T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/417 Esas
KARAR NO:2021/392
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/08/2018
KARAR TARİHİ:07/10/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının %25 hisse ile sigorta teminatı altında bulunan ... ... A.Ş.'ye ait yoğuşma/ayrıştırma (distüation) kolonu ünitesinin davalı taşıyanın nakliyesi sırasında hasar gördüğünü, eksper incelemesi ile muafiyet sonrası hasar tutarının 139.300,00 USD olduğunun tespit edildiğini ve 22/05/2017 tarihinde davacının %25 hissesine denk 34.825,00 USD’nin ödendiğini, davalı taşıyanın meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ve rücu taleplerinin sonuçsuz kaldığını, hasar tutarının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazı ile durdurulduğu açıklanarak ... Dairesi'nin 2017/... sayılı dosyasıyla 34.825,00 USD hasar tutarı ile ödenme tarihi 22/05/2017 itibariyle 607,00 USD işlenmiş faizinin toplamı 35.432,00 USD’nin tahsili için 22.08.2017 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunarak emtianın varış tarihinin 20/08/2016 ve icra takip tarihinin 22/08/2017 olduğu dikkate alındığında I yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra başvuru yapıldığını, taşıyıcıya TTK 1185 madde ve ... kuralları III/6 çerçevesinde süresinde bildirim yapılmadığını, taşıyıcının kusurlu ve sorumlu olduğu yönünde belge olmadığını, davanın dayanağı olarak sunulan 29/03/2017 tarihli ekspertiz raporunun kabul edilmediğini, bu raporun davacının iddialarını kanıtlamaktan uzak olduğunu, raporun eşya alıcısına teslim edildiği tarihten 7 ay sonra düzenlendiğin,, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispata muhtaç olduğunu, TTK. 1186 madde ve ... kuralları IV/5-a hükmü gereği koli veya ünite başına 666,67 SDR ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safi ağırlığın her bir kg’ı için 2,00 SDR sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddi talep edilmiştir.
Dava; davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptali davası olup; uyuşmazlığın; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı ve hasar miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas numaralı icra takip dosyası incelendiğinde, davalı borçlu aleyhine21/08/2017 tarihinde icra takibine başlandığı, davalı borçluya ödeme emrinin davalı borçluya 24/08/2017 tarihinde tebliği akabinde davalı borçlu tarafından 25/08/2017 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu eldeki davanın ise, 10/08/2018 tarihinde İİK 67 maddesi gereği 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 23/06/2020 tarihli 2018/... Esas 2020/... Karar sayılı kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verildiği; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 05/11/2020 tarih, 2020/1697 Esas 2020/245 Karar sayılı ilamı ile "taşıma konusu emtianın teslim tarihi 20/08/2016 olduğunu bir yıllık süre 20/08/2017 tarihinde sona erecek ise de 20/08/2017 tarihinin pazar gününe denk geldiğini, buna göre sürenin son gününün, resmi tatilin bitimini takip eden iş günü olan 21/08/2017 tarihi olduğu ve takibin de 21/08/2017 tarihinde henüz bir yıllık süre sona ermeden yapıldığı nazara alındığında ilk derece mahkemesince sürenin hesabında yanılgıya düşülerek davanın hak düşürücü süre aşımından reddi isabetsiz olduğunu, davacı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin istinaf nedeninin yerinde olduğu kabul edilerek esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin HMK 353/1-a-4 bendi gereğince kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği " gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği ve eldeki esası aldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 13/02/2020 havale tarihli raporda özetle; davalının dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatına haiz olduğunu, taahhüt ettiği taşımanın gerek deniz gerekse kara yolu ayaklarını içerdiğinden karma bir taşıma olduğunu, dava dışı sigortalı ...’ın dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğunu ve davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediğini, dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu, dosya içeriğinde hasarın TTK m. 1185/1'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m. 1185/2’ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükünün taşıyan lehine yer değiştirdiğini, gerek ekspertiz raporunda hasar nedeninin tahmini olarak belirlenmesi gerekse kurulda bulunan uzman bilirkişinin teknik incelemesi neticesinde dosyadaki bilgi ve belgeler çerçevesinde hasarın tam olarak ne şekilde meydana geldiğini ve bunda taşıyıcının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığını tespit edememesi karşısında ve ispat yükünün taşıyıcıdan talepte bulunana ait olması nedeniyle davalı taşıyıcının dava konusu zarardan sorumlu bulunduğu hususunun ispatlanamadığını, takdiri mahkememize ait olmak üzere hak düşürücü süre dolmadan icra takibimi başlatıldığını, mahkemenin taşıyanın zarardan sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda zararın miktarının hesaplanması gerekeceğini, dosya içeriğinde bulunan ekspertiz raporunda, 5.000,00 Amerikan Dolan tenzilli hasar tutarının 139.300,00 Amerikan Doları olarak belirlendiğini, davacı sigortacının bunun %25'i olan 34.825,00 Amerikan Doları ödemede bulunduğunu, kurulda bulunan uzman bilirkişinin görüşüne göre bu meblağın uygun olup kadri maruf olduğunu, 34.825,00 Amerikan Doları asıl alacak ile 490,88 Amerikan Doları işlenmiş faiz toplamının 35.315,88 Amerikan Doları olarak belirlenebileceğini, TTK m. 1186/1 hükmü uyarınca 382.988 kg x 2 ÖÇH = 765.976 ÖÇH’nin taşıyanın sorumluluğunun üst sınırı olup fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL’ye çevrilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı bildirmiştir. Bilirkişiheyetinde bulunan Nuray Dinçment tarafından ise davanın TTK 1188 maddesine göre davanın süresi içerisinde açılmadığına dair ayrık rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizce dosya İstinaf kararı önceki rapor tanzim eden bilirkişiler ..., ...'a tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 16/08/2021 tarihli raporda; Dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan gerekçelerle, ilk raporda vardıkları sonucun değiştirilmesini gerektiren bir husus tespit edilmediğinin görüş ve kanaatini bildirdikleri görülmüştür.
Dosyada bulunan ... numaralı, 29/09/2015 başlangıç, 03/11/2017 bitiş tarihli Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile 13/12/2017 tarihli, ...' na ait 22/05/2017 işlem tarihli dekonttan davacı ...'ın dava dışı sigortalısı ...'a 34.825,00 USD ödemede bulunduğu dava dışı sigortalı ...'ın dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu ve davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediği; dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK 1472 maddesi uyarınca halef olduğu ve aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ve dava dışı sigortalı ile davalı İbrakom arasında akdedilmiş olan, tarafların kaşe ve imzalarını havi, 11/02/2016 tarihli, "Nakliye vc İthalat Gümrük Operasyon Hizmetleri Sözleşmesi"nin incelenmesinden, davalının dava konusu yükü müşterinin belirteceği limandan teslim alarak "saha" olarak tabir edilen, ... Tesisi'nin bulunduğu ... adresindeki nihai varış yerine kadar deniz ve kara yolundan taşımayı üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede davalı İbrakom, dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatını haiz olup taahhüt ettiği taşıma gerek deniz gerekse kara yolu ayaklarını içerdiğinden karma bir taşımadır. Davalı İbrakom, 02/10/2018 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu taşıma işini üstlenmediği, taşıyıcı sıfatını haiz olmadığı savunmasında bulunmamıştır. Bu çerçevede davalının dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu ve dava konusu taşımanın hem deniz hem de karayolu ile taşımayı içeren karma bir taşıma sonucuna varılmıştır.
TTK 1185/1 maddesi uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yanlı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasann neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir " TTK 1185/2 maddesinde eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır.
Dosyada bulunan "Eksik fazla hasarlı malzeme tutanağı" ile dava dışı sigortalının proje/şantiye sahasında kendi yetkilileri tarafından tek taraflı olarak tanzim olunan tutanaklar kapsamında taşıma konusu distilasyon kulesi ve ekipmanlardaki hasarların sigortalı emteaların varma mahalline ulaşmasından ve teslimin gerçekleşerek taşımayı yapan araçların buradan ayrılmalarından yaklaşık bir ay sonra tespit edildiği ve bundan üç ay sonra hasar ihbarında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinde hasarın TTK m. 1185/1 e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki sözleşmenin 3,5. maddesi uyarınca, "yükün kancalanması, yüklenmesi, boşaltılması, bağlanması, tespit edilmesi ve üzerine tente konulması ve nakliye sırasında hasar görmesini önlemeye yönelik gereğine uygun depolama işlemlerinin" yüklenici olarak tabir edilen davalı Ibrakom tarafından gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı karayolu ayağı da dahil olmak üzere nihai varış yerine kadar taşımayı üstlendiğinden, zarar deniz yoluyla taşıma sırasında değil de karayolu taşıması sırasında meydana gelmiş olsa dahi, karayolu taşımasını gerçekleştirenler davalının yardımcı şahsı olup davalı bunların kusurlarından da sorumlu olacaktır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, usule uygun bir hasar ihbarı yapılmadığından zararın taşıyıcının sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğini ispat yükü taşıyıcıdan talepte bulunan davacıya aittir. Dosya içerisinde zararın ne şekilde meydana geldiğinin ve taşıyıcının yahut adamlarının bunda kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından esas alınabilecek tek belge hasar ekspertiz raporudur. Burada yükleme, transfer, boşaltma operasyonları esnasında başka bir kargodan gelen darbenin ya da söz konusu tanka başka bir nesnenin çarpmasından kaynaklanan darbenin hasara neden olmuş olabileceği; yükleme konişmentosunda herhangi bir durum beyanı olmadığı düşünülürse söz konusu hasarın büyük ihtimalle ... Limanından inşaat şantiyesine karayoluyla taşınırken gerçekleşmiş olabileceğinin düşünüldüğü" kanaati bildirilmiştir. Gerek ekspertiz raporunda hasar nedeninin tahmini olarak belirlenmesi gerekse dosyada bulunan bilirkişi raporunu düzenleyen uzman bilirkişinin teknik incelemesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgeler çerçevesinde hasarın tam olarak ne şekilde meydana geldiği ve bunda taşıyıcının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığını tespit edememesi karşısında ve ispat yükünün taşıyıcıdan talepte bulunana ait olması nedeniyle, davalının dava konusu zarardan sorumlu bulunduğu hususunun ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Dosyada bulunan ve malın teslim alınmasından (20/08/2016) yaklaşık 4 ay sonra 14/12/2016 yapılan ekspertiz neticesinde hazırlanan ekspertiz raporunda yapılan incelemede " yükleme, transfer, boşaltma operasyonları esnasında başka bir kargodan gelen darbenin ya da söz konusu tanka başka bir nesnenin çarpmasından kaynaklanan darbenin hasara neden olmuş olabileceği" tespiti yapılmış olmakla; teslimden 4 ay sonra yapılan bu inceleme de yukarıda kabul olunan karinenin çürütülmesi bakımından yeterli bulunmamıştır.
Hasarın davalının kusuru nedeniyle ve sorumluluğu altında meydana geldiği dosyaya sunulan belgeler çerçevesinde ispat edilememiştir. Uzman bilirkişinin tespitleri çerçevesinde de meydana gelen zararın davalı taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten meydana geldiği de net olarak ortaya konulamadığından, davalı taşıyıcının dava konusu yük hasarından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.648,58.TL den karar harcı olan 59,30.TL nin mahsubu ile fazla alınan 2. 589,28 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı yargı gider toplamı olan 60,50.TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı vekili için takdir edilen 15.806,88.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır