T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/373 Esas
KARAR NO:2022/281
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:20/10/2020
KARAR TARİHİ:17/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Gıda San.ve Tic. A.ş.'ne ait ... sayılı nakliyat emtea poliçesi ile sigortalı olan emteanın hasarlanması ile ilgili davacı şirkete 19.12.2018 de hasar ihbarında bulunulduğu ve .../2018 sayılı hasar dosyasının açıldığını, sigortalı emtea, bu emteanın İzmir'den ABD ne seferini üstlenen (davalılardan) ... ... ... Ltd. ne ait ... isimli gemide iken hasarlandığını ve hasar ile ilgili ekspertiz incelemesi yapılmış olduğunu,Eksper raporunu göre 476.621,66 TL sigortalıya tazminat ibraname karşılığı sigortalıya ödendiği, Sigortalının mezkur İbranamede " ... Sigorta A.Ş. işbu poliçe uyarınca üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş olduğundan adı geçen şirketin işbu hasardan dolayı kendisine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş olduğundan adı geçen şirketin işbu hasardan dolayı teveccüh eden her türlü vecibe ve taahhütlerden kayıtsız şartsız v e kesin olarak gayrikabili rücu eylendiğini, işbu tazminatı almakla sair 3. Şahıslara karşı olan talep, dava, icra, ihtiyati tedbir ve sair hukuki başvuru haklarını istinaden davalıya 25/02/2019 tarihinde rücuen başvurulmuş ise de davalıların rücu yazılarına olumsuz cevaplara istinaden .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile icra takibine yapıldığını ancak karşı tarafça yapılan itiraz ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
1 nolu davalı ... Anonim Şirketi'nin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davaya konu edilen icra dosyasından müvekkil şirkete gönderilen ödeme emrindeki asıl alacak miktarı ile dava dosyasında talep edilen harca esas değer miktarı farklılık arz ettiğini, davacının halefiyet hakkı doğmadığından davanın usulden reddini gerektiğini, müvekkil şirket işbu taşımada forwarder sıfatına haiz olup fiili taşıyıcı olmadığını, dava konusu olayda müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen süreler içerisinde bildirim yapılmadığını, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davacının faiz talebi haksız olduğunu belirterek haksız davanın öncelikle usulden reddini karar verilmesini talep etmiştir.
2 ve 3 No'lu Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davacı sigorta şirketinin sigortalıya halef olması mümkün olmadığını,. zira dava konusu hasar teminat kapsamında olmadığını, sigortalı zayi olan mal bedelinin tamamını tahsil ettiğini, bu nedenle işbu davada davacı sigorta şirketinin halefiyeti ve aktif husumeti bulunmadığını, dava konusu taşımanın yapıldığı gemi atlantik okyanusunda 9 bofor şiddetinde ağır fırtınaya maruz kalmış ve dava konusu konteynerler fırtına esnasında denize düşerek zayi olduğunu, TTK'nun 1182. maddesi uyarınca denizin tehlikeleri taşıyanın kusursuzluk hali olduğunu, donatandan/taşıyandan bahsolunmaksızın doğrudan doğruya (izafeten değil, asaleten) acenteler aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini belirterek Asaleten doğrudan doğruya da dava edilmiş acente ... hakkındaki davanın her halükarda pasif husumet yönünden reddine, davacının sigortalısına halef olamaması, ödemenin sigorta teminat kapsamı dışında hatır ödemesi olması sebebi ile davanın aktif ve pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle;Davada Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu l.Nolu taşıyan ... ve 2 nolu ... pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, 2. Nolu Davalı ...'ın ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, eşyanın ziyama sebebiyet veren olgunun TTK nun 1182/1 uyarınca muhtemel sorumsuzluk hallerinden biri olan deniz tehlikesi niteliğinde olan 10-11 bofor şiddetindeki kuvvetli fırtına sebebiyle ortaya çıktığı, kaptanın istiflemede kusuru olmadığı, bu nedenle doğan zarardan 1. Nolu ve 3 nolu Davalıların sorumlu tutulamayacağı,.mahkemenin 1. Nolu ve 3. Nolu davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması hâlinde zararın tamamından müteselsilen talep edilmesinin mümkün olduğu, hasar tutarının gerçekçi ve kadr-i marufunda olduğu belirtilmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyana rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Dava dışı sigortalı ... A.Ş. Tarafından satışı yapılan cam kapta gıda maddesi emtiasının Aliağa Limanından ... Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, geminin ... Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ..., ... ve ... sayılı konteynerların denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
ZIM Integrated ... ... Ltd. tarafından İzmir Alsancak'ta düzenlenen 25.11.2018 tarihli ve ..., sayılı konişmentolara göre, yükletenin davalı ... A.Ş., alıcının ve ihbar olunanın Amerika'da bulunan dava dışı ... Şirketi olduğu ve sırası ile ... sayılı konteynerlerin 25.11.2018 tarihinde ALİAĞA limanında ...) isimli gemiye yüklendiği anlaşılmaktadır. Taşımaya ilişkin olarak davalı ... Lojistik tarafından ise ... , ... ve ... sayılı konişmentoların düzenlendiği, bu konişmentolara göre de sigortalının yükleten görülmektedir. Buna göre davalı ...'in akdi taşıyan , davalı ... ... Ltd. Nin fiili taşıyan olarak pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu görülmektedir.
Davalı ... Denizcilik A.Ş.'nin pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; davalının fiili taşıyanın acentesi olduğu, TTK'nun 105.maddesinde "acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği" hükmü düzenlenmiş olup anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün olmadığı, davalının taşıma işini üstlendiğine dair navlun faturası ya da başkaca bir delilin sunulmadığı, bu haliyle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan mal faturasına göre davaya konu emtianın DDP satış şeklinde olduğu görülmektedir. DDP kaydı gereği satıcı malların varış yerinde alıcıya teslim edilmesine kadar doğan tüm masraflar riskler satıcı üzerinde olduğu ve TTK 1472 maddesi gereğince davacının halefiyet hakkı doğduğundan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda hasarın 11/12/2018 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin ise 16/10/2019 tarihinde başlatıldığı, bu durumda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Davaya konu taşımada geminin Atlantik Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ... , ... ve ... sayılı konteynerların denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiği anlaşıldığından TTK 1185. Maddesi anlamında ihbara gerek bulunmamakla davalı taşıyanın hasardan kendisinin sorumlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. Dosyaya gemi journali, kötü hava şartları hasarı raporu, gün ortası deniz raporları sunulmuş olup bilirkişi raporunda geminin seferinin başlangıcından itibaren gemi kaptanı weathernews ınc ( Hava tahminlerine göre risk analizlerini yaparak rota tavsiyelerinde bulunan kuruluş) ile sürekli temasta olup hava risk analizlerine göre rota tavsiyeleri almış olduğu ve alçak basınç merkezinin hareketine göre de gerekli rota değişikliklerini yaptığı ancak geminin karşılaştığı alçak basınç merkezinin öngörülenden daha hızlı hareket ederek geminin tam fırtınaya yakalanmasına sebep olduğu, olayın olduğu koordinatlar incelendiğinde, geminin normal seyir rotasında seyretmekte olduğu ve olay sırasında bulunduğu mevkiin Kuzey Atlantik'in tam ortasında olması sebebiyle fırtınadan kaçabilmesinin imkansız olduğu, bu nedenle geminin ağır yalpalara maruz kaldığı ve güvertede bulunan 42 adet konteynerin çok şiddetli fırtına ve buna bağlı ağır yalpalar sebebiyle lashing bağlarını kopartarak denize düştükleri, istiflemede kusur olduğunu gösteren bulguya rastlanmadığı, hasarın 10-11 bofor şiddetindeki kuvvetli fırtına sebebiyle yani denizin kendi tehlikesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Buna göre eşyanın zıyaına sebebiyet veren olgunun, TTK nun 1182/1 uyarınca muhtemel sorumsuzluk hallerinden biri olan deniz tehlikesi olduğu ispatlanmış olduğu, davalı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılarak davalılar ... ... ... ... Ltd'ye İzafeten ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davalılar ... ... ... ... Ltd'ye İzafeten ... Denizcilik A.Ş. ve ... Lojistik A.Ş. yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 5.454,66 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 5.373,96 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı ... Anonim Şirketi ile ... Anonim Şirketi vekilleri için takdir edilen 40.881,08 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalılara verilmesine,
5-Davalı ... ... ... ... Ltd'ne İzafeten Acentesi Sıfatıyla ... Ve Taş.A.Ş. vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davalılar vekillerinin yüzlerine karşı davacı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/05/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır