T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2021/313 Esas
KARAR NO: 2022/435
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/07/2021
KARAR TARİHİ: 29/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın yükleyici sıfatı ile geri dönüşebilir kauçuk emtiasının İzmit Limanından Çin / Şangay Limanına taşınması hususunda müvekkili taşıma şirketi ile anlaştığını ve taşınan emtiaların Şangay Limanında alıcısı ... Ltd olarak bildirilen bir şirkete teslim edilmemesi hususunda müvekkili şirkete talimat verdiğini, müvekkili taşıma şirketi ... dava dilekçesi ekinde sunulan ..., ... ve ... numaralı konişimentolar tahtında yükleyici firmanın talimatlarına uygun şekilde emtiaların İzmit Limanından Şangay'a kadar olan nakliyesini gerçekleştirdiğini, Şangay Limanında müvekkil taşıma şirketine alıcı olarak bildirilen ... Ltd şirketine teslim edilmek üzere boşaltma limanında gemiden tahliye edildiğini, ancak alıcı olarak gösterilen firma tarafından taşınan emtiaların teslim alınamadığını, emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve yeni mal alınması zorunda kalınması sebebiyle imha, iade ve demuraj işlemleri müvekkili taşıma şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, ve masrafları ödendiğini, 18.01.2019 tarihli ... numaralı fatura tahtında müvekkili şirket tarafından karşılanan tüm bu demuraj, iade ve imha masraflarına ilişkin toplam tutar fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 72.674,48 USD olduğunu, yükleyici firma adına ve talimatları doğrultusunda müvekkili şirket tarafından yapılan tüm bu masrafların geri ödemesi talep ihbar ve ihtar edildiğini herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, davalı tarafın talimatları doğrultusunda organize edilen nakliye planı dahilinde sevkiyatı gerçekleştirdiği emtiaların tam ve hasarsız olarak teslime hazır edildiğini ve gerekli bildirimleri yaparak talimatlar doğrultusunda hareket etmiş olmasına rağmen taşıtan ile yükleten eşya hakkında müvekkil taşıyana tam ve doğru beyanda bulunmak yükümlülüğünü yerine getirmediğini, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşamama tutanağı imza edildiğini, müvekkili şirketinin zararın tazmini amacıyla ... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas numaralı dosya kapsamında icra takibi başlattığını fakat sözkonusu takibe karşı borçlu davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve böylece takibin durdurulduğunu, beyan etmekle itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, müvekkil tarafından yapılmış olan ve davalının yasaya aykırı kusurlu davranışları nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı ödemenin icra takip tarihindeki faizleri ile birlikte 72.427,72 USD olarak ödendiği tarihten itibaren işletilmiş faiz de dahil icra takip tarihinden işleyecek 1 yıl vadeli ABD doları hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden aynen veya fiili ödeme tarihinde T.C.M.B efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek TL karşılığının davalıdan tahsiline, davalı borçlunun başlatılmış olan icra takibine karşı yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlar nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücret-i vekaletin ve arabuluculuk ücreti de dahil diğer tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yükle ilgili tüm gerçek ve tüzel kişilerin dosyaya dahil edilerek bu yüklemeden sorumlu kişilere husumet yöneltilmesi gerektiğini, yine yükle ilgili şahıslardan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının billinmediğini, yargılamanın devamında müvekkilinin sadece komisyoncu olarak taşıma işlerine aracılık eden tacir olduğunu, gözetildiğini, beyanların değerlendirilmesini talep ettiğini, davada müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, dava dilekçesinde müvekkil taşıtan değil, sadece taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, müvekkil aleyhine dava ikame etmesinin kanuna aykırı olduğunu, husumet itirazında bulunmak zorunluluğunun doğduğunu, zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü süreler geçtiğini, 07/12/2017, 15/12/2017, 22/12/2017 tarihinde yapılan yüklemeler ile ilgili olarak arabuluculuk sürecine kadar müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, bu tarihten sonra bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gereken talepler 2019 yılında ileri sürüldüğünü kabul edilemeyeceğini, alacağa dayanak gösterilen faturanın 18/01/2019 tarihinde düzenlendiğini, arabuluculuk başvuru tarihi 30/03/2020 olduğunu taleplerin zaman aşımına uğradığını, fatura müvekkili şirkete hiç bir aşamada gönderilmediğini, yine dava dilekçesi elindeki ve icra takibine konu edilen fatura müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi müvekkil şirket adına tanzim edilmediğini, takibe dayanak fatura tarihi 2019 yılına ait olduğunu, müvekkil şirketin faturadan haberi ve bilgisinin olmadığını, bahsi geçen faturanın müvekkili şirket aleyhine düzenlenmediğini, bahsi geçen fatura ile başlatılan takip ve bu fatura esas alınarak ileri sürülen taleplerin kabul edilemeyeceğini, faturada belirtilen alacak kalemlerinin de anlaşılamadığını, dava dilekçesinde yükün imha, iade ve bekleme ibarelerine yer verildiğini, dava dilekçesinde davacının zararının doğmuş olduğunu gösteren evrak, belge olmadığını, alacağın sebebi izah edilmediğini, davacı taşıyan olarak TTK'ndan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın bildirimde bulunmak yükümlülüklerini yerine getirmediğinden taşıyan olarak sorumluluklarına aykırı davrandığını, TTK gereği taşıyan'a kanunla bazı imkanlar tanındığını, taşıyan'ın bu imkanlarını kullanıp kullanmadığını yükün akıbeti bilinmediğini, davacı tarafın herhangi bir zararınını olup olmadığı da bilinmediğini, bu zararın somutlaşması ve ispat edilmesi gerektiğini, yüke dair herhangi bir yasal sıfatı olmayan müvekkil şirket aleyhine ileri sürülen taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı taşıyanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını,beyan etmekle haksız ve dayanaksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve net vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava; Taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, davalının yükleteni olduğu kauçuk türü emtianın İzmit Limanından Çin / Şangay Limanına taşındığını, taşımanın ... nolu konişmentolar tahtında gerçekleştirildiğini, ancak alıcı firmanın yükü teslim almadığını, bu nedenle yükün imha edildiğini, takibe konu alacağın demuraj ve imha maasraflarına ilişkin olduğunu ileri sürmektedir. Dosyaya örneği sunulan konişmentolardan davalının yükleten, davalınında taşıyan konumunda olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuş olduğundan, öncelikle icra takibinin zaman aşımı süresi içerinde açılıp açılmadığı değerlendirilmelidir. Konişmentoların düzenlenme tarihi 2017'dir. Buna göre taşımanın 2017 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava ve takibe konu edilen fatura, demuraj ve imha masraflarına ilişkin olup 18.01.2019 tarihinde düzenlenmiştir.
TTK'nın 1246. Maddesinde, "1188. Madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zaman aşımına uğrar, bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar." hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalar bir yıllık zan aşımı süresine tabi olup, bu süre alacağın muaccel olmasıyla başlamaktadır.
Somut olayda, icra takibine konulan alacak demuraj ve yükün imha masraflarına ilişkin olduğundan, TTK'nın 1246. Maddesine göre bir yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Taşıma 2017 yılında yapılmış olmakla birlikte, takibe konu fatura 18.01.2019 tarihinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla alacağın muaccel olma tarihi fatura tarihi olan 18.01.2019'dur. Buna göre bir yıllık zaman aşımı süresi 18.01.2020 tarihinde dolmuş olacaktır. İcra takibi ise 16.06.2020 tarihinde başlatılmıştır. Bu durumda icra takip tarihi itibariyle TTK'nın 1246. maddesindeki bir yıllık zaman aşımı süresi geçmiş olduğundan, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın zamanaşımı nedeni ile REDDİNE,
2-Peşin alınan 8.863,63 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 8.728,93 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 50.773,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/06/2022
Başkan ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.