T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/316
KARAR NO:2022/382
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:27/07/2021
KARAR TARİHİ:16/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... SAN. VE TİC. A.Ş.’ye ait emtiaların, Tayland'dan Türkiye’ye nakliyesi işinin davalı tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtiaların 15.06.2020 tarih, ... nolu konşimento tahtında, ... ... gemisi ile taşındığı sefer esnasında konteyner içerisine sirayet eden su nedeniyle ıslanarak hasara uğradığını, taşıma sürecinde ve sorumluluğu altında meydana geldiği sabit olan hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 71.056,35 TL sigortalı zararının, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup, TTK ve poliçe hükümleri gereğince sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin, TTK. ilgili hükümleri gereğince davalıya rücu hakkı doğduğunu beyanla; 71.056,35 TL rücuen tazminat alacağının, sigortalıya ödeme yapılan 29.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın her ne kadar huzurdaki davaya konu deniz taşıması nedeniyle meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia etmişse de TTK md. 1188’e göre hiçbir şekilde müvekkili şirketin taşıyan sıfatını ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte, taşıyana karşı açılacak her türlü istem hakkının bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini düzenlediğini, huzurdaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, söz konusu taşımada davacının sigortalısı ... SAN. VE TİC. A.Ş. gönderilen, ... (...) CO. LTD'nin ise gönderici olduğu emtianın Tayland’dan Türkiye’ye nakliyesi esnasında hasara uğraması nedeniyle zarara uğradığını iddia eden sigortalısına ödeme yapan sigortacının öncelikle işbu davada aktif husumet ehliyetinin var olması gerektiğini, sigortalının taşıyana karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, taşıma sırasında emtianın hasara uğradığı iddia edildiğine göre bu zarardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmiş olması ve sigortalının dava dışı satıcıya mal bedelin ödemiş olması gerektiğini, ancak, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, davacının sigortalısının mal bedelini ödemiş olduğuna dair bir ödeme dekontunun davacının delilleri arasında yer almadığını, eğer sigortalı mal bedelini dava dışı satıcıya ödemediyse bu durumda hasara katlanma yükümlülüğünün sigortalıda olmayacağı için davacının da geçerli bir sigorta tazminatı ödemesi yaptığından söz edilemeyeceğini, sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmayacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirketin taşıyan sıfatıyla hareket etmiş olduğundan bahsetmişse de işbu davaya konu taşımada müvekkili şirketin taşıyan sıfatının olmadığını, ayrıca konşimentoda taşıyanın acentesi olarak ... (...) LIMITED yazısı şerhi düşülmüş olup dosya tahtına konu olayda müvekkili şirketin acente olarak dahi hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, ... (...) LIMITED ile müvekkili şirketin ayrı tüzel kişilikleri olan şirketler olup hiçbir ilişkilerinin olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu taşımada ne taşıyan ne de acente sıfatını haiz olmamasından dolayı sorumluluk da atfedilemeyeceğinden ve bu doğrultuda da herhangi bir sorumluluk yükletilemeyeceğinden, gerek doğrudan gerekse de izafeten husumet tevcih edilerek müvekkiline karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, Ekspertiz raporu incelendiğinde emtiadaki ıslanmanın tatlı sudan kaynaklandığının belirtildiğini, bu durumda meydana geldiği iddia olunan hasarın taşıma sırasında oluşmadığını ortaya koyduğunu, konteynerın müvekkili şirket tarafından tahsis edilmediği gibi konteynerin iç ve dış denetimi ile hasarlı olup olmadığının denetiminin de müvekkilinin yükümlülüğünde olmadığını, gönderen emtiayı bu konteynere istiflemiş ve yüklemişse konteyneri bu haliyle kabul ettiğini, bu nedenlerle de meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını beyanla; huzurdaki davaya konu uyuşmazlık için İngiltere Mahkemeleri yetkili kılındığı için davanın reddine, İşbu dava hak düşürücü süreye maruz kaldığından davanın usulden,esastan, aktif ve pasif husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun; davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı ile hak düşürücü sürü itirazının yerinde olup olmadığı, Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
29/04/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğunu, sigorta sözleşmesinin geçerli olduğunu, sigorta sözleşmesi kapsamında geçerli bir ödemenin yapıldığını, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğini, hasara konu emtianın ambalajlarının yetersizliğinden söz edilemeyeceğini, hasarın hayatın olağan akışında deniz yolu ile taşıma esnasında meydana gelmiş olabileceğini, taşıyanın yüke özen borcu kapsamında zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, davaya konu 32 adet hidromekanik ünitenin hasarından kaynaklı tazminat tutarının makinalar özelinde 432.778,50 TL fatura tutarı ile 405.000,00 TL sovtaj değeri farkı şeklinde 27.778,50 TL olarak kabulü gerektiğini beyan etmişlerdir.
Davalı vekilince davaya konu edilen konşimentoda bulunan yetki kayıtları nedeni ile milletlerarası yetki itirazında bulunulmuşsa da; yerleşim yeri Türkiye olan davalının ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağından davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte yine davalı vekilince davaya konu faturada bulunan tahkim kaydına atıfla tahkim itirazında bulunulmuşsa da itiraza konu faturanın davalı adına düzenlenmediği anlaşılmakla tahkim itirazı da mahkemece yerinde görülmemiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosya içerisinde bulunan ... numaralı 01/07/2020 teklif tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesinden dava dışı sigortalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ. tarafından Tayland-Ankara arası ... ... isimli gemi ile yapılacak muhtelif parçalar malzemesinin davacı tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına alındığı anlaşılmıştır..Dosyaya sunulan ... Bankası'na ait 29/01/2021 tarihli dekonttan davacı tarafından dava dışı sigortalıya 71.056,35 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu teşkil eden ve taşıma esnasında zarar gören malın teslim şekli satım faturasında "FOB Thailand" olarak belirlenmiştir. FOB esasına göre Tayland'da malın gemiye yüklenmesiyle beraber mala ilişkin hasar riski alıcıya yani davacının sigortalısı ... San. Ve Tic A.Ş.'ye geçmiştir. Buna göre davacının TTK 147 maddesi gereğince halefiyet yolu ile kazandığı aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davalının pasif husumet ehliyeti bakımından yapılan değerlendirmede ise; dosyada bulunan ve davalı tarafından davacı sigortalısı adına düzenlenen 13/07/2020 tarihli ve ... numaralı Navlun açıklamalı fatura bilgilerinin davaya konu konşimento bilgilerine göre düzenlendiği anlaşılmakla, davalının TTK 921 maddesi gereğince taşıyan ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dava dışı sigortalı ... firmasının Tayland da mukim dava dışı ... isimli firmadan satın aldığı hidrolik yürüyüş ünitesinin ... numaralı konteynere Tayland da bulunan Chonburi şehrinde yüklendiği, buradan kara yolu ile Leam Chabang Limanın na taşındığı ve burada ... ... gemisine yüklendiği, akabinde Singapur Limanında indirilen konteynerin 23/06/2020 tarihinde ... gemisie yüklenerek 13/07/2020 tarihinde Yarımca limanı na ulaştığı anlaşılmaktadır. 17/07/2020 tarihinde konteynerin 41 YN 802 plakalı araç ile ... Lojistik tarafından sigortalının Ankara fabrikasına ulaştığı, 18/07/2020 tarihinde boşaltma esnasında yapılan kontrollerde ise emtiada ıslaklık ve pas hasarı tespit edildiği dosyaya sunulan ekspertiz raporu ile ekinde bulunan Tutanaktan tespit olunmuştur. Davalı vekilince TTK 1188 maddesi gereğince davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı itirazında bulunulmuşsa da, emtianın sigortalıya 17/07/2020 tarihinde teslim edildiği davaya konu zorunlu arabuluculuk sürecinin 17/06/2021 tarihinde başladığı ve 08/07/2021 tarihinde sonlandığı eldeki davanın da 27/07/2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, 6325 Sayılı yasa 18A/15 maddesi ile "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." düzenlemesi karşısında davanın TTK 1188 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açıldığı mahkemece kabul edilmiştir.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında emtia teslim tarihi 17/07/2020 olmakla hasarın davalıya ilk defa 11/08/2020 bildirildiği dikkate alındığında davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Davacı vekilince dosyaya sunulan ekspertiz raporunda yalnızca alt sıralardaki sandıkların ıslanmış olması ve tamamının alttan yukarıya doğru aynı seviyede ıslanmış olmasının, konteyner içerisine su girdiğine, suyun alttan yukarı doğru yükseldiğine işaret etmektedir. Konteynerde delik olmadığı bilgisi de göz önünde bulundurulduğunda, konteynerin su basmış bir alanda kaldığı sonucuna varıldığı belirtilmiş; konteynerin Tayland, Singapur ve Türkiye'de bulunduğu zamanlardaki hava durumu raporları incelenerek aşırı yağış ve sel olayı olup olmadığı hususunda yapılan incelemede Singapur Hükümeti Meteoroloji servisinin ekli raporundan, konteynerin Singapur'da aktarma için bulunduğu 19.06.2020 -23.06.2020 tarihleri arasında günlük 3,2mm ila 53,8 mm arasında kuvvetli yağışlar meydana geldiği anlaşılmış, buna göre hasarın Singapur'da yağan kuvvetli yağmur yağışına bağlı olarak, konteynerin bulunduğu limanı sel basması sonucu meydana geldiği kanaatine varılmıştır. Davaya konu hasarın tatlı sudan kaynaklandığı dosya kapsamında sabit olup, ... numaralı konteyner mühür numarasının Ana ve Ara konşimentolarda da aynı olduğu ve konteynerde herhangi bir hasar yahut delik bulunduğuna ilişkin bir deliln de bulunmaması dikkate alındığından dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da açıklandığı hali ile konteyner içinde alt sırada bulunan 8 adet sandığın aşağıdan yukarıya doğru 50 cm'ye kadar sirayet eden ıslanmaya dayalı hasarın ekspertiz raporundaki tespit gibi Singapur'da yağan kuvvetli yağmur yağışına bağlı olarak, konteynerin bulunduğu limanı sel basması sonucu meydana geldiği mahkemece de kabul edilmiştir. Ayrıca bilirkişilerce, sandıklarda yer alan çelik ürünlerin paslanmış olduğu tespiti ile zararın niteliği dikkate alındığında, çelikten imal edilmiş yükün kısa bir sürede paslanmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı bu nedenle bu tür bir hasarın, Yarımca (Kocaeli) limanından Ankara'ya kara taşıması esnasında meydana gelmiş olmasının mümkün olmadığı belirtilmiş olup mahkemece de bu görüş benimsendiğinden davalının hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin belirli olmadığı savunması mahkemece yerinde görülmemiştir.
Her ne kadar yukarıda açıklandığı hali ile hasar ihbarının davalıya TTK gereği usulünce yapılmamış olması nedeni ile ispat yükü davacı üzerinde bulunmaktaysa da dosya kapsamında hasarın davlı sorumluluğunda meydana geldiği hususunun ispatlandığı kabul edilmiştir. Zira taşıyanın yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar sorumluluğu bulunup taşıyanın bu sorumluluğunun doğması için, zıya veya hasarın mallar taşıyanın hakimiyeti altındayken meydana gelmiş olması gerekmektedir. Olayda konişmentoda konteynerin mühürlü olarak taşıyana teslim edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmaması dikkate alındığından konşimentoda emtiaların ve konteynerin durumuna dair herhangi bir ihtirazi kayıt yer almadığından, taşıyanın bu yükleri haricen iyi şekilde teslim aldığı, emtiaların varma yerinde hasarlı olduğu tespit edilmekle, mahkemenin hasar nedenine ilişkin yukarıdaki kabulüne göre, bu hasarın taşıyanın hakimiyetindeyken meydana geldiği ve davalının hasar nedeni ile sorumluluğu bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davacının davaya konu talebi sigortalıya ödediği 71.056,35 TL olmakla birlikte bu bedele sigorta sözleşmesi gereğince %10 ilave bedelin de dahil olduğu anlaşıldığından, davalının yanızca gerçek hasar miktarı kadar sorumluluğu bulunduğu değerlendirilerek, hasar gören 32 adet hidromekanik ünitelerin fatura bedeli olan 432.778,50TL'ından sovtaj değeri olan 405.000 TL düşülerek elde edilen 27.778,50TL bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler de mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 27.778,50 TL nin, 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.213,47 TL den karar harcı olan 474,38 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 739,09 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 1.213,47 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 3.737,40 TL'nin (59,30 TL ilk harç, 78,10 TL posta gideri ve 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 1.461,08 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı vekili için takdir edilen 6.426,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 516,03TL sinin davalıdan, 803,97 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır