T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/151 Esas
KARAR NO:2021/443
DAVA:Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/04/2021
KARAR TARİHİ:17/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün ... esas takip sayılı dosyası üzerinden, cari hesap-fatura alacağına dayalı olarak başlatılan İlamsız İcra Takibinde Örnek 7 Ödeme Emri tebligatının, müvekkilinin UETS adresine gönderildiğini, icra dosyasından UETS üzerinden gönderilen ödeme emri tebligatı usulsüz olduğunu, tebligatın usulsüzlüğünün tespiti için .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından dava açtıklarını, İcra takibinden gönderilen ödeme emrinin usulsüzlüğünün tespiti için .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından açtığımız usulsüz tebligatla ilgili şikayet davasının, usulen bir ön sorun olarak bekletici mesele yapılması gerektiğini, usulsüz tebligatla da olsa kesinleşen icra takibi sebebiyle takipte kesinleşen borç miktarı 2 Milyon TL’yi aşmadığını, müvekkili kooperatifin ise, işlettiği teknelerle yolcu taşımacılığı yaptığını ve birçok üyesi olduğunu, İİK 72/3. Maddesi gereğince icra dosyasından haczedilen paranın davalıya ödenmemesi ile takibin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinde bulunmak ve icra mahkemesindeki davamızın olumsuz sonuçlanması ihtimaline karşı, icra takibine konu edilen miktarda borçları olmadığının tespiti için huzurdaki davayı ikame etmek mecburiyetinde kaldıklarını, müvekkilinin yolcu taşımacılığı yapmak için işlettiği deniz araçlarına 2012 ile 2020 yılları arasında, davalının yetkilendirdiği bayileri üzerinden mazot alımları yaptığını, davalının, bayisi konumundaki dava dışı ... Ltd. Şti ile olan 21.12.2012 tarihli sözleşmesini olarak arz ettiklerini, davalının bayisi ... Ltd ise, bayilik yetkilerini 11.05.2016 tarihinde yine davalının bayisi ...Ltd. Şti'ne devrettiğini, müvekkilinin bu tarihten sonra davalının bayisi ...üzerinden davalıdan gemi yakıtlarını satın aldığını, davalının, verdiği yakıtlar için kestiği faturalar üzerine müvekkilinin yaptığı ödemeler sornasında taraflar arasında yapılan cari hesaba dair gerek şifahi ve gerekse de yazılı mutabakatlar yapıldığını, cari borca ilişkin de taraflar arasında mail yazışmaları bulunduğunu, davalıya olan son bakiye 330.818.04 TL borç da 31.12.2020 tarihinde çekle ödendiğini ve davalıyla olan cari hesap kapatıldığını, Kasım 2020 ayı sonlarında davacı müvekkilinin, davalıdan yine güncel cari hesap mutabakatını talep ettiğini, davalının bu taleplerine hiç cevap vermediğini, bunun üzerine davalıya 01.12.2020 tarihinde Noterden keşide edilen ihtarname ile davalının resmi mailinden gönderilen mutabakatlarda, davalının imza sirküsünde görünen D grubu imza yetkilisinin imzasının olduğu, son cari hesap ekstresinin imza sirküsünde görünen imza yetkilisinin imzasını havi şekilde ıslak imzalı cari hesap ekstresi istendiğini, davalı bu ihtarnameye de cevap vermediği gibi, cari mutabakat belgesini de göndermediğini, son cari borç bakiyesinin müvekkili tarafından ödendiği gün yani 31.12.2020 tarihinde davalının, icra takibindeki esas alacak miktarı olan 1.772.740.05 TL alacaklı olduğu iddiası ile Noterden, davacı müvekkile ödeme talepli ihtarnamesini keşide ettiğini, bu ihtarnameye 04.01.2021 tarihli Noter ihtarıyla verdiği cevapta, davalının alacak talebini reddettiğini ve hiçbir borçları olmadığını davalıya bildirildiğini, davalı ise 06.01.2021 tarihli Noterlikten gönderdiği cevabında ise, şirketleri tarafından evvelce verilmiş olan cari mutabakatlarda ismi geçen ve imzası bulunan çalışanları ...'ün hesap mutabakatı yapma konusunda davalıyı temsil ve ilzama yetkili olmadığı ifade edildiğini, müvekkilinin, davalının bayisi ...Ltd ile olan yakıt alım sözleşmesini de 24.02.2021 tarihinde karşılıklı olarak feshettiğini, bu fesih sözleşmesi sebebiyle müvekkilinin, davalının bayisi olan ... Petrol'e, sözleşmenin feshi için 24.02.2021 tarihinde 1.180.000.00 TL cezai şartı, hizmet bedeli faturasıyla ödediğini, müvekkilinin, 2012 senesinden beridir hesaplarda uzlaştığı ve 2018 senesinden sonra yazılı olarak davalıdan aldığı hesap mutabakatlarına itibar ederek ve davalının muhasebesinden gönderdiği belgelere güvenerek davalıyla ticaret yaptığını, müvekkilinin, 2021 yılı başından itibaren davalının rakibi konumundaki başka bir yakıt tedarikçisi şirket ile çalışmaya başlamasına çok kızan, müşterisini rakibine kaptıran davalının, icra takibine konu alacağı olduğunu gündeme getirdiğini beyanla davacının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 1.772.740.05 TL ana para borcu bulunmadığının tespitine, söz konusu icra takibinin ana para ve feri mahiyetteki faiz borcu için iptaline, davacı müvekkili hakkında haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan icra takibi sebebiyle, icra takibinde gösterilen asıl alacak değerinin % 20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olup, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının aksine davacının müvekkiline takibe konu edildiği şekilde fazlaya dair hakları saklı kaydıyla 1.772.740,05 TL borcu bulunduğunu, davacının dava dilekçesindeki ödeme iddialarına konu faturaların 2018-2020 yıllarına ilişkin olup, takibe konu faturaların ise 2014-2015 yıllarında müvekkili tarafından davacıya teslim edilen ürünlere ilişkin düzenlenen faturalar olduğunu, faturaların davacıya sistem üzerinden tebliğ edildiğini, davacının faturalara itiraz etmediğini, yerleşik Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda ispat yükünün, ödeme iddiasında bulunan davacıda olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin hesabından işlem için yetkili olmayan kişilerce sehven gönderilmiş iletilere dayalı olarak haksız çıkar elde edilmeye çalışıldığının görüldüğünü, müvekkili tarafından davacıya keşide edilen....Noterliği 31/12/2020 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının müvekkiline 1.772.740.05 TL borcunun bulunduğu, bu borcun ihtarda belirtilen süre içerisinde davacı tarafından ödenmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, yine müvekkili tarafından keşide edilen....Noterliği 06/01/2021 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bahse konu iletilerin müvekkili şirketi temsile ve imzaya yetkili kişiler tarafından gönderilmediği, bor tutarının 1.772.740,05 TL olduğunun davacıya bildirildiğini, davacı ile üçüncü kişiler arasında akdedilen ve müvekkilinin hiçbir şekilde tarafı olmadığı sözleşme ve protokollerin iş bu dava konusu olayda ispat vasıtası olamayacağını, davacının davasını icra takibinin kesinleşmesinden sonra ikame ettiğini, bu nedenle davacının menfi tespit talebini artık icra takibinde kesinleşen tutar üzerinden değerlendirileceğinden harca esas değerinin de takipte kesinleşen miktar olan 1.820.737,59 TL üzerinden belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, davacının takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; gemi yakıtı alım-satım ilişkisinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı, borç olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.
Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilmiş olan satış sözleşmesi çerçevesinde davalıya ait gemilere tedarik edilen yakıt borcu için düzenlenen cari hesap mutabakatlarının, geçerli olup olmadığı, buna göre davalının davacıya ödenmemiş yakıt borcunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Buna göre dava, TBK 112 ve devamı maddelerinde düzenlenen alım satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Mahkememizin görevi TTK 'nın 5. Kitabında düzenlenen deniz ticareti ve deniz sigortalarından kaynaklanan davalarla sınırlı olduğundan, iş bu dava yönünden mahkememiz görevli değildir. (bkz.Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/05/2016 tarih,2016/2094 E.2016/5051K. ve 06/10/2015 tarih 2015/3595E. Ve 2015/8487 K. Sayılı kararı) Davanın tarafları tacir olmakla TTK'nın 4. Maddesindeki yasal düzenleme karşısında Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, açıklanan nedenlerle Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
2-HMK 'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/11/2021
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır