T.C
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/365 Esas
KARAR NO:2022/547
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/10/2020
KARAR TARİHİ:27/09/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılardan ... arasındaki 13.05.2020 tarihli satış sözleşmesi ile davalının sahibi ve temsilcisi olduğu "... ...." İsimli Amerikan Şirketi adına kayıtlı, Amerikan Bayraklı, ... bağlama limanlı ... isimli ... ... marka ve modelli yatın müvekkiline satılması hususunda anlaştıklarını, yatın tamamen gezi ve eğlence maksatlı olarak davalı ... ve ailesi tarafından Türkiye'de kullanıldığını, Amerikan bayraklı yatın müvekkiline noter huzurunda devrinden önce teknenin fiziki durumunun ve herhangi bir ayıp olup olmadığının tespiti, için davalı ... ... Tic. Ltd Şti.'ne başvurularak yatın fiziki ve teknik durumu hakkında rapor tanzim edilmesinin talep edildiğini, ... Şirketi tarafından tanzim edilen 17/05/2020 tarihli raporda, teknenin fiziki durumundaki bir takım eksikliklerden bahsedilmekle birlikte, teknenin durumunun çok iyi okluğu ve 100 üzerinden 89 puanı olduğu değerlendirmesinin yapıldığını, bu rapoara güvenen müvekkilinin 21.05.2020 günü Amerika yetkili mercileri huzurunda yatı satış suretiyle devir aldığını, yatın Amerikan bayraklı olması nedeniyle müvekkilinin kendi adına alamayacağı için Amerika'da "..." isimli bir şirket kurmak suretiyle bu şekilde yatı üzerine tfevir aldığını, yatın müvekkiline aynı gün ... Marina'da teslim edildiğini, düzenlenen ek satış protokolünde, tekne satışının Amerika'daki noterlikçe yapılacağı, tekne bedeli olarak 2.000.000 TL'nin davalı ...'e ödendiğinin imza altına alındığını, -müvekkilinin Covid-19 salgını nedeniyle teknesini 15.06.2020 tarihine kadar kullanamadığını, bu tarihte denize açılma yasağının kalkması üzerine denize açılan müvekkilinin kısa bir yolculuk yaptıktan sonra yatın yağ basıncı düşük uyarısı vermeye başladığını ve mekanik aksamında bir takım sorunların ortaya çıktığını, sorunların çözümü için yatın Muğla-Güllük Marinası'na 30.06.2020 tarihinde getirilerek yetkili servis olan ... firması ile irtibata geçildiğini, daha sonra gerekli control ve incelemelerin yapılması için ... firmasının Didim'deki adresine gidildiğini, burada yatın karaya alındığını, bu süre arasında yatın müvekkili tarafından sadece 370 mil-31 saat seyir halinde kalabildiğini, dava konusu yatın satış işlemi yapıldığı sırada bulunduğu ve geminin müvekkiline teslim edildiği liman İstanbul olduğundan, davanın yetkili İstanbul Mahkemelerinde açıldığını, ... firması tarafından yattaki arızalara ilişkin 10/07/2020 tarihli raporun tanzim edildiğini, bu raporda hasara dair detaylı tespitlerin yapıldığını ve bu tespitler dahilinde değişmesi gereken parçalara ilişkin parça listesi ve fiyat teklifinin müvekkiline bildirildiğini, ... şirketi tarafından tespit edilen arıza ve teknik aksaklıkların hiç birisinin, geminin satın alındığı sırada davalı tarafından, işleme aracılık eden firma tarafından ve inceleme yapan diğer davalı şirketin raporunda müvekkiline bildirilmediğini, müvekkili tarafından bu arıza ve teknik aksaklıklar bilinmeden ... yatın satın atandığını, bildirilen ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, davalı ... Şirketince tanzim edilen 17.05.2020 tarihli raporda, yatın durumuna ilişkin eksik ve hatalı tespitlerin müvekkilinin bu ayıpları önceden öğrenememesine ve geminin nitelikleri hakkında yanılmasına ve bu ayıpların daha sonra yat arıza verdiğinde öğrenilmesine netten olduğunu, ... tarafından sözlü olarak bildirilen ayıpların derhal sözlü olarak davalılara bildirildiğini, daha sonra ... tarafından rapor tanzim edilince, gemide tespit edilen tüm ayıplarına ilişkin olarak .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 13/07/2020 tarihli ihtarnamenin davalı ...'e, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 13/07/2020 tarihli ihtarnamenin ise diğer davalı ... şirketine gönderildiğini, müvekkilinin yattaki ayıplar nedeniyle onarım ve parka2 bedeli olarak ... servisine toplam 139.093,91 TL ödeme yaptığını, ayrıca teknenin karaya- alınması, karada konaklaması ve yıkama işlemi için 12.535,19 TL + 1.380,00 TL ücret ödediğini, zehirli boya için 15.871,00 TL daha ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının müvekkilinden gizlediği bu ayıplar nedeniyle, müvekkilinin Ödediği satış bedelinin yapılan masraflar kadar indirilmesini ve müvekkiline iadesini talep ettiklerini, diğer davalı ... şirketinin raporunda yattaki birçok teknik aksaklıktan bahsedilmediği, yatın fiziki durumuna ilişkin bir çok hatalı tespit yapıldığı ve gerçeğe aykırı olarak 89/100 oranında puan hesaplandığını, ... fırmasınının tespitlerinin hiçbirisine davalı ... şirketinin raporunda tfeğinilmediğini, dava konusu yatın original motor bloğu satıştan önce değiştirilmiş olduğu halde, davalı ... şirketinin teknenin değerini önemli ölçüde etkileyecek bu duruma dahi değinmeden rapor hazırladığını, bu nedenlerle diğer davalı ile birlikte müvekkilinin uğradığı zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu belirterek, davalı ... tarafından müvekkiline ayıplı olarak satılan yaün bedelinde indirime gidilerek ve müvekkilinin uğradığı diğer zararların da tazmini suretiyle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklan saklı kalmak üzere şimdilik 30.000 TL'nin 21.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... .... Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili firmadan sörvey hizmeti aldığını ve müvekkili tarafından 14/05/2020 tarihinde yapılan inceleme sonrasında 17/05/2020 tarihli raporun tanzim edildiğini, verilmiş olan hizmetin kara muayenesi, görsel inceleme, denizde sistem testleri ve seyir tecrübesine yönelik olduğunu, müvekkilinin sörveyörlerinin gizli ayıp bulmaya görevli ve donanımlı olmadıklarını, tanzim edilen raporun teknenin o anli durumunu tespit eettğini, bunların haricinde yanlış kullanım veya diğer doğal ve ya doğal olmayan sebepler ile teknenin durumunda yaşanabilecek değişimler, hasar ve arızlara yüzünden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kendilerine tebliğ edilmeyen ...'nın hasar tespit raporunun müvekkili firmanın raporundan 2 ay sonra düzenlendiğini, teknenin bu süre içinde 31 saat seyir yaptığını, davacının, müvekkilinin tanzim ettiği rapordaki aksaklık ve eksiklerin hiçbirini yerine getirmeden uzun seyre çıktığını, istanbul'dan çıktıktan kısa bir süre sonra arıza olduğunu anlayan davacının Bodrum'a kadar birçok limanda bu arızayı giderebilmesi mümkün iken, 31 saat boyunca arızalı bir şekilde seyir yaptığım, teknenin kullanım kılavuzunda belirtildiği şekilde yağ seviyelerini kontrol etmediğini, müvekkilinin tanzim ettiği raporda bahsi geçen eksikleri gidermediğini ve bu sebeple teknenin zarar görnesine sebep olduğunu, ... servisinin raporunda değinilen orijinal malzeme kullanılmamış olduğu yönündeki tespitin, müvekkilinin tespit edebileceği hususlardan olmayıp, bunları ancak yetkili servisin inceleyip tespit edebileceği hsusulardan olduğunu, müvekkilinin teknenin ... servisince kontrol edilmesi gerektiğini raporunda belirttiğini, dava dilekçesinde bahsedilen zararların yanlış kullanım ve eksik bakım sebebiyle oluştuğunu, arıza yapan parçalann kullanım kılavuzunda gösterildiği şekilde denetlenmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak aktif ve pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, Davacının diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne tekne ile ilgili bilumum teknik ve mekanik kontrolleri yaptırdığını,3 hazırlanan raporun sonuç bölümünde yapılan puanlamada 89/100 olarak hesaplanan genel- teknik puan ile teknenin çok iyi olarak tespitinin yapıldığım, bu teknik ve mekanik tespitler sonrasında teknenin satışının yapıldığını, davacının sıralamış olduğu ve teknenin ayıplı olduğuna dair tüm iddiaların, sörvey işlemini yapan diğer davalının raporunda açıkça tespit edildiğini, 10.07.2020 tarihli ... firmasının raporu ile diğer davalının raporları karşılaştırıldığında, satış anında iddia edildiği gibi iskele şanzıman yağına deniz suyu karıştığı tezinin doğru olmayıp, şanzıman yağlarının seyir sonrası ve öncesi kontrollerinde temiz olduğunun görüleceğini, diğer davalı sörvey firmasının bu tespitleri yaparken öncelik 3 kaydını düştüğünü, bunun anlamının "teknenin ana fonksiyonlarına hiçbir etkisi olmayan, tali fonksiyonlarına kısman etki eden, genellikle sezon kullanımları ile ilgili yıpranmalar nedeniyle her sezon öncesi onarım ve bakma konu olan teknik aksaklıklar" olduğunu, davacının bir diğer iddası olan yağ basıncını yönlendiren segmanlı rulmanın orijinalinden farklı olduğu iddasına katılmanın mümkün bulunmadığını, bu parçanın 22.08.2015 tarihinde ... yetkili servisi ... tarafından orijinal olarak takıldığını, bu rulmanın tekne karaya çıkarılmadan denizde değiştirildiğini, davacının satın alınan teknenin toplam 370 mil - 31 saat seyir yapabildiğini beyan ettiğini, oysa yapılan hesaplamada minimum 413 deniz mili civarında seyir yaptığının tahmin edildiğini, davacının yaptığı masraflar içinde zehirli boya bedelinin 15.871,00 TL olduğunu belirttiğini, bu fiyatın fahiş olduğunu, geçen yıl müvekkili tarafından zehirli boya için 6.000 TL civarında ödendiğini, dava konusu teknenin bakımlarının her yıl düzenli olarak demirlenen marinadaki yetkili ... servisine yaptırıldığını, dava konusu teknenin 2012 yılında inşa edildiğini, 8 yıldır müvekkili tarafından kullanılmış 2. El bir tekne olduğunu, kullanıma bağlı bir çok yıpranmalarının olmasının doğal olduğunu, ... Sigorta şirketine full sigorta yaptırıldığını, davacının iddia ettiği hususlar var olsaydı veya fark edilmiş olsaydı müvekkilinin bunları zaten kendi sigorta şirketinden yaptırma olanağına sahip bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; satın alınan teknedeki ayıp nedeni ile bedelde indirim ve meydana gelen zararın tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili ile davalılardan ... arasındaki 13.05.2020 tarihli satış sözleşmesi ile davalının sahibi ve temsilcisi olduğu "... ...." İsimli Amerikan Şirketi adına kayıtlı, Amerikan Bayraklı, ... bağlama limanlı ... isimli ... ... marka ve modelli yatın müvekkiline satılması hususunda anlaştıklarını, yatın tamamen gezi ve eğlence maksatlı olarak davalı ... ve ailesi tarafından Türkiye'de kullanıldığını, müvekkilinin Covid-19 salgını nedeniyle teknesini 15.06.2020 tarihine kadar kullanamadığını, bu tarihte denize açılma yasağının kalkması üzerine denize açılan müvekkilinin kısa bir yolculuk yaptıktan sonra yatın yağ basıncı düşük uyarısı vermeye başladığını ve mekanik aksamında bir takım sorunların ortaya çıktığını, tespit edilen arıza ve teknik aksaklıkların hiç birisinin, geminin satın alındığı sırada davalı tarafından, işleme aracılık eden firma tarafından ve inceleme yapan diğer davalı şirketin raporunda müvekkiline bildirilmediğini, bu nedenlerle diğer davalı ile birlikte müvekkilinin uğradığı zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu belirterek, davalı ... tarafından müvekkiline ayıplı olarak satılan yatın bedelinde indirime gidilmesi zararlarının tazminini talep etmiştir.
HMK 'nun 114.maddesi gereğince görev kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Davaya konu ... isimli teknenin ... Eyaletinde kurulu ... .... Adına kayıtlı iken taraflar arasında yapılan satış sözleşmesi yine ... Eyaletinde kurulu davacının kurucusu olduğu ... .... Şirketine satışının yapıldığı, dosyaya iki adet satış sözleşmesinin sunulduğu, 31/07/2019 tarihli resmi satış sözleşmesinin tarafların kurucusu oldukları şirketler adına yapıldığı, 13/05/2020 tarihli tekne satış sözleşmesinin ise alıcı olarak davacı ..., satıcı olarak davalılardan ... tarafından imzalandığı, davanın gerçek kişi ... adına açıldığı görülmüştür. Dosyada mevcut belgelerden teknenin resmi olarak şirket adına satın alındığı, sözleşmenin şirket adına imzalandığı ve tescilinin bu şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davaya konu sözleşmenin taraflarının tacir olduğu, uyuşmazlığın ticari nitelikteki ayıplı mal satımından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada TTK'nın 5. bölümünde yer alan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin bir uyuşmazlık, yine deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirecek iddia ya da savunma bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, davanın gerçek kişi adına açılması ve buna göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun görevli mahkemece değerlendirilebileceği, görev konusunda benzer nitelikteki olaya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/1533 Esas 2019/1356 Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA,
4-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara İHTARINA, (ihtaratın tebliğ yolu ile yapılmasına)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/09/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır