T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2020/449 Esas
KARAR NO: 2023/44
DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/12/2020
KARAR TARİHİ: 08/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi’nin donatanı olduğu ... Numaralı “...” gemisinin tekne ve makinasında ortaya çıkabilecek rizikolar davalı sigortacı ile akdedilen 02.10.2019 tarihli poliçe uyarınca teminat altına alındığını, ... gemisi müvekkilinin yürütmekte olduğu ticari faaliyetleri kapsamında 14.11.2019 tarihinde ...’in ... yükünü alarak ...’nın ... Limanına doğru yola çıktığını, 22.11.2019 tarihinde ise geminin ana makinasında ortaya çıkan bir arıza nedeniyle ana makine ivedilikle durdurulmak zorunda kalındığını, gemi mürettebatı tarafından yapılan ilk incelemelerin sonucunda ana makinanın çalıştırılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını ve hasar ile arızaya ilişkin daha detaylı incelemelerin yapılabilmesi amacıyla gemi ... Limanının 36 mil açığına demirlediğini, incelemeler neticesinde ortaya çıkan hasar ve arızanın geçici olarak onarımının mümkün olmadığı tespit edildiğini ve bu durum geminin... sigortacısı olan davalıya rizikonun meydana geldiği tarihte ihbar edildiğini, akabinde bölgede hizmet veren özel bir römorkör firması ile anlaşıldığını ve geminin 22.11.2019 tarihinde römorkör ile çekilmeye başlandığını, 23.11.2019 tarihinde ise çekme işlemi tamamlanarak gemi güvenli bir şekilde rıhtıma yanaştırıldığını, davalı sigortacı tarafından atanan eksperler tarafından 24-25-26.11.2019 tarihlerinde “...” gemisinin yanaştırılmış olduğu ... isimli limanda hasara ve arızaya ilişkin ekspertiz çalışmaları yapıldığını, eksperler tarafından 18-19-20.12.2019 tarihinde tamir ve onarımları devam etmekte olan sigorta konusu gemide bir takım incelemelerde daha bulunulduğunu, 02.10.2019 tarihli poliçe uyarınca ödenmesi gereken sigorta tazminatı, davalı sigortacının rizikoya ilişkin araştırmalarının tamamlanmış olduğu 20.12.2019 tarihinde muaccel hale geldiğini, tazmin borcunu yerine getirmekten imtina eden davalı sigortacının temerrüde düştüğünü, davalı sigortacının tazminat ödeme borcunu hukuka aykırı bir şekilde yerine getirmekten imtina etmesi üzerine sigorta ettiren müvekkilinin ortaya çıkan hasar ve zararın giderilmesi zımnında yapılan tüm masraf ve harcamaları davalı sigortacıyı da bilgilendirmek suretiyle kendi hesabından karşılamak durumunda kaldığını, müvekkili donatan, tek tek belgelendirilmiş olduğu işbu masraf ve harcamaları sigortaya konu hasar ve zararın bütünüyle giderilmesini müteakip davalı sigortacıdan talep ettiğini, ancak davalının gerek sigorta sözleşmesine gerekse de Türk Ticaret Kanunu’nun emredici hükümlerine aykırı olan tutumunu değiştirmeyerek tazminat ödeme borcunu yerine getirmekten imtina etmeye devam ettiğini, rizikonun gerçekleşmesi üzerine bizzat davalı sigortacının atamış olduğu eksper tarafından düzenlenen 19.02.2020 tarihli kesin rapor ile riziko nedeniyle gemi makinesi ve parçalarında ortaya çıkan zararın müşterek avarya masrafları hariç olmak üzere 328.632,15 USD olduğunun tespit edildiğini, yine aynı raporda da belirtildiği üzere rizikonun meydana gelmesi ile poliçe hükümleri uyarınca müvekkilinin 100.000,00 USD’ye kadar olan müşterek avarya masraflarını sigortacıdan talep etme hakkına haiz olduğunu, davalı sigortacı tarafından poliçe ve hukuka aykırı bir şekilde yaklaşık 178.632,15 USD tutarında bir tazminat ödemesinin yapılması teklif edildiğini, işbu eksik ödeme teklifinin müvekkili tarafından kabul edilebilmesi mümkün olmadığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla toplamda 354.465,63 EURO, 9.600,00 USD ve 16.424,27 TL’den oluşan alacağın temerrüt tarihi olan 20.12.2019’dan itibaren döviz cinsindeki zarar kalemleri için Merkez Bankası tarafından belirlenen, Euro ve Amerikan Doları için kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranları uyarınca işleyecek faizi ile Türk Lirası cinsindeki zarar kalemleri için ise temerrüt tarihi olan 20.12.2019’dan itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigortacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının donatanı olduğu ...isimli kuru yük gemisi, müvekkili şirket tarafından 02/10/2019-02/10/2020 vadeli, ... poliçe numaralı ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe uyarınca sigorta bedeli 6.000.000,00 USD olup, söz konusu poliçede 50.000,00 USD tenzili muafiyetin uygulanacağı hususunda müvekkili şirket ile sigortalı davacı mutabakata varıldığını, söz konusu poliçenin mevcut olması, sigorta teminatının otomatik olarak ve tamamen ödeneceği anlamına gelmediğini, ana makine imal yılı 2007 olan ...isimli kuru yük gemisi, 29.12.2008 tarihinde ...'da yerleşik Arkadaş Tersanesi'nde kızağa konulduğunu ve 2012 Ekim ayında inşası mevcut donatanı olan davacı tarafından tamamlandığını, söz konusu hasarın gerçekleşmesinin akabinde müvekkili şirketçe bağımsız eksper incelemesi yapılması talep edildiğini, 24.25.26/11/2019 ve 18.19.20/12/2019 tarihlerinde eksperiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz raporu tanzim edildiğini, bahis konusu rapora göre geminin hasarlanan ana makinasının hasar öncesi ... firması tarafından 02.09.2019-28.09.2019 tarihlerinde ... çalışma saatinde komple overhoul edildiği, ... işlemi sırasında 10.09.2019-14.09.2019 tarihlerinde ...'ın ...firması tarafından taşlandığı, hasarın kuvvetle muhtemel yapılan taşlama işleminden ve/veya yapılan makina overholünden kaynaklandığı, dava konusu hasar sonrası makinanın krankşaftının sökülerek götürüldüğü İtalya ...'da yerleşik ... isimli firma atölyesinde yapılan hassas ölçüm ve incelemeler neticesinde, söz konusu hasarın ...firması tarafından crankshaft'da yapılan taşlamada No:4 crankpin jurnalinin beyan edilenden fazla taşlanması sonucu meydana gelmiş olduğu, yapılan crankshaft taşlamasının 24.09.2019 tarihinde gemiye kondisyon ve kıymet takdiri ... çalışması için gelen ... bildirilmediği, 26.09.2019 tarihli sörvey raporunda bu konuda bir açıklama/tespitin yer almadığı, sigorta poliçesi irdelendiğinde, tekne makine sigorta teminatının...mucibince verildiği, sigorta bedelinin mutabakatlı değer esasına göre tanzim edilmiş olduğu, davacının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği, söz konusu taşlama işleminin müvekkil şirket tarafından bilinmesi durumunda söz konusu poliçenin tanzim edilip edilmeyeceği, poliçe tanzim edilse bile hangi koşullarda davacıya teklif sunulacağı, hangi teminatların ne şartlarda verileceği, muafiyet tutarının ne kadar kadar belirleneceği, bazı hallerin poliçede teminat dışı sayılabileceği ve özel şartların değişebileceği, davacının bildirim ve beyan yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeni ile müvekkil şirket tarafından bu değerlendirmeler yapılmadan poliçenin tanzim edilmiş olduğu, Matra Motor firmasının meydana gelen hasardan sorumlu tutulabileceği, hasarın hatalı ve fazla taşlama sonucu meydena geldiğinin tespit edilmesi sebebi ile davanın husumet yönünden reddinin gerektiği, söz konusu hasar nedeniyle 354.465,63 Euro, 9.600,00 USD ve 16.424,27-TL harcama yaptığının ifade ederek temerrüt tarihi olduğunu iddia ettiği 20.112.2019 tarihinden işleyen faiziyle birlikte müvekkili şirketten tazminat talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde talepleri ile dava dilekçesi ekinde belgelerin birbirleri ile örtüşmediği, hatalı ve fahiş tazminat talebinde bulunulduğu, harcama yapıldığı iddia edilen kalemlere ilişkin ödeme belgelerinin/dekontlarının tamamının dosyaya sunulmadığının tespit edildiği, davacının maddi tazminat talebini açıklaması ve tazminat talep etmesi halinde gemideki parçaların hasar anındaki rayiç piyasa bedeli ile sovtaj araştırılması yaptırılması ve tazminattan tenzilinin gerektiğini, davacının maddi tazminat talebini açıklaması ve tazminat talep etmesi halinde sayın mahkemece gemideki parçaların hasar anındaki rayiç piyasa bedeli ile sovtaj araştırması yaptırılması ve tazminattan tenzili gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu gemide bakım çalışmaları sırasında yaptırılan crankshaft taşlanması işleminin, gemiye kondisyon ve kıymet takdiri yapmak üzere görevlendirilerek gönderilen ekspertiz firması sörveyörüne bildirilmeyerek sigortalının beyan yükümlülüğünü yerine getirmediği yönündeki davalı savunması yönünden yaptığımız değerlendirmede, crankshaft'da yapılan işlemlerin gerek klas sörvey raporunda gerekse de tamir raporunda ölçüm değerleri ile birlikte raporlanmış olması, ayrıca kıymet ve kondüsyon tespit raporunda makinada bakım sırasında yapılan sair işlemlerin de Sigorta Eksperi tarafından raporlanmamış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davalı sigorta şirketinin davacının makinada yapılan bakımlar yönünden beyan yükümlülüğünün yerine getirilmediği yönündeki savunmasına dayanak yaptığı kondisyon ve kıymet tespit raporunun eksik ve yetersiz çalışma sonucu düzenlenmiş olduğu; Eksper'in layikiyle bir inceleme yaparak (yapmış olsaydı), krankşaftın taşlanmış olduğuna dair bilgiye rahatlıkla ulaşabileceği, bu sebeple de davalı sigorta şirketinin davacının beyan yükümlülüğünü yerine getirmediği yönündeki savunmasına iştirak etmediklerini, makinada hasara sebep olabilecek nedenler konusunda yapılan değerlendirmede, yatak sarması şeklinde gerçekleşen krankşaft hasarlarında, hasar sonrası hasarlı krankpin jurnalinden alınan ölçüm değerlerinden yola çıkılarak, krankşaftın hasar öncesi durumu hakkında değerlendirme yapma ve kanaat oluşturmanın teknik olarak doğru bir uygulama olmadığı; dava konusu olayda hasarın makinanın bakım sonrası ilk çalıştırılmasından itibaren 642 saat sonra gerçekleşmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, hatalı kranşaft taşlaması sonucu gerçekleşen makina hasarlarında makinanın 642 saat çalışmış olmasının teknik olarak izahının mümkün bulunmadığı, bu tip hatalı taşlama işlemlerinde makinanın bakım sonrası çalıştırılmasından kısa bir süre sonra hasarın gerçekleşmesinin bekleneceği, bu durumda, makinadaki dava konusu hasarın sebebinin makinanın krankşaft taşlamasındaki bir hatadan kaynaklanamayacağı, dava konusu hasar nedeniyle poliçede yer alan 50.000 USD muafiyet düşümü sonrası toplam 239.804,20 EURO, 16.099,30 USD ve 16.499,30 TL zararın poliçe kapsamında değerlendirileceği, sigorta şirketinin TTK 1427. Md. Dikkate alınarak temerrüt tarihinin 07.01.2020 tarihi olacağı yönünde görüş ve kanaatine varılmıştır.
14/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporda özetle; Hasar sebebi ve dava konusu gemide bakım çalışmaları sırasında yaptırılan crankshaft taşlanması işleminin makinadaki dava konusu hasarın sebebi olmadığı, bakım çalışmaları sırasında yaptırılan crankshaft taşlanması işleminin sigorta şirketine beyan edilmediği gerekçesi ile TTK 1435. Md. ve TTK 1439. maddelerinde yer alan yaptırımdan bahsedilmeyeceği, poliçenin mutabakatlı değer esasına göre düzenlendiği, ...'da yapılan işlemlerin gerek klas sörvey raporunda gerekse de tamir raporunda ölçüm değerleri ile birlikte raporlanmış olduğu, kıymet ve kondüsyon tespiti için sigorta şirketi tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin bu bilgiye ulaşmasının mümkün olduğu, 6 adet silindir layner, 5 adet M20 piston kit, 5 adet piston kol, 12 adet egzost valf, 12 adet emme valf, 24 adet valve stem outlet nimonic, 12 adet emme valf sit, 12 adet egzost valf sit, 6 adet fire ring bedelinin, değiştirilen bu ekipmanların davacı insiyatifinde değiştirilmesi nedeniyle talep edilemeyeceği, kök raporda belirtilen 50.000 USD muafiyet düşümü sonrası toplam 239.804,20 Euro, 16.099,30 USD ve 16.499,30 TL zararın poliçe kapsamında değerlendirileceği yönündeki görüş bildirilmiştir.
Dava;... sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili sigorta şirketinin...Adliyesi yetki sınırları içerisinde faaliyet gösterdiğinden bahisle HMK'nın 6. maddesine göde yetki ilk itirazında bulunmuş ise de; mahkememizin görevinin Deniz Ticareti ve Deniz Sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olması, yetki alanının İstanbul ili mülki sınırlarından ibaret olması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da tekne makine sigortasından kaynaklanması nedeni ile mahkememiz görevli ve yetkili bulunduğundan davalı yanın yetki itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Dava dosyasında, davacı ...A.Ş'nin donatanı olduğu, davalı ... Sigorta Şirketine ... numaralı tekne sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli kuru yük gemisinin ana makinasının 22/11/2019 tarihinde seyir sırasında hasarlanması olayında ortaya çıkan hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığını ileri sürülerek hasar bedeli ile hasarın onarımı sırasında sarf edilen diğer masrafların tazmini talep edilmektedir. Davalı sigorta şirketi ise yapılan ekspertiz incelemeleri neticesinde hasarın ... hasarı olduğunu, hasara konu gemi makinasının crankshaft'ında makina genel bakımı sırasında, Matra motor tarafından yapılan taşlama işleminin hatalı olduğunun tespit edildiğini sigorta sözleşmesi kurulurken gemiye kondisyon ve kıymet taktiri için gönderilen surveye bu taşlama işleminin bildiriminin yapılmadığını, böylelikle davacının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini savunarak, hasar tazminatı talebinin reddini istemektedir.
Sigorta poliçesinde tekne sigorta poliçesi genel şartları ile ... Klozu hükümlerine atıf yapılmış olduğundan taraflar arasında ki uyuşmazlık tekne poliçesi genel şartları, kloz düzenlemesi ve TTK hükümleri çerçevesinde çözümlenmelidir. ... poliçesi genel şartları A.3 maddesinde "Sigorta Teminatının Kapsamı" başlığı altında yer alan düzenlemede, tekne poliçesi genel şartlarında teminat dışı durumlar ve poliçe kapsamında değerlendirilecek hususlar ile tazminatın tespitinde esas alınacak unsurlar belirtilmemiş olup kapsam ve teminat dışı hallerin özel şartlar ile belirleneceğine atıfta bulunmakla yetinilmiştir. Sigorta poliçesinde özel şartlar ... klozu ile müddet bazlı olarak düzenlenmiştir. .... teminatı tekne sigortaları tarafından sağlanan en geniş anlamda teminattır.
Sigorta sözleşmesi kurulurken sigorta ettirene düşen doğru bilgi verme yükümlülüğü TTK'nın 1435.maddesinde sevk edilmiş olup Tekne poliçesi genel şartlarının C.1 maddesinde ki düzenleme ile de TTK'nın 1435. ve devamı maddelerine atıfta bulunulmuştur. Sigorta ettiren / sigortalının beyan mükellefiyetine aykırı davranmasının müeyyidesi ise TTK'nın 1439.maddesinde düzenlenmiştir. Hükmün ikinci fıkrasında; "rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihlali ile beyan hükümlülüğü ihlal edildiği taktirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise ihlalin derecesine göre tazminattan indirim yapılacağı, sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı var ise sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkacağı, bağlantı yok ise sigortacı ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasında ki oranı dikkate alarak sigorta tazminatı veya bedeli ödeyeceği" öngörülmüştür.
Somut olayda sigorta poliçesi mutabakatlı değer esasına göre düzenlenmiş olup poliçe tanzim edilmeden önce sigorta şirketi tarafından geminin kondisyonu, sigortalanabilir özellikte olup olmadığı ve kıymetinin belirlenmesi konusunda görevlendirilen ... Firması eksperi gemide incelemelerde bulunmuştur. Bu kapsamda yapılan çalışmaların sonucunda 26/09/2019 tarihli ekspertiz raporu düzenlenerek, geminin sigortalanabileceği konusunda uygunluk bildiriminde bulunulmuştur.
Mahkememiz tarafından görevlendirilen teknik bilirkişiler tarafından sigorta eksperinin raporunu düzenlemeden tamirci firma elemanlarından ve klass surveyinden alması gereken bilgiler ile raporunu düzenlemesi gerekirken bu yolun izlenmemiş olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca survey raporunda taşlama yapıldığı bilgisi de yer aldığından bu bilginin davalı vekili tarafından iddia edildiği gibi saklı bir bilgi olması da söz konusu değildir. Değer ve kondisyon tespiti yapan eksperin survey raporunu istemesi ve incelemesi kendisinden beklenen ve yaptığı işin niteliği gereği olması gereken bir davranıştır. Bu durumda teknik bilirkişilerin değerlendirmeleri de dikkate alındığında sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu yönündeki davalı savunması dosya kapsamına göre ispatlanmış değildir. Diğer yandan meydana gelen hasarın sebebi sigorta eksperi tarafından da tam olarak tespit edilememiş, hasar sebebi ihtimaller çerçevesinde belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda beyansızlığa ilişkin taşlama hatası ile ilgili olarak, 10/09/2019 tarihinde ...firması tarafından yapılan taşlamada ... beyan edilenden daha fazla taşlanmış olabileceği, hasar sonrası ... yapılan ölçümde crangpink çapının 151,31 mm olarak ölçüldüğü, bu kadar kısa zamanda çaptan "0.18 mm aşınma olmasının mümkün olmayacağı" şeklinde ihtimalden bahsedilmiştir. Ancak dava dosyasında görevlendirilen teknik bilirkişiler tarafından sigortalı geminin ana makinası genel bakım yapıldıktan ve planlı ara surveyleri tamamlandıktan sonra 28.09.2019 tarihinde ana makinasının çalışma saatinde normal seferlerine başladığı, ana makine hasarının gerçekleştiği 22/11/2019 tarihine kadar toplam 642 saat çalışmış olduğu, hatalı krankşaft taşlaması sonucu gerçekleşen makine hasarlarında, makinanın 642 saat çalışmış olmasının teknik olarak mümkün olmadığı yönünde kanaat bildirilmiş olduğundan bilirkişilerin bu değerlendirmesi karşısında iddia edilen hatalı taşlama ile meydana gelen makine arızası arasında illiyet bağının bulunmadığı, meydana gelen rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı sonucuna varılmıştır.
Davalı vekili diğer bir savunma nedeni olarak husumetin ancak taşlamanın yapıldığı ... A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiği belirtilerek husumet itirazında bulunulmuş ise de bu husus sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının zararını karşıladıktan sonra, halefiyet hakkına dayanarak hatalı taşlama yaptığını iddia ettiği bu şirkete rücu hakkına ilişkindir. Dolayısıyla sigorta şirketi düzenlediği poliçe himayesinde kalan riziko sebebiyle meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür.
Sigorta hasar tazminatında sigorta şirketi gerçek zarar miktarını karşılamakta yükümlüdür. Bilirkişi raporunda sigortalı geminin makinasında ortaya çıkan hasar bedeline ilişkin olarak; yedek parça ve temini 137.620,20 Euro, çeki hizmeti 48.350,00 Euro, krankşaft ölçüm 4.650,00 Euro, makinanın tamir 48.000,00 Euro chockfast uygulama 3.000,00 USD ... malzeme 275,28 Euro, acenta ve liman masrafları 33.135,96 Euro Klas sörvey 4.472,00 Euro Refakatçi Enspektör 9.600,00 USD tamir sırasında harcanan yakıt 6.383,00 Euro Uçak bileti 88,49 Euro=16.424,27 TL, Araç kiralama 1.713,98 Euro, Konaklama 423,94 Euro , Müstehik malzeme 419,29 Euro, yemek 377,44 Euro, ulaşım 244,60 Euro = 75, 00 TL ve konaklama 423,94 Euro olarak saptanmıştır. Zarar miktarından poliçede kabul edilen 50 000 USD muafiyet tenzilinden sonra davacının sonuçta isteyebileceği hasar bedeli 239.804,20 Euro, 16.099,30 USD ve 16.499,30 TL olarak tespit edilmiştir.
Dava konusu olayın meydana geldiği 22/11/2019'dur. Sigorta şirketinin görevlendirdiği ekspertiz hizmetleri tarafından düzenlenen 19/02/2020 tarihli ekspertiz raporunda hasarın aynı günde ihbar edildiği buna göre ihbar tarihinin 22/11/2019 olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 1427. maddesine göre sigortacının temerrüt tarihi ihbar tarihinden itibaren azami 45 gün olduğu dikkate alındığında davalı sigorta şirketi 07/01/2020 tarihinde temerrüte düşmüş olmaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle; davalı sigorta şirketi nezdinde tekne sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacının donatanı olduğu ... numaralı “...” isimli kuru yük gemisinde 22.11.2019 tarihinde meydana gelen ana makine arızasının makinanın krankşaft taşlamasındaki bir hatadan kaynaklandığı ve davacı sigortalının bu konudaki beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönündeki davalı iddiaları dosya kapsamına göre ispatlanamamış olduğundan sigorta teminatı kapsamında kalan zararın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği kanaatine varılmış olduğundan bu kanaat ışığında davanın KISMEN KABULÜ ile 239.804,20 Euro ve 16.099,30 USD'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte 16.499,30 TL'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 239.804,20 Euro ve 16.099,30 USD'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte 16.499,30 TL'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 166.093,30 TL harçtan 60.036,56 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 106.056,74 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
60.036,56 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 220.573,19 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 131.428,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 54,40 TL başvurma harcı, 357,00 TL posta gideri, 13.500,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 13.911,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 9.735,74 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 4.500,00 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 1.350,72 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 923,78.-TL sinin davalıdan, 396,22.-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/02/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır