T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/314 Esas
KARAR NO:2023/266
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/09/2020
KARAR TARİHİ:15/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının ithal etmiş olduğu ürünleri 17.09.2018 tarihinde ... Limanı'na getirdiğini, gümrük işlemlerinin yapılabilmesi için davalıya ordinonun 20.09.2018 tarihinde teslim edildiğini, ürünlerin içerisinde bulunduğu konteynerin boşaltılıp teslim edilmesi gerektiğinin iletildiğini, davalının ürünleri teslim alınmasına ve konteynerin boşaltılmasına ilişkin hiçbir girişimde bulunmadığını, davalının bu davranışının davacıya günlük 90,00 USD ödemesine sebep olduğunu, davalının ithal ettiği malların ithalat işlemleri yapılırken bir uyumsuzluk olduğunun tespit edildiğini, ... Gümrük Müdürlüğü'nün 26.03.2019 karar tarihli ... sayı ... karar sayılı kararıyla el konulduğunu, mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verildiğini, davacının alacaklarını tahsil edemediğini, .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 27.09.2019 tarihli ihtarnamesini davalıya keşide ettiğini, davalının ihtarnameye cevap olarak ürünlerde sorun olduğu bu nedenle ürünlerin kamuya geçirildiği şeklinde cevap verildiğini, davalının ithalat işlemlerini usulüne uygun yapmadığı için buna yönelik bir girişimde bulunmadığı için mallara el konulduğunu, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, mallarının da konteynerde kalmaya devam ettiğini, bu süreç içerisinde Safmarine ve ... firmalarına günlük 90,00 USD demuraj ücreti ödendiğini, davacı tarafından alacağın tahsili amaçlı olarak davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava değerince davalının taşınır ve taşınmaz mallarına haciz konulması için ihtiyati haciz karar verilmesini, davanın kabulünü, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile %40'tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, dosyanın yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davalının söz konusu ürünleri ithal etmiş ise de bahse konu ürünler ... Gümrük Müdürlüğü'ne ulaştığı an itibari ile müdürlüğün 26.03.2019 karar tarihli ... sayı ...karar sayılı kararı ile el konulduğunu, mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verildiğini, mülkiyetinin kamuya geçmiş olması nedeniyle ilgili ürünlerin müvekkili tarafından elde edilemeyeceğini, ilgili ürünün bekletilmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun atfedilmemesi gerektiğini, ithalata konu ürünlerin bekletilmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ürünleri teslim alınmasına ve konteynerin boşaltılmasına ilişkin girişimde bulunulmadığı yönündeki iddianın soyut olduğunu, davacı tarafından uyuşmazlık sebebiyle müvekkiline ihtar çekildiğini beyan ettiğini, ihtarın ithalatçı konumunda bulunan müvekkiline yük varışı öncesi ve sonrası bildirim noktasında noksan kaldığını ortaya koyduğunu, davacı tarafından müvekkilinin davranışı sebebiyle günlük 90,00 USD ödendiği ve buna ilişkin faturaların sunulmasının haklılığını ortaya koymadığını, ücretin neye göre belirlendiği noktasında şaibe uyandırdığını, kabul anlamına gelmeme kaydıyla davacının her bir talebine ilişkin demurajın süresi ve miktarının açıklattırılmak suretiyle talep edebileceği demuraj bedelinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, davacının bir diğer iddiasının alacağın müvekkili tarafından ikrar edildiği ve şirket unvanının mal kaçırılmak ve borçtan kurtulmak amacıyla değiştirildiği iddiası olduğunu, ilgili ürünlere yönelik ithalat işleminde herhangi bir uyuşmazlığın olmadığının taraflarınca kabul edildiğini, davacının kendi kusuru neticesinde ödediği demuraj noktasında uyuşmazlığın olduğunun taraflarınca dile getirildiğini, davacının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini, itiraz sonucu %40'tan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmeleri gerektiği yönündeki talebin icra inkar tazminatı şartlarından birinin alacağın muayyen olması şartı olduğunu, uyuşmazlıkta bahse konu alacağın hangi sürede doğduğu, dayanak gösterilen faturaların neye ilişkin olduğu ve hangi kapsamda ödenmesi gerektiğinin açıkça muayyen olmadığını belirterek, dava yönünden yetkiye açıkça itiraz ettiklerini, dosyanın yetkili olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan demuraj alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın; mahkememiz yetkisi, davaya konu demuraj faturaları nedeni ile davalının sorumlu olup olmadığı, emtialara el konulmasının davalı sorumluluğuna etkisi ile el koyma hususunda davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplanmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ..., ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 22/11/2021 havale tarihli raporda özetle; tarafların ilişkisi yukarıda açıklanmış olup davacının Safmarine'e ödediği demuraj ücretini fatura ve dekontlar ile ispat ettiği takdirde tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin bulunduğu, söz konusu uyuşmazlık bakımından İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu, 08.10.2021 tarihli ve 31622 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06.10.2021 tarihli ve 730 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı çerçevesinde tespit edildiği, dava konusu emtia gümrükten çekilmediği ve ... Gümrük Müdürlüğü tarafından alınan 26.03.2019 tarihli karara göre Gümrük Kanunu'nun 235/4. Maddesine göre Mülkiyetinin Kamuya geçirilmesine karar verildiği, dava konusu konteyner için demuraj ücreti oluştuğu, fiili taşıyanın bu konuda zaman zaman e-posta yazarak bilgilendirme yaptığı, davacı ... tarafından davalı adına demuraj faturaları tanzim ettiği ancak fiili taşıyan tarafından demuraj faturası dosyada bulunmadığı, davacı tarafından fiili taşıyan adına demuraj ödemesi yapıldığına dair bir dekont sunulmadığı, dava konusu konteynerin taşıyana iade edilip edilmediği, edildiyse ne zaman edildiği hakkında bir bilgi ya da belgenin dosyada bulunmadığı, Gümrük Müdürlüğü'nün 26.03.2019 tarihinde konteyner muhtevası eşyalar için mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı aldığı ancak konteyneri boşaltarak fiili taşıyana ne zaman iade ettiğinin bilinmediği, mülkiyetin kamulaştırılmasından sonra neden uzun bir süre konteynerin teslim edilmediğinin bilinmediği, fiili taşıyanın bu konuda bir çabasının olup olmadığının bilinmediği, demuraj tarifesine göre azami ücretlendirme hakkında bir maddeye rastlanmadığı, ancak demuraj ücretinin sonsuza kadar sürüp gidemeyeceği tespit edildiği, bilirkişi heyeti tarafından fiili taşıyan tarifesine göre yapılan demuraj hesabına göre mülkiyetin kamuya geçirilme kararının alındığı 26.03.2019 tarihine kadar yapılan hesaba göre 16.632,00 USD demuraj hesap edildiği, icra takibinin olduğu 23.01.2020 tarihine kadar yapılan hesaba göre 46.629,00 USD demuraj hesap edildiği, bu tutarlar için fiili taşıyan faturalarının dosyada sunulu olmadığı, fiili taşıyana ödenip ödenmediğine dair bir ödeme belgesi de bulunmadığı belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememiz yetkisine itiraz edilerek, müvekkilinin adresi itibarı ile HMK 6 maddesi gereği Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerini yetkili olduğu beyan edilmişse de, dava konusu uyuşmazlığın TTK 5. Kitabında düzenlenen deniz ticareti hükümlerine tabii olduğu ve mahkememizin de İstanbul ili mülki sınırları dahilinde Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile yetkili tek mahkeme olduğu dikkate alındığından, davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır. Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, artan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir Söz konusu ücret, dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre, belli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen "demoraj" teriminden türetilmiş olarak "konteyner demorajı" denilmektedir Bu istem, konteyner gecikme ücrcti yahut konteyner işgaliye ücreti olarak ifade edilebilir. Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre "taşıyan"dır. Söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getirmiş olan kişidir.
Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir. Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur
Dava konusu uyuşmazlık kapsamında, dosyaya 2 ayrı konşimento sunulmuş olup, ... numaralı ana konşimento kayıtlarına göre; davacının gönderileni olduğu anahtarlık,el yapımı hediyelik ve yapay çiçek emtiasının ... isimli gemi ile ...-... taşımasının fiilen dava dışı ... marka adıyla ... ... firması tarafından yapıldığı görülmüştür. Dosyaya ibraz edilen diğer konşimento olan ... numaralı ara konşimento kayıtlarına göre ise, gönderileni, eski unvanı ile davalı şirket ... Sanayii Tic. Ltd. Şti olan anahtarlık,el yapımı hediyelik ve yapay çiçek emtiasının ... isimli gemi ile ...-... taşıması için düzenlendiği ve konşimentonun dava dışı ...Lojistik firması tarafından imzalandığı görülmüştür. Bu kapsamda dava konusu taşıma bakımından fiili taşıyanın dava dışı ... ... olduğu, davalının eşyaların gönderileni olduğu, akdi taşıyanın dava dışı ...Lojistik firması olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi, dosyaya ibraz edilen konşimentolar ve dosyaya celp edilen ilgili gümrük kayıtları bir arada değerlendirildiğinde, davalının yükün gönderileni olduğu ancak bununla birlikte, taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı unvanına düzenlenen ve dava konusu taşımaya ilişkin olduğu anlaşılan 3.450,00 USD bedelli navlun faturası ile 500,00 USD bedelli Yurt Dışı Masraf bedeli açıklamalı faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu dikkate alındığında, davalının aynı zamanda taşıtan sıfatını; davacının ise navlun faturası düzenlemekle TTK 921 maddesi gereği taşıyan sıfatını haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Bu kapsamda davalının taşıtan sıfatı ile dava konusu demuraj bedeli talepleri bakımından pasif husumet ehliyetin haiz olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, dosyada bulunan Gümrük beyannamesinin davalı adına 19/10/2018 tarihinde açıldığı fizik muayene neticesinde 3 ayrı konuda beyannameye aykırılık tespit edildiğinden18/12/2018 tarihli yazı ile tebliğ edilen yazı ile belge istendiği ancak davalı tarafından herhangi bir belge ibraz edilmediği görülmüş ayrıca davacı vekilinin ordinonun davalı yanca teslim alındığına dair beyanlarına da davalı tarafından itiraz edilmemiştir. Buna göre davalının aynı zamanda ordinoyu teslim almakla gönderilen sıfatı ile de demuraj bedellerinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından yükün millileştirilemeyerek yüke el konulması nedeni ile demuraj bakımından sorumlu olmadıklarına dair itirazı bulunmaktaysa da, yüke el konulmasının nedeninin beyannameye aykırılıkların tespit edilmesine karşın davalı tarafından gerekli olan tareks belgelerinin gümrüğe ibraz edilmemesi olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamında davacının fiili taşıyan sıfatını haiz olmadığı bu haliyle de esasen konteyner demuraj ücretini talep hakkı bulunmadığı sabit olmakla birlikte davacı vekili tarafından, müvekkili adına düzenlenen demuraj faturalarının rücuen davalıdan tahsilinin talep edildiği bildirilmiş olup, bu kapsamda davacı tarafından adına düzenlenen demuraj faturaları ile ilgili faturaların ödendiğine dair ödeme belgeleri dosyaya ibraz edilmemiş ve ticari defterlerinde de buna ilişkin kayıtların bulunmadığı tespit olunmuştur. Buna ilişkin olarak davacının talebi doğrultusunda dava dışı fiili taşyan ... AS ye müzekkere yazılmış olup, gelen yazı cevabında davacı adına demuraj faturasının düzenlenmediği ve davacıdan da demuraj ücreti talep edilmediği bildirilmiştir.
Dava konusu alacak demuraj faturaları, navlun faturası ve yurt dışı masraf bedeli açıklamalı faturalara ilişkin olup, davacının akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu, talebe konu demuraj bedellerinin davacıdan talep edilmediği ve dava dışı fiili taşıyana da bu bedellerin ödenmediği anlaşıldığından, demuraj açıklamala faturalar bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak demuraj faturaları dışında icraya ve davaya konu edilen 3.450,00 USD bedelli navlun faturası ile 500,00 USD bedelli faturanın Yurt Dışı Masraf bedeli açıklamalı faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin olmadığı anlaşılan Yurt dışı Masraf bedeli açıklamalı ve 500,00 USD bedelli faturanın da her ik tarafa ait ticari defterlerdi kayıtlı bulunduğu ve davalı yanca bu bedellerin ödenmediği sabit olmakla, bu faturalar bakımından davacının talep hakkı bulunduğunun kabulü ile neticede davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, takibin 4.450,00 USD asıl alacak bakımından devamına ; kabul edilen bedel bakımından alacak likit kabul edilmekle İİK 67 maddesi gereğince davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ancak reddedilen bedel bakımından davacının kötüniyeti dosya kapsamında sabit olmadığından, kötüniyet tazminatı talebinini reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 4.450,00 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 5.293,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Şartlar oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Peşin alınan 5.089,17 TL harçtan karar harcı olan 2.363,83 TL'den'nin mahsubu ile bakiye 2.725,34 TL harcın fazla alınan harcın davacıya iadesine,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 2.363,83 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 3.938,05 TL'nin (54,40 TL başvurma harcı, 283,65 TL posta gideri ve 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 352,45 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı için takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı vekili için takdir edilen 52.238,41 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 118,14-TL sinin davalıdan, 1.201,86-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır