T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2020/487
KARAR NO: 2022/117
DAVA: Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/12/2020
KARAR TARİHİ: 15/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın müvekkili taşıyanın aracılığı ile yurt dışına emtia gönderdiğini, davalı şirketin taşımadan doğan navlun ve ardiye masraflarını ödemediğini, taşıma işinin gerektiği gibi özen ve dikkat ile yapıldığı konusunda taraflar arasında bir sorun bulunmadığını, borçlu-davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, taşıma işinin deniz yolu ile yapıldığını, taraflar arasında taşıma işinin yapıldığı konusunda da ihtilafın bulunmadığını, taşıma sözleşmesinin de kurulduğunu, ... ... tarafından düzenlenmiş ... no'lu konşimento'da yer alan emtiaların ... İth. ihr. Ltd. Şti.'den alınarak ... ... Libya'ya ve ... ... tarafından düzenlenmiş ... nolu konşimentoda yer alan emtiaların yine aynı firmalardan alınarak, Libya'ya taşınmasında aracılık edildiğini ve armatör firmalara taşıma işine ait ödemeler yapıldığını, davalı firma yetkilileri ve müvekkili şirket yetkililerinin bir çok defa konu üzerinde yazıştığını ve müvekkili firmanın yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının özellikle whatsapp yazışmalarında ve yine whatsapp aracılığı ile gönderdiği ses kayıtlarında taşımaya ilişkin borçlarına yönelik kabulünün açıkça meydanda olduğunu beyanla, öncelikle davalının ... BANKASI ... ŞUBESİ ... hesaplarına ihtiyati haciz koyulmasını, mümkün görülmezse ihtiyati tedbir uygulanmasını .... İcra Müdürlüğü 2020/ ... Esas sayılı dosyasından takibe geçilen 42.092,27 USD 'nin tespiti ile borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket ile davacı taraf arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde taraflar arasında taşıma sözleşmesi kurulduğunun belirtmiş olmasına karşın herhangi bir sözleşme sunamadığını, davacı tarafin faturalara konu hizmeti eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar taşıma işinin özen ve dikkat ile yapıldığı konusunda taraflar arasında bir sorun olmadığını belirtmiş olsa da bu beyanın gerçek durumu yansıtmadığını, zira müvekkili şirketin ihraç edeceği ürünlerin taşınması hususunda davacı taraf ile anlaştığını, ancak davacı şirketin taşıma işinde gerekli özen ve dikkati göstermemesi ve gecikmesi sebebiyle taşınılan ürünlerin taşıma sırasında bozulduğunu, tonaj kaybına uğradığını ve teslim alan alıcı firma tarafından ihracat bedelinin eksik ödendiğini, müvekkil şirketin maddi zarara uğrattığını, icra takibine konu diğer faturaları ve faturalara konu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için borcun var olduğu kabul edilse dahi 13.02.2020 tarihli, ... nolu ve 1.635,63 USD bedelli vade farkı faturasının dayanağının bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi, davacı tarafın alacaklı olduğuna ve müvekkil şirketin temerrüte düşürüldüğüne ilişkinde davacı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmadığını, belgede sunulamadığını, davacı tarafın, müvekkili şirketin borcu kabul ve ikrar ettiğine ilişkin beyanlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkili şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirketin borçlu olduğunu gösterir herhangi bir belge düzenlenmediğini ve imzalanmadığını, davacı tarafın taşıma işinde gerekli özen ve dikkati göstermediğini ve müvekkili şirketin taşıma işinden kaynaklı davacı tarafa borcu olmadığının yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacağını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
Dava; taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun ve ardiye alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın; davacı tarafça alacağa konu hizmetlerin sözleşmeye uygun olarak ifa edilip edilmediği, taşımaya konu emtiaların hasara uğradığı iddiası nedeni ile davalının zararının bulunup bulunmadığı ve bu hasar iddiasının davacı alacağına etkisi ile bunlara göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E.sayılı dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine 19/02/2020 tarihinde takibe başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 25/02/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve davanın 30/12/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
21/01/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin düzenlediği üç adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 19.02.2020 tarihi itibariyle 41.932,63 USD alacağının bulunduğunu, davalı şirketin ise tarafına düzenlenen üç (1) adet faturadan 10.12.2019 tarihli ... seri nolu 5.097,00 USD tutarlı “Navlun-Ardiye Masrafları” açıklamalı fatura içeriğindeki 3.150,00 USD miktarı kabul etmeyerek cari hesabından tenzil ettiğini, davalı şirketin yaptığı ters kayıt işlemi muhasebe usul ve esasına uygun yapılmadığını, davalı şirketin kabul etmediği masrafın tutarı kadar davacı yana iade faturası düzenlemesi gerektiğinden davalı yanın icra takip tarihi olan 19.02.2020?2' itibariyle 41.932,63 USD borcunun bulunduğunu, taraflar arasında bir navlun sözleşmesi kurulduğunu, davacının taşıyan, davalının taşıtan sıfatına haiz olduğunu ve davacı şirketin alt navlun sözleşmeleri akdetmek suretiyle taşımaların ... ... ve ... ... ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla faturalardaki alacağının esasının navlun sözleşmesinden doğan alacak kalemlerine ilişkin olduğunu, davalı taşıtanın navlunu ödediği ispat edilmedikçe navlundan sorumlu olduğunu, ardiye ücreti talebinin dayanağının ispata muhtaç olduğunu, vade farkı konusunda taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, bu konuda takdirin Mahkeme'ye ait olduğunu, 24.01.2020 tarihli davalının kaşe ve imzasına havi fotokopi belgede “navlun, ardiye ücreti ve vade farkı toplamı 40.297.00 USD nin 31.01.2020 tarihine kadar ödeneceğine ilişkin taahhütte bulunduğunu, bu belgenin borcun ikrarı olarak kabul edilmesi halinde davalı şirketin borcun tamamından sorumlu olduğu hususunda ve tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan etmişlerdir.
Dosya içerisinde faturaların alacağının dayanağı olan iki adet konişmento vardır:
Bunlardan ilki, ... ... tarafından düzenlenmiş ... no'lu korişimentodur, bu konşimento tahtında emtialar ... ... Ltd. Şti.'den alınarak ... Libya'ya deniz yoluyla taşınmıştır. Davacı bu taşımaya ilişki olarak 3.150 USD navlun, 1.650 USD ardiye ücreti olarak toplam 5.037 USD fatura düzenlemiştir. Bu taşıma nedeniyle, davacı adına toplam 2.508,26 USD fatura düzenlendiği ve bu faturanın davacı yanca dava dışı ... ... firmasına ödendiği anlaşılmıştır.
İkincisi, ... ... tarafından düzenlenmiş ... nolu konşimentodur. Bu konşimento tahtında emtialar, ... Ltd. Şti.'den alınarak ... ... Libya'ya deniz yoluyla taşınmıştır. Davacı bu taşımaya ilişki olarak 35.200 USD navlun, faturası düzenlemiştir. Bu taşıma nedeniyle, davacı adına1.320,00 USD ardiye açıklamalı, 5.500 USD terminal ve operasyonel hizmetler açıklamalı, 14.300 USD navlun açıklamalı fatiralar düzenlendiği, bu faturaların davacı yanca dava dışıArkas ... firmasına ödendiği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan konşimentolar, Gümrük Müdürlüğünden celp edilen belgeler ile Menşe Şehadaetnamesine göre davalının, faturalara konu taşımalarda gönderen / yükleten olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut konişmentolar, yazışmalar, manifesto, gümrük belgeleri tahtında taraflara arasında bir navlun sözleşmesi kurulduğu, davacının taşıyan, davalının taşıtan sıfatına haiz olduğu ve davacı şirketin alt navlun sözleşmeleri akdedilerek, taşımaların ... ... ve ... ... fimaları tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
TTK'nun 1200 maddesi uyarınca, navlun ve taşıyana ait diğer alacakların borçlusu navlun sözleşmesinin tarafı sıfatıyla Davalı taşıtandır. Dosya kapsamındaki konişmentolarda navluna ilişkin olarak “freigt prepaid” kaydı yer almaktadır. Bu kayıt, navlunun peşin ödendiğine ilişkin karine olmakla birlikte, dosya kapsamında taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinden, dosyadaki yazışmalardan ve 24/01/2020 tarihli davalının kaşe ve imzasına havi fotokopi belgeden davalı taşıtan tarafından navlunun ödenmediği tespit olunmuştur.
Davalı vekilince dava konusu ihtilafta, davacının taşımayı gereği gibi yapmadığı, gerekli özen ve dikkati göstermemesi ve gecikmesi sebebiyle taşınılan ürünlerin taşıma sırasında bozulduğunu ileri sürülmüştür. Davacı Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yüklenmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermek konusunda TTK 1178/1 maddesi gereğince sorumludur. Navlun sözleşmesinde belirlenen boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış olan süre veya açıkça kararlaştırılmış bir süre yoksa, olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslimi ise TTK 1178/4 maddesinde düzenlenmiş olup, davacı bu yükümlülüklerin ihlali sonucu eşyanın zıya veya hasara uğramasından veya geç tesliminden ileri gelen zararlardan sorumlu olacaktır. Ancak dosyaya, davalı yanca, tahliye limanında gönderilenin malları geç teslim aldığı, hasarlı olduğu, bu masrafların rücuen talep edildiğine ilşkin, bu iddiaları ispata yarayacak herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Diğer yandan, eşyanın geç teslim edilmiş olması navlun alacağını etkilemeyeceği gibi, taşıyanın sorumlu olduğu zararın belirlenmesinde navlunun indirilmesi de söz konusu olamaz. Bu nedenle davalının bu yöndeki savunmaları ispatlanamamış olduğundan mahkemece kabul edilmemiştir.
Davacını bir diğer talebi ardiye ücreti olarak 1.650 USDdir. Bu talebinin dayanağı olarak 10/12/2019 tarihli fatura sunulmuş olup, ... no'lu konişimento tahtındaki taşımaya ilişkindir. Davacı vekilince dosyaya bu faturaya ilişkin olarak, dava dışı ... tarafından düzenlenen ardiye faturası ve ödeme belgesi sunulmuştur.
Davacı'nın 635,63 USD tutarlı “Vade Farkı” vade farkı talebi de bulunmaktadır. Vade farkı konusunda taraflar arasında bir sözleşme yoktur. Ancak davalı adına düzenlenen faturalarda ödemenin döviz cisinden yapılması gerektiği belirtiymiştir. Ayrıca 24.01.2020 tarihli davalının kaşe ve imzasına havi belge ile 40.297,00 USD borcun en geç 31/012020 tarihine kadar ödeneceği de davalı yanın kabulündedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı yanca navlun ve teferruatı olan bedellerin davacıya ödenmediği, ticari defter kayıtlarından tespit olunmakla ve yukarıda bahsi geçen davalı yan kaşe ve imzasına içeren belge de mahkemece dikkate alınarak asıl alacak kalemleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ancak dosya kapsamında davalının usule uygun olarak temerrüde düşürüldüğü tespit olunmadığından işlemiş faiz talepleri yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABÜLÜ ile ....İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 41.311,33 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 50.028,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Karar harcı olan 17.087,35 TL'den peşin alınan 4.014,83 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.072,52 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 4.014,83 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 3.794,50 TL'nin ( 54,40 TL başvurma harcı, 140,10 TL posta gideri ve 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3.724,10 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı için takdir edilen 25.960,10 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı vekili için takdir edilen 4.728,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.295,50 TL sinin davalıdan, 24,50 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine
Dair,Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/03/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır