T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2021/386 Esas
KARAR NO: 2022/355
DAVA: Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/09/2021
KARAR TARİHİ: 08/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve dava dışı ... ... arasında 12/01/2021 tarihli alım-satım sözleşmesi yapılmış olduğunu ... firması emrine olacak şekilde davalı ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, iş bu sözleşmede CIF kaydı bulunduğunu alıcı tarafından ürünün alınmaması sebebi ile demuraj ve ardiye masraflarının bulunduğu iddiası ile taraflarına ihtar gönderildiğini, iş bu dava müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespiti hususunda zorunlu olarak açıldığını, davalı tarafından müvekkili adına 26/01/2021 tarihli ... referans numaralı fatura düzenlendiğini, iş bu fatura taraflarınca süresi içerisinde iade edildiğini, buna ilişkin ... Noterliği 25/08/2021 tarihli ... numaralı ihtar gönderildiğini, iş bu ihtarnamede fatura tahakkuku öncesi ne tür işlemler yapıldığı, hukuki iş ve işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, kabul anlamına gelmemekle birlikte var ise zararın azaltılması için iş ve işlemlerde bulunup bulunmadığının bilinmediğini, gönderenin CIF kaydı ile gönderildiği, TTK ve Borçlar Kanunu gereğince faturanın kabul edilmediğinin bildirildiğini, iş bu ihtarnameye somut bir cevap verilmediğini, kayıt ve belgelerinde taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkilinden haksız kar elde edilmeye çabalandığını, müvekkilinin taşımaya konu mallar üzerinde herhangi bir tasarrufu bulunmadığını, müvekkilinin davalı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili taşımaya konu mal ile ilgili yaptığı işlemleri CIF yöntemi ile yaptığını, bu kapsamda gemiye yükleme ile mala ilişkin tüm sorumluluğunun sona erdiğinin açık olduğunu, CIF kaydının konşimentoda bulunması taşıyıcının hangi durumlarda kime başvuracağını belirlemesi noktasında da aydınlatıcı ve bağlayıcı olduğunu, zira taşıyıcı bu kaydı bilerek ticari işleme devam ettiğini, bahse konu ... teslim şekli kayıt, CIF incelendiğinde müvekkil firmanın, yükler gemiyi yüklendiği anda sorumluluğunun sona ermesi ile risklerin alıcı yana geçtiğinin anlaşıldığını, bahse konu teslim şekli gereği taşıyıcı davacının sigorta yükümlülüğü bulunduğunun da söylenebileceğini, taşıyıcının olası riskleri göz ardı ederek malı sigorta ettirmemesi sebebi ile uğradığını iddia ettiği zararı müvekkil sorumluluğuna yüklenmesinin kabul edilemeyecek nitelikte olduğunu, alıcıya ihtar yapıldığı hususunun kanıtlanmış olmadığını müvekkilinin alıcıya ulaşma gibi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil adına fatura tahakkuk ettirildiğini, gönderilene gerekli ihbarları yapma ve sonucunda gerekli önlemleri alma yükümlülüğünün tek başına taşıyana ait olduğunu, davalı ... tarafından gönderilen'e ihtar yapılıp yapılmadığı ya da bu ihtarın ulaşıp ulaşmadığının da bilinmediğini, müvekkilinin davaya konu mallar üzerinde tasarruf yetkisi bulunmamakta olduğunu davalı firma, alınını malı almaması üzerine küresel çapa iş ve operasyonlar gerçekleştiren davalı şirketin, sorumlu ve basiretli davranmayarak herhangi bir aksiyon almamak ve pasif kalmak yerine malı satma ya da imha ettirebilme yetkilerine sahip oluğunun da bilindiğini, bu yolun denenmemesi ve CİF teslim şekline rağmen yasal prosedürler atlanarak müvekkilden demuraj ve ardiye bedelinin talep edilmesinin alenen kötüniyet göstergesi olduğunu, müvekkili firmaya gönderilen 22/03/2021 tarihli mail ile aslen müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığının açık olduğunun kabul edildiğini, olası bir icra takibi halinde takibin durdurulması taleplerinin bulunduğunu, iş bu davanın açılmasında hukuki menfaatlerin bulunduğunun açık olduğunu beyan etmekle müvekkili firmanın davalı ... A.Ş'ne 63.866,55 USD borcu olmadığının tespitine, muhtemel bir takip olması ihtimaline binaen takibin durdurulmasına, yargılama harç ve giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar aralarında taşıma işi akdedildiğini, müvekkilinin davacı firmanın yükünün alıcı tarafından teslim limanı olan Hindistan Mundra Limanına taşınması üzerine CIF koşullu olarak anlaştıklarını, konişimento numarası ... , konteyner numarası ise ... olduğunu, davacının müvekkiline borcunun kesin olduğunu, CIF teslim şeklinde emtianın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren hasar ve risk alıcıya geçtiğini burada söz konusu olan emtiadaki hasara ve riske yönelik olduğunu talep edilen bedele yönelik konularla ilgisi olmadığının meydanda olduğunu, konteyner gecikme ücreti ve diğer masrafların navlunun teferruatı olduğunu, davacının borcunun olmadığı konusunda dava açtığını, 16 Ağustos 2021 tarihli e-posta yoluyla yapmış olduğu bildirimde 25.000 USD'lik kısmını karşılayacaklarına dair beyan ve ikrarları bulunduğunu, müvekkilinin davacı tarafa 19.07.2021 tarihli ihtar ile yükün alıcına ulaşmadığını teslim edilemediğini, 24.01.2021 tarihinde Hindistan Mundra limanına vardığını, yükün çekilmemesi nedeniyle 59.000,00 USD demuraj masrafı oluştuğunun bildirildiğini, konişimento şartlarında yer alan klozlara ve TTK 1207 maddesine göre gönderenin masraflardan sorumlu olacağının açık olduğunu, davada yükleten sıfatı davacıya taşıtan sıfatı ise müvekkile ait olduğunu, taşıtanın sorumlu olduğu navlun ve masraflardan dolayı müvekkilinin taşıyana yaptığı ve yapacağı tüm ödemeleri yükletene rücü etme talep hakkı bulunduğunu, müvekkili üzerine düşen görevi yaptığını, müvekkilinin Hindistan'daki acente ile yapılan yazışmaları da aynı durum teyit edildiğini, bu halde davalı müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğinin açık olduğunu, alıcı olarak belirlenen firmanın gelen yükü 3.kişi müşterisi için satın alınmasına aracılık ettiğinden konsinye malın alıcısı yükü çekecek tarafa ulaştığında çekemeyeceğini öğrendiğinin belirttiğini, daha sonra yeni alıcı belirlenmeye çalışıldığını ancak belirlenemediğini, ordinosu alınmamış yük ile ilgili prosedürün başlayamayacağının taraflara bildirildiğini, alıcıya ihtar yapılıp yapılmadığı hususu ile ilgili yazılan tüm iddiaların yersiz ve geçersiz olduğunu, her türlü bildirimin yapıldığını, hatta bu bildirimleri kendilerinin yaptığının da meydanda olduğunu, firma yetkilisinin alıcıya henüz ulaşamadık alıcıya ulaşıldığında maddi durumun yetersizliğini konu edildiğini alıcı değişikliği yapılacağının müvekkile bildirildiğini, tüm bu yazışmalardan davacının borçlu olmadığı iddiası ile açtığı menfi tespit davası yetersiz ve geçersiz sebeplerle açıldığını ve reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkiline navlunun tefferuatı kabul edilen tüm masraflardan demuraj dahil olarak sorumlu olduğunu, yargı kararları ve uygulamadan da anlaşılacağını, davalı müvekkil üzerine düşen tüm görevleri iyiniyetli basireti tacir olarak yerine getirdiğini, davacının menfi tespit davası açmak suretiyle borçtan kurtulmasına imkan olmadığını, davacının davasının reddi ile davalı müvekkile borçlu olduğunun tespiti gerektiğini, beyan etmekle fazlaya dair tüm hakları saklı tutularak 553.393,482 TL (63.866,55 USD) borçlu olduğunun tespitini, %20 kötüniyet tazminatına, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Davalının düzenlediği 11.08.2021 tarihli faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava konusu 31/08/2021 tarihli 63.866,55 USD bedelli fatura davalı ... A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenmiş olup davalı vekili 16.02.2022 tarihli beyan dilekçesinde fatura alacağının konteyner bekleme ücretine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Dosyaya sunulan konişimento örneklerinden ... nolu ara konişimentoda yükletenin ... A.Ş., gönderilenin ... olduğu, konişimentonun taşıyan ... ... ... AS adına ... A.Ş. tarafından düzenlendiği, yükleme limanının Türkiye Yarımca, boşaltma limanının Mundra Hindistan, gemi isminin de ... Maya olarak gösterildiği görülmektedir. ... tarafından düzenlenen ... numaralı ana konişimento da ise yükleten ... AS'dir. ... ... ... AS'nin davacıya karşı üstlendiği taşıma, ... AS tarafından yerine getirilmiş olduğundan, taşıma ilişkisinde ... ... ... AS akdi taşıyan, ... ise fiili taşıyan sıfatına haizdir. Akdi taşıyanın kendisinin akidi olan fiili taşıyandan demuraj ücreti isteyebilmesi için, fiili taşıyana ödeme yapmış olması gerekmektedir. Zira akdi taşıyan ancak fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini akdi taşıyana rücu edebilecektir. 30/03/2022 tarihli duruşmada, dava konusu faturadan dolayı davalının fiili taşıyan ...'e ödeme yapıp yapmadığı konusunda beyanda bulunulması ödeme yapılmış ise belgelerin dosyaya sunulması konusunda davalı vekiline süre verilmiş olduğu halde her hangi bir ödeme belgesi sunulamamıştır. Bu durumda akdi taşıyanın davacı taşıtana rücu edebileceği bir alacağı bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, davalı acente ancak ancak akdi taşıyan ... ... ... adına fatura düzenleyebilecekken , faturada c/o kaydı da bulunmamaktadır. Bu koşullar altında akdi taşıyanın davacı taşıtandan dava tarihi itibariyle tahsili gereken muaccel bir alacak bulunmadığı gibi davalı acentenin kendi adına düzenlediği demuraj faturasının davacı açısından hukuki sonuç doğurmayacağı nedeniyle, iş bu faturadan dolayı erken açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Erken açılan davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 9.450,58 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 9.369,80 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2022
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Katip ... ✍e-imzalıdır.