T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2021/146
KARAR NO: 2022/278
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/08/2020
KARAR TARİHİ: 17/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.ş.'ye ait emtialar, müvekkili olan şirket tarafından Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, söz konusu poliçe ile teminat altına alınan emtiaların, davalı şirket tarafından taşınması hususunda dava dışı sigortalı ... Tic A.ş. İle aralarında navlun sözleşmesi düzenlendiğini, sonrasında emtiaların taşınmak üzere davalı şirkete teslim edildiğini, 19/04/2017 tarihinde emtiaların davalı şirket sorumluluğunda iken hasara uğradığını, müvekkili olan şirket tarafından ilgili poliçe gereği işbu hasar sonucu zarara uğrayan sigortalıya 1.536,50 USD hasar ödemesi yapıldığını, ödenen bu paranın rücuen tazmini için ... İcra Müdürlüğün 2018/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını , borçlu tarafından bu takibe itiraz edildiğini belirterek davalının tüm mal varlığı üzerine ödedikleri ve rücuen talep ettikleri meblağ ölçüsünde ihtiyati tedbir konulmasını, itirazın iptaline, borçlu aleyhine alacağın%20'sinden az olmamak kaydıyla İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu itirazın iptali davasının görevsiz mahkemede açıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesine göre; bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceğini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kararı gereği İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi deniz taşımacılığı konusunda ihtisas mahkemesi olarak görevlendirildiğini, Açıklanan nedenle, işbu davanın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararı uyarınca deniz taşımacılığı konusunda ihtisaslaşmış İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, işbu davaya konu taşıma, iki ayrı taşıma aracı ile yapılmış olduğunu, multimodel taşımalara ilişkin uluslararası... Kurallarına göre; eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istemi 9 (dokuz) ay içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde dava hakkının düşeceği, bu 9 (dokuz) aylık sürenin eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının düzenlendiğini, Somut olayda eşyanın varış tarihi ve ambara giriş tarihinin 06.04.2017 olduğunu, buna göre eşya 06.04.2017 tarihinde taşıyıcının hakimiyet alanından çıkmış olup, 9 aylık hak düşürücü süre bu tarihte başladığını, taşıyıcının sorumlu olduğu iddiasını hiçbir surette kabul etmediklerini, uluslararası konvansiyonlarda düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkelerinin dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek icra takibinin sona erdirilmesini ve sözleşme bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2021 tarihli 2020/... E. 2021/... K.sayılı dosyasının mahkememize görevsizlikle geldiği ve yukarıdaki esas numarasını aldığı anlaşılmıştır.
Dava; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın davalının sorumluluğu altında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 30/05/2018 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 05/06/2018 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliği edilmediği ve buna göre eldeki davanın da 12/08/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır.
14/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının dosyaya dekont sunmaması nedeniyle halefiyet koşullarının yerine getirdiğini ispatlayamadığını ve bu nedenle aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, bununla birlikte davalının freight forwarder olmakla beraber navlun faturası kesmesi sebebiyle Yargıtay kararları çerçevesinde taşıyan sıfatını haiz olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, sigorta şirketinin geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yaptığının dekont olmadığı için tespit edilemediğini, davanın icra dairesinde açılma tarihi dosya muhteviyatından anlaşılamadığı için davanın zamanaşımı süresi içinde açılıp açılmadığının tespit edilemediğini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, ekspertiz raporunda hasarın taşımanın hangi evresinde gerçekleştiğinin kesin olarak belirlenemediği fakat taşıyıcının bu çoklu taşımanın tümünü taahhüt etmesi nedeniyle onun sorumluluk süresi içinde gerçekleştiğinin kabul edilebileceğini, hasar miktarının, TTK m. 881'e göre sınırlı sorumluluk hesabına göre hesaplanması gerektiğini fakat zarara uğrayan kontrol vanalarının ağırlıklarının bilinmemesi nedeniyle bu hesaplamanın yapılamadığını beyan etmişlerdir.
Davalı vekilince TTK 1188 maddesi uyarınca hak düşürücü süre itirazı bulunulmuş olduğundan bu hususun incelenmesi gerekmiştir. TTK nun 1188. Maddesi "eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer ve bu süre eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Zıyaı ve hasarından ileri gelen zararın tazmini için taşıyana talep ve dava hakkına ilişkin bu süre niteliği itibariyle hak düşürücü süredir. " şeklinde düzenlenmiştir. Dosyada mevcut ekspertiz raporuna göre, "07/03/2017 tarihinde Belçika Antwerp Limanı'ndan Mersih/Türkiye Ali Limanı'na nakliyesi için ... isimli gemiye ... numaralı konşimento kapsamında 4 det konteynerin yüklendiği. Nakliyenin ikinci aşamasında emtianın 27/03/2017 tarihinde Mersin- Türkiye Limanından CMR belgesi kapsamında 4 farklı tıra yüklenerek nihai varış yeri olan ... Velayet daki şantiyeye sevk edildiği, şantiye sahasına varan emtianın firma çalışanları tarafından yapılan incelemesinde ahşap kutuların köşe ve kenarlarında ezilme ve kırılmalar olduğu bazı kontrol valflerinin hasarlandığının tespit edildiği bunun üzerine firma yetkilileri tarafından tutanak tanzim edildiği" belirtilerek vasıta varış tarihi olarak 06/04/2017 tarihinin kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince dosyaya sunulan "Eksik-Fazla-Hasarlı Malzeme Tutanağı" başlıklı belgeye göre davaya konu edilen emtiaların 06/04/2017 tarihinde tesim edildiği kayıtlıdır.
Buna göre emtianın, gönderilene teslim tarihinin 06/04/2017 olduğu, bir yıllık hak düşürücü sürenin 06/04/2018 tarihinde sona erdiği, icra takibinin ise 30/05/2018 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın hak düşürücü süre nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 125,41 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 44,71 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair,Taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/05/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır