T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2021/392 Esas
KARAR NO : 2025/125
DAVA : Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2021
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin satın almış olduğu ürünlerin taşıma ve lojistik operasyonu konusunda davalı şirket ile anlaştığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği davalı şirketin 3 adet konteyner olan ürünleri kapalı konteyner şeklinde taşıdığını, davalı şirket tarafından taşınan 3 adet konteyner şeklinde gelen yükün 42.509 USD tutarındaki bedeli vekil eden şirket tarafından ödendiğini, dava konusu 3 adet konteynerden .../40'HQ nolu konteynerin vekil eden şirket tarafından sorunsuz bir şekilde teslim alındığını, gümrüğünün yapıldığını, davalı şirketin gelinen aşamada .../40'HQ nolu ve .../40'HQ nolu konteynerlerin ise bedelleri ödenmiş olmasına karşın dava dışı Türkiye'deki başka firmalarla yaşadığı sorunları ileri sürerek diğer iki konteynerin orjinal konşimentosunun vekil eden şirkete teslim etmediğini, teslim edilmemesinin hata olduğuna ve bunun bir daha olmayacağı yönünde davalı şirket yetkililerinin yazışmalarının mevcut olduğunu, buna rağmen görüşmelerde ikrar edildiği üzere bedellerin tamamının banka kanalıyla ödenmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından ticari şantaj kastıyla ürünlerin vekil eden davacı şirket tarafından teslim alınmasının engellendiğini, vekil eden şirket tarafından ödenmiş olmasına rağmen teslim edilmeyen diğer 2 konteynere ilişkin orijinal konşimentoların taraflarına teslim edilmeyerek dava konusu konteynerlerde yer alan ürünlerin gümrükte bekletildiğini, dava konusu konteynerlerdeki ürünlerin niteliği gereği güncelliğini çabuk yitilen nitelikte ürünler olması, aynı zamanda dövize endeksli olması nedeni ile döviz kurlarında meydana gelen dalgalanmalar karşısında kar/zarar dengesinin hızlı olarak değişebilmesi ve anılan ürünlerin vekileden davacı şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülükleri nedeni ile acilen teslim edilmesinin gerektiği, teslim edilememesi halinde vekil eden davacı şirketin ticari itibar kaybına ve sözleşmelerden kaynaklı tazminat yükü ile karşı karşıya kalacak olması nedeni ile vekil eden davacı şirketin telafisi imkansız ekonomik zararına yol açacağını belirterek davalı şirket tarafından orjinal konşimentonun verilmemesi nedeni ile gümrükten çekilemeyen bedeli ödenmiş konteynerlerin taşıma bedelinin ... ana konşimento muhteviyatı, ... konteyner taşıma bedeli olan 14.500 USD, ... ana konşimento muhteviyatı, ... numaralı konteyner taşıma bedeli olan 14.500 USD olmak üzere toplam 29.000 USD bedelin mahkeme veznesine depo edilmesini, vekil eden şirket tarafından davalı şirkete taşıma bedelinin tamamının ödenmiş olması nedeni ile yargılama sonuna kadar bu bedel üzerine tedbir konulmasını ve vekil eden davacı şirketin daha fazla zarara uğramaması adına ürünlerin taraflarına teslim edilmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati tedbir talebine ve mal teslimine dair beyanlarına itiraz ettiklerini, davacı tarafın müvekkiline taşıma ilişkilerinden ötürü 200.403,38 USD'lik taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun borcu ve müvekkilinin davacıdan fatura alacağı bulunduğunu, davacının işbu bedeli ödememek kastı ile işbu davayı ikame ettiğini, davacının müvekkilinin taşıma hizmeti verdiğini dolayısı ile bu bağlantıyı kabul ettiğini, bu aşamada emtianın talep sahibine teslim edilmesinin uluslararası ticaretin kurallarına aykırı bir davranış olacağını, söz konusu konteynerlere ilişkin konşimentoların aslının da dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, bunu ibraz edemediği sürece davacı tarafın meşru bir talepte bulunamayacağını, bu sebeple işbu davanın ve talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddini gerektiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının menfi tespit davası açtığı da göz önünde tutulacak olursa müvekkilinin alacağının %115'i oranında teminat yatırmak suretiyle mal teslimini talep edebileceğini ancak dosyaya bu miktarda yatırılan bir teminat bulunmadığını, işbu sebeple davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın taşıma ilişkisi kapsamında müvekkiline olan tüm borçlarını ödediğini ispatlaması halinde mal teslimi talep edebileceğini ancak somut olayda böyle bir ödeme gerçekleşmediğinden mal teslim zorunluluklarının bulunmadığını belirterek müvekkilinin davacıdan alacağı olan 200.403,38 USD'lik navlun ve taşıma hizmeti alacağının %115 oranında teminatın dosyaya depo edilmesini ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına sunulan 05/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafından ... numaralı konteyner için 13.07.2021 tarih, ... numaralı ve 13.509 USD tutarlı; ... numaralı konteyner için 20.07.2021 tarih, ... numaralı ve 14.500 USD tutarlı; ... numaralı konteyner için 02.08.2021 tarih, ...numaralı ve 14.500 USD tutarlı olmak üzere 3 adet “BORÇ DEKONTU” tanzim edildiği, tanzim edilen 3 adet dekontun toplam bedeli olan 42.509 USD’nin davacı ... tarafından 05.08.2021 tarihinde davalı ...’e ödendiği, davalı ... tarafından toplam tutarı 200.403,38 USD Borç Dekontu ve dayanağı olarak dosya kapsamına sunulan belgelerin işbu davaya konu 3 adet konteynerin taşınmasına ilişkin olmadığı, davalı ...’in iddia ettiği 200.403,38 USD alacağın davacı ...’dan değil Neptün’den olan bir alacak olduğu, taşımanın “her şey ücrete dahil” kapsamında yapılmış olması nedeniyle davacının thc varış, teslimat emri harç, terminal güvenliği, sörvey masrafları, tmb kabul harcı varış, hazır bulunma harcı, boşaltma götürü ve sair alacaklar bakımından davalı tarafa borcu olmadığı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; menfii tespit davası olup, uyuşmazlığın konusunun konteyner taşıma bedellerinin ödenip ödenmediği, konteynerlerin teslim edilip edilmediği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
İthalatçı konumundaki Davacı taraf, satın almış olduğu 3 konteyner şeklindeki emtianın taşıma ve lojistik operasyonu konusunda davalı ... ile anlaştığını .../440'HO nolu konteynerin kendilerine teslim edildiğini, diğer 2 konteynerin ise kendilerine teslim edilmediğini, navlun sözleşmesinden kaynaklı taşıyana borcunun bulunmadığını, taşıma ilişkisine konu navlun bedelini ödediğini iddia etmiş, davalı ise başkaca taşıma ilişkisinden kaynaklı navlun borcu ve fatura alacağını bulunduğunu hapis hakkını kullandığını savunmuştur.
Davacının teslimini talep ettiği ... ve ... numaralı konteynerların ... isimli gemilerle taşınarak ... Gümrüğüne getirildiği ve ...San. ve Tic. A.Ş.’ye ait gümrük sahasında dolu olarak beklediği ve ‘ordino’ yük teslim formunun teslim edilmemesi nedeni ile teslim edilemediği noktasında ihtilaf olmayıp ihtilafın davalı tarafça hapis hakkının kullanılıp kullanılamayacağı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Olaya ilişkin yasal düzenlemeleri içeren TTK 1201 maddesi gereğince taşıyan navlun sözleşmesinden doğan tüm alacakları için eşya üzerinde TMK 950-953 maddeleri gereğince taşıtana karşı hapis hakkına sahiptir. TTK ve TMK'da hapis hakkına ilişkin hükümler İncelendiğinde dava konusu uyuşmazlık bakımından aşağıdaki hususlar tespit edilmektedir:
-Taşıyan, (gönderilen sıfatına da sahip olmayan) taşıtana karşı navlun sözleşmesinden doğan tüm alacakları için hapis hakkım kullanabilecekken, hapis hakkının (taşıtan olmayan) gönderilene karşı kullanılması ayrı hükümlere tabidir, Dava konusu olayda taşıyan eşyayı gönderilene teslim etmekten kaçınmış durumdadır.
-TTK 1204'e göre, gönderilen eşyanın teslimini talep ettiği andan itibaren yalnızca TTK 1203'. maddedede öngörülen alacaklar için hapis hakkının kullanılmasına katlanmakla yükümlüdür. Diğer bir anlatımla, gönderilene karşı hapis hakkının kullanılması için gönderilenin teslimi talep etmiş olması gereklidir ve sadece gönderilenin taşıyana karşı ödemekle yükümlü olduğu alacaklar için ve tabiki bu alacakları ödememiş olması şartıyla hapis hakkı kullanılabilir.
-TTK 1201 maddesinin atıfta bulunduğu TMK 950 maddesi gereğince, hapis hakkı muaccel alacaklar için kullanılabilir. Hapis hakkının, şartları oluştuğu anda doğduğu kabul edilmekle birlikte, hükümlerini doğurabilmesi için borçluya yöneltilmiş olması aranır. Hapis hakkının eşyanın ne kadarı için kullanılabileceği hususunda TMK da açık bir düzenleme olmamasına rağmen, dürüstlük kuralı gereği hakkın ancak alacağa karşılık gelecek eşya üzerinde kullanılabileceği kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, gönderilene karşı sahip olunan alacak miktarı ne ise yalnızca değer olarak bu miktara karşılık gelen eşya üzerinde hapis hakkı kullanılabilir. Taşıyanın taşıma konusu eşya üzerindeki hapis hakkı bakımından bu husus TTK 1201/3 maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Hükme göre, taşıyan ancak alacak miktardaki eşya üzerinde hapis hakkı kullanabilir.
Tüm oluş ve dosya kapsamına göre: Davalı taşıyıcının eşyanın teslim edilmemesine ilişkin dayanağı ödenmeyen 200.403,38 USD navlun ve fatura alacağı olduğunu iddia etmiş olup dava konusu taşımaya ilişkin ücretin ödenmediği savunmasında bulunmamıştır .İtibar edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre Davacı ... tarafından davaya konu 3 adet konteyner için 42.509 USD'nin (... no.lu konteyner için 13.509 USD, ... no.lu konteyner için ödenen 14.500 USD ve ... no.lu konteyner) bedel ödendiğini tespit etmiş ve taşıma ilişkisinden kaynaklı davalıya davacının borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı taşıyanın eşyayı teslimden kaçınması ve teslim için davacının 200.403,38 USD ödeme yapmasının temelindeki alacağının başkaca taşıma işlerine ilişkin olmasının yanında davacıdan alacaklı olduğunu da ispat edemediği anlaşılmıştır. Buna göre davalı taşıyanın hapis hakkına dayanak ettiği alacak bakımından eşya üzerinde kanuna uygun olarak uygulayabileceği bir hapis hakkı söz konusu değildir. Hapis hakkına dayanak yaptığı alacak iş bu taşımaya konu navlun sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak da olmadığından ne taşıtana ne de gönderilene karşı böyle bir hakkı kullanabilir. Dolayısıyla davalının kullandığı hapis hakkının haksız olduğu mahkememizce kabul edilerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile davacının ... ana konşimento muhteviyatı ... numaralı konteynere ait 14.500,00 USD taşıma bedeli ile ... ana konşimento muhteviyatı ... numaralı konteynere ait 14.500,00 USD taşıma bedelinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Teminatın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,
3-Karar harcı olan 17.138,53 TL'den peşin alınan 4.284,64 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.853,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (4.450,14 TL ilk harç, 250,00 TL posta ücreti ve 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 19.700,14 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 40.142,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, davalı ve ihbar olunan taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır