T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/91 Esas
KARAR NO:2022/310
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/03/2020
KARAR TARİHİ:24/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul'da mukim ve gemiler ile alakalı sörvey, denetim ve danışmanlık hizmeti faaliyeleri ile iştigal ettiklerini, davalının talebi üzerine 06.01.2018 tarihinde ... ... (...), 06.09.2018 tarihinde ... (...), 06.09.2013 tarihinde ... (...), 06.09.2018 tarihinde ... [...), 11.09.2018 tarihinde ... K (...), 17.01,2019 tarihinde ...(...) ve 17.01.2019 tarihinde ... (...) adlı piyasada satılık olan davalı tarafından belirlenen gemiler için sörvey denetim ve danışmanlık hizmeti sağlanmış olup bu faaliyetlerden Doğan 16.520,00 Usd alacağının söz konusu olduğunu, bunun yanı sıra bahis konusu hizmetlerin sağlanması esnasında şirket yetkilisi ... tarafından otel, yol, yemek ve uçak masraflarına istinaden 14.195,45 TL harcama yapıldığını, bu harcamalara ilişkin alacağın tahsili amacıyla davacı firmaya temlikname verildiğini, faturanın ödenmesi amacıyla davalıya ... Noterliği kanalıyla 22.04.2019 tarihli ... nolu ihtarname gönderildiği ancak borcun inkar edildiğini, akabinde cevaben ... . Noterliğinin 07.05.2019 tarihli ... nolu ihtarnamenin gönderildiğini ancak bu ihatarnameye de verilen cevapla hayali bir faturadan söz edildiğini, verilen hizmetler için davalı ile yazışmalar yapıldığını ve hizmetlerin verildiğinin sabit olduğunu, bu denetimlerden bazılarına davalınında bizzat katıldığını, ... ..., ... ve ... isimli gemiler için yapılan masraf kalemlerinin toplamının 14.193,45 TL olduğu ve tahsil edilemediğini, diğer gemiler için yapılan masrafların ise elden tahsil edilmiş olduğu beyanları ile 16.520,00 Usd bedelli fatura alacağının 13.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca Usd'ye uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsili, otel, yol, yemek ve uçak masrafları toplamı olan 14.193,45 TLnin 13.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Gerek tebligatın yapıldığı gerekse fiilen oturdukları adres dikkâte alındığında mahkemenin yetkisiz olduğunu ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, ihtilafın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi olduğunu, davaya konu iddia olunan danışmanlık hizmetinin ticari nitelikte olmadığını, gemi ve yük alacağı niteliğinde olmayan ihtilafın Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev konusuna girmediğini, belirtilen gemilerle hiç bir ilgilerinin olmadığını ve davacı şirket ile bir çalışmalarının bulunmadığını, ... isimli bir gemilerinin bulunduğu ve işletmesinin ... Ltd, tarafından yapıldığını, faturada belirtilen hizmetler için bir sözleşme yapılması ve varsa iddia olunan iş ve hizmetlere ilişkin rapor yahut belge tanzim edilip talep edene teslim edilmesi gerektiğini, taraflar arasında ne yazılı ne de sözlü bir sözleşme bulunmadığını, hizmet talep edilmesi halinde gerekli masrafların ve ücretin peşin talep edilmesinin gerektiğini, davacı delil listesinde bulunan belge ve kayıtların davayı ispat noktasında delil değerinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hizmet bedellerinin fahiş olduğunu, talep edilen faizin niteliği ve orannı yönünden de itiraz ettikleri beyanları ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizin 02/11/2020 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararı uyarınca Mahkememizin TTK 5. Kitapta yer alan uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalarda İstanbul mülki sınırları içerisinde yetkili ve görevli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davacının Davalıya gemi survey ve danışmalık hizmeti verdiği, iş bu sözleşmesel ilişki tahtında tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, TBK'nun 502. maddesi uyarınca, taraflar arsasındakı hukuki ilişkiye, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, vekalet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, Davacı'nın vekaletin gereği gibi ifası için giderler yaptığı ve ücrete hak kazandığı, dolayısıyla, sörveyi yapılan 7 gemi için toplam 14.000 USD fatura konusu alacak miktarından ve ayrıca vekaletin gereği gibi ifası için harcanan otel, yol, yemek ve uçak masrafları olarak (temlik edilen) toplam 14.195,45 TL'den davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, alınan yeni raporda özetle; Dosyaya davacı tarafça sunulmuş bulunan yazışmalar, uçak biletleri, fotoğraflar vesair tüm belgelerin, davaya konu edilen sörvey hizmetlerinin davacı tarafından verildiğini kanıtlar nitelikte olduğu hususunun Sayın Mahkemece de benimsenmesi halinde, Kurulumuzun kanaatinin Davacının bu hizmetleri verdiği yönünde olduğu, işin, -mutad olandan farklı bir şekilde- yazılı bir anlaşma olmadan, Önceden işin bedeli belirlenmeden ve sörvey bulguları yazılı olarak raporlanmadan yapılmış olmasına dair davacı açıklamalarının Sayın Mahkemece de kabul edilir bulunması halinde, taraflar arasında sözlü bir mutabakat sağlandığının anlaşılacağı, bu durumda, davacının yaptığı iş karşılığında talep edebileceği hizmet bedelinin tüm gemilere tam hizmet verildiğinin kabul edilmesi halinde toplamı için (14.000,00 USD + KDV =) 16.520,00 USD olduğu ve bu tutarın makul bulunduğu, konaklamalı yapılan yurt dışı seyahatlerinde otel, yemek, ulaşım vb. gerekli ve hizmet kapsamında zorunlu harcamalar olduğu, ancak gemi başına sörvey hizmeti içerisinde neyin dahil edilip edilmeyeceği taraflarca anlaşılmadığından, (masraflar toplamı 14.193,45 TL içerisinden) sadece zaruri yaşam/yemek vd harcamaların dışında olan tutarların Saym Mahkemenizin takdir ve değerlendirilmesine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava; survey, denetim ve danışmanlık hizmeti nedeniyle alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekili gemiler ile alakalı sörvey, denetim ve danışmanlık hizmeti faaliyeleri ile iştigal ettiklerini, davalının talebi üzerine ... ... (...), ... (...), ... (...), ... [...), ... K (...), ...(...) ve ... (...) adlı piyasada satılık olan davalı tarafından belirlenen gemiler için sörvey denetim ve danışmanlık hizmeti sağlandığını, bu hizmetler nedeniyle alacağının bulunduğunu belirterek 13/03/2019 tarih 16.520,00 USD bedelli, sörvey, denetim ve danışmanlık hizmeti açıklamalı fatura alacağının tahsili talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf ise faturada belirtilen hizmetler için bir sözleşme yapılması ve varsa iddia olunan iş ve hizmetlere ilişkin rapor yahut belge tanzim edilip talep edene teslim edilmesi gerektiğini, taraflar arasında ne yazılı ne de sözlü bir sözleşme bulunmadığını ileri sürmüştür.
Kural olarak, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti düzenleyene ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini ve alacağını kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafça söz konusu hizmetlere ilişkin olduğunu belirterek dava dilekçesi ekinde fatura, bir takım yazışmalar, ödeme dekontları, uçak biletleri, yol ve yemek masraflarına ilişkin belgeler ile kredi kartı hesap ektresi sunulmuş olup başkaca bir delile dayanılmamıştır. Dosyaya sunulan 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan belgeler dayanak gösterilerek survey hizmeti verildiği, talep edilen bedellin kadri maruf olduğu belirtilmiştir. 01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise survey hizmeti verilmesine ilişkin usul açıklanarak, somut olayda mutad olandan farklı bir yol izlendiği ancak survey hizmeti verildiği yönünde kanaat oluştuğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda survey raporu alınması hususunda; bünyesinde Gemi Mühendisi (Gemi İnşa ve Makinaları Mühendisi), Gemi Makinaları İşletme Mühendisi, Uzakyol Kaptanı gibi mesleklere mensup sektör uzmanlarının çalıştığı kuruluşların, sörvey taleplerini, istek sahibinin yazılı müracaatı ile aldığı, talep edilen hizmetin uzmanını görevlendirdiği, geminin bulunduğu yere gidilmesi için seyahat edilmesi gerektiğinde seyahat planı yapıldığı, gemi üzerinde incelemeler (sörvey) tamamlandıktan sonra elde edilen bulgular ve tespit edilen durum yazılı olarak bir rapor halinde istek sahibine verildiği, yazılı olarak alınan taleple birlikte hizmetin bedeli de belirlenip, istek sahibine işin başında bildirildiği, hizmet bedelinin ödenmesi işin yapılıp tamamlanmasından sonra olabileceği gibi, işin başında, anlaşmayla birlikte bu bedelin bir kısmı peşin olarak da talep edilebildiği, yazılı bir kuralı olamayan bu çalışma şeklinin, yaygın, bilinen ve gerek yurtiçi gerekse uluslararası kapsamda sıklıkla uygulanan bir yöntem olduğu belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta bu şekilde bir yol izlenmediği, davacının survey hizmeti talep edildiğine ve ne şekilde anlaşma sağlandığına dair bir delil sunmadığı, bazı gemilerde inceleme yapıldığına dair deliller sunulmuş ise de düzenlenmiş bir survey raporunun bulunmadığı, davacı taraf bu hususu davalı ile aralarındaki arkadaşlık ve iş ilişkileri ile açıklamış ise de davacının tacir olması nedeniyle bu savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, buna göre fatura alacağı konusunda başkaca bir inceleme yapılamayacağı, davacı tarafça başka bir delile de dayanılmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanı reddine karar gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.995,71 TL'den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.915,01 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı yargı gider toplamı olan 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili için takdir edilen 15.015,89 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/05/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır