T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/421 Esas
KARAR NO:2022/524
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/10/2021
KARAR TARİHİ:20/09/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından, Dava dışı ... ... ... SAN.TİC. A.Ş/ye ait emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, Dava dışı ... ... tarafından Çin'den ithal edilen oto yedek parçalarının 10.06.2020 tarih, ... no.lu konşimento ile taşınmak üzere ... gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, emtianın tahliyesi esnasında ... no.lu konteyner muhteviyatı emtianın, konteynerlerdeki deliklerden su girmesi sonucu ıslanarak hasarlandığının ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, navlun faturasının 1 no.lu davalı tarafından tanzim edildiğini ve tahsil edildiğini ve 1 no.lu davalının akdi taşıyan olduğunu, 2. No.lu davalının ise ... numaralı konşimentoyu tanzim ettiğini ve fiili taşıyan konumunda olduğunu , taşıyanın, TTK 1178 maddesi uyarınca sorumluluğunun söz konusu olduğunu, Borçlular aleyhine, ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, yapılan bu takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz sebebiyle takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar oluştuğu iddia edilen konteynerin gönderici sahasından Çin limanına taşınması işlemi ile varış limanından alıcının fabrikasına taşınması işinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, bu sebeple, öncelikli olarak davacı tarafın iddia edilen hasarın müvekkili şirketin taşıma sorumluluğu dahilindeki zaman müddetinde gerçekleştiğini ispatlaması gerektiğini, davacının ıslanma olayını, sigorta süresi içerisinde gerçekleştiğini TTK .1473 maddesi uyarınca ispat etmesi gerektiğini, iddia olunan hasar sebebiyle dava dışı ... Aisin şirketinin zarara uğradığının kanıtlanması gerektiğini, Müvekkili şirketin konteyner yetersizliğinden sorumlu olmadığını, hazırlanan ekspertiz raporunun, kanun ve usulü aykırı inceleme sonucunda hazırlandığını, müvekkili şirkete süresinde ve usulüne uygun hasar bildirimi yapılmadığını, hasarlanan yük miktarının şüpheli ve kesin olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, taraflar arasında faiz ile alakalı bir sözleşme bulunmadığını ve talep edilen faize, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına itirazları olduğunu, davanın fiili taşıyana ihbar edilmesi taleplerinin olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişiler ...'ten aldırılan bilirkişi raporunda, Dava konusu hasarlı oto yedek parça emtia tutarı ile navlun toplamından oluşan zarar miktarının 161.166,77 TL olduğu ve davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 12.11.2020 tarihinde 174.881,00 TL olarak ödendiği, .... İcra Dairesinin ... E dosyası ile 161.166,77 TL hasar tutarının takip tarihi itibariyle avans faizi ile tahsili için 10.12.2020 tarihinde icra takibi yapıldığından işlenmiş faiz hesabı yapılmasına gerek olmadığı, Navlun faturasını düzenleyen, 1 nolu davalı ..., aynı zamanda taşıtan sıfatını haiz dava-dışı ... alıcı ile kurulan navlun sözleşmesinin tarafı ve akdi taşıyan sıfatına ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, Davacı'nın aktif husumetinin bulunduğu, uyuşmazlık bakımından geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, davacı sigortacının geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme yaptığı, Dosya muhteviyatından hasar ihbarının zamanında yapıldığının tespit edilemediği, bu itibarla eşyanın denizde taşıma senedinde yazılı olduğu şekilde, yani iyi halde teslim edildiği yönünde bir karine doğduğu ve zararın meydana geldiği belirlendiği takdirde ise, zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığına ilişkin bir karine ortaya çıktığı, Uyuşmazlık bakımından bu karinelerin aksini ispat yükünün dava-dışı alıcının haklarına halef olan Davacı'ya ait olduğu, Hasarın denizyolu ile taşıma aşamasında mı yoksa deniz aşamasını takip eden Davalının sorumluluk süresi dışında bekleme ve/veya kalan kara taşımasında mı meydana geldiğinin dosya münderecatında yer alan belgelerle belirlenemediğini belirtmişlerdir.
Mahkememizce bilirkişi ...'tan aldırılan bilirkişi raporunda, Davadışı ... ... ... San. Tic. A.Ş tarafından Çin'de faaliyet gösteren tedarikçi .... Ltd.'den satın almış olduğu 35.291 USD ve 1.532,24 Euro tutarında oto yedek parçalarının tüm bedelinin tedarikçiye ödendiği, Bedeli ödenmesine rağmen, meydana gelen hasar nedeniyle temin edemediği emtialardan oluşan 174.881 TL zararının davacı sigorta şirketince karşılandığı, Davalıların kusurlu taşıma yaptığının ve meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde; davacı ...'nin davalılardan 10.12.2020 takip tarihi itibariyle toplam 174.881 TL alacağının bulunduğu, 174.881 TL alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %13,75 ve değişen oranlarda ticari (avans) faizi hesaplanabileceğini belirtmişlerdir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteğine ilişkindir.
Dava dışı ... tarafından satın alınan emtianın Çin Xingang Limanı'ndan ..." gemisi ile Türkiye İzmit Limanı'na sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde konteyner tavanındaki delik nedeniyle emtiaların ıslanmış ve büyük bir kısmının hasar görmüş olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de yerleşim yeri Türkiye olan davalı ... Limited Şirketi yönünden ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağı, yine davalı ... Inc e İzafeten açılan dava yönünden ise; yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmış olmakla bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Konişmentonun fiili taşıyanın yabancı acentesi tarafından düzenlenmiş ise de Türk acente navlun faturasını düzenleyerek taşımaya aracılık etmiş olup yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Taşımaya ilişkin düzenlenen ... sayılı konişmento ... Inc. adına düzenlendiği, 27.07.2020 Tarihli Navlun Faturasının ise davalı ... tarafından düzenlendiği, buna göre davalıların akdi taşıyan konumunda olup pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu mal faturasına göre emtianın FOB teslim şartı ile satıldığı görülmektedir. Bu satış türüne göre emtia gemi küpeştesini geçtikten sonra her türlü risk alıcıdadır. Dava dışı sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporunda dava dışı ... ... ... San. Tic. A.Ş tarafından Çin'de faaliyet gösteren tedarikçi .... Ltd.'den satın almış olduğu 35.291 USD ve 1.532,24 Euro tutarında oto yedek ... emtiasının tüm bedelinin tedarikçiye ödendiğinin belirtildiği, buna göre dava dışı alıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 1472. maddesi gereğince halefiyete istinaden aktif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 05/08/2020 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, icra takibinin 11/12/2020 tarihinde, hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı görülmüştür.
Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yükün 05/08/2020 tarihinde teslim edildiği, süresi içerisinde hasar ihbarının yapılmadığı anlaşıldığından taşıyıcı lehine doğan karinenin aksini ispat yükü davacı taraftadır. Ekspertiz raporunda, taşıyanın hasardan sorumlu olduğu, "yükleme fotoğrafları incelendiğinde (Ek-10), konteyner tavanında, kapıya yakın sol hatta (teslimde ıslaklığın yoğun görüldüğü kolilerin yerleşimi ile uyumlu) bir delik göze çarpmakta olup, buradan yükleme esnasında bu deliğin mevcut olduğu, delik/hasarlı konteyner içerisine dolum yapan yükleyicinin de müteselsilen oluşan hasardan sorumluluğu bulunduğu belirtilmiş, bilirkişi raporunda ise hasarın denizyolu ile taşıma aşamasında mı yoksa deniz aşamasını takip eden davalının sorumluluk süresi dışında bekleme ve/veya kalan kara taşımasında mı meydana geldiğinin belli olmadığı belirtilmiştir. Dava konusu konşimento ve navlun faturası incelendiğinde, ayrıca bir nihai teslim yerinin belirtilmediği, kara taşımasını üstlenmedikleri, taşıyanın deniz taşıması ile sorumlu olduğu, konteynerin tahliyesiyle sorumluluğunun sona erdiği anlaşılmaktadır. Dava konusu konteynerin, limanda tahliye edilmesi sırasında hasarlı olduğunu gösteren konteyner el değiştirme ve hasar tespit tutanağının bulunmadığı, yine ıslanma hasarının deniz suyundan kaynaklı olduğunun tespitine yönelik gümüş nitrat testinin de yapılmamış olduğu, bu açıklamalara göre davacının hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğini uygun delillerle ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş, kısa kararda sehven belirtilmemiş ise de yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.112,13.TL den karar harcı olan 80,70.TL nin mahsubu ile fazla alınan 2.031,43.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 27.232,15TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır