T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2020/311
KARAR NO: 2022/389
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/09/2020
KARAR TARİHİ: 21/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Çin menşeli ... firmasından 24.830,00 USD bedelli Elektrik Golf Arabası, Çin menşeli ... firmasından 13.640,00 USD bedelli Plastik yer döşemesi, Çin menşeli ... firmasından 27.000,00 USD bedelli motor, Çin menşeli ... firmasından 39.880,00 USD bedelli iş makinası ve motor satın aldığını, ithalata konu emtiaların bir kısmının ... Çin limanından yüklendiğini ve ... limanına dava dışı fiili taşıyan ... (...) ... Ltd. deniz nakliyat şirketi tarafından deniz yolu ile taşındığını, varma yeri yük teslim organizasyonunda Türkiye'de yerleşik acente olarak da davalının ifa yardımcısı, doğrudan temsilci olarak yer aldığını, konşimentolarda kayıt düşüldüğü üzere malların taşıtarı tarafından taşımaya verilirken navlun ücreti ödeme yükümlülüğü taşıtan üzerinde olacak şekilde konteyner taşımasının ... esasına göre taşıma taahhüt edildiğini ve gerçekleştiğini, ithalata konu emtiaların İstanbul Limanına vardığında davalı tarafından davacıya bildiriminin yapıldığını, varış bildiriminde her bir konşimento açısından emtiaların tesliminin dava dışı ... Geçici Depolamadan yapılacağını, davalı firmadan haksız şekilde faturalandırılan ücretin emtiaların tesliminden önce peşin olarak ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlıkta konşimento üzerine düşülen FCL ve CFS kayıtları ile taşındığını, konteyner yük istasyonunda geçici depolama yerinde tam konteyner yük boşaltılmış veya konteyner dolu teslim olarak teslim edileceğine ilişkin anlaşma yapıldığını, davacının yaptığı emtianın teslim şekline göre davacının navlun bedelinden sorumlu olmadığını, davalı tarafından navlun talep edilmemekle birlikte fatura içeriği ücret ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, davacı tarafırıdan bu bedellerin zilyetlik hak ve yetkisinin haksız ve kötüye kullarımı suretiyle ihtirazı kayıtla ödenmek zorunda kaldığını, faturalara ayrı ayrı süresinde itiraz edildiğini, davacıya davalının kendi adına ve kendi hesabına hizmet vermesi söz konusu olabilmesi için akdi ilişki olması gerektiğini, böyle bir akdi ilişki yokken verilen hizmetin ancak müvekkili taşıyan adına olabileceğini, bu nedenle düzenlenen faturaların sıfat bakımından haksız olduğunu, ihtirazı kayıtla yapılan ödemelerirn 24.12.2019 tarihli iki ayrı ödeme şeklinde yapıldığını belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının merkez adresinin İzmir olduğunu, İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, huzurdaki davayı görmeye yetkili mahkemelerin İzmir Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki konşimento hükümleri gereğince davayı görmeye yetkili mahkemelerin Hamburg mahkemeleri olduğunu, ... karşı doğrudan dava açılamayacağından davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davalının Türkiye acenteliğini yaptığı ... 'a ait ... nolu, ... nolu, ... no.lu, ... nolu, ... noldu ve ... nolu konşimentolar kapsamında Çin'den İstanbul'a taşınan malların İstanbul limanına tahliyesinde müteakip söz konusu taşımalara ilişkin olarak ordina ücreti, ithalat manifesto ücreti, terminal güvenlik ücreti, tahliye ücreti, nezaret ücreti, survey ücreti ve ithalat geçici kabul ücreti olmak üzere faturalar tanzim edildiğini, verilen hizmetler karşılığı tanzim olunan iş bu faturaların önce davacı tarafından ödendiğini, anılan konşimentolara ilişkin ordinoların davacı tarafından alınmış ve ancak daha sonra davacının haksız hir şekilde iş bu faturalara ilişkin yaptığı ödemelerin iadesini istediğini, davacının davalıya ödemiş olduğu iş bu ordino ücreti ithalat manifesto ücreti terminal güvenlik ücreti, tahliye ücreti, tahliye nezaret ücreti, survey ücreti, ithalat geçici kabul ücretinin haksız olarak talep edildiğini ve kendilerinin müzayaka halinde ödeme yaptığını iddia ederek bu ödemelerin iadesini talep ettiğini, talep edilen iş bu kalemlerin ithalatçı ve ihracatçı arasındaki satış sözleşmesi ile doğrudan hir ilgisinin olmadığını, anılan hizmetlerin taşıma sözleşmesinin ardıl hizmetleri olduğunu, dava konusu konşimentolara ilişkin yük teslimi belgeleri alıcısı tarafından teslim alınması ile birlikte artık TTK uyarınca oluşacak tüm masraflarla ilgili sorumluluğun davacı alıcıya geçtiğini, TTK 1203 maddesindeki düzenlemede gönderilen kişi, navlun sözleşmesi veya konşimento ya da bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konşimentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olmaktadır denildiğini, davaya konu taşımaların alıcısı durumundaki davacı eşyanın kendisine teslimini istediğinde yani yük teslim belgelerini aldığında tüm sorumluluğun artık kendisine geçtiğini, davacının huzurdaki davada ileri sürdüğü iş bu masrafların kendilerinden talep edilemeyeceği şeklindeki iddiaların tümüyle hukuka ve yasaya aykırı olduğunun açık olduğunu, taşımaların dayanağını teşkil eden korışimentolar kapsamında varma limanındaki tüm masraflar alıcı/ gönderilenin sorumluluğunda olduğunu, davacının dava dilekçesinde TTK'nın 1203. maddesini hem de gerekçeyi birlikte ele aldığını, taşıyanın sadece konşimentoda yer alan ve tahsili zorunlu ücretlerin ödenmesine karşılık bir hapis hakkı olduğunda dem vurduğunu, gönderilenin konşimentodan anlaşılabilecek ücretleri ödemesi zorunluluğu konusunda bir itirazlarının olmadığını, davacının TTK'neın 1023. maddesindeki esas düzenlemeyi gözden kaçırdığını, taşıtan haricinde bir şahıs navlun sözleşmesi gereği veya konşimento hükümleri gereği eşyanın teslimini istediğinde 1203. madde hükmü üç tip alacağın bu şahıs tarafınca ödenmesi zorunluluğunu getirdiğini, davacının dava dilekçesinde TTK'nın 1196. Maddesinde taşıyan tarafından navluna ek olarak prim vs. talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, taşıyanın Almanya'da mukim ... olduğunu, navlun ücreti de taşıyan tarafından tahsil edildiğini, navlun ücretinin taşıma işinin hangi aşamalarını kapsadığını detaylı bir şekilde izah etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacının dava konusu taşımaların CIF taşıma olduğunu ve bu nedenle tüm masrafların satıcıya ait olduğunu ileri sürdüğünü, davacının bu beyan ve iddialarının tümüyle hatalı olduğunu, CIF taşımada satıcı, navlunu, sigorta bedelini ve yükleme masraflarının yüklendiğini, bunun dışında alıcı ithalat için gümrük belgelerini düzenleyerek gümrük işlerini tamamlamakla bunun için gereken gümrük vergilerini ödemekle ve malların varış limanında boşaltma masraflarını ve liman ücretlerini ödemekle yükümlü olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gerçek dışı hukuku dayanaktan yoksun beyan ve iddiaların tümünün reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan ve ihtirazi kayıt ile ödendiği belirtilen bir takım masrafların davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın icra dairesinin yetkisi, milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davalının pasif husumet ehliyetine haiz olup olmadığı, takibe ve davaya konu masraflar nedeni ile davacının sorumluluğunun olup olmadığı, bu masraf kalemlerinin navlun bedelinin içerisinde bulunup bulunmadığı, masrafların davalı tarafça dava dışı kurum ve şirketlere ödenip ödenmediği, masrafların kanun ve teamüllere göre davacıdan talep edilip edilemeyeceği ve buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24/02/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 18/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 24/03/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da İİK 67 maddesi gereğince 28/09/2020 tarihinde 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
18/10/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bahse konu davacı-davalı delillerinin tetkiki ve tüm dosya muhteviyatının dikkatle incelenmesi neticesinde ve denizcilik piyasasındaki hakim teamül de nazarı dikkate alınmak sureti ile, TTK mad. 1203 tahtında davacının, gönderilen sıfatı ile ordino ücreti, terminal güvenlik hizmeti, ithalat geçici kabul ücretini talep edebileceğini, Boşaltma limanında konteyner gemiden ...'ta tahliye edildikten sonra konteyner sahasında iken (C/Y) zorunlu ve gerekli bir nezaret veya survey yapıldı ise bunun da davalı tarafından ilgililerine ödendiğinin belgelenmesi ile talep edilebileceğini, manifesto hazırlanmasına ilişkin talebinin ise uygun olmadığını, talep edilen fatura bedellerinin makul olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir.
20/05/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyaya sunulan belgeler nazarı dikkate alınmak sureti ile, TTK mad. 1203 tahtında, davalının davacıdan talep edebileceği miktarın 180 USD+64 USD + 616 USD+180 USD =1.040 USD olabileceğini, bu miktara davalının ne kadar kar ekleyebileceği hususunun tamamen Mahkemenin takdirinde olduğunu, aşan kısmının9 davacıya iadesinin gerektiğini beyan etmişlerdir.
Davacı vekilinin talebi, davaya konu edilen taşımaya ilişkin emtiaların navlun ücreti ödenmiş olarak CFS teslim kaydı ile ... numaralı konşimentolar tahtında taşınmasından dolayı emtiaların geçici depolama yerine bırakılmasına kadar olan sürede taşıma taahhüdü devam etiğinden bahisle bu aşamaya kadar oluşan masrafların navlun ücreti içerisinde kalmakla müvekkilinden talep edilemeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda emtiaların teslimi için zorunlu tutulan bedellerin ihtirazi kayıtla ödendiğinden bahisle davalıdan tahsili için icra takibi yapılmıştır.
Dosyaya sunulan;
-20/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın Dokümantasyon ücreti (177,0 TL) olarak düzenlendiği,
-20/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın ITH Manifesto (35 USD), Terminal Güvenlik Ücreti (8 USD), Tahliye Ücreti (175 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (97 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (85 USD) açıklaması ile toplam438,04 USD olarak düzenlendiği;
-20/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın Ordino Ücreti (177,0 TL)olarak düzenlendiği;
-20/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın ITH Manifesto (35 USD), Terminal Güvenlik Ücreti (8 USD), Tahliye Ücreti (175 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (97 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (85 USD) açıklaması ile toplam 438,04 USD olarak düzenlendiği;
-20/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın Ordino Ücreti (177,0 TL)olarak düzenlendiği;
- 20/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın Manifesto (35 USD), Terminal Güvenlik Ücreti (8 USD), Tahliye Ücreti (175 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (97 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (85 USD), Terminal Güvenlik Ücreti (8 USD), Tahliye Ücreti (175 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (97 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (85 USD) açıklaması ile toplam 834.78 USD olarak düzenlendiği;
-22/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın Ordino Ücreti (177,0 TL)olarak düzenlendiği;
-22/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın ITH Manifesto (35 USD), Terminal Güvenlik Ücreti (8 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (97 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (85 USD) açıklaması ile toplam 263,04 USD olarak düzenlendiği;
-18/12/2019 tarihli ... numaralı faturanın Ordino Ücreti (177,0 TL)olarak düzenlendiği;
-18/12/2019 tarihli ... numaralı faturanın ITH Manifesto (35 USD), Terminal Güvenlik Ücreti (12 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (70 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (30 USD) , Terminal Güvenlik Ücreti (12 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (70 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (30 USD) açıklaması ile toplam 310,42 USD olarak düzenlendiği;
-18/12/2019 tarihli ... numaralı faturanın Tahliye Ücreti (175 USD x 2) olmak üzere toplam 350,00 USD olarak düzenlendiği,
-09/09/2019 tarihli ... numaralı faturanın Ordino Ücreti (177,0 TL)olarak düzenlendiği;
--09/09/2019 tarihli ... numaralı faturanın ITH Manifesto (35 USD), Terminal Güvenlik Ücreti (8 USD), Tahliye Nezaret Ücreti (97 USD), Survey Ücreti (15 USD), ITH Geçici Kabul Ücreti (85 USD) açıklaması ile toplam 263,04 USD olarak düzenlendiği;
-09/09/2019 tarihli ... numaralı faturanın Tahliye Ücreti (175 USD) olarak düzenlendiği,
-23/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın Tahliye Ücreti (175 USD) olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Fatura bedellerinin ...'a ait 24/12/2019 tarihli ödeme belgelerine göre de davacının bu bedelleri İhtirazı Kayıt açıklaması ile ödemiş olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi adına tarafların taşımadaki rollerinin açıklanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan konşimento kayıtlarına göre davacının emtiların alıcısı olduğu, davalının ise konşimentoda "Boşaltma Limanı Acentesi" olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının gemi acentesi olduğu ve Charterer (kiracı) acentesi olarak atandığı açıklanmıştır. Bu hususta dosya kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Bu halde davalının hem gemi hem de yük ile ilgili hizmetleri birlikte yerine getirmesi gerektiği buna göre davalı acentenin,
- Bulundukları limanda veya bölgede ilgili geminin limana girişinden önce boğaz trafik kontrollerine, liman başkanlıklarına, sahil sağlık, emniyet teşkilatı, gümrük birimlerine geminin özellikleri, yükü, yanaşacağı timan hakkında bilgi verme,
- Geminin limana gelmesinden sanra sağlık belgesinin temini,
- Türk Limanlarına gelen her türlü gemi ve deniz oraçlarının yolcu, yük, bakım/onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliğinin sağlanması,
- Yükleme ve boşaltma için fiman başkanlığına başvuruları yaparak, gerekli ücretleri yatırmak,
- Kılavuz, römorkör talebinde bulunmak,
- Geminin ihtiyacı olan yakıt, kumanya ve yağ ikmalinin sağlanması ,
- Yük ilgiliterine gerekli bildirimlerde bulunarak boşaltma, istif, sayım kontrol, hizmetlerinde görev alacak kişileri temin etme ve hazır bulunmasını sağlamak,
- Özel yetki verilmesi halinde “olaylar çizelgesi -statement of facts”, “zaman Çizelgesi -time sheet”, “konşimento- bili of lading” gibi belgelerin tanzim edilmesi,
- Yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin bitiminden sonra geminin liman çıkışında gerekli iznin alınması
- 6102 sayılı yasanın 112 maddesi uyarınca, Müvekkiline ait bir paranın gönderilmesi veya teslim edilmesinin zamanında sağlanması hizmetlerini vermesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır.
TTK 1203 maddesine göre "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." Davacı vekilince bu maddeden ve gerekçesinden yola çıkarak taşıtan olmayan gönderilen müvekkilinin 3. Kişi yararına sözleşme vasfını haiz olan navlun sözleşmesi ile borç altına sokulamayacağını savunmakta ve TTK 1196 maddesi gereğince taşıyanın navlun dışında bir istemde bulunamayacağını savunmaktadır.
Dosyaya sunulan konşiment kayıtları incelendiğinde eşyaların tam konteyner yükü olarak taşındığı ve bazı konşimentolarda tek CFS kaydının bulunduğu, bir kısım konşimentolarda ise eşyanın teslim edileceği yer kısmının boş bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişiler tarafından yapılan açıklamalardan anlaşıldığı hali ile CFS bir teslim şekli olmayıp, Konteyner Sahası anlamına gelmektedir. Buna göre konşimentoların bir kısmında bulunan tek CFS kaydından, taşıyanın taşımaya ilişkin sorumluluğunun Konteyner sahasında başladığı anlaşılmaktadır. Uygulamada ise gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır.
Buna göre dosya kapsamında uyuşmazlığın esasen uygulama karşısında TTK hükümlerinin tüm deniz taşıma operasyonlarına ilişkin süreçlere dair ayıntılı düzenleme içermemesinden kaynaklandığı mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda acenteler tarafından verilen hizmetlerin tek tek değerlendirilerek , alıcılardan talep edilebilecek ve edilemeyecek masraf kalemlerinin açıklanması gerekmektedir.
Terminal güvenlik hizmeti bakımından yapılan değerlendirmede; bu hizmet, 11 Eylül 2001 tarihinde ABD'de meydana gelen terör eylemlerinin ardından, Kasım 2001'de yapılan ve ülkemizin de üyesi olduğu Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO)'nün 22. Genel Kurul toplantısında, denizde ve denizden olabilecek terör eylemlerinin önlenmesi amacıyla gemi ve liman tesislerinin güvenliğine ilişkin yeni tedbirlerin alınması konusunda denizcilik sektörüne getirilmesi amacıyla Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kod'un ülkemizin de taraf olduğu 1974 tarihli Denizde Uluslararası Can Emniyeti Sözleşmesi (...)'ne eklenmesi ve 1 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmesi tüm akit devletlerce kabul edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bu kapsamda mevcut uygulama içinde, terminaller “Terminal Güvenlik Ücreti” adı altında almakta oldukları ücretleri ihracat yükleri için gemiye, ithalat yükleri için ise ithalatçıya ya da anlaşmaya göre acenteye fatura etmektedirler. Limanların ücretlendirmeye ve uygulamaya yönelik farklı yöntem uygulamaları ve gerek gemiye yönelik gerekse limana bağlı tüm masrafların yük sahiplerinden talep edilmesi, acenteler ve yük sahipleri tarafından rekabete aykırı olarak değerlendirilmektedir. Ancak, Avrupa Birliği'nde de tartışmalara yol açmış olan “ISPS Terminal Güvenlik Ücreti” uygulamasına yönelik olarak AB Komisyonu tarafından 10 Aralık 1997'de onaylanmış olan “Limanların Finansmanı ve Fiyatlandırma” başlıklı düzenlemenin - 12'nci maddesinde “Sonuç olarak, Komisyona göre liman tesisi ücretlendirmeyi, liman kullanıcılarının limandan aldıkları hizmet ve tesisi kullandıkları oranda, tahakkuk edecektir.” şeklinde ifade edildiği düzenlenen raporda belirtilmiştir. Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kod'u kapsamında alınması gereken tedbirler, Uluslararası zorunlu bir uygulama olduğundan bu kapsamda verilen terminal güvenlik hizmeti karşılığında ödenen ücretinin davalı acente tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde davacıdan talep edilebilir. Dava dosyasına ... A.Ş. Tarafından davalı adına düzenlenmiş ... ... ... ve ... numaralı faturalar sunulmuştur. Bu faturada konteyner güvenlik tahliye ücreti açıklaması ile faturaların düzenlendiği ve bu bedellerin davalı tarafça ödendiği muhasip incelemesi ile sabit olduğundan, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir.
Nezaret Ücreti ve Survey Ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; yük ilgilisi adına tahliye sırasında nezaret görevini yerine getiren acentanın makul oranda nezaret ücreti talep edebileceği zira, boşaltma limanında eşyanın kendisine teslimi zorunlu makamlara teslimi ile (dosya kapsamında dava dışı ... Liman İşletmesi) taşıyanın teslim borcunu yerine getirdiğine ve eşya üzerindeki hakimiyetinin sona erdiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Eşyayı teslim edene kadar yapılan tahliye nezaret ve/veya survey ücretini taşıyanın yüke özen ve gözetim sorumluluğu kapsamında olmakla birlikte konşimento kayıtlarına göre taşıyanın teslim sorumlulğu boşaltma limanında gemi üzerinde sona ermiştir. Buna göre, alıcı davacının emtiaları teslim almasına kadar olan süreçte hem liman hem de gümrük müdürlüğü nezdinde yükle ilgili muhatapın davalı acente olduğu mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davalı acentenin bu aşamada her türlü olası inceleme ve muayene işlemlerinin yürütlmesi adına personel bulundurması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda her ne kadar bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ya da survey hizmetinin verildiğinin davalı yanca ispatlanması gerektiğinden bahsedilmişse de, açıklandığı üzere yük ilgilisinin eşyayı teslim alması anına kadar yükle ilgili olası her türlü işlem için hazır bulunarak hizmet veren davalı acentenin TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir.
Tahliye ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; uygulamada gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır. Varış limanında taşıyanın acentesi, Liner-out konteynerler için tahakkuk eden tahliye ücretini, taşıyanın nam ve hesabına terminale ödemektedir. Free-out,CY,CFS gibi kayıtların olduğu durumlarda başka bir deyişle konteynerlerin gemiden tahliye ücreti bedellerinin normalde gönderilenden Liman işletmesi tarafından tahsil ve talep edilmesi gerekirken , limanlarımızdaki uygulamaya göre konteynerin gemiden tahliye edilmesi ücreti acentelerden tahsil edilmektedir. Bilirkişilerce her en kadar Türk Limanlarındaki genel uygulamanın aksi kararlaştırılmış olmadıkça tahliye masraflarının alıcıya ait olduğu açıklanmış olmakla bu kapsamda davalının bu bedelleri liman işletmesine ödediğinin belgelenmesi kaydı ile davacıdan tahsil edilebileceği belirtilmişse de; dosya kapsamında eşyaların tahliye edilerek davacıya teslim edildiğinin sabit olması karşısında, bu hizmet nedeni ile davacının masrafları liman işletmesine ödediğine dair dosyaya herhangi bir delil de sunulmuş değildir. Buna göre hizmetin verildiği sabit olup, bedelin iadesini talep eden davacının bu bedelin kendisi tarafından ödendiğinin dosya kapsamında ispat edilmesi gerektiği mahkemece değerlendirilmiştir. Davacı yanca bu husus ispat olunamadığından davacının eşyasını teslim alabilmesi adına davalı yanca katlanıldığı kabul edilen bu bedel için davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir.
Dokümantasyon- Ordino ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; konteyner taşımalarında gönderilenlerin taşıma tamamlanır tamamlanmaz, yani gemi rıhtıma yanaşır yanaşmaz yükü fiilen teslim almaları TTK 1176 maddesi gereğidir. Doğru konteynerin doğru şahsa teslim edilebilmesi için binlerce konteyner arasında duran gönderilene ait konteynerin ayrıştırılması ve gönderilen ile eşleştirilmesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bu sebeple gönderilen, gümrük idaresinden alacağı izin dışında, liman işletmesine ibraz edilmek üzere bir teslim talimatı da elde etmek zorundadır. Böylece, sadece gümrük idaresinden sadır olmuş olan serbestlik belgesi ile yetinemeyecek olan liman işletmesinin, yükleri doğru şahsa teslim etmesi de sağlanmış olacak ve taşıyana karşı sorumluluğunun doğmasının engelleneceği de yine bilirkişilerce belirtilmiştir. Bu şekilde liman işletmesine hitaben hazırlanmış ve teslim edilecek yükün limanda bekleyen diğer yüklerden ayrıştırılmasını ve doğru gönderilene teslim edilmesini sağlayan talimatın hazırlanması işlemi, yukarıda da açıkladığımı üzere navlun kapsamı dışında yük ilgilisi adına davalı acente tarafından verilen bir ek hizmettir. Bu noktada, talep edilen dokümantasyonu ücretini içeriği dosya kapsamında açık net ve açık olmamakla birlikte, bu hizmet bedeli bilirkişilerce bir nevi kırtasiye gideri olarak tanımlanmıştır. Davaya konu taşıma gemi rıhtıma varır varmaz sona erdiğinden, bu aşamadan sonra yapıları tüm hizmetler ve masraflara emtiayı teslim aldığı dosya kapsamında sabit olan davacının katlanması gerektiği kabul olunmuştur. Zira verilen hizmet davacı gönderilen lehine bir hizmettir. Bu hizmet için, davalının personel, ofis, kağıt, elektrik, zaman ve ekipman (bilgisayar, internet vs) kullandığı düşünüldüğünde, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince dosyaya ibraz edilen İdari Yargı kararları doğrultusunda ordino ücretinin müvekkilinden tahsil edilemeyeceği savunulmaktaysa da; sunulan karar incelendiğinde kararın spesifik olarak ordino ücretinin tahsilini engeller nitelikte olmadığı, bu hususta davalı bulunan idarenin, eşyanın teslimi sırasında ibraz edilmesi gereken belgelerin belirlenmesi konusunda yetkisi bulunmadığından bahsedilerek yetki alanı dışında düzenleme yapılması nedeni ile tavan ücret belirlenmesine ilişkin genelgenin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara dayanarak davalının davaya konu ücretleri tahsil hakkının bulunmadığı sonucuna varılması mahkemece hukuken mümkün görülmemiştir. Gümrük mevzuatı açısından ordino veya taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim formunun aranmayacak olması, yükün alıcıya teslimi bakımından taşıyanın ya da acentesinin onayının aranmayacağı anlamına da gelmez. Gümrük mevzuatındaki düzenleme, sadece eşyanın gümrük çıkış işlem ve izinleriyle ilgili olup eşyanın alıcısına teslimiyle ilgili değildir. Bu konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesi'nin 2022/752 Esas ve 2022/515 Karar numaralı ilamında da "Anayasa Mahkemesi karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, deniz yoluyla taşınan emtianın yük alıcısına teslimi, deniz ticaretinin genel hükümlerine tabidir. Bakanlığın düzenlediği bir idari işlemin, idari yargı mercilerince yetki yönünden iptaline karar verilmiş olması, bu konudaki deniz ticaretinin genel hükümlerinin uygulanmasına engel olmayacaktır." açıklaması bu yöndedir.
İthalat Manifesto Ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; bilirkişilerce bu bedelin acentelik hizmeti kapsamında bir faaliyet olduğundan bahisle ayrıca bir ücret talep edilemeyeceği belirtilmiş olduğundan bu görüş mahkemece dikkate alınarak bu bedel bakımından davacının yapmış olduğu ödemenin iadesinin talep edilebileceği kabul edilmiştir.
İthalat Geçici Kabul Ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; ithalat geçici kabul ücreti, konteynerin limandaki gümrüklü sahadan çıkarılması ya da bu sahaya getirilmesi durumunda oluşan gümrükleme masrafı oluşmaktadır. Bu ücret acentelere göre değişkenlik göstermekte olup, uygulamada ücret farklılıkları olduğu bilirkişilerce açıklanmıştır. Ülkemize giriş yapan konteynerler, Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nce yayımlanan 06.03.2017 tarihli 2017/3 sayılı “Konteyner ve Liman Takip Sistemi” başlıklı Genelge kapsamında işlem görmektedir. Acente ya da “Yükümlü Kayıt ve Takip Sistemi”nde temsilcisi olarak kayıtlı bulunan kişi tarafından yabancı konteynerler için giriş konteyner kayıt ve takip formu giriş nüshası düzenlenmektedir. Konteyner liman kapısından çıkış yapacak olması halinde, acente tarafından “Konteyner ve Liman Takip Sistemi” ne elektronik ortamda giriş yapılarak konteynerin geçici kabul işlemleri yani Ülkemize giriş işlemleri yapılmaktadır. Acenteler bu işlemleri, 2017 öncesi kağıt ortamında yapmakta iken, 2017 itibariyle genelge kapsamında elektronik ortamda yapmaktadırlar. Dolayısıyla gümrük işlemleri bakımından harcanan emek ve mesai karşılığından eşya sahiplerinden Davalı acentenin “geçici kabul ücreti” adı altında ücret talep edebileceği bilirkişiyerce açıkanmış olup bu husus mahkemece de benimsenmiştir. Davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle İthalat Manifesto Ücreti adı altında davacıdan tahsil edildiği anlaşılan toplam KDV dahil 35,00 USD x 6 = 210,00 USD nin davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda bu bedellere ilişkin olarak ödeme yapıldığına gösterir ödeme belgelerinden 24/12/2019 tarihli banka havale belgesinde İHTİRAZİ KAYIT açıklaması bulunmakla mahkemece resen yapılan hesaplama neticesinde, İhtirazi kayıtla yapılan ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar olan sürede 210,00 USD alacak bakımından 1,60 USD işlemiş faiz hesap edilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da kısmen hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne ve bu bedel bakımından da alacak İİK 67 maddesi gereğince likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 210,00 USD asıl alacak ile 1.60 USD işlemiş faiz bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına,
-Fazlaya dair istemin REDDİNE,
-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 54,00 TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harç tarifesi ve Harçlar Kanunu gereğince tayin olunan 88,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 125,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 37,10 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 125,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 3.876,50 TL'nin (54,40 TL başvurma harcı, 72,10 TL posta gideri ve 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 252,57 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı yargı gider toplamı olan 750,00 TL'nin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 701,17 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı için takdir edilen 1.297,10 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 81,65 TL sinin davalıdan, 1.238,35 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/06/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır