T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2020/92 Esas
KARAR NO:2022/485
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/09/2018
KARAR TARİHİ:19/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında uzun süreli bir ticari ilişkinin devam ettiğini, Mersin liman bölgesinde demuraj, liman giderleri vb. muhtelif konularda tarafların birlikte çalıştıklarını, 2016 yılında ... tarafından 16.200,00 ABD Doları tutarlı demuraj faturası kesildiğini, daha sonrasında, görüşmeler sonucu kesilen demurajın 5.000,00 ABD Doları tutarındaki kısmının iade edilmesi konusunda anlaştıklarını, bunun üzerine müvekkili tarafından 5.000,00 ABD Doları tutarında 01.03.2016 tarih ve 20160067 nolu fatura kesildiğini, ancak müvekkili tarafından kesilen 5.000,00 ABD Dolar bedelindeki iade faturasının işleme alınmadığını, karşılıklı faturalaşmalar yapılmışsa da cari hesaplarda düzeltme yapılmadığını, müvekkilinin alacak bakiyesinin 30.01.2018 tarihi itibari ile 17.222,00 ABD Doları olduğunu, müvekkili tarafından düzeltmenin yapılması için defaatle talepte bulunulmuşsa da bir sonuç alınamadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılmış olan icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun takip konusu 17.222,00 ABD Doları borcu takip dosyasında belirtilen işlemiş USD mevduata kamu bankalarınca uygulanan azami yıllık faiziyle ödemeye ve davalının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davada ilk ve temel iddiasının 2016 yılında doğmuş olan demuraj alacağına ilişkin olduğunu, demurajın navlun teferruatı olduğunu ve deniz ticareti hukuku düzeltmesine sahip olduğunu, davanın deniz ticareti hukuku davası olduğunu, davaya bakmaya Denizcilik İhtisas Dairesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin davacı ile akdetmiş olduğu herhangi bir cari hesap anlaşmasının bulunmadığını, davacı ile denizyoluyla konteyner taşımasına ilişkin yapılan navlun sözleşmelerinde fatura bazında ayrı ayrı ilişkilerinin olduğunu, inceleme ve değerlendirmelerde de bu şekilde taşıma ve fatura bazında ayrı ayrı gerçekleştirilmesinin gerektiğini, müvekkilinin Danimarka'da bulunan yabancı bir şirket olduğunu, yabancı olan dar mükellef olduğunu ve navlun hasılat defteri dışında başkaca ticari hesap kayıtlarının tutulmadığını, dava dilekçesinde gösterilen adresin müvekkilinin ...olan dava dışı ... Denizcilik A.Ş.'nin adresi olduğunu, demuraj ücretlerinin 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, görevsizlik nedeniyle dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, hukuka aykırı davanın esas yönünden reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 14/03/2019 tarih ... sayılı görevsizlik kararı verildiği, verilen görevsizlik kararının davacı vekilince istinaf edildiği, istinaf sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2020 tarih, 2020/231 Esas 2020/232 Karar sayılı kararı ile esastan reddedilmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın konusunun, davanın zaman aşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, taraflar arasında cari hesaba ilişkin anlaşma bulunup bulunmadığı, davacı tarafça adına düzenlenen demuraj faturasının iadesine yönelik düzenlenen iade faturası nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 12/07/2018 tarihinde icra takibine başlandığı ödeme emrinin davalı borçluya 13/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 15/08/2018 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 17/09/2018 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma ve Lojistik Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 09/02/2022 havale tarihli kök raporda özetle; davacı şirket siber saldırıya uğradıklarından e-defterlerinin kullanılamaz hale geldiğini beyan ederek ... Bilgisayar Sistemlerinin 20/10/2021 tarihli açıklama dilekçesi ekindeki
muavin kayıtlarını inceleme esnasında tarafıma ibraz ettiği, davalı şirket inceleme günü olan 27.10.2021 günü, saat 10:00’da mahkemenin duruşma
salonunda incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davalı şirketin ... nolu konşimentoya istinaden davacı yana düzenlediği demuraj faturaları dava ve icra takibine konu olan iade faturalarının dayanağını oluşturduğu tespit edilmiş olduğu, davacı şirketin ilgili tabloda ayrıntılı olarak görüldüğü üzere düzenlediği iade faturalarından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 12.07.2018 tarihi itibariyle davalı yandan 17.222,00 USD alacaklı olduğu, ... nolu konşimento kapsamında 16.200 USD demuraj tutarı oluştuğu ve bilirkişi heyetince demuraj tarifesine göre yapılan hesapla uyumlu olduğu, konu demurajın oluşma sebebinin emtianın Mersin Limanı'nda zamanında teslim alınmayarak konteynerlerin davalı fiili taşıyan şirket zamanında teslim edilmemesi olduğu, davalı tarafın fiili taşıyan olduğundan konteyner demurajının alacaklısı olduğu, taraflar arasındaki beyanların daha önceki taşıma belgeleri ve faturalar incelendiğinde davacı tarafın konteynerleri alıcı adına teslim aldığından ve ilgili faturaları peşin olarak zaten ödediğinden fiili taşıyana karşı konteyner demurajının borçlusu olduğu, bu anlamda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, dolayısıyla tarafların aktif ve pasif ehliyetlerinin olduğu, davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, davacı alacağının 1.022 USD olduğu ve bu tutarın daha farklı taşımalardan kaldığı ve davalı tarafından zaten 17.11.2017 tarihli e-posta ile teyit edildiği, 5.000 USD tutarın ise iade amacıyla mutabık kalındığının taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşıldığı ancak iade süreçlerinde yaşanan tutarın ise davacı tarafından fazladan kesilen bir iade tutarı olduğu, taraflar arasında böyle bir konuda anlaşma olmadığı gibi bu tutar demuraj faturasının tamamen iade edilmesi sonucunu doğuracağından hesap dışında kalması gerektiği, davacı alacağının 1.022 USD olduğu, mahkemece sonradan tanzim edilen 5.000 USD tutarın da hesaba dahil edilmesi yönünde karar vermesi durumunda davacı toplam alacağının 6.022 USD olarak hesap edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 12/05/2022 havale tarihli ek raporda özetle; ... nolu konşimento kapsamında 16.200 USD demuraj tutarı oluştuğu, davacı alacağının 1.022 USD olduğu ve bu tutarın daha farklı taşımalardan kaldığı ve davalı tarafından zaten 17.11.2017 tarihli e-posta ile teyit edildiği, 5.000 USD tutarın ise iade amacıyla mutabık kalındığının taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşıldığı ancak iade süreçlerinde yaşanan gecikme ve yanlışlıklar sebebiyle davalı tarafın muhasebe kayıtlarına kayıt edilmediği, 11.200 USD tutarın ise davacı tarafından fazladan kesilen bir iade tutarı olduğu, taraflar arasında böyle bir konuda anlaşma olmadığı gibi bu tutar demuraj faturasının tamamen iade edilmesi sonucunu doğuracağından hesap dışında kalması gerektiği, sonuç olarak davacı alacağının 1.022 USD olduğu, mahkemece sonradan tanzim edilen 5.000 USD tutarın da hesaba dahil edilmesi yönünde karar vermesi durumunda davacı toplam alacağının 6.022 USD olarak hesap edildiği, kök raporda yer alan görüşte herhangi bir değişikliğin bulunmadığını belirtmiştir.
Davacının kara taşıması işini yapan bir firma olduğu ve davalı tarafından gemi yolu ile taşınan eşyaların Mersin Limanından teslim alarak, tırlar vasıtası ile dava dışı alıcıların Irak-Bağdat adreslerine teslimi işini yaptığı ve bu kapsamda dosyaya sunulan e posta yazışmalarına göre taraflar arasında bir cari ilişkinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu faaliyetler esnasında çeşitli nedenlerle eşyaların tesliminde yaşanan gecikmelerden kaynaklı olarak davalı tarafından davacı adına bir kısım "liman giderleri demuraj" adı altında faturaların düzenlendiği görülmüştür. Davaya konu uyuşmazlık ise bu faturalardan kaynaklanan ve davalı tarafından iade edilmesi e posta ile davacıya bildirilen 5.000 USD tutarlı faturanın iadesi sürecinde yaşanan karşılıklı sorunlar ile akabinde oluşan cari alacağa ilişkindir. Dava konusu alacağa dair taşımanın 2016 yılında gerçekleştiğinden bahisle davalı vekili tarafından TTK 1246 maddesi gereğince zamanaşımı itirazında bulunulmuştur.
Dava dosyasında taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, Konşimento tahtında taşınan 25 konteynere ait dosyada sunulu demuraj hesabının fiili taşıyan davalı ... ... tarafından davacı adına tanzim edilen 25/01/2016 tarihli ... numaralı, 16.200,00 usd tutarındaki fatura nedeni ile uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bu demuraj faturası bakımından davacının sorumluluğuna ilişkin bir çekişme de yoktur. Her ne kadar davaya konu fatura 2016 senesinde düzenlenmiş ve faturaya ilişkin taşıma da 2016 senesinde gerçekleşmiş olsa da, dosyaya sunulan e posta yazışmalarına göre bu faturadan kaynaklı olarak iade sürecinde karşılıklı anlaşmazlıklar nedeni ile görüşmelerin 2018 yılında dahi devam ettiği, davalı tarafından iade faturasının düzenlenmesine ilişkin olarak 2018 yılında davacıya talimatlar iletildiği ve nihayetinde iade faturası dışında 1.022 USD davacı alacağının bulunduğuna dair davalı taraf kabulünün Kasım 2017 ye ait olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin TTK 1246 maddesi uyarınca ileri sürmüş olduğu zamanaşımı itirazı mahkemece yerinde görmemiştir.
Dosyada bulunan e posta yazışmalarının mahkememizce incelenmesinde;
a-Davalı tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 17 Kasım 2017 tarihli e posta ile davacının davalıdan 1.022 USD alacak bakiyesi bulunduğunun davacıya iletildiği görülmüştür. Bu e posta gereğince davalının kabulü doğrultusunda 1.022 USD alacak bakımından davanın kabulü gerekmiştir.
b-Davacı tarafından davalıya gönderildiği anlaşılan 22 Kasım 2017 tarihli e posta ile davacının davalıya alacak bakiyelerinin 6.022 USD olduğunun iletildiği, 01/03/2016 tarihli 20160067 numaralı iade faturasından kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğunun düşünüldüğünün davalıya iletildiği görülmüştür. Akabinde devam eden yazışmalar ile iade edilen faturanın ... numaralı konşimentodan kaynaklanan faturaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
c-Davalı tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 24 Kasım 2017 tarihli e posta ile 6 adet faturanın iptal edildiğinin bildirildiği, ancak uyuşmazlığa konu edilen faturanın iptal edilmediğinini iletildiği anlaşılmıştır.
d-Davacı tarafından davalıya gönderildiği anlaşılan 26 Ocak 2018 tarihli e posta ile iade faturasının düzenlenmesi sürecinde yaşanan aksaklığın çözülmeye çalışıldığı görülmüştür. Bunun üzerin devam eden yazışmalar incelendiğinde ise davalı tarafından davacıya iletildiği anlaşılan 21 Nisan 2016 tarihli e posta ile uyuşmazlık konusu ... numaralı 25/01/2016 tarihli faturanın hatalı düzenlendiğinin davacıya iletilerek tam karşılığında iade faturası düzenlenmesinin istendiği görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığn da bu iade faturasının kesilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Buna göre taarflar arasındaki yazışmalara göre iade edilmesi gereken tutarın aslında 5.000 USD olduğu ancak davacı tarafından kısmi iade faturası düzenlenmesinin karışıklığa neden olduğu, tam iade faturası düzenlendikten sonra bakiye olun 16.200 - 5.000 = 11.200 USD bedelli faturanın yeniden davalı tarafından davacı adına düzenlenmesi gerektiğinin davacıya iletildiği anlaşılmıştır ( 29 ocak 2018 tarihli, davacı tarafından davalıya gönderilen e posta ile aynı tarihli davacı cevabı gereğince )
Bu kapsamda esasen davacının alacağının, yukarıda "a" kısmında açıklanan 1.022 USD alacak ile "d" kısmında açıklanan 5.000 USD alacak olmak üzere toplam 6.022 USD olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Bu hususta yukarıda "b" kısmında açıklandığı hali ile davacının davalıya iletilen ilk talebi de 6.022 USD alacağa ilişkindir. Davacı vekilinin bakiye alacak talebine ilişkin olarak dosyaya alacağın hangi taşımadan ve neden kaynaklandığına dair kanaat oluşturur yeterle delil sunulmamış olduğundan reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın 6.022 USD bakımından kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hali ile karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 6.022,00 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazlaya dair talebin REDDİNE,
-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 5.821,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı olan 1.949,85 TL'den peşin alınan 1.421,06 TL'nin mahsubu ile bakiye 528,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 1.421,06 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 5.465,40 TL'nin (35,90 TL başvurma harcı, 179,50 TL posta gideri ve 5.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 1.874,63 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı yargı gider toplamı olan 55,00 TL'nin (55,00 TL posta gideri olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 36,13 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı vekili için takdir edilen 7.906,85 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 452,76 -TL sinin davalıdan, 867,24-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır