T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/174 Esas
KARAR NO:2022/449
DAVA:Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/05/2021
KARAR TARİHİ:30/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin "..." isimli gemide 20/12/2019 tarihli olay gününde gemi adamı olarak çalıştıklarını, olay gününde gemi Hint Okyanusu açıklarındayken, geminin Makine Yağcısı olarak görevli ... ... isimli gemi adamının öncelikle geminin köprü üstüne gittiğini, nöbetçi zabitin kapıyı kilitli tutması nedeniyle gidemediği ve sonrasında gemi kaptanının karasına gidere ... ...'yi defalarca bıçaklamak suretiyle canavarca hisle öldürdükten sonra, eylemlerine devam ederek tüm personele karşı öldürme eylemlerine devam edecekken müvekkillerinin müdahalesi ile ... ...'ın kontrol altına alındığını, müvekkillerinin dışarıdan hiç bir yardım ve destek almanın mümkün olmadığı bir yerde/zamanda saldırganla tek başlarına mücadele etmek zorun kaldıklarını, meydana gelen olayın haberlere konu olduğunu, müvekkillerinin kaptansız kalan geminin sefere devam etmesini sağladıklarını, gemiyi, üzerindeki yükü, yakıtı ve diğer eşyaları kurtardıklarını, meydana gelen olayda müvekkillerinin yaşadıkları korkunun tartışmasız olduğunu, Denizde Kurtarma Hakkında Milletlerarası Sözleşme ve TTK 1304 ve devamı hükümleri uyarınca kurtarma ve yardım ücretine hak kazandıklarını, olayla ilgili olarak ... Ceza Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, müvekkillerinin geminin ya da üzerindeki yükün değerini bilecek durumda olmadıklarından davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmek zorunda kaldıklarını beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 101.000,00.TL kurtarma ve yardım ücreti alacağının olay tarihin 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve ... IMO numaralı ... isimli geminin üzerinde TTK 1322 maddesi uyarınca kanuni rehin hakkı tesis edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya bakmaya görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, davacıların dava dışı ...'ın saldırgan hareketlerini önleyerek gemi ve yükü kurtardıklarını idda etmekte olduklarından asaleten ve yük ilgililerine izafeten işbu davayı ikame ettiklerinden, bu taleplerinin müşterek avarya masasında değerlendirilmesi gerektiğini, konşimentonun ara yüzündeki taşıma şartlarının 3. Maddesi uyarınca müşterek avarya 1194 York Anvers Kurallarının Londra da karara bağlanacağının ve sonuçlandırılacağının kararlaştırıldığını, davacıların aktif husumetlerinin bulunmadığını, kendi hizmet sözleşmeleri kapsamında doğan hizmetlerden kurtarma ücreti alacaklısı sıfatını kazanamayacaklarını, pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın yük ilgilisine doğrudan yönletilmesi gerektiğini, arabuluculuk dava şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davanın tekne sigortacısına, ... Sigortacısına ve merhum Kaptan ... ...'nin mirasçılarına ihbarını talep ettiklerini, davacıların taleplerinin haksız bir kazanç niteliğinde olduğunu, kurtarma ücretine hak kazanılmadığını, gemi ve yükü tehlikede olmadığını, gemide ikinci, üçüncü ve dördüncü kaptanların da görevleri başında olduğunu, yani davacıların kurtarma faaliyetinde bulunmadıklarını, davacılara hizmet sözleşmeleri sona erinceye kadar olan dönem için maaşlarının ve hastane masraflarının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacıların gemi üzerinde kanuni rehin ve hapis hakkının bulunmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını beyanla görevsizlik, yetkisizlik, aktif ve pasif dava ehliyetlerinin bulunmaması, arabuluculuk görüşmelerinin usulünde yürütülmemesi nedenleri ile davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, davanın esastan reddine ve davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00.TL disiplin para cezasına mahkum edilmesini, A.A.Ü.T.nin 3 maddesi uyarınca tarifede yazılı avukatlık ücretinin üç katına kadar her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ; 20/12/2019 tarihinde Türk Bayraklı M/V ... gemisinde meydana gelen olay nedeniyle kurtarma ve yardım ücreti isteğine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacıların "..." isimli gemide 20/12/2019 tarihli olay gününde gemi adamı olarak çalıştıklarını, olay gününde gemi Hint Okyanusu açıklarındayken, geminin makine yağcısı olarak görevli ... ... isimli gemi adamının kaptan ... ...'yi bıçaklayarak öldürdükten sonra, tüm personele karşı öldürme eylemlerine devam edecekken müvekkillerinin müdahalesi ile ... ...'ın kontrol altına alındığını, müvekkillerinin dışarıdan hiç bir yardım ve destek almanın mümkün olmadığı bir yerde/zamanda saldırganla tek başlarına mücadele etmek zorun kaldıklarını, kaptansız kalan geminin sefere devam etmesini sağladıklarını, gemiyi, üzerindeki yükü, yakıtı ve diğer eşyaları kurtardıklarını belirterek kurtarma ve yardım ücreti isteği ile eldeki davayı açmış, davalı vekili görev, yetki, husumet ve derdestlik itirazlarında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekmektedir. Davacıların olay tarihinde dava konusu gemide gemi adamı olarak çalıştıkları ve taraflar arasında iş sözleşmesnin bulunduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki temel ilişki iş sözleşmesi olduğu dikkate alındığında İş Mahkemelerinin görevli olduğu düşünülebilirse de davacı vekilinin gerek dava dilekçesinde gerekse de duruşmadaki beyanlarında açıkça kurtarma alacağı talebinde bulunduklarını belirttiği, buna göre davacı tarafın TTK 1298 ve devamı maddelerinde düzenlenen kurtarma hükümlerine dayandığı, Mahkememiz Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş olup somut olayda davacıların eylemlerinin kurtarma olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve alacağın tespiti hususunda mahkememizin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde konişmentodaki düzenlemeye dayanarak yetki itirzında bulunmuş ise de ikameti Türkiye'de olan davalı aleyhine kendi ikametgah mahkemesinde dava açıldığından, ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının yetki itirazının MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağı ve bu yönüyle reddi gerektiği, kaldı ki davacıların gemi adamı oldukları, buna göre konişmentoya taraf olmadıkları, yetki ve görev yönünden yapılan düzenlemelerin gemi adamlarına karşı ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından mahkememizin yetkili olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı vekili derdestlik itirazında bulunmuş ise de iş mahkemelerinde görülen dosyayaların celpedilip incelenmesinde davacıların davalı donatana karşı açtığı maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin oldukları görülmüştür. Yukarıda da açıklandığı üzere eldeki dava TTK 1298 ve devamı maddelerinde düzenlenen kurtarmaya ilişkin hükümlere dayandırıldığından anılan dosyaların derrdestlik yaratmayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili TTK 1304 ve devamı maddelerinde belirtilen şekilde tespit edilecek kurtarma ve yardım ücretinin tahsilini talep etmiş ise de ; TTK 1298/4 maddesinde kurtarma faaliyeti terimine tehlike altında bulunan araçta çalıştırılan kişiler tarafından yürütülen faaliyetlerin girmediği açıkça belirtilmiş olup, gemi adamı olan davacıların eylemlerinin kurtarma faaliyeti olmayacağı yönündeki yasal düzenleme ve olaya ilişkin tazminat taleplerinin İş Mahkemelerinde açılan davalarla, davalı donatan yöneltilmiş olduğundan davacı tarafın eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılarak HMK. 114/1 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.724,83.TL den karar harcı olan 80,70.TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.644,13.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalılar vekili için takdir edilen 5.100,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır