T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/365 Esas
KARAR NO:2022/541
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:23/10/2020
KARAR TARİHİ:27/09/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... Değişik İş numaralı kararı ile ... Terör Örgütüne finansal destek sağlandığı şüphesiyle CMK 133/1 gereği şirket yönetimini kayyım atanması tedbirinin uygulanmasına karar verildiğini, 674 sayılı KHK'nın 19. Maddesi gereği olarak ilgili şirketin yönetimi ve kayyımların yetkilerinin ...'ye devredildiğini, ve bu suretle ... tarafından müvekkili şirketin yönetim kurulunun teşekkül ettiğini, bu süreçte ... tarafından şirkete ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bir takım incelemelerde bulunulduğunu, yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketin müvekkili şirkete döviz alacağı borcunun olduğunun tespit edildiğini, borcun ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada icra takibine başlandığını, borçlu vekilinin ödeme emrine itiraz ettiğini, taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun itirazının iptali ile davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden alacaklı olmasının fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, davalının Türkiye’de Gemi Acenteliği hizmeti verdiğini, Türkiye’ye gelen yabancı konteyner armatörlerinin gemilerine limanlarda acentelik hizmeti verdiğini, davalının ülke genelinde iç pazarda herhangi bir ticari faaliyet yürütmediğini, sadece ülkemiz limanlarına yurt dışından gelen yabancı gemi sahip ve donatanlarının gemilerine limanlarda acentelik hizmeti verdiğini, şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde davacı ile davalının herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, davacı ile müvekkilinin Danimarka’da bağlı olduğu grup şirketlerinden biri olan ve farklı bir tüzel kişiliğe sahip olan dava dışı ... .... ile muhtelif zamanlarda ve muhtelif miktarlarda deniz yoluyla yük taşıma ilişkisine girdiğini, davacının muhtelif yüklerini dava dışı ... .... ile taşıttırdığı ve bu denizyolu yük taşımaları nedeniyle davacı ile dava dışı ... ... arasında ticari bir ilişkinin kurulduğunu, buna rağmen davacının dava dışı ... ....’den herhangi bir alacağının bulunmadığını, bunun yerine ve bunun tam aksine dava dışı ... ....’nin davacıdan halen daha denizyolu yük taşımasından kaynaklanan navlun ve navlun teferruatları ile demuraj ücreti alacaklarından alacaklı bulunduğunun görüldüğünü, itirazın iptali davasına dayanak olan .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında davacının asıl alacak miktarının 4.119,00 USD olduğunu, davacı yanın işlemiş faiz ile birlikte icra takibinde 4.528,53 USD talep ettiğini, davacının bu alacak için önce .... Noterliğinin 11.11.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... ...’ye ihtarnamesini gönderdiğini, 4.119,90 USD’nin ödenmesinin talep edildiğini, davacının yasal işleme başlamadan önce hasmının ve doğru muhatabının dava dışı ... ... .... olduğunu bildiğini, bu iki şirketin farklı olduğunu, aynı zamanda farklı vergi dairelerine farklı vergi kimlik numaraları ile kayıtlı olduğunu, davacının hasım tarafını seçmekte hataya düştüğünden davasının reddinin gerektiğini, davacı ile dava dışı ... ... arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılında sona erdiğini, davacının davalı ile hukuki, ticari ve fiili ilişkisi olmadığını, davacının dava dışı olan bir başka şirket ... ... ile denizyolu konteyner taşıma ilişkisi olduğunu, davacının muhtelif yüklerini dava dışı ... ... ...’in taşıdığı ve bu denizyolu yük taşıması sebebiyle davacı ile dava dışı ... ... arasında deniz ticaretinden kaynaklı ticari ilişki olduğunun tespit edildiğini, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasıyla davanın esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dosya, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2021 tarih, ... sayılı görevsizlik kararı ile, davacı vekilinin talebi üzerine mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Dava, davacı şirkete ... soruşturması kapsamında CMK 133/1 gereği kayyım atanması sonrasında şirkete ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelem neticesinde davalıdan döviz alacağının bulunduğunun tespiti sonrası başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, davalının pasif husumet ehliyetini haiz olup olmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, alacağa konu edilen ve davacı adına sehven kesildiği belirtilen fatura bedeli bakımından davacının sorumlu olup olmadığı buna göre de varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu adına 18/03/2020 tarihinde takibe başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 27/08/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 23/10/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ...ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 18/08/2022 havale tarihli raporda özetle; davacı şirketin alacağını iddia ettiği tutara ait taşıma belgelerinin ve ilişkisinin dosyadaki bilgi ve belgelere dayanarak tespit edilemediği, sunulan delillerin hangi taşımaya ait olduğunu, varsa taşımaya ait ödeme belgeleri ve özetleriyle ilgili hangi belgenin hangi iddiaya istinaden verildiğini belirtilecek şekilde sunulması durumunda mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda yeniden inceleme yapılabileceği, fiili taşıyanın demuraj faturaları düzenlediği ... numaralı konteyner kapsamında davacı şirketin taşımada asıl alıcı konumunda olduğu ve teslim alınmayarak mahrece iadesinin gerçekleştirildiği, fiili taşıyanın demuraj faturası düzenlediği ... numaralı konteyner için gerekli bilgi ve belgelerin bulunmadığı ve demuraj faturasının dava dışı ... (...) LTD şirketi adına tanzim edildiği, davacı cari hesap bakiyesi 4.119,90 USD’nin tahsilini talep etmiş ise de gerek davalıya gerekse faturaları tanzim eden dava dışı ... ... firmasına ait muavin kayıtları ve alacak bakiyesini teşkil eden ödeme belgelerini ibraz etmediği, davalı tarafından davacıya ait hesap hareketinin bulunmaması sebebiyle muavin kayıtlarının ibraz edilmediği, dava dışı ... ... firmasının davacıya 31.12.2016 ve 01.01.2017 tarihi itibarıyla 5.705,61 USD borçlu olduğu, 2017 yılında tanzim edilen faturalar ve davacı tarafından düzenlenen iade faturalarının mahsubuyla dava dışı şirketin davacıdan 3.144,39 USD alacaklı gözüktüğü, dava dışı şirket tarafından ibraz edilen davacıya ait muavin kayıtlarında; 2017 yılında (5.705,61 USD+3.144,39 USD) = 8.850 USD’lik borç kaydı oluşturulduğu, iş bu borç kaydının hangi fatura kalemlerinden oluştuğunun bilirkişi heyetine sunulan muavin kayıtlardan tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Davadaki temel uyuşmazlıklardan birincisi olan ve öncelikle karara bağlanması gereken husus, tarafların aktif ve pasif taraf ehliyetlerinin bulunup bulunmadığıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/2178 Esasa ve 2022/7 Karar numaralı ilamında da belirtildiği hali ile zamanaşımı defi davanın esasıyla ilgili bir husus olup, ancak doğru hasma yöneltilmiş bir dava içinde karara bağlanabilecek bir husustur. Bu kapsamda öncelikle davalının pasif husumet itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Dosyaya taraf vekilleri tarafından sunulan alacağa konu faturalar ile taşıma belgeleri incelendiğinde, faturanın davalı tarafından düzenlenmediği, taşımaya ilişkin konşimentolara davalının acente sıfatı ile dahi taraf olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında celp edilen taraflara ait BA/BS formları incelendiğinde ise, davalı ile davacı arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı görülmüştür. Bununla birlimte taraflara ait ticari defter kayıtları incelendiğinde de, davacı ile davalı arasında bir ilişki bulunmadığı, davacının alacağına konu faturanın dava dışı ... ... tarafından düzenlendiği tespit olunmuştur. Aynı şekilde alacağa konu konşimentoların da dava dışı ... ... tarafından düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilince her ne kadar dosyaya ibraz edilen e posta yazışmaları sunularak, davaya konu faturanın yanlış düzenlenmesi hususunda davalı ile yazışmalar yaptıklarından bahisle davalının pasif husumet ehliyetini haiz olduğu belirtilmişse de; davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği hali ile, davalının gemi acenteliği hizmeti verdiği anlaşılmakla, yukarıda açıklanan ve yargılamada tespit olunan diğer hususlarla birlikte düşünüldüğünde, bu kapsamda davalının, dava dışı ... ... adına davacı ile yazışmaları yürüttüğü kanaatine varılmıştır.
TTK'nun 105.maddesinde "acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği" hükmü düzenlenmiş olup anılan yasa maddesine göre acenteye karşı doğrudan dava açılması mümkün değildir. Buna göre, acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalının taşıma işini üstlendiğine ve alacağa konu faturaları düzenlediğine ilişkin başkaca bir delilin sunulmadığı görülmekle, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-Davacı şirket ...'ye devredildiğinden ve ...'nin de harçtan muaf olduğu anlaşıldığından harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır