin dosyada yer almadığı, demuraj ücretinin borçlusu ise işbu uyuşmazlık bakımından konteyneri teslim aldığı anlaşılan gönderilen dava dışı ... şirketi olduğu, davacı tarafça dava dışı şirkete demuraj ödemesi yapılıp yapılmadığı. dava dışı fiili taşıyan ... şirketinin demuraj faturasının ve yapıldıysa ödeme belgesinin dosyada yer almadığı, tüm bunlara göre var ise davacı alacak miktarının tespiti dosyada sunulu e-posta yazışmalarından anlaşıldığı kadarıyla davalı şirketin taşıma işlerini organize ettiği, konteynerin asıl alıcısının ve buna göre demuraj ücretinin borçlusunun gönderilen dava dışı ... şirketi olduğu, her türlü takdir ve karar mahkemeye ait olmak kaydıyla, davacı şirket ise akdi taşıyan konumunda olduğundan fiili taşıyana ödediği demuraj ücreti kadar alacak talep edebileceği, davacının iddiasına göre dava dışı fiili taşıyan şirketin 3.305 GPB tutarındaki demuraj faturası ve varsa ödeme belgesi dosya içeriğinde bulunmadığı, mahkemenin aksi halde karar vermesi durumunda davacı ... A.Ş. tarafından bu fatura bedelinin davalıya yansıtıldığı ve davalı adına 07.08.2018 tarih, ... numaralı 4.503,03 USD tutarlı ve “NAVLUN, DEMURAJ” içerikli fatura tanzim edildiği, davalı ... tarafından davacıya yapılan kısmı ödeme sonrasında davacı nezdindeki davalıya ait hesabın 2.631,77 USD borç bakiyesi verdiği ve bu tutarın icra ve huzurdaki davaya konu edildiği, davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 2.631,77 USD alacaklı gözüktüğü bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen cevap dilekçesi ile davacı tarafından yürütülmüş arabuluculuk süreci bulunmadığından dava şartı yokluğu itirazında bulunulmuşsa da; davacı vekilinin itiraza yönelik beyanları doğrultusunda mahkemece Ticaret sicil kayıtları dosyaya celp edilmiş olup, arabuluculuk başvurusunda bulunan dava dışı ... A.Ş. firması ile davacı ... ... AŞ firmasının aynı adreste faaliyet gösteren, yöneticileri ve yetkilileri aynı olan grup şirketler oldukları ve bu hali ile aralarında organik bağ bulunduğu kanaati ile arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kanaati ile itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yargılama sürecinde delillerin toplanması aşamasında, UYAP kayıtlarında davalı şirketin tasfiye halinde bulunduğu tespit edildiğinden ... 'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin güncel durumu ile faal olup olmadığı hususu araştırılmış olup, dosyaya gelen müzekkere cevabından, davalı şirketin 08/03/2023 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği ve şirketin sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda mahkememizin 19/07/2023 tarihli ara kararı ile HMK. 114/1-d gereği davacı vekiline, davalı şirketin bu dava yönünden taraf sıfatının sağlanması amacıyla sicile yeniden tescili için ihya davası açılıp karar örneğinin sunulması konusunda ihtarlı tebligat çıkarılmasına ve HMK. 115. maddesi gereği 1 aylık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup bu ara kararın davacı vekiline 24/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Ancak, 19/12/2023 tarihli celse tarihi itibarı ile davalı şirketin ihyası hususumda davacı tarafından davanın açılmadığı beyan edilmiş olduğundan HMK 115/2 maddesi gereğince neticede dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından 06/10/2020 tarihli cevap süresinin uzatılması talepli dilekçesi ile dosyaya vekaletname sunulduğu ve vekil tarafından 26/10/2020 tarihinde de cevap dilekçesi ibraz edildiği anlaşıldığından; ... Mahkemesi 2021/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamında da belirtildiği hali ile; davalı tarafından vekaletname ibraz edilmesi ile vekil tarafından cevap dilekçesi sunulması karşısında, vekalet ilişkisi sonradan sona ermiş olsa da davalının lehine vekalet ücretine hak kazandığı kanaati ile neticede, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine ve davalı lehine vekalet ücreti ödenmesine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan 256,41 TL'nin mahsubu ile bakiye 13,44 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır