T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/87 Esas
KARAR NO:2022/404
DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/03/2020
KARAR TARİHİ:22/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... IMO numaralı M/T “...” isimli gemi 04.03.2019 tarihinde ... iskelesine yanaştığını, yükleme operasyonu sırasında balast tahliyesi yapılırken geminin sancak kıç omuzluk ve bordası etrafında denize ... sızdığı görüldüğünü, bunun üzerine, yükleme ve balast operasyonları durdurulduğunu, hadise sonrasında yapılan incelemelerde geminin kargo tankında hasar oluştuğunu, bu hasar nedeniyle ...'in öncelikle kargo tankından balast tankına, daha sonrasında ise balastla birlikte denize döküldüğünün anlaşıldığını, müvekkili tarafından hadiseye ilişkin olarak yükümlülükler yerine getirilerek zaman kaybetmeksizin, ... numaralı ve 14.11.2018 tarihli sigorta poliçesi tahtında geminin Tekne Sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş geminin klas kuruluşu olan ...sigortacısı olan ... hadise ile ilgili olarak bilgilendirildiğini, bnu müteakip, ... Sigorta'dan geminin tankında meydana gelen hasarın sigorta poliçesi kapsamında giderilmesi için yardım ve tazminat talebinde bulunduğunu, geminin gövdesinde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili tarafından yapılan başvuruya istinaden ... Sigorta tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ancak ... Sigorta tarafından gönderilen 15.05.2019 tarihli yazı ile hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, hasarın meydana geldiği anda her türlü sertifikası mevcut ve tüm denetimlerden sorunsuz bir şekilde geçmiş olan gemide meydana gelen hasarın sigorta teminat kapsamı dışında olduğu iddia edildiğini ve müvekkilinin hasar tazmin talepleri reddedildiğini, ticari itibarının zedelenmemesi ve telafisi mümkün olamayacak daha fazla zararların oluşmasının engellenmesi amacıyla hasarların tamiratı müvekkilinin kendi imkanları ile karşılanmak zorunda kaldığını, bunun neticesinde, hasar ve sigorta konusu hadise sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlar toplamı, Sigorta Poliçesi uyarınca 30.000,00 Amerikarı Doları tenzili muafiyet uygulandıktan sonra şimdilik 125.115,72 Amerikan Doları ve 111.462,00 Türk Lirası tutarında olup, davalı ... Sigorta tarafından tüm taleplere rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... Sigorta'nın haksız ve mesnetsiz bir şekilde müvekkilinin uğramış olduğu hasar ve zararları tazminden kaçınması nedeniyle Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi hükmü uyarınca dava şartı olması nedeniyle 17/12/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, 20/01/2020 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma olmaksızın sonuçlandığını beyanla fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, dava konusu hasar nedeniyle müvekkilinin uğradığı hasar ve zararlardan şimdilik 125.115,72 Amerikan Doları ve 111.462,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu hasara ilişkin olarak yasada, genel ve özel şartlarda belirlenen zamanaşımı süresi zarfında başvuru yapılmadığından, davanın reddi gerektiğini, Sigortacılık Kanunu ve HMK gereği, işbu başvurunun dava şartı noksanlığından ve usulden reddi gerektiğini, işbu davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava niteliğinde tazminat talebinde bulunulmuş ise de; davacı tarafın kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, işbu davaya konu poliçe üzerinde dain-i mürtehin kaydı bulunmakta olup, davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, işbu dava konusu hasar ve zarara sebebiyet veren “...” teknesi, 25/11/2018 – 25/11/2019 vade tarihli ... nolu ... Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından sigorta teminatı altına alındığını, sigortalı davacı tarafın iddia ve beyanlarına göre, 04/03/2019 Yarımca ... iskelesinde yapılan yükleme operasyonu sırasında balast tahliyesi yapılırken, tekneden denize ... sızdığının görüldüğünü beyan ederek, söz konusu hadise nedeniyle meydana gelen hasar ve zararın tazmini talep edildiğini, 16/04/2019 tarihli ... Sigortası Ekspertiz Raporu’nda; gemideki kusurun, geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak tank iç dip saclarının korozyon, yıpranma ve aşınması (wear and tear) nedeniyle ortaya çıktığı, bu hasar poliçe teminatında ((... (01.11.95) Cl.250)) belirtilen riskler sonucu oluşmadığı için teminat haricinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, 29/03/2019 tarihli Tekne Hasar Bilirkişi Teknik Raporunda; no.4 kargo tankları tanktop (inner bottom) saç kalınlıkları tank genelinde limitlerin altında ölçülmesine karşın yenileme yapılmadığı, geçen zaman içerisinde de hasarın geminin genel kondisyonu, olağan çalışma koşullarında oluşan tanktop (inner bottom) saçlarında yıpranma ve aşınmaya (wear and tear) bağlı olarak oluştuğu tespitlerine yer verildiğini, meydana gelen hasar ve zararın kaynağı olan ve teknede tank iç dip saclarında bulunan deliklerin, olağan çalışma koşullarına bağlı korozyon, yıpranma, eskime ve aşınma neticesinde ortaya çıkmış olması nedeniyle, meydana gelen hasar ve zararlar poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın, olayın ve hasarın meydana geliş biçime ilişkin iddia ve tespitleri gerçeğe aykırı olup, meydana gelen hasar ve zararın teminat kapsamında olduğu hususu davacı tarafından ispatlanamadığını, poliçede yer alan açık kloz gereğince, özen yükümlülüğünün ihlal edilmesi ve gerekli özenin gösterilmemesi neticesinde meydana gelen riziko dolayısıyla oluşan hasar ve zarar teminat dışı olduğunu, müvekkilinin başvuru konusu olay neticesinde oluşan hasar ve zararı tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, sigortalı tarafından doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğinden, müvekkili sigorta şirketinin zararı tazmin sorumluluğu bulunmadığını, hasarın teminat kapsamında olduğunu kabul manasına gelmemek üzere, TTK 1448 md. ve sigorta genel şartları gereğince sigortalı zararın doğmasını önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almaması nedeniyle, olayda müterafik kusurlu olduğunu, hasarın teminat içinde olduğunu kabul manasına gelmemek üzere, talep edilen hasar miktarı fahiş olduğunu, muafiyet hükümleri uygulanmasını, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, faiz taleplerinin kabulü mümkün olmamak birlikte, Türk Lirası alacağına yalnızca dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz işletilebileceğini beyanla müvekkili şirketin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile lehe tam vekalet ücretinin başvurandan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; tekne sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup taraflararasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davacının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, gemideki hasarın neden kaynaklandığı, hasarın sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı ile gerçek hasar miktarının nekadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Davacı taraf, meydana gelen rizikonun gemi adamlarının hatalı raspa yapmasından kaynaklı olarak oluştuğunu, sigorta klozunda yer alan 6.2.2. md yer alan “Kaptanın, gemi zabitlerinin, gemi adamlarının ya da kılavuzların ihmali” nin police kapsamında olduğunu belirterek zararın, bu madde düzenlemesine göre sigorta teminatı kapsamında kaldığını iddia etmektedir. Davalı sigorta şirketi ise, zarar sebebinin korozyon olduğunu ileri sürerek bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını savunmaktadır.
Davacı şirketin maliki olduğu ... IMO numaralı M/T “...” isimli geminin ... numaralı ve 14.11.2018 tarihli Tekne sigorta poliçesi davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olup davacının sigorta poliçesinde sigortalı olarak yeraldığı görülmektedir Taraflar arasında düzenlenen ... sayılı Tekne Poliçesinde yer alan Daini mürtehin kaydında ... AŞ rehin alacaklısı olarak gösterilmiştir. Dava dosyasına sunulan 11.11.2020 tarihli ... AŞ tarafından gönderilen yazıda “açılan davada sigorta tazminatı ödemesinin davacı ve sigortalı ... TİC, LTD.ŞTİ.NE ödenmesine muvafakat edildiği belirtilmiş olduğundan, davacının iş bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu değerlendirilmiştir.
Dava, TTK'nın 1420. Maddesine göre iki yıllık zaman aşımı süresine tabi olup bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen ... Poliçesi Genel şartları C.6. md. de zamanaşımı ayrıca düzenlenmiş, “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler, hasar tarihinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.” şeklinde yer alan düzenlemede zaman aşımı başlangıç tarihi hasar tarihi olarak belirtilmiştir. Muacceliyet tarihi mal sigortalarında TTK 1427/1. Md. de “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur” şeklinde düzenlenmiştir. Davaya konu olay 04.03.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Dava tarihi ise 02.03.2020 olduğundan davanın iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kabul edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, ... isimli petrol tankerinin 4 numaralı iskele ve sancak kargo tanklarında iç dip saçlarındaki delinmeler sebebiyle meydana gelen hasarın giderilmesi sigorta şirketinden talep edilmektedir. ... numaralı Tekne Sigorta Poliçesinin 25.11.2018-2019 vadeli olarak düzenlendiği, 04.03.2019 tarihli olayın sigorta teminat süresi içinde meydana geldiği, dosya kapsamına göre sabittir. Davacının süresi içinde hasar ihbarında bulunduğu, geminin sigorta şirketi tarafından görevlendirilen teknik bilirkişi tarafından incelenmesine izin verdiği bu şekilde sigortalıya düşen yükümlülüğünü yerine getirdiği dosyada mübrez olan hasar dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Düzenlenen poliçenin Tekne Poliçesi genel şartları ile ... (01.11.1995) ... klozu ve poliçede yazılı klozlar çerçevesinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Poliçede, “İşbu police ile verilen teminat tekneye sigorta başlangıç tarihi itibarıyla 30 gün içinde şirketimiz tarafından ekspertiz yaptırılması ve ekspertiz sonucu teknenin kondisyonunun yeterli ve olumlu bulunması şartıyla geçerli olacaktır. Ekspertiz sonucu sigortalanmaya engel teşkil edecek herhangi bir durumun tespiti halinde ise sigortacının teminat vermeme veya teminat şartlarını değiştirme hakkı saklıdır” notu bulunmakta olup, sigorta şirketi Bayrak ülkesinin yetkili Survey'inin inceleme yaparak verdiği denize elverişlilik raporuna itibar ederek gemi mevcut hali ile sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.
Dava dosyasına sunulan belge ve bilgilerden anlaşıldığı üzere, geminin 04/03/2019 tarihinde İzmit Kocaeli'nde bulunan ... iskelesinde yükleme operasyonu devam ederken denize ... döküntüsü olduğunun tespit edildiği, dalgıçlar ve gemi personeli marifetiyle yapılan kontrollerde, geminin kargo (yük) tanıkları ve balast tankları arasında kaçak/sızıntı olduğu tespit edilmiştir. Geminin onarımı yapılmak üzere Tuzla'da bulunan ... Sanayi Sitesi'ne gelmesi, kargo ve balast tarıklarının temizlenmesi ve gas free işlemi yapılmasından sonra, 13.03.2019 tarihinde, ... Sigortacısının görevlendirdiği sörvey firması yetkilisi, ... Sörveyörü, kalınlık ölçüm firması ...'nin yetkilisi, gemi teknik müdürü ve davalının görevlendirdiği eksper, hepbirlikte ekspertiz çalışmaları yapmıştır. İncelemeler sonucunda, 4 numaralı iskele ve sancak kargo tanklarında, tank top (inner bottum) sacı üzerinde birer adet delik tespit edilmiştir. Sigorta Eksperi delik boyutunu 3 mm kadar ve “kuş gözü” olarak tanımlamıştır. Bu tank içerisinde bulunan kenar saclarından kıç taraftaki sacın 2015 yılında yapılan tadilatta yenilenmiş olduğu, delinen sacın ise değiştirilmemiş eski sac olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca iki sac arasında kondisyon ve deformasyon farklılıkları bulunduğu belirtilmiştir. Sancak taraftaki 4 numaralı kargo tankı içinde de iç dip sacında (tank top sacında) orta bölümde delinme tespit edilmiştir. Delinen bu sacın da 2015 yılındaki tadilatta değiştirilmemiş olan eski sac olduğu belirtilmiştir. Deliklerin şekli incelendiğinde, oyuklanma (çukur oluşumu) şeklinde bir delik olduğu, delik noktalarında sacın yukarıdan aşağıya doğru deforme olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Sigorta Ekspertiz raporunda Hasarın Sebebine İlişkin olarak, deniz kirliliğine yol açan sebebinin, 4 nolu iskele ve sancak kargo tanklarında iç dip saclarındaki delinmeler nedeniyle balast tanklarına yük sızması ve bu sızan yükün balast operasyonu esnasında denize basılması olduğu, İçdip saclarının herhangi bir deniz rizikosuna bağlı olmaksızın ve herhangi bir ani ve beklenmedik olaya bağlı olmaksızın, zaman içerisinde geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak, sacların uğramış olduğu eskime, aşınma, yıpranma, korozyon nedeniyle delinmiş olduğu, zira 2 adet deliğin “kuş gözü” olarak tabir edilen boyutlarda olduğu ve çukurlaşma, oyuklanma şeklinde görüldüğü, bunun bir korozyon hadisesi olduğu, özellikle kış aylarında bu deniz suyunun soğuk olduğu, tankların iç dip saclarına aynı anda etkileyen sıcak yük ve soğuk deniz suyunun saclardaki korozyonu arttırıcı bir unsur olduğu, geminin son bir yılda gemilere yakıt servis eden gemi olarak çalışması nedeniyle, operasyon yükünün çok artmasının da sacların beklenenden daha çabuk korozyona uğramasına ve incelmesine neden olduğu,2018 yılında yapılmış olan kalınlık ölçüm raporunda, tank iç dip saclarının kalınlıkları kabul edilebilir düzeyde olsa da, olay sonrası yapılmış olan ölçümlerde sacların genelinin inceldiği ve korozyona uğradığının tespit edildiği, onarım sonrası düzenlenen ... raporunda, delinen sacların haricinde pek çok sacın yenilendiği, ayrıca diğer tanklardaki iç dip saclarının neredeyse tamamının “şüpheli” sac sınıfında olduğunun raporlandığı, sonuç olarak, gemideki kusurun, geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak tank iç dip saclarının yıpranma ve aşınması (wear and tear) nedeniyle olduğu yönünde görüş belirtilmiştir.
Geminin olağan kullanımı sebebiyle oluşan yıpranma, aşınma ve delinme dolayısıyla oluşan zararları oluşturan rizikonun, düzenlenen poliçe ve kloz kapsamında olmadığı hususunda taraflar arasında tartışma bulunmamaktadır. Davacı taraf, dava konusu hasarın gemi mürettebatının gemi tankları içerisinde gerçekleştirmiş olduğu hatalı raspa işlemleri sırasında meydana geldiğini, raspa işleminin taş motoru kullanılarak yapıldığını ve sıklıkla yapılan bu işlemin gerekli önlemler alındığı taktirde herhangi bir tehlikesinin bulunmadığını ileri sürmektedir.
... gemisi 2018 yılında Intermediate Survey (klas ara sörveyi) geçirmiş ve bu sörveyler 11.07.2018 tarihinde tamamlanmıştır. Dosyada mevcut geminin klas kuruluşu olan ...'nun ilgili Sörvey Raporunda, gemide yapılan işlemler belirtilmiştir. Buna göre; sigortalı geminin geminin sac kalınlık ölçümleri, ... tarafından onaylı servis sağlayıcı firma olan “... Mühendislik ve Sörvey Hizmetleri” firması tarafından yapılmıştır. Ölçüm sonuçlarını değerlendiren ..., şüpheli bir alan (kalınlığı müsaade edilen limitlerin altına düşmüş) bulunmadığını; No.1, 2, 3, 4 P/S kargo tanklarının yapılan iç muayenesinde kondisyonlarının iyi durumda olduğunu; ancak bu tankların boya kondisyonlarının “zayıf” olduğunu,No.1, 2, 3, 4 P/S balast tanklarının yapılan iç muayenesinde kondisyonlarının iyi durumda bulunduğunu, ancak bu tankların boya kondisyonlarının “zayıf” olduğunu, tanklarının boya kondisyonlarındaki bu zafiyetin 2015 yılında yapılan muayenede de tespit edilmiş ve her yıl yapılacak sörveylerde kontrol edilmesi gerektiği raporlanmasına rağmen, 2018 yılına gelindiğinde bu boya kondisyonu zafiyetinin halen devam ettiğini raporlanmıştır.
Geminin11.07.2018 tarihinde tamamlanmış olan klas ara sörveyinde alınmış olan sac kalınlık ölçülerinin uygun bulunması ile geminin kargo tanklarında sac yenileme işlemine ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmaktadır. ... firması tarafından alınmış ve raporlanmış olan sac kalınlık ölçüleri incelendiğinde, 40 ila 60, Postalar arasında bulunan 4 nolu kargo tankının tank top sacının kalınlıklarındaki azalmanın limitler içinde kaldığı, orijinal kalınlığı 8 mm olan sacların kalınlığının müsaade edilen alt limit olan 6.4 mm'nin altına düşmediği görülmektedir. Bu nedenledir ki geminin klas kuruluşu olan ..., bu tankta sac değişimine gerek görmemiş ve bu yönde davacı gemi donatanına tavsiyede bulunmamıştır. Geminin bir önceki kapsamlı sörveyleri ise 2015 yılında Tuzla'da bulunan Hidrodinamik Tersanesinde yapılmış olan ... (Klas Yenileme Sörveyi)dir. Bu sörveylere ait kayıtları incelemiş olan ... A.Ş. Firması, düzenlediği raporda, alınan kalınlık ölçümleri sonucu No.5 kargo tankı tanktop saclarının komple ve No.3 ve No.2 kargo tankları tanktop saclarında da kısmi sac yenilemelerinin yapıldığının anlaşıldığını; No,4 sancak ve iskele kargo tanklarında tanktop saclarından alınan kalınlıklarının ölçümlerini gösteren draftlarda, ölçülen kalınlıkların bir iki nokta hariç hemen hemen tümünde bu limitlerin altında ölçülmesine karşın, no.4 sancak ve iskele kargo tanklarında tanktop sac değişiminin yapılmadığının görüldüğünü belirtmektedir.
Mahkememiz tarafından alınan 07/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait “...” isimli tankerin 800.000 USD sigorta bedeli ile davalı ... Sigorta AŞ tarafından ... numaralı ... Sigorta Poliçesi ile 25.11.2018-2019 vadeli olarak ... Poliçesi genel şartları ile ... ... klozu ve poliçede yazılı klozlar çerçevesinde sigorta edildiği, 04.03.2019 tarihli olayın sigorta teminat süresi içinde gerçekleştiği, meydana gelen hasarın mahiyeti itibarıyla "teknenin olağan kullanımı sebebiyle aşınma ve korozyon sebehiyle meydana geldiği, gemi ile ilgili düzenlenen ve hasar tarihinden 8 ay önce yapılan tespitlerde ölçümlenen 4 no'lu tank dip sac kalınlık ölçümlerinin hatalı olduğu, ya da delinmenin oluştuğu kısmın kalınlık ölçüsünün 6.4 mm olan alt sınırın çok altında olmasına ragmen, bu kısımdan ölçüm alınmadığı ve/veya alınan ölçülerin hatalı olduğu ve gerçeği yansıtmadığı, ancak bu hususun rizikonun "teknenin olağan kullanımı sebebiyle aşınma ve korozyon sebebiyle meydana geldiği” gerçeğini değiştirmediği, meydana gelen rizikonun KLOZ 280'de “tehlikeler” başlığı altında yer alan 6. Md. De teminat verilen rizikolar arasında sayılmadığı, davacı tarafın hasar sebebinin “gemi personelinin hatalı raspa işleminden kaynaklandığı bu hususunda teminat verilen riziko olduğu” yönündeki iddiası ile ilgili olarak, “ No.4 sancak ve iskele kargo tanklarında tanktop saclarından alınan kalınlık ölçüleri, orijinal kalınlığı 8 mm olan sac için 6,4 mm altında değil ise hatalı raspa uygulamasının delinmeye sebep olmayacağı” dolayısıyla bilirkişi heyeti olarak bu iddiaya katılınmadığı, talebin yakın sebebinin police kapsamında olacağı kanaatine varılması halinde, meydana gelen zararın poliçede yeralan 30.000 USD muafiyet düşülmesinden sonra 58.857,10 USD olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Buna göre bilirkişi raporunda teknik bilirkişiler tarafından hasarın nedenine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 2018 yılında kalınlıkları ölçülmüş ve limitler dahilinde bulunmuş sacların 8 ay gibi kısa bir süre içinde, bu denli ve hemen hemen tamamının incelmiş olması, lokal korozyon ve/veya taşlama sonucu değil, önceki ölçümün sağlıklı ve doğru olmadığı, klas kuruluşunun bu ölçülere itibar ederek limitlere çok yakın veya limit altına inmiş sacları değiştirme tavsiyesinde bulun(a)madığı, geminin sigortalandığı tarih ve olay tarihi itibariyle sertifikaları bakımından denize elverişli halde görülmesine rağmen, aslında gerçekte tank top saclarınında tespit edilememiş bu zafiyet nedeniyle denize elverişli halde bulunmadığı değerlendirilmiştir. Raporda ayrıca,gemi donatanı olan davacının bu hususu bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği; zira donatanın gemisini Bayrak Devletinin yetkilendirdiği bir klas kuruluşuna kayıt ettirerek, teknik yönden denetim ve kontrollerini bu kuruluşa yaptırmakta olduğu; klas kuruluşunun da kendisinin akredite ederek yetkilendirdiği Kalınlık Ölçüm Firmasının ölçüm raporunun doğruluğuna itibar ederek aslında kalınlıkları limitler altına inmiş olan sacların değiştirilmesi yönünde tavsiyede bulunmadığının anlaşıldığı, gemisinde, daha önce incelmiş oldukları tespit edilememiş saclar bulunması ve yüzey koruyucu (coating) kaplamasının yetersiz olmasının hızlandırdığı korozyon sonucu, bu sacların bir süre sonra 2 noktada delinmesi hadisesinde, davacı donatana sigortalı olarak özen eksikliği bulunduğu ya da ihmali olduğu şeklinde müterafik kusur yüklenemeyeceği belirtilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ile hükme yeterli görülen bilirkişi raporuna göre; davacıya ait “...” isimli geminin davalı ... Sigorta AŞ tarafından ... numaralı Tekne Sigorta Poliçesi ile 25.11.2018-2019 vadeli olarak Tekne Poliçesi genel şartları ile ... (01.11.1995) ... klozu ve poliçede yazılı klozlar çerçevesinde sigortalandığı, dava konusu olayın sigorta teminat süresi içinde gerçekleştiği, deniz kirliliğine yol açan hadisenin sebebinin, geminin 4 nolu iskele ve sancak kargo tanklarında iç dip saclarındaki delinmeler nedeniyle balast tanklarına yük sızması ve bu sızan yükün balast operasyonu esnasında denize basılması olduğu, iç dip saclarının herhangi bir deniz rizikosuna bağlı olmaksızın ve herhangi bir ani ve beklenmedik olaya bağlı olmaksızın, zaman içerisinde geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak, sacların uğramış olduğu eskime, aşınma, yıpranma, korozyon nedeniyle delinmiş olduğu, zira iki adet deliğin “kuş gözü” olarak tabir edilen boyutlarda olduğu ve çukurlaşma, oyuklanma şeklinde görüldüğü, geminin 2015 yılında yapılan sörveyinde No.5 kargo tankı tank top saclarının komple ve No.3 ve No.2 kargo tankları tanktop saclarında da geminin klas kuruluşunun alınmış olan kalınlık ölçülerine bağlı olarak isteği doğrultusunda kısmi sac yenilemelerinin yapıldığı, davaya konu 4 no'lu tank saclarında ise bu bölgenin yanlış alınmış kalınlık ölçüleri nedeniyle zafiyete uğramadığı ya da sacın incelmediği zannedilerek yenileme yapılmadığı, gemide meydana gelen hasarın teknenin olağan kullanımı sebebiyle aşınma ve korozyon sebebiyle meydana geldiği, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 15.230,08 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 15.149,38 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 61.641,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/06/2022
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır