T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/238 Esas
KARAR NO:2022/482
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/06/2021
KARAR TARİHİ:19/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkil sigortalısı ... ve Dış Tic Ltd. Şti.'ye ait plaka mermer emtiası, taşıma sırısında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, dava konusu plaka mermer emtiası, 12.04.2019 tarihli ve 2019/.../... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Birleşik Arap Emirlikleri'ne taşınmak üzere "..." gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, dava konusu emtianın tahliye işlemleri sırasında ... numaralı konteynerin içerisinde yer alan 1 paket (bundle) mermerin kırık olduğu fark edildiğini, hasarın fark edilmesi akabinde yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde, hasarın limanlarda yapılan yükleme boşaltma ve aktarma esnasında sert bir şekilde zemine çakılması sonucu oluştuğunun tespit edildiğini, 1numaralı davalı, 2019/.../... numaralı konşimentoyu düzenlemiş olup, dava konusu olayda TTK m. 1191 gereğince "fiili taşıyan" kanununda olmasının yanında ayrıca navlun faturasını da bizzat kendi adına düzenlendiğini, navlun ücretini de tahsil etmiş olduğundan TTK md 1138 ve Yargıtay İçtihatları gereğince somut olaya konu taşımada "akdi taşıyan" olarak da hareket ettiğini, 2 numaralı davalının, dava konusu mermer emtiasının konteyner içerisine sabitleme ve istifleme işlemlerini yerine getirmiş olup, bahse konu hizmet ile ilgili Davalı şirket tarafından 30.04.2019 tarihli ve ... sıra numaralı fatura düzenlendiğini, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olmuş ve "kanuni halef' sıfatını kazandığını faturaların ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine .... icra Müdürlüğü'nün 2020/... E. Sayılı dosyası nezdinde başlatılan takibe Davalılar/Borçlular tarafından itiraz edilmiş olup, takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen ve müvekkil şirketçe taşınan ve davacı tarafça dosyaya sunulan 2019/.../... Referans no lu Konişmentoda miktarı ve özellikleri yazılı olan ve müvekkili şirket tarafından nakil işlemi yapılan mermerle ilgili oluşan hasar işleminin müvekkil şirketle hiç bir alakası olmadığını, müvekkil şirketçe taşınan ve hasar gördüğü iddia edilen mermerin ,müvekkil şirketin kontrolündeyken hasar gördüğü hiç bir şekilde kanıtlanamadığını, müvekkil şirket, yukarıda bahsedilen konişmentoda belirtilen yükü ,vaad ettiği zamanda ve eksiksiz ve hasarsız bir biçimde taraflarca kararlaştıırılan liman'a teslim ettiğini, ayrıca mermerin fotoğraflardaki hasar görme şekli dikkate alındığında müvekkil şirketin kontrolünde ve sorumluluğunda olmadığı bir zamanda hasar gördüğü açıkça görüleceğini, müvekkil şirkete karşı yapılan .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra takibi, alacaklı tarafından kötüniyetle başlatılmış olup,tamamen müvekkili şirketi mağdur etmeye yönelik bir icra takibi olduğunu, müvekkili şirketin, kendisine ait olan taşıma ve nakil işlemini kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini ve malın hasar görmesi ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Liman Hizmetlerine dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, zararın poliçe kapsamında olduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, 1.Davalının akdi taşıyan olarak ve 2.Davalının bağlama işlemlerini yapması nedeniyle pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, emtianın konteynere uygun şekilde istiflendiği, sabitlendiği ve bağlandığı nedenle 2.Davalının meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı, hasar bedelinin 10.970,00 TL kadri marufunda olduğu, TTK m.1185 hükmünde usulüne uygun hasar ihbarının yapılmadığı, 1.Davalı taşıyanın sorumluluğunun konteynerin gemiden tahliyesiyle sona erdiği, emtiadaki hasarın yükleme veya tahliye sırasındaki elleçlemeler nedeniyle mi, yoksa kara taşıması yapılması için elleçlendiği sırada mı, yahut kara taşımasını takip eden alıcının tesislerinde yapılan elleçlemeler sırasında mı meydana geldiğinin dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle ispat edilemediği belirtilmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Dava dışı sigortalı ... VE DIŞ TİC.A.Ş. tarafından satışı yapılan mermer levha emtiasının 2019/.../... sayılı konişmento tahtında İzmir Limanından ... Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde 1 paket mermerin kırık olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Taşımaya ilişkin konişmentonun davalı ... Lojistik A.Ş. Tarafından düzenlendiği, buna göre1 nolu davalının fiili taşıyan konumunda olduğu, dava konusu emtianın lashing işlemlerinin davalı ... Liman Hizmetleri Ltd.Şti. Tarafından yapıldığı ve tarafların pasif husumet ehliyetini haiz olduğu görülmektedir.
Davaya konu mal faturasına göre emtianın FOB teslim şartı ile satıldığı, bu satış türüne göre emtianın gemi küpeştesini geçtikten sonra her türlü risk alıcıda ise de alıcı tarafından düzenlenen yazıda hasar nedeniyle ödeme yapılmayacağının bildirildiği anlaşıldığından dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaati ve buna göre davacının halefiyete istinaden dava aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 15/05/2019 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, hasar bedeline ilişkin ödemenin 18/06/2019 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 16/05/2020 tarihinde başlatıldığı, "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" Cumhurbaşkanı Kararı, 30 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, kararda, "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1/5/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/6/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır" düzenlemesi dikkate alındığında davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı taraf hasarın davalıların tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Ekspertiz raporunda; "yükün alıcıya teslim edildiği tarih 15.05.2019" olarak gösterilmiştir. Dava dışı sigortalı satıcı ... tarafından 1 nolu davalıya gönderilen rücu ihtar tarihi "21.05.2019" olup, teslim tarihinden 6 gün sonra gönderilmiştir. Diğer bir ifadeyle, TTK' da öngörülen sürenin geçmesinden sonra ihbar yapılmıştır. Buna göre eşyanın deniz aşamasında hasara uğradığını ispat etme külfeti dava-dışı satıcının haklarına halef olan Davacı'ya aittir. Ekspertiz raporunda "Mevcut belge ve fotoğraflara göre hasarın limanlarda yapılan yükleme, boşaltma ve aktarmalar esnasında sert bir şekilde zemine çakılması sonucu oluştuğu görüşündeyiz." Denilmek suretiyle hasarın gemiye yükleme/ boşaltma sırasında oluştuğu kanaati belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda ise bağdaki mermerlerin hepsinin aynı noktadan kırılmış olması demetin bu bölgeden bir darbe almış olması ile oluştuğunu gösterdiği, bu durum, konteynerin taşınması sırasında aldığı bir darbe ile oluştuğunu doğrular nitelikte olduğunu, bu sebeplerle, mermer emtiasının konteynere hasarsız istiflendiği, taşıma tekniğine uygun olarak sabitlendiği, ancak kapatılan konteynerin taşıma tekniğine ve normaline uymayan bir şekilde aldığı darbe ile oluştuğunun, belirtildiği, emtiadaki hasarın, yükleme veya tahliye sırasındaki elleçlemeler nedeniyle mi, yoksa kara taşıması yapılması için elleçlendiği sırada mı, yahut kara taşımasını takip eden alıcının tesislerinde yapılan elleçlemeler sırasında mı meydana geldiği konusunda bir belirsizlik olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunda emtianın konteynere uygun şekilde istiflendiği, sabitlendiği ve bağlandığı belirtilmekle bu işlemleri yapan davalı ... Liman Hizmetlerinin meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı, davalı ... Lojistik A.Ş. nin sadece deniz taşımasını üstlendiği, limanda tahliye sırasında hasara ilişkin konteyner hasar tespit tutanağının düzenlenmediği, bu nedenle hasarın davalının sorumluluğunda meydana geldiği davacı tarafça uygun delillerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Gerekçesi açıklanacağı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 132,50 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 51,80 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı davalı ... Liman Hizmetleri vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/07/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır