T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/414 Esas
KARAR NO: 022/443
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/11/2018
KARAR TARİHİ:30/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda ticari hizmet sunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap alacağının ısrarla ödenmemesi sebebiyle ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle .... icra Dairesi ... E sayılı dosya ile davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere itirazda bulunduğunu, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davacının iddialarının aksine taraflar arasında halihazırda bir ticari ilişki mevcut olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki 2017 yılında sona ermiş olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağı bulunduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde konu edilen .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesine cevaben davacıya .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 19.12.2017 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, davacı yanın usule uygun bir fatura olmadığı halde müvekkilinden borç makbuzu adı altındaki belgelere dayanarak icra takibi ve akabinde itirazın iptali davası ikame etmesi kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, Müvekkilin icazeti olmadan işbu davaya konu ettiği dosyaya mübrez 15.11.2018 tarihli 32.500 USD miktarlı ... hazırlamış ve bu borç makbuzunu müvekkiline ilettiğini, akabinde ise Müvekkil bu miktarın taraflar arasındaki anlaşma uyarınca yerinde olmadığını ve bu miktarı kabul etmediklerini davacı yana bildirdiğini, davacı taraflar arasındaki anlaşmanın haricinde tamamen müvekkilinin bilgisi haricinde ... olarak adlandırılan belgelere istinaden kötüniyetli olarak Müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, debit notenin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, itiraz edildiğini, davacının dayanak yapmış olduğu borç makbuzu aslında taraflar arasındaki hizmete ilişkin düzenlenmemiş olduğunu, davacı yanca yalnızca verilmemiş hizmetlerin yer aldığını, içeriği kesinleşmemiş ve muaccel olmamış borçlara ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın, Mahkememiz 11/03/2021 tarih ve ... kararının İstanbul BAM 13 HD'nin 23/09/2021 tarih, 2021/1005 Esas, 2021/1269 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak geldiği anlaşılmıştır.
İstanbul BAM 13 HD, Mahkememiz kararını :" Davacının iddiasına göre, taraflar arasındaki açık hesap ticari ilişkide davalı kısmi ödemede bulunmuş, kalan bakiye borcu ödememiştir. Buna göre mahkemece yapılacak iş davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında açık hesap ticari ilişki olup olmadığı, davalının kısmi ödemelerinin bulunup bulunmadığını araştırmak ve TBK'nın 154/1 ve 156. maddesi göz önünde bulundurularak zaman aşımı süresinin kesilip kesilmediğini belirlemek, buna göre davalının zaman aşımı itirazı konusunda karar vermek olmalıdır (Yargıtay 11, HD'nin 2015/9986 E., 2016/1965 K. Da bu yöndedir.). Söz konusu araştırma ve değerlendirme yapılmadan, taraflar arasındaki takip konusu uyuşmazlığın salt navlun sözleşmesinden kaynaklandığı ve fatura tarihleri itibarıyla zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesi ile kaldırmıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere mahkememizin kararı davalının kısmi ödemede bulunduğu, kısmi ödemenin zamanaşımını kesmesi sebebi sebebiyle kısmi ödeme konusunda mahkememizce bu hususun araştırılması için bozulduğu , bu doğrultuda 17.02.2022 tarihli duruşmada taraflara aralarında açık ticari ilişki olup olmadığı , davalının davacıya söz konusu iddia edilen borç sebebiyle ödemelerde bulunup bulunmadığı hakkında beyanlarda bulunmaları ve borç sebebiyle kısmi ödeme bulunduğu takdirde buna ilişkin tüm makbuz dekont vs sunulması taraflara 2 haftalık süre verildiği, taraf vekillerinin öne sürdüğü iddialara ilişkin herhangi bir delil sunmadıkları , böylece davacı vekilinin kendisine ödemede bulunulduğu iddiasını kanıtlayamadığı , davacı vekiline müvekkilinin ticari defterlerini ya da kendisine ödemede bulunulduğunu kanıtlar herhangi bir delili sunmak için tarafına 15.03.2022 tarihli celsede süre verildiği , celse arasının tarafın elektronik ticari defterlerini sunabilecek aralıkta verilmesine karşın davacı vekilinin bu iddiayı ispatlar herhangi bir delil sunmadığı, mahkememizin diğer dosyalarında yabancı şirketlerin ticari defterlerinin sunulmadığı konusundaki Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün müzekkere cevapları dikkate alınarak davacının zamanaşımını kesen sebeplerin var olduğuna dair iddiasını ispat edemediğine kanaat getirelerek davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.016,20.TL den karar harcı olan 80,70TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.935,50.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 19.611,81.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı yargı gider toplamı olan 11,00TL'nin davacıdan alınıp davalıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır