T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2021/197 Esas
KARAR NO: 2022/359
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 21/05/2021
KARAR TARİHİ: 09/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'ye ait emtiaların Çin'den Türkiye ye nakliyesi işinin davalı tarafından üslenildiğini, emtiaların ... ... gemisi ile taşındığı sefer esnasında konteyner içerisine sirayet eden su nedeni ile emtiaların hasarlandığını, hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, yapılan tespitlere göre 59.047,59.TL sigortalı zarara meydana geldiğini ve müvekkili şirketçe sigortalısının zararını tazmin ettiğini, davalıya rücu hakkının doğduğunu beyanla dava dışı sigortalıya ödenen 59.047,59.TL'nin ödeme tarihi 04/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmada mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin İngiltere Mahkemeleri olduğunu, aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin akdi taşıyan sıfatının bulunmadığını, fiili taşımanın dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini, konteyner seçiminin müvekkili tarafından yapılmadığını ve konteynerin müvekkili şirket tarafından tahsis edilmediğini, konteynerin iç ve dış denetiminden ve hasarlı olup olmadığının denetiminden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müşterek katılımlı bir ekspertiz raporu tanzim edilmediğini, süresinde ve hukuka uygun bir ihbar yapılmadığını beyanla, öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, davanın aktif ve pasif husumet husumet yokluğundan reddine, nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen tazminatın rücuen davalıdan tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun; davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 27/04/2022 tarihli raporda; İhtilaf konusu olayda, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinin bulunduğu, Davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğu, TTK m,ll85'te öngörülen muayene ve ihbar yükünün yerine getirilmediği, TTK madde 1178/2 uyarınca hasarın eşyanın Davalının taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması olduğunun ispatlanamadığı, TTK/nun 1188/1. maddesi uyarınca, talep hakkının bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapıldığına ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesinden ibaret alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı sigortalı ... Tic A.ş ye ait emtianın 28.08.2020 tarihli ... sayılı konişmento tahtında taşındığı, yükleme limanının Yantian, boşaltma limanı ve teslim yerinin İzmir olduğu, konşimentoda yükleten olarak dava dışı satıcı ... Ltd., gönderilen olarak ... Bankası A.Ş. emrine, ihbar edilen olarak sigortalı ..., taşıyan olarak ... gösterildiği, eşyanın "... ...' adlı gemi ile taşındığı anlaşılmıştır. Emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
... numaralı 28.08.2018 tarihli konşimento nun incelenmesi ile ; Ciro edilemeyen olarak düzenlenen konşimentoda yükleten olarak ... ... ... ( ) Co. Ltd., gönderilen olarak ... ... ... A.Ş., ihbar edilen olarak sigortalı .... taşıyan olarak ... Line gösterilmiştir. Eşyanın Yantian limanından, İzmir limanına, "... ..." adlı gemi ile taşındığı, konşimento 2 konteyner için düzenlenmiş olup, bu konteynerlerden biri dava konusu TV ekranı emtiasının taşındığı ... numaralı konteyner olduğu, bu konişmentonun fiilî taşıyan/taşıyıcı konşimentosu olduğu, konişmentonun yükleten kısmında ... ... ... (...) Co. Ltd. olmasının dava-dışı sigortalı satıcıya karşı üstlendiği taşıma yükümlülüğünü fiilen kendisinin yerine getirmediği, alt taşıma sözleşmesi kurduğunu gösterdiği böylece davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu , 59.047,59 TL olan hasar tazminatının 01.03.2021 tarihinde sigortalıya ödendiği görülmekle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
19.08.2020 tarihli satış faturasının satıcı ile alıcı arasında kurulan satış sözleşmesini ispat ettiği, buna göre satıcı sıfatı ... Ltd. Olduğu, teslim şeklinin FOB ... (...) olduğu, satıcı, sözleşme koşullarına uygun malı hazırlar, malların geminin güvertesini geçene kadar meydana gelebilecek her türlü hasar ve kayıp satıcının sorumluluğundadır. Alıcı sözleşme koşullarına uygun olarak mal bedelini öder. Navlun sözleşmesini kurma borcu alıcının üzerindedir. Yükleme limanında mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra malla ilgili tüm masraf ve riskler alıcının sorumluluğundadır.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda hasarın 25.09.2020 tarihinde fark edildiği, davanın 21.05.2021 açıldığı görülmekle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyada hasar bildirimine ilişkin dava dışı ... tarafından 03.10,2020 tarihli ihtarmane ve konteynerin, kara nakliyecisi şoförün île alıcının depo ve operasyon sorumlusu tarafından teslimde düzenlenmiş ve imza altına alınmış 25.09.2020 tarihli tutanak bulunduğu , dosyada mevcut "yük teslim belgesinden" konteynerlerin 17.09.2020 tarihinde ...'e tesliminin istendiğinin görüldüğü, 17.09.2020 tarihinin tahliye tarihi olduğu kabul edilse dahi, tutanağın tahliyeden 8 gün sonra düzenlendiği, ihtarnamenin ise tahliyeden 16 gün sonra gönderildiği böylelikle ihbarın süresinde yapılmadığı anlaşılmıştır.
TTK 1185 madde gereğince süresinde hasar ihbarının yapılmamasının sonucu olarak hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Ekspertiz raporunda hasar nedeninin; Konteyner tavanında yama yapılan hasarlı bölümden sirayet eden sular nedeniyle" oluştuğunun belirtildiği, hasarın deniz suyu veya tatlı su kaynaklı olup olmadığının incelenmediği, bilirkişi raporunda ise hasarın ne şekilde meydana geldiği, zararının davalının sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği belli olmadığı, dosyada mevcut deliller doğrultusunda konteyner içerisindeki yükün taşıyanın muhafazası altında iken zarar gördüğü ispat edilemediğinden davalı taşıyanın sorumlu olmadığı kanaatine varıldığı belirtildiği görülmüş, dosyada hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlar başkaca delil bulunmadığından dava konusu hasardan davalı tarafın sorumluluğun bulunduğu uygun delilerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.008,39TL den karar harcı olan 80,70TL nin mahsubu ile fazla alınan 927,69.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 8.476,19TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır