T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2021/136 Esas
KARAR NO: 2022/437
DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2020
KARAR TARİHİ: 30/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 8370 kg yonca yükün Katar 'a gönderilmesi ve taşınması işlemi için ... ... Sigorta A.Ş. tarafınca yasal sorumluluk sigortası ile sigortalanan ... Ltd.Şti. ile anlaşmış olduğunu, ... Şirketi ürünün bozulma ihtimalinin yüksek olduğunu bilmesine rağmen taşıma işlemini doğrudan Katar'a değil de önce Mısır'a gerçekleştirmiş olduğunu, taşımanın Mısır üzerinden gerçekleşmesi hasebiyle bozulması kolay olan yoncanın uzunca bir süre gemide beklemiş olduğunu, uzun süre konteynır içerisinde bekleyen ürünün bozulmuş olduğunu ve Katar'da imha edilmiş olduğunu, neticede müvekkili şirketin satmış olduğu ürünlerin bedelini alıcıdan alamamış olduğunu ve zarar etmiş olduğunu, ürünlerin bozulmasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmamakta olduğunu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacak taleplerini saklı tutulmak kaydıyla, davamızın kabulü ile 50.000,00 TL'nin sigorta şirketinin temerrüde düşmüş olduğunu (sigorta şirketine yapılan başvurudan 8 gün sonrasından) 26/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ltd. Şti ile müvekkili Şirket arasında 23/07/2019-23/07/2020 vadeli ... poliçe numaralı "Taşıyıcı Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi" tanzim edilmiş olduğunu, söz konusu davanın öncelikle husumet yönünden reddini talep ettiklerini, zira ne dava dışı sigortalının ne de Müvekkil Şirket'e husumet yönetilmesi mümkün olmadığını, yükün 24.12.2019 tarihinde varış yapmış olup orijinal konşimentonun 11.12.2019 tarihinde yükleyiciye elden teslim edilmiş olduğunu, gemi varış tarihinin 24.12.2019 olduğunu ve celbini talep ettiklerini hasar dosyasında müvekkili Şirket'in sunacağı Tracking görüntüsünden de anlaşılacağı üzere alıcı konteynerının 31/12/2019 tarihinde teslim almış boş konteynerının ise 10/02/2020 tarihinde teslim etmiş olduğunu, yükleyici ile yapılan anlaşma gereği, varış limanındaki gümrüklemenin alıcı tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, bu nedenle bu husustan kaynaklanan herhangi bir gecikmenin de sorumluluğunun alıcıya ait olduğunu, bu nedenle konşimento üzerinde belirtilen durumlarda taşıyıcının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili Şirket'in de hiçbir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, zira konşimento üzerinde gecikmeden kaynaklanabilecek sorumluluğun taşıyıcıya ait olmadığının yazmakta olduğunu, Gümrük beyannamesinde taşıma şeklinin CFR (Cost and Freigh - Masraflar ve Navlun) olduğunun belirtildiğini, "Masraflar ve Navlun" kuralı, satıcının malları gemide teslim etmesini veya zaten bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesini ifade ettiğini, CFR kuralı kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, malları ilgili kural uyarınca taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirmiş sayılacağını, davacı tarafından müddeabbihin açıklanması gerekmekte olduğunu, zira, 50.000,00-TL üzerinden dava açılmışsa da zararın 32.465 Katar Riyali olduğunun belirtilmiş olduğunu, bu kapsamda dava değerinin neye istinaden belirlendiğinin açıklanması gerektiğini, Katar Riyali üzerinden açılacaksa da dava tarihindeki efektif satış kuru üzerinden dava harcının ödenmesi gerektiğini, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber; söz konusu tazminat talebinin poliçe teminatı kapsamında olduğu kanaatine varılması halinde Mahkemece ve bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme ile dava dışı sigortalı ile müvekkil şirket arasında düzenlenen poliçenin, Genel Şartlar ve Özel Şarlar ile klozların da dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekmekte olduğunu dava dışı sigortalı ile müvekkil şirket arasında tanzim edilen poliçede "her bir hasar ve olayda 1.000 USD muafiyet" olduğu hususunun kararlaştırılmış olduğunu, olası bir tazminat hesabında bunun da dikkate alınması gerekmekte olduğunu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/02/2021 tarih, 2020/... esas ve 2021/... sayılı görevsizlik kararı ile açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, Davacıya ait malın deniz yolu ile taşınması sırasında hasara uğraması sebebiyle uğranılan hasarın taşıyıcının sigortacısından istenilen tazminat davası olduğu, uyuşmazlığın konusunun; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, davacıya ait malın deniz yolu ile taşınması esnasında meydana gelen hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, sigorta sözleşmesine göre davalının sorumluluğunun doğup doğmadığı, usulüne uygun ihtarın çekilip çekilmediği, davalı sorumlu ise miktarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 02/06/2022 tarihli raporda, Davacının aktif, davalının pasif husumet ehliyetlerini haiz olduğu, davalı tarafından beyan edilen tarihlerin itibar edilebilir olduğunun kabul edilmesi durumunda hasarın taşıyandan kaynaklanan bir sebep ile oluşmadığı, bu tür konteyner taşımasında dava konusu taşıma ile ilgili olarak arada aktarma limanlarında konteynerin aktarma yapılması sırasında beklemelerin olabileceği de dikkate alınarak dava konusu taşımada taşıma süresinin makul olarak kabul edilmesi gerektiği, Dosyada mevcut bilgi ve belgeler arasında ne TTK m. 1184 manasında resmi bir incelemenin ne de m. 1185 manasında bir hasar ihbarının yapıldığının tespit edilebildiğine ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların bu konuda birbiri ile örtüşen beyanlarından anlaşıldığı üzere, huzurdaki uyuşmazlığa konu ilişki davacının taşıtan dava dışı ... Ltd. Şti.'nin de taşıyan olduğu bir navlun sözleşmesinden kaynaklandığı ve davalının ise bahse konu navlun sözleşmesinin taşıyanın ... Ltd. Şti.'yi 23/07/2019-23/07/2020 vadeli ... poliçe numaralı "Taşıyıcı Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi" ile sigorta teminatı altına almıştır. Dava konusu talebin de işbu taşıma sözleşmesine konu yükün geç tesliminden kaynaklı hasarlanma neticesi uğranılan zarara ilişkin olduğu dikkate alındığında, davacı tarafın navlun sözleşmesinin tarafı ve yükteki hasar iddiası hasebiyle aktif husumet ehliyetinin olduğu ve keza TTK m. 1478 uyarınca sigortacıya karşı doğrudan talep hakkını; davalı tarafın ise bahse konu taşıma risklerini sorumluluk sigortası ile teminat altına almış olmakla sorumluluk sigortacısı sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu taşıma ile ilgili düzenlenen Konşimentoda Shippers Load Stow ,weight and count kaydı bulunmaktadır. Bu kayıt konteyner içinin gönderici tarafından yüklendiği istif edildiği sayıldığı ve tartıldığı anlamına gelmektedir.
Davacı vekili her ne kadar davalıdan kaynaklanan gecikme sebebiyle mallarında bozulmanın meydana geldiği, malların zamanında varma yerine ulaştırılmadığı iddiasında bulunmuş ise de ; davalı vekili emtianın varmasına ilişkin kronolojik açıklamalara ilişkin beyanında ; 21.11.2019 tarihinde Malların Mersin Limanı'na giriş yaptığını , 05.12.2019 Geminin Mersin Limanı'ndan ayrıldığını, 07.12.2019 Geminin Mısır Limanı'na giriş yaptığını, 11.12.2019 Orjinal konşimentonun yükleyiciye elden teslim edildiğini, 15.12.2019 Malların Mısır'da başka bir gemiye yüklendiğini, 24.12.2019 Doha/Katar'a giriş yaptığını ,31.12.2019 Gümrük ve muayene işlemlerinin tamamlandığını, malların kullanılamaz halde olduğu için imha edildiğinin iddia edildiğini, 10.02.2020 Boş konteynerin Katar Limanı'na teslim edildiği ,yükleyici ile yapılan anlaşma gereği, varış limanındaki gümrüklemenin alıcı tarafından gerçekleştirildiği yönünde açıklamalarda bulunduğu, davacı tarafın davalının beyanda bulunduğu sürelere ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşıldığından konteyner hareketleri ve malların teslimi konusunda davalı vekili tarafından bildirilen süreler esas alınmış, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu tür konteyner taşımasında dava konusu taşıma ile ilgili olarak arada aktarma limanlarında konteynerin aktarma yapılması sırasında beklemelerin olabileceğinden hasarın taşıyandan kaynaklanan bir sebep ile oluşmadığı mahkememizce kabul edilmiş kaldı ki dosya içerisinde TTK 1184 ve 1185 manasında bir hasar ihbarının da bulunmadığı görüldüğünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 853,88TL den karar harcı olan 80,70TL nin mahsubu ile fazla alınan 773,18TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 7.300,00TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır