T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/228 Esas
KARAR NO:2023/146
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/05/2021
KARAR TARİHİ:04/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacılık işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, dava dışı müvekkili sigortalısı ... ... A.Ş.'ye ait emtiayı taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkil şirket sigortalısının plastik madde kalıbı emtiasını ... numaralı konşimento tahtında ...'den Türkiye'ye taşınmak üzere ... gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, tahliye limanında tam tespit işlemleri için emtia sandığının forklift ile boşaltılması sırasında sandığın düşürülerek kırıldığını ve içerisindeki emtianın ezilerek hasara uğradığını, bu hasara ilişkin limanda hasar tutanağı tutulduğunu, söz konusu hasarın ekspertiz raporu ile de tespit edildiğini, müvekkili şirket sigortalısı tarafından 1 numaralı davalıya konu hasara ilişkin noter kanalıyla hasar ihbarı yapıldığını, 1 numaralı davalının ardiye ve tam tespit hizmeti vermesi sebebiyle fatura düzenlediğini, konu hasarın emtianın forklift ile boşaltılması sırasında oluştuğundan davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu, 2 numaralı davalının navlun faturası düzenlemek suretiyle somut olaya konu taşımada TTK madde 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, TTK 1178. maddesi ve TTK 1091. maddesi gereği taşıyanın yüke özen yükümlülüğü ile yükleme ve boşaltmaya nezaret etme yükümlülüğü bulunduğundan 2 numaralı davalının oluşan zarardan 1 numaralı davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenlerle hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen emtianın tahliye sırasında hasar görmesi sebebiyle oluşan zarardan davalıların sorumlu olduklarını, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini ve hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve kanuni halef sıfatını kazandığını, tüm bu nedenlerle borçluların aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalılar/borçlular tarafından itiraz edildiğini, itirazın kötü niyetli yapıldığını, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına borçlular/davalılar tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan yükün ...’in ... Limanı'ndan ...’nde bulunan müvekkiline ait ... Limanı'na ... isimli gemiyle ... nolu konteyner içinde, 15.09.2019 tarih, ... nolu konşimento tahtında yük teslim şekli FOB olarak taşındığını, dava dilekçesine göre yükün gemiye hasarsız yüklendiği iddia edilmişse de yükleme sırasında düzenlenmiş ve akredite bir kuruluştan alınmış, yükün ambalaj ve istiflenme durumunun sağlam ve özenli yapıldığını, hasarsız yüklendiğini ispatlayan bir survey raporu bulunmadığını, istifleme ve paketlemenin nasıl yapıldığı, yükün ne şartlarda yüklendiğinin bilinmediği, yükün yükleme limanında paketlenmesi ve istiflenmesinin son derece yetersiz ve hatalı olduğunu, taşıyanın kusuru nedeniyle bu hasarın meydana geldiğini, yükün 19.10.2019 tarihinde müvekkili şirkete ait limana ... gemisinden tahliye edildiğini, yük alıcısı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin talebiyle 23.10.2019 tarihinde yük üzerinde tam tespit yapılmak üzere yükün tam tespit sahasına alındığını, konteynerin kapağı açıldığında içerisinde bir sandık olduğunu, bu sandığın üzerinde ise naylon malzeme ile ambalajlanmış bir kısım daha yük olduğunu, üstteki yükün ağırlığı nedeniyle alttaki sandığın üst döşemesini kırıp çökerttiğinin görüldüğünü, yük bu haldeyken ve yükün alıcısı şirket temsilcisinin talebine uygun olarak tam tespit hizmetinin ifası için müvekkili şirket tarafından yükün konteyner içinden çıkartılabilmesi için forklift hazırlığına başlandığını, yükün yükleme limanındaki ambalajlanmasının yetersiz ve yükün niteliklerine, çeşidine aykırı şekilde olduğunu, forklift bıçaklarının sandık altına girmesiyle birlikte bu sandığın üzerinde bulunan diğer yüklerin yere düşerek dağıldığını, ağır olan bu yüklerin alttaki sandığa da baskı yaparak kapağının açılmasına sebep olduğunu, sandığın içindeki malzemenin de boşaldığını ve etrafa saçıldığını, yükün forklift üzerindeyken alt kısımdaki sandığın üstündeki yükün baskısıyla kırılmasının müvekkilin kusuru olmadığını, yükün etrafa saçılmasından sonra müvekkili tarafından toparlanarak korunmaya alındığını, müvekkili şirket tarafından yük alıcısı ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ... Noterliği vasıtasıyla 05/11/2019 tarih, ... yevmiye nolu cevabi ihtarname tebliğ edildiğini, iddia edilen hasarın müvekkilinden kaynaklanmadığının açık bir biçimde izah edildiğini, ayrıca emtianın survey incelemesinde hak kaybı yaşanmaması için davalı müvekkili tarafından katılım sağlanacağının bildirildiğini, tespit gün ve saatinin makul bir süre öncesinden müvekkiline bildirilmesinin talep edildiğini, yük alıcısı ... tarafından bu tespitin yeri ve zamanının müvekkiline bildirilmediğini, sadece ...’nın tek taraflı katılımıyla yapılan tespit ve incelemeyi kabul etmediklerini, raporun olay üzerine çekilen fotoğraflara dayanılarak ve sadece rapor talep eden taraf dinlenerek oluşturulduğunu, raporda hesaplanan değerlerin afaki olduğunu, sovtaj bedeli hesaplamasının neye dayanarak yapıldığının anlaşılamadığını, miktarın son derece düşük olduğunu, müvekkilinin sorumlu olduğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dilekçesinde davalılara müştereken ve müteselsilen sorumluluk yüklenmesinin talep edilmediğini, iddia edilen zarardan tek başına müvekkilinin sorumlu kılınmasının mümkün olmadığı gibi dava dışı sigortalının yüklemede survey yaptırmamış olması ve davacının sigorta tazminatını ödemek konusundaki kusuru nedeniyle müterafik kusurlarının dikkate alınması gerektiğini, davanın reddi ile icra takibi ve devamında işbu davayı açan davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket sigortalısı ... ... A.Ş.'nin yükünü ... Limanı'ndan İzmit Limanı'na taşıması için anlaşıldığı, taşıma işleri organizatörü olarak taşımada müvekkili şirketin akdi taşıyan konumunda olduğunu, yükün gelen yük olduğunu, yükleme limanı ..., yükleyenin ise .... Ltd. şirketi olduğunu, yükün forwarder konşimentosu ile ... seri numaralı konşimento tahtında ... ve ... seri numaralı 2 adet 20'lik konteynerde ... gemisine yüklendiğini, yükün ... sorumluluk klozu ile taşındığını, taşınan yüklerin limana gelip boşaltıldığını, konteyner sahasından liman deposuna kaldırıldığını, davacının sigortalısının talebi ile tespit için diğer davalı ... Liman İşletmeleri tarafından forklift vasıtasıyla yükleme sahasından indirilirken ... seri numaralı konteyner içindeki yük palet kapağının açılması nedeniyle devrildiğini ve hasar gördüğünü, kazanın diğer davalı tarafından 23/10/2019 tarihinde tutanak altına alındığını, 25/10/2019 tarihinde hasarlı bir şekilde kamyona yüklenen emtiaların davacının sigortalısının adresine ulaştırıldığını ve hasarlı emtialar için tutanak tutulduğunu, tutanakta şirket sorumlusu, forklift operatörü, lojistik sorumlusu ve nakliye şoförünün imzalarının olduğunu, hasarın liman işletmesi sorumluluğunda olan bölgede gerçekleşen bir yükleme sırasında meydana geldiğini,
davacı sigortalısının hasar tespiti ve ekspertiz raporu için ekspertiz firmasına bilgi verdiğini, bilgi ardından ekspertiz raporu davacı sigortalısı ... Mühendislik firmasının yetkilisi ... eşliğinde düzenlendiğini, ekspertiz incelemesine diğer davalı ... Liman İşletmeciliği'nin katılma talebi olmasına karşın bildirim yapılmadığının anlaşıldığını, ekspertiz raporunda özetle emtiaların sandığının forklift marifeti ile boşaltılması esnasında forklift üzerindeyken, alt kısmındaki sandığı kırarak malzemelerin dağılmış olduğu tespit edildiğini, sigortalı ... Mühendislik firması adresinde ... nolu konteynerin boşaltılması için ... ... numaralı mühür kırılarak konteyner kapakları açıldığında liman işletmesinde düşürülmüş olan sandık muhteviyatı emtiaların konteyner içerisinde dizili vaziyette olduğu görüldüğünü, davanın itirazın iptali davası olduğunu, yetkili icra dairesinde başlatılan bir icra takibine haiz olması gerektiğini, davaya kaynak icra dairesinin yetkili olmadığını, davaya taraf hiçbir unsurun yerleşim yeri İstanbul olmadığını, başlatılan takibin yetkisiz yerde başlatılması sebebiyle yetkisiz sayılması gerektiğini, yükün boşaltma limanına indirilmesi ile başlayan tazminat isteme hak düşürücü sürenin 1 yıl olduğunu, yükün 22.09.2019 tarihinde indirilmesi ve davanın açılış tarihinin 30.05.2021 tarihi olduğundan davanın 1 yıllık hak düşürücü süre kapsamında ve müvekkili şirketin sorumluluk şartları kapsamında sorumlu tutulamayacağının içtihatlar ve uluslararası taşıma teamülleri gereğince açık olduğundan müvekkili şirket yönünden huzurdaki davanın reddini talep ettiğini, müvekkiline karşı kötü niyetle itirazın iptali davası açılması sebebiyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti, arabuluculuk vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalılar sorumluluğunda tahliye limanında boşaltma operasyonu sırasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın davalılar sorumluluğunda meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 19/06/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 22/06/2020 tarihlerinde tebliği üzerine davalı borçluların 25/06/2020 ve 26/06/2020 tarihli borca itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 30/05/2021 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Makine Mühendisi ... ..., Uzakyol Kaptanı ... ... .. ve Taşıma Uzmanı ... ... tarafından tanzim edilen 31/07/2022 havale tarihli raporda özetle; davacının TTK madde 1472 uyarınca halefiyet şartlarını yerine getirmesinden dolayı aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, 1 numaralı davalı ile davacının dava dışı sigortalısı arasında ardiye sözleşmesi bulunmasından mütevellit pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, 2 numaralı davacının da navlun faturası kesmesi nedeniyle Yargıtay içtihatları ve TTK uyarınca akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu, bu nedenle pasif husumet ehliyetinin haiz olduğu, 2 numaralı davalıya hasar ihbarında bulunulmadığı fakat TTK madde 1184 uyarınca inceleme yapıldığı ve tutanak altına alındığı için artık ihbar yapılmasına gerek bulunmadığı ve hasarın bu tutanak ile yapılmış sayıldığı, 1 numaralı davalı için de aynı kuralın geçerli olmakla beraber ona yapılan zamanında ve geçerli bir ihbarın bulunduğu, ödemenin geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca gerçek hak sahibine yapılmış olduğu, hasarın yükleme limanında malların yetersiz ambalajlanması nedeniyle meydana geldiği fakat 1 numaralı davacının da inceleme esnasında malları konteyner içinde boşaltmak yerine forklift ile müdahale etmesinin zarara katkısı olduğu, oluşan zarardan sorumlu olduğu, 2 numaralı davacının yetersiz ambalaj nedeniyle muhtemel sorumsuzluk halinden faydalandığı ve zararın onun sorumluluk sahası dışında gerçekleştiği anlaşıldığından söz konusu zarardan sorumlu olmadığı, zararın ekspertiz raporundaki ile aynı miktarda olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler Makine Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 24/01/2023 havale tarihli ek raporda özetle; taraf beyan ve itirazları dışında dosyaya yeni bir bilgi ve veya belge sunulmadığı, dosyanın yeniden gözden geçirildiği ve maddi hata olmadığı, kusur yönünden kök rapordaki mütalaanın doğru olduğunu belirtmişlerdir.
Davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesi ile icra dairesi yetkisine itiraz edilmişse de, davalı tarafından icra müdürlüğüne sunulan borca itiraz dilekçesinde icra dairesi yetkisine yönelik bir itiraz bulunmadığı anlaşıldığından, usule uygun olarak sunulmadığı anlaşılan icra dairesi yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Aynı zamanda her ne kadar davalı ... vekili tarafından davanın TTK 1188 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı itirazı bulunmaktaysa da, davaya konu emtia hasarının 23/10/2019 tarihli tutanağa göre boşaltma esnasında oluştuğu ve davaya konu icra takip tarihinin ise 19/06/2020 olduğu dikkate alındığında, hak düşürücü süre itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ...-8 numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi'ne göre dava dışı sigortalı ... Mühendislik San. Ve Tic. AŞ tarafından ... den FOB teslim şartı ile ithal edilen Poliüretan Malzeme Kalıpları emtiasının ... den karma taşıma ile Ankara ya ... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, sigortalının konşimentoda İhbar adresi olarak kayıtlı bulunan dava dışı ... Mühendislik San. Ve Tic AŞ olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankası'na ait ödeme dekontuna göre 52.445,95TL hasar bedelinin 06/02/2020 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğu anlaşılmakla buna göre de davacının yapmış olduğu ödeme kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Davalı ... tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen ve davaya konu taşıma bilgileri ile uyumlu olduğu anlaşılan 22/10/2019 tarihli ... numaralı navlun faturası gereğince, bu davalının taşıma işini üstlendiği ancak taşımanın fiilen bu davalı tarafından gerçekleştirilmeyerek alt taşıma sözleşmesi kurulduğu, düzenlenen navlun faturası gereği davalı ... Uluslararası Nakliyet firmasının taşıyan ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Diğer davalı ... ... ... ise dava dışı sigortalıya taşımaya konu emtialara ilişkin ardiye ve tam tespit hizmeti vermiş olup dava dışı sigortalı ile bu davalı arasındaki sözleşme ilişkisi dikkate alındığında bu davalının da pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu yükün fiilen taşınmasının ... ... Limanından İzmit Limanına kadar gemi ile yapıldığı, sonrasında ise kara yolu ile taşımaya konu yükün konteyner açılmadan ve boşaltılmadan konteyner içerisinde farklı bir vasıta ile alıcısı sigortalı yük sahibi ... Müh. adresine ulaştırılması taahhüt edilmiş olup, gemi ile deniz taşımacılığı tamamlanan ... - ... numaralı konteynerlerin, dosyada bulunan yük teslim formuna göre; ... limanında, dava dışı ... Denizcilik ve Nak. A.Ş. firması tarafından davalı ... Ulus. Nak. Loj. ve Tur. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. firmasına teslim edildiği ancak ...'a tahliye edilmiş olan ... no'lu konteyner içerisindeki emtia ile ilgili olarak dava dışı sigortalı ... Mühendislik firması tarafından 23/10/2019 tarihinde tam tespit talep edildiği, bu nedenle konteynerin ... ... İşl. Loj. ve İnş. A.Ş. firması tarafından tam tespit sahasına alınıp, konteynerin kapağıaçıldığında, içerisinde bir sandık ve bu açıldığında, içerisinde bir sandık ve bu sandık üzerinde ise naylon malzeme ile ambalajlanmış bir kısım daha emtia olduğu ve bu emtianın ağırlığı nedeni ile alttaki sandığın üst döşemesini kırıp çökerttiğinin görüldüğü, bu haldeki yüke ilişkin olarak 'tam tespit talebi' üzerine, ilgili emtianın konteyner içerisinden çıkarılabilmesi için forklift ile operasyon hazırlığına başlandığı, forklift bıçaklarının sandık altına girmesi ile birlikte emtianın üzerinde bulunduğu sandığın kendiliğinden dağıldığı ve bu nedenle sandık üzerindeki emtianın yere düşerek hasarlandığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan dava konusu ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde, ... kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtlara göre eşyanın konteyner içerisine yüklenmesi, sayılması, sabitlenmesi ve mühürlenmesi işlemlerinin taşıyan tarafından değil dava dışı yükleten tarafından yapıldığı bilirkişilerce belirtilmiştir. Bu hali ile her ne kadar konşimentoda temiz kaydı bulunmaktaysa da, mühürlü olarak taşıyana eslim edilen konteyner içeriğinin hasarsız olarak teslim edildiği bakımından karine eldeki dava ve taşıyan bakımından uygulanama imkanı bulunmamaktadır. Bununla birlikte, tam tespit işlemi için konteyner kapıları açıldığında zeminde bulunan kontraplak sandık üzerindeki naylona sarılı kalıp parçalarının bulunduğu kontraplak plakanın çökmüş olduğu görülmüştür. Hasar ihbarının TTK 1184 maddesi gereğince usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hussu da dvalıların sorumluluğunun tespiti bakımından önem arz etmekte olup, hasarın eşyalar henüz alıcıya teslim edilmeden evvel bu konuda uzman olduğu bilirkişilerce açıklanan davalı ... tarafından yapılan bir inceleme neticesi anlaşıldığından, her ne kadar TTK 1184 maddesi gereği tespit yetkili uzman tarafından yapılmışsa da, TTK 1185/2 maddesi gereğince bu tespite taşıyan davalı ... firmasının katılmadığı dikkate alındığında, davalı ... bakımından hasar ihbarının TTK hükümlerine uygun olarak yapılmadığı mahkemece kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalı ... firmasının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak taşımaya konu konişmentolardaki "..." kaydı gereği yüklerin yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve mühürlendiği, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği davacı tarafından ispatlanamadığından; ayrıca dosyada düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlere göre hasarın esas nedeninin yaklaşık 6.300 Kg ağılığındaki emtianın uygun olmayan kontraplak sandıklarla ambalajlanması ve istifin de uygun yapılmamasından kaynaklandığı da dikkate alınarak, hasarın, davalı ... firmasının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.
Davalılardan ...'ın sorumluluğu bakımından yapılan değerlendirmede ise, bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile ... Limanında yapılan tam tespit işlemi için konteynerin içindeki sandıkların forklift kullanılmadan kaldırılması ve konteynerden çıkartılması mümkün olmadığından ve hasarın esas sebebinin forkliftin yanlış kullanılmasından değil, dava konusu metal kalıp parçalarının ağırlıklarına uygun şekilde sandıklara yüklenmemesi ile sandıkların da uygun şekilde özel desteklerle sağlamlaştırılmamasından kaynaklandığı belirtilmiş olduğundan her ne kadar bilirkişilerce aksı belirtilmişse de davalı ... firmasının da hasar bakımından kusur ve sorumluluğu bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Zira henüz forklift kullanılmadan önce konteyner kapıları açıldığında dahi bu sandık üzerinde ise naylon malzeme ile ambalajlanmış bir kısım daha emtia olduğu ve bu emtianın ağırlığı nedeni ile alttaki sandığın üst döşemesini kırıp çökerttiği ve taşımaya konu eşyanın ağırlığı göz önüne alındığında, bu eşyanın forklift kullanılmadan tahliyesinin mümkün olmadığı bu hali ile eşyanın yüklemeye, taşımaya ve boşatmaya uygun şekilde ambalajlamasının yapılmamasından kaynaklanan sorumluluğun davalılardan ... firmasına izafe edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki her ne kadar bilirkişilerce forkliftin sandığı doğrudan almak yerine eşyanın konteyner içerisinde boşaltılarak tahliye edilmesi gerektiği yönünde tespiti bulunmaktaysa da, raporda devamla kontrplak sandık üstünde bulunan sandıksız naylon ambalajlı kalıp parçalarının olduğu kontrplak plaka ezildiği için forklift çatalı plaka altına giremediği, bu sebeple de alttaki kontrplak sandık ile birlikte kaldırılmaya çalışıldığı için üstteki sandıksız metal kalıp parçalarının dağıldığı, birbirine çarpan metal kalıp parçalarının dosya konusu hasara sebep olduğu kanaati bildirilmiş olup, üstteki parçanın foklift marifeti olmaksızın tahliyesinin mümkün olmadığı da sabit olduğuna göre, üstteki parça tahliye edilmeden alttaki sandığın konteyner içerisinde boşaltılması gerektiği yönündeki tespit mahkemece benimsenmemiş olup rapor bu hali ile kendi içerisinde çelişmektedir. Ayrıca tam tespit talep eden ve tespit sonrası düzenlenen tutanağa göre tespite de katıldığı anlaşılan dava dışı sigortalı yetkililerinin boşaltmaya ilişkin bu yönde bir talimatının da bulunmadığı dikkate alındığında sorumluluğun yalnızca ... firmasına verilmiş olması da mahkemece benimsenmemiştir. Bu nedenle hasarın esas nedeninin yükün uygun şekilde ambalaj ve istif yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile, davalı ... firmasının oluşacak hasarı engellemek bakımından sorumluluğu bulunmadığı, yükün forklift marifeti olmaksızın dava konusu hadise dışında tahliyesinin ambalaj hatası nedeni ile mümkün olmadığı değerlendirilerek, bu davalı bakımından da sorumluluğun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler de kısmen hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
-Şartlar oluşmadığından, davalılar vekillerinin kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 633,42 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 453,52 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekilleri için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır