T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/446 Esas
KARAR NO:2025/779
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARŞI DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/11/2021
KARŞI DAVA TARİHİ:01/03/2022
KARAR TARİHİ:10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı/Karşı Davalı dava dilekçesinde özetle; ... ... ... Co. Ltd.'ye ait ... ... isimli geminin 16.07.2021 tarihinde ...'ne bağlı Kurtarma-8 römorkörü refakatinde İstanbul Boğazını geçerken yaklaşık 4 dakika süren bir elektrik kesintisi sebebiyle güç kaybına uğradığını, herhangi bir tehlike anında müdahale etmesi amacıyla geçiş öncesi ayarlanmış olan ve refakat eden Kurtarma-8 römorkörünün gemiye baş tarafından 4 dakika süreyle omuz vermek suretiyle burun kısmını sığlıktan açık denize doğru düzelttiğini, bu esnada gemi ana makinesinin tekrar çalışmaya başladığı ve römorkör eşliğinde ve fakat kendi gücüyle demirleme alanına gittiğini, ... bu hizmetin bir kurtarma hizmeti olduğunu ileri sürerek kurtarma ücreti talep ettiğini, boğaz geçişinin riskli olduğunu, ... tarafından bu boydaki gemiler açısından önemle tavsiyesine uyularak römorkör refakatinde geçiş yapıldığını, davalıya gerekli ücretin ödendiğini, dolayısıyla taraflar arasında sözleşme kurulduğu, davalıya ait “Kılavuzluk, Römorkör ve Diğer Hizmetler Tarifesi” nin 1.3.9 maddesinde “planlı refakat hizmeti” tanımının “önceden planlanarak geminin yanında hazır bulunma ve gerektiğinde çekilmesi/itilmesi” olarak yapıldığını, buradan görüldüğü üzere römorkörün verdiği 4 dakikalık hizmetin önceden planlanmış olan bir kullanımı öngören bir sözleşmenin parçası olduğunu, diğer bir ifadeyle somut olayda bir öngörülemezlik ya da umulmazlık bulunmadığını, davalının “Kılavuzluk, Römorkör ve Diğer Hizmetler Tarifesi” nin 1.4.3 maddesinde tarifede hüküm bulunmayan hallerde TTK ve BK'nun kira sözleşmesine ilişkin hükümleri ve Büyük Britanya standart römorkör ve diğer hizmetler şartları geçerlidir” ifadesinin yer aldığını, söz konusu tarifenin atıfta bulunduğunu TTK m.1298 4.fıkrası c bendinin “kurtarma faaliyeti kapsamına; tehlike doğmadan önce kurulmuş bir sözleşmenin ifası amacıyla yapılan ve yapılması gereken hizmetler girmez” şeklinde düzenlendiğini, davalının bu hükmü göz ardı ederek hukuka aykırı bir şekilde kurtarma ücreti talep ettiğini, “Büyük Britanya standart römorkör ve diğer hizmetler şartları” 6. maddesinde davalının ancak ve sadece olağanüstü hallerde kurtarma ücreti talep edebileceğinin belirtildiğini, olağanüstü halin varlığı için önceden öngörülmemiş bir tehlikenin meydana gelmesi, römorkörün tahsis edilme amacının dışında kullanılmasının gerektiğini, römorkörün hizmet ifası sırasında bir tehlike veya gecikme meydana geldiği için daha fazla ücret talep edemeyeceğini tehlikenin beklenebileceği veya bilindiği durumlarda bir sözleşme yapılmış ve gemi tehlikeye düşmüş ise römorkörün söz konusu tehlikeye engel olmakla yükümlü olduğunu, hizmetin başlangıçta düşünülenden daha zahmetli olması nedeniyle ekstra ücret talep edilemeyeceğini, hizmetin kurtarmaya dönüşmesi hususunda hukuk doktrinindeki (Kennedy and Rose, Law of Salvage, sweet & Maxwell 2021” yorumun dikkate alınması gerektiğini, davalının yanlış ve hukuka aykırı tutumu nedeniyle zarara uğradıklarını, geminin 2 hafta süreyle hareket edemediğini, gelir kaybına uğradığını, ilave masraflar yapıldığını, 16.07.2021/12:20 - 29.07.2021/12:36 arasında 13,01 gün x 8.664 Usd (112.728,27 Usd), yakıt masrafları 62,3 MT x 549,00 Usd (34.202,70 Usd), klas masrafı 1.100,00 Usd, liman masrafları 30.761,00 Usd, hukuki masraflar 98.780,77 Usd, banka masrafları 23.129,58 Usd toplam 300.702,32 Usd zarar ortaya çıktığını, kurtarma ücretinin fahiş hesaplandığını, davalı tarafın diğer bir fahiş hatasının kurtarma ücretinin teminat altına alınması için talep ettiği teminat olduğunu, gemi değeri 27.500.000 USD iken brokerden rapor alınarak 38.000.000 USD olarak kabul edildiğini, kurtarma hâlinin tereddütsüz olduğu hâllerde davalının sulh müzakerelerini %4,5 ila %7 oranları arasında fahiş mertebelerde sonuçlandırdığını, Yargıtay'ın söz konusu oranın %2,5 olmasına karar verdiğini, davalı tarafın teminat oranı olarak belirlediği oranın ise %15 olduğu, 5.780.000 USD miktarında anlamsız ve iyi niyetten uzak bir banka teminat mektubu veya nakit talep edildiğini, teminat miktarının Yargıtay kararındaki oran göz önüne alınarak düşürülmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı/Karşı Davacı vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının yabancı tüzel kişi olduğunu ve teminat yatırmasının zorunlu olduğunu, davacı gemisinin 256,39 metre boyunda bir petrol tankeri olduğunu, geçişini römorkör refakatinde yapmak zorunda olduğunu, gemi acentesi tarafından refakat römorkörü talebinde bulunulduğunu, Çanakkale Boğaz geçişinde gemiye planlı refakat hizmeti verildiğini, faturasının kesildiği ve ücretin tahsilinin edildiğini, İstanbul Boğazı Güney-Kuzey geçişi esnasında geminin makinelerinin stop etmesive sürüklenmesi sebebiyle refakat hizmetinin kurtarma hizmetine dönüşmesi üzerine refakat ücreti tahakkukunun yapılmadığını, fatura düzenlenmediğini, bir ücret tahsil edilmediğini, davacının ücret ödendiği şeklinde iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Kurtarma-8 römorkörünün 16.07.2021 saat 11:45'de refakat için Harem İstasyon” dan hareket ettiğini, 11:54'de kılavuz katılımıyla refakate başlandığını, 13:15'de Ümüryeri Sığlık Bankı önlerinde geminin makine arızası yaparak stop etmesi üzerine deniz tehlikesine maruz kaldığını, kılavuz kaptan raporuna göre geminin acil demirleme için her iki demirini atmasının istendiği ancak yalnızca sancak demirin atılabildiğini, İstanbul Boğazında hakim güney yönlü 2-2,5 knot civarı akıntının etkisi ile geminin trafik ayırım düzenine aykırılayarak trafik ayrım düzeni doğusundaki sınıra bitişik Ümuryeri Bankı sığlığına doğru sürüklenmeye başladığını, 13:18'de Trafik Hizmetlerine bilgi verilerek gemi kaptanının talebiyle gemi baş taraf sancak baş omuzluğundan dayanmak suretiyle yapılan itme manevrası ile gemi sığlığa gitmesinin önlendiğini, 13:30'da makine arızasının giderildiği beyanı akabinde geminin “Kurtarma-8” ve “Kurtarma-14” römorkörleri refakatinde seyrine devam ettiğini ve Kilyos demir bölgesine demirletildiği ve emniyet altına alındığını, bu hususun kılavuz kaptan raporu, jurnaller ve VTS ses kayıtları ile sabit olduğunu, planlı refakat hizmeti altındaki 256 metrelik geminin Ümüryeri Bankları olarak bilinen en tehlikeli ve en çok kazanın/karaya oturmanın yaşandığı bölgede stop ettiğini, 2 demirin atılmasının istenmesine rağmen sadece sancak demirin atılabildiği ve sığlığa sürüklenmeye başladığı, refakat römorkörünün ekstra risk alarak ve planlı refakat sözleşmesi ötesine geçerek geminin karaya oturma tehlikesini bertaraf ettiğini, Literatürde çekme, refakat ve kurtarma operasyonlarının 3 ayrı başlıkta incelendi olayda verilen hizmetin refakat ile başladığı ancak geminin karşılaştığı tehlike karşısında kurtarmaya dönüştüğünü, davacının atıf yaptığı kuruluş tarifesi 1.3.9 maddesindeki planlı refakat hizmetinin “sefere ve denize elverişli bir geminin seyrüsefere elverişli sularda yaptığı yolculuk esnasında, manevra desteği sağlamak ve nihayetinde hızlı bir geçiş yapılması amacıyla verildiği”, römorkaj sözleşmesi kapsamında bir römorkör ile kurtarma hizmeti oluşturmak için 2 unsurun varlığının arandığını, kumandadan çıkıp, trafik düzeninden ayrılıp sığlığa sürüklenerek yakın karaya oturma tehlikesine maruz kalan gemiye verilen itme hizmetinin sözleşmenin olağan ifası olarak görülmesinin teknik olarak doğru olmadığını, geminin DÇÖT Kural-3 f bendi gereği “kumanda altında bulunmayan tekne” durumuna geldiğini, sığlık bankına oturması durumunda karinasında oluşacak hasar sebebiyle çevre ve deniz kirliliği meydana gelebileceğini, geminin teknik yeterliliğini kaybettiği ve deniz tehlikesine maruz kaldığını, yapılan operasyonun kısa sürmesinin tehlikenin doğduğu veya bertaraf edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, tarife kapsamında verilen refakat hizmeti tanımının kendi imkanları ile ilerlemekte olan bir gemiye manevra açısından yardımcı olmak için çekme veya itme yapmasını ifade ettiğini, İstanbul'un, Boğaz kıyılarında milyonlarca insanın bulunduğu tarihi ve turistik açıdan göz bebeği konumunda olan bir şehir olduğunu, kaza durumunda 768 ton yakıt/yağ taşıyan geminin dramatik sonuçlar yaratabileceğini, tarifenin 3.2.2 maddesi ile kurtarma yardım hâllerinin, planlı refakat hizmet ücretleri hesaplamasında açıkça istisna tutulduğunu, “Birleşik Krallık Standart Römorkaj Şartları” 6. Maddesinde; olağanüstü hizmetler için kurtarma ücreti talep hakkının sınırlandırılamayacağının açıkça düzenlendiğini, hizmetin kurtarmaya dönüşmesi nedeniyle davacının menfi tespit talebi ve zarar iddiasının dayanaksız kaldığını, hizmetin 16.07.2021 Cuma günü verildiğini, kurtarma teminatının da pazartesi kurban bayramı arifesinde sunulacağının bildirilmesine rağmen sunulamaması üzerine 28.07.2021 günü 2021/102 D.İş dosyasından ihtiyati haciz talep edildiğini, dosya onay aşamasında iken 29.07.2021 günü teminat mektubunun sunulduğu ve boğaz geçiş işlemlerine başlandığı, ilk anda elde edilen bilgiler çerçevesinde olası yargılama giderlerini kapsayacak şekilde 5.780.000 USD talep edildiğini, karşı davanın davacının bahsettiği yüzdelik aralığında bir tutarda açılmakta olduğunu, gemi değerinin uluslararası bir değerlendirme firmasından alındığını, davacının değerlemesine itibar edilemeyeceğini, beyanları ile davanın reddinin talep edildiğini, karşı dava ile; kurtarılan gemi değeri 38.000.000 Usd, F.Oil 563 ton x 576,36 Usd (324.990,68 Usd), D.Oil 161 ton x 648 Usd (104.328 Usd) ve ... Oil 44.295 ton x 2,5 Usd (110.737,50 Usd), riske gire “Kurtarma-8” sigorta değeri 9.000.000 Usd, “Kurtarma-8”, “Kurtarma-14” ve “Kıyı Emniyeti 5” botu için 3.779,00 Usd masraf, ve kılavuz kaptan tarafından yapılan işlemler tarife gereği 27.693,00 Usd eklenmesiyle 31.907,00 Usd masraf yapıldığı, benzer 2 kurtarma hizmetinde %7,43 ve %5,94 üzerinden sulh protokolü imzalandığını beyan edilerek 2.500.000 USD kurtarma ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen 04.11.2022 tarihli raporunda özetle; Uyuşmazlıkta tarafların iradesinin geniş anlamda römorkaj sözleşmesi kurulmasına yönelik olduğunu, römorkajın kurtarma faaliyetine dönüştüğünü ispat etme külfetinin davacı'ya ait olduğunu, dosya kapsamında yer alan video, ses kayıtları, kılavuz kaptan raporu ve ... Uygunsuzluk Kaza Bildirim Formu, ... Kılavuzluk ve Römorkör düzenlemesi göz önünde tutulduğunda verilen hizmetin planlı refakat hizmeti olduğunu, ve Diğer Hizmetler Tarifesi m.1.3.9, Herne kadar kanaatimiz kurtarma faaliyetinin unsurlarının gerçekleşmediği yönünde olsa da Sayın Mahkeme'nin görevlendirmesi neticesinde TTK m. 1305 kıstasları göz önünde tutularak hesaplanan kurtarma ücretinin ise 625.000 ABD Doları olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
2. Bilirkişi heyetinden alınan 08.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyadaki tüm bilgi belgeler göz önünde tutulduğunda refakat hizmetinin kurtarma yardım hizmetine dönüştüğünü, kurtarma yardım faaliyetinin tüm unsurlarının gerçekleştiğini; sayın mahkeme'nin görevlendirmesi neticesinde TTK m. 1305 kıstasları göz önünde tutularak hesaplanan kurtarma yardım ücretinin ise 625.000 ABD Doları olabileceği; davacı/karşı davalı ...'nün ayrıca refakat römorkörü hizmeti vermiş olması edeni ile, refakat ücretini de ayrıca talep edemeyeceğinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğunun sonuç ve kanaatine varılmıştır.
07.02.2024 tarihli bilirkişi raporda özetle;Taraflar arasında refakat hizmeti sunulmasını konu edinen bir sözleşme ilişkisi bulunduğunu, Mahkemece, 02.05.2023 tarihli Kök Raporda varılan sonuca uygun olarak refakat hizmetinin kurtarma yardım hizmetine dönüştüğünü ve kurtarma yardım faaliyetinin tüm unsurlarının gerçekleştiği sonucuna varılması halinde, TTK m. 1305 gereğince kurtarma yardım hizmeti ücretinin talep edilebileceği ve davacı karşı davacı donatanın tazminat taleplerinin dayanaksız kalacağını, aksi kanaate varılması halinde, davacı-karşı davacının tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekeceğini ve davalı-karşı davacı ...'ünün kurtarma yardım ücreti talebinin dayanağının kalmayacağını, Sayın Mahkemece heyetce "Ek Rapor" düzenleme görevi verilmesi halinde 02.05.2023 tarihli Kök Rapora vaki itirazlar ile vaki olması halinde işbu ilave rapora yönelik itirazlara yönelik değerlendirme ve kanaatlerinin sunulabileceği belirtilmiştir.
25.02.2025 tarihli 3. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; somut uyuşmazlıkta geminin karaya oturma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına sebep olan tehlike “planlı refakat” hizmetinin sunulduğu sırada meydana geldiği, ...nün Kılavuzluk, Römorkör ve Diğer Hizmetler Tarifesinde “Planlı refakat hizmeti” önceden planlanarak geminin yanında hazır bulunma ve gerektiğinde çekilmesi/itilmesi şeklinde tanımlanmış olduğu, bu hükme göre taraflar arasındaki sözleşme gereği Kıyı Emniyeti römorkörü ile “geminin yanında hazır bulunmayı” ve “gerektiğinde gemiyi çekmeyi/itmeyi” üstlenmiş olduğu, “Tarifenin “Sorumluluk” başlıklı 1.4.3hükmüne göre tarifede hüküm bulunmayan hallerde TTK, TBK kira sözleşmesi hükümleri ve Büyük Britanya Standart Römorkör ve Diğer Hizmetler Şartları uygulama alanı bulacağı (Bu husus dosyaya sunulan ... Kılavuzluk, Römorkör ve Diğer Hizmetler Tarifesi Deniz Vasıtaları Kira Sözleşmesi'nde 11. madde olarak yer almıştır.) şu durumda tarife esas alınırsa geminin“gerektiğinde çekilmesi/itilmesi” planlı refakat kapsamında olmakla birlikte atıfta bulunulan Büyük Britanya Şartları (BBŞ)'nda başka bir düzenleme olup olmadığı da dikkate alınması gerektiği, e. BBŞ m.1 (b) (i)'de “römorkaj” kavramının tanımlandığı, bu tanıma göre gemiyi tutma “itme”,“çekme”, hareket ettirme, gemiye “refakat etme”, rehberlik etme,, hazırda bekleme “römorkaj” kavramına karşılık geldiği ve bu kavram yerine “çekme”, “çekilme” kavramlarının da kullanılabileceği, BBŞ m. 6'da ise “gemiye verilen her türlü olağanüstü hizmet” için kurtarma ücreti talep edilebileceğinin belirtildiği, diğer bir ifade ile BBŞ'de sayılan hizmetler “römorkaj” tanımı içinde kalsa dahi“olağanüstü” ise (ve tabiki kurtarmaya ilişkin şartlar gerçekleşiyorsa) kurtarma olarak nitelenebileceği, somut olayda davanın tarafları arasında gemiye verilen hizmetin “planlı refakat” hizmeti olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, buna göre gemiye verilen hizmetin” refakat olarak nitelendirilebileceği, “geminin itilmesi/çekilmesi”nin de “planlı refakat” kapsamında kaldığı, BBŞ uyarınca “refakat”“römorkaj” kapsamındaki ameliyelerden olduğu, “planlı refakat” geminin yanında hazır bulunma ve gerektiğinde “”geminin çekilmesi/itilmesi”ni de kapsadığı, tüm bu bilgiler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, Kıyı Emniyeti tarafından verilen hizmetin BBŞ m. 6 uyarınca “gemiye verilen her türlü olağanüstü hizmet” olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğinin önemli olduğu, zira bu hüküm Kıyı Emniyeti tarafından verilen ve BBŞ kapsamında sayılan tüm ameliyelerin/hizmetlerin tabi olduğu bir üst hüküm olduğu, diğer bir anlatımla, BBŞ m.6 bu Standart Koşullarda “römorkaj” olarak tanımlanan hizmetlere girse dahi bir hizmetin “olağanüstü” hizmet niteliğinde olması halinde bu hizmete karşılık (muhakkak ki kurtarma olarak nitelendirilmesi için gerekli şartlar gerçekleşmişse) kurtarma ücreti talep edilebileceğinin düzenlendiği, buna göre somut uyuşmazlıkta verilen hizmetin “olağanüstü” olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiği, bunun tespitinin ise teknik incelemeye göre yapılması gerektiği; teknik inceleme ve değerlendirmede “Geminin kumandadan çıkıp, trafik düzeninden ayrılıp sığlığa sürüklenerek, yakın karaya oturma tehlikesine maruz kalan gemiye verilen itme hizmetinin sözleşmenin olağan ifası olarak görülmesinin teknik olarak doğru olmadığı, geminin Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü, Kural-3 f bendi gereği “kumanda altında bulunmayan tekne” durumuna geldiği, sığlık bankına oturması durumunda karinasında oluşacak hasar sebebiyle çevre ve deniz kirliliği meydana gelebileceği, geminin teknik yeterliliğini kaybettiği ve deniz tehlikesine maruz kaldığı, yapılan operasyonun kısa sürmesinin tehlikenin doğduğu veya bertaraf edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağının aşikar olduğu, ... ... gemisinin yaşanan olayda öngörülemeyen ve umulmayan bir tehlikeye maruz kaldığının net olduğunun değerlendirildiği, dolayısıyla geminin “olağanüstü” bir durum ile karşı karşıya kalmış olduğu sonucuna varıldığı, taraflar arasında ... Kılavuzluk, Römorkör ve Diğer Hizmetler Tarifesi ve Büyük Britanya Standart Römorkör ve Diğer Hizmetler Şartları uyarınca bir römorkaj sözleşmesinin bulunduğu, davalı ... tarafından verilen hizmetin Büyük Britanya Standart Römorkör ve Diğer Hizmetler Şartları uyarınca “römorkaj” tanımı kapsamında olduğu; ancak BBŞ m. 6 gereğince verilen hizmetin olağanüstü olması durumunda kurtarma olarak nitelenmesinin mümkün olduğu, teknik yönden kumanda altında bulunmayan geminin olağanüstü bir durumda bulunması sebebiyle ve verilen hizmetin kumanda altında olmadığı süreçte) kurtarma olarak nitelendirilmesi özellikler gerektiği, gereği (gemi - Davalı ... Emniyetinin kurtarma ücretine hak kazandığı ve hak kazanılan kurtarma ücretinin ise; Gemi Değeri= ...' e göre: 38 000 000 USD,...'e göre: 27 500 000 USD, olay esnasındaki Gemi Tanklarındaki Yakıt ve Yağ Miktarı =...;324 491USD,... Oil :104 328USD,LO (Yağ):110738 USD, Toplam Kurtarılan yakıt ve yağ 539 556 USD, Kurtarma Ücreti toplam kurtarılan değerlerin %2.5 olarak kabuli halinde ... ... gemisi kurtarma hizmet bedeli max. 963 489 USD, min. 700 989 USD,Kurtarma Yaklaşık Giderler 49 157 USD olmak üzere sonuçta; ... ... gemisi kurtarma ücreti (en fazla)1.012. 646 USD ve en az 750.146 USD olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
3. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 29/09/2025 tarihli ek raporda özetle; kök raporda belirtilen “Refakat römorkörü denize elverişli, kumanda edilebilen, manevra kabiliyeti olan (kendi kendine sevk olabilen) gemilerin yanında yer alıp, gerektiğinde dinamik yüklere karşı fhava/deniz etkileri), geminin manevrasına yardımcı olmak amacıyla verilen hizmet olduğunu. Bu olayda ... ... gemisi ana makine arızası vererek, "kumanda altında bulunmayan tekne" durumuna geldiğinden, Kurtarma 8 römorkörünün yaptığı faaliyetler; kurtarma operasyonudur” görüşlerini tekrarlayarak, ... tarafından ... ... gemisine verilen hizmet bedeli kurtarma ücreti hesabı detaylı olarak açıklandıktan sonra sonuç olarak toplam hizmet bedeli + kurtarma ücreti toplandığında, ... ... gemisi kurtarma ücreti (%2.5 kurtarma oranı kabulü) = 1.021.046 USD, % 5 kurtarma oranının kabulü halinde ise 1.984.535 USD olarak hesaplanmıştır.
Asıl Dava; davacının donatanı olduğu Marshall adaları bayraklı ... ... Gemisinin İstanbul Boğazını geçisi sırasında ...ne ait romörkörler ile gemiye verilen hizmetin kurtarma hizmeti olmadığının tespiti ile geminin limanda beklemesinden dolayı uğranılan zararların tahsili ve teminat mektubu bedelinin düşürülmesi talebine ilişkin olup, Birleşen dava ise, söz konusu gemiye verilen hizmeten kaynaklanan kurtarma ücreti alacağının tahsiline ilişkindir.
Dosya kapsamından, 16.07.2021 tarihinde dava konusu Marshall Islands bayraklı, ” "... ..." isimli tankerin İstanbul boğazı güney kuzey geçişi için saat 11.45 de, ...'ne ait Kurtarma- 8 tömorkörünün Harem istasyonundan ayrılarak, 1.54 boş tankere kılavuz katılımıyla refakat hizmeti vermeye başladığı, saat 13.15 de boğazın ... Bankı önlerinde makine arızası sebebiyle tankerin akıntının etkisiyle Umur yeri sığlığına doğru sürüklenmeye başladığı, saat 13.18 de İstanbul Gemi Trafik Hizmetlerine bilgi verilerek, gemi kaptanının talebiyle sürüklenen geminin Kurtarma - 8 römorkörü tarafından gemi baş taraf sancak omuzluğundan itilmek suretiyle sığlığa gitmesinin engellendiği; gemi kaptanının 13.30 da makine arızasının giderildiği beyanı üzerine gemi Kurtarma- 8 ve Kurtarma- 14 römorkörleri refakatinde seyrine devam ederek Kilyos demir bölgesine demirleyerek emniyete alındığı analaşılmaktadır.
Asıl ve birleşen davadaki uyuşmazlık konuları, davalı karşı davacı ... tarafından ... ... isimli tankere verilen hizmetin TTK'nın 1298 ve devamı maddelerine göre "kurtarma hizmeti" sayılıp sayılamayacağı, tarafların asıl ve karşı davada ki haklılık durumuna göre asıl davada istenebilecek zarar miktarı ile karşı davada tahsili gereken kurtarma ücreti alacağının miktarının ne kadar olacağı noktasında toplanmaktadır.
... ile ... ... gemisi acentası (... ve Tic. A.Ş.) arasında “Deniz Vasıtaları Kira Sözleşmesi” imzalandığı, kiralanan vasıtanın “refakat” amacıyla iş yapacağının belirtildiği, sözleşmenin11. maddesinde “Büyük Britanya Standart Römorkör ve Diğer Hizmetleri Şartları (“Under U.K. Towing Contract Conditions)’na uymayı kabul ve taahhüt eder maddesinin yer aldığı görülmüştür. 11.07.2021 tarihinde ...’ne gönderilen Türk Boğazları Seyir Planı 1 (SP1) raporunda, gemide taşınan yük bulunmadığı, geminin balast kondisyonunda olduğu, gemide 563 ton..., 161 ton Dizel, 44294 litre yağ olduğu, gemideki personel sayısının 22 olduğu belirtilmiştir. ... ... gemisine ait “SP-2 Ses Kaydı”nda, boğaz geçişi öncesinde ... ... gemisi ile Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sektör Marmara arasındaki konuşmada, gemiye kılavuz kaptan talebi iletilmiş ve gemide herhangi bir arızanın olmadığının bildirildiği bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. 16.07.2021 tarihli Kılavuz Kaptan Raporu’nda ve dosya içeriğindeki ses kayıtlarından da anlaşıldığı üzere, ... ... gemisinin saat 13:15’te ana makinası arıza vererek durduğu, geminin demir atmasına rağmen sığlık alana doğru sürüklenmeye başladığı anlaşılmıştır. Durum Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri (TBGTH) Merkezi’ne bildirierek kaptanın isteği ile refakat hizmeti veren Kurtarma 8 römorköründen yardım istenmiştir. Kurtarma 8 römorkörü, ... ... gemisinin baş omuzluğundan iterek, geminin sığlığa gitmesini önlemiştir. Saat 13:30’da ... ... kaptanı beyanı ile makine arıza giderilmiş olduğu bilgisi TBGTH Merkezi’ne bildirilmiş, saat 13:35’te gemiye tam yol verilerek Kilyos D Bölgesi demirleme sahasına hareket edilmiştir. Saat 14:10’da Kurtarma 14 römorkörünün de refakat hizmeti vermeye başlamış olduğu anlaşılmıştır. TBGTH Merkezi bilgisi dahilinde saat 15:20’de Kurtarma 8 ve Kurtarma 14 römorkörleri refakat hizmeti sonlanmıştır.
16.07.2021 tarihli Kurtarma 8 Kaptan Raporu’nda, 11:45’de ... ... gemisi güneykuzey yönlü boğaz geçişi refakati için hareket edildiği, 11:54’te kılavuz kaptanın ... ... gemisine katılımıyla gemiye refakatin başladığı belirtilmiştir. Saat 13:18’de kılavuz kaptanın ... ... gemisinin kaptanından aldığı talimatla, Kurtarma 8 römorköründen, ... ... gemisini sancak baş omuzluğundan tam yol itmesini istemiştir. 13. 19.07.2021 tarihinde ... Hukuk Müşavirliği tarafından “Kurtarma Hizmetinden Kaynaklı Teminat Talebi, ... ... gemisinin acentası ... ve Tic. A.Ş.’ye bildirildikten sonra 29.07.2021 tarihinde ...’ne 5.780.000 USD banka teminat mektubu ibraz edilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere ... ... gemisinin boyu 200 metreden fazla olduğu için Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği” Uygulama Talimatı 9. maddesine göre Boğaz geçişini yapabilmesi için ...’nden römorkör kiralamış olduğu belirlidir. Bu kapsamda ... ile ... ... gemisi acentası (... ve Tic. A.Ş.) arasında düzenlenen Deniz Vasıtaları Kira Sözleşmesinde kabul edilen "Büyük Britanya Standart Römorkör ve Diğer Hizmetleri Şartları"’nın 6. Maddesinde ise, davalının geminin olağanüstü hallerde kurtarma ücreti talep edebileceği belirtilmektedir. Olağanüstü halin varlığı için, daha önceden öngörülmemiş bir tehlikenin meydana gelmesi, römorkörün tahsis edilme amacının dışında kullanılması gereklidir.
TTK m. 1298 f. 1’de; “Seyrüsefere elverişli sularda tehlikeye uğramış bulunan su aracı veya diğer eşyanın kurtarılması için yapılan her fiil veya hareket, kurtarma faaliyeti oluşturur ve onun hakkında bu Bölüm hükümleri uygulanır” düzenlemesi ile, TTK m. 1298 f. 4’te hangi hâllerin kurtarma faaliyeti olarak addedilmeyeceği öngörülmüştür. Hükmün (a) ve (c) bendinde: “Su aracının malikinin veya kaptanının yahut araçta bulunmayan ve bulunmuş olmayan eşyanın malikinin açık ve makul olarak karşı koymasına rağmen yürütülen faaliyetler”, “Tehlike doğmadan önce kurulmuş bir sözleşmenin ifası amacıyla yapılan veya yapılması gereken hizmetler” sayılmıştır. Kurtarmanın unsurlarından ilki, geminin yahut eşyanın tehlikeye uğramış olmasıdır. Tehlikenin TTK'nun 1298. maddesi gereği seyrüsefere elverişli sularda meydana gelmiş olması gerekir. Tehlikenin açık denizde, karasularında veya gemi limandayken yahut limanda bağlı hâldeyken de ortaya çıkması mümkündür.Tehlikenin varlığı için kurtarma hizmeti verilmemiş olsaydı geminin ya da içindeki eşyanın muhtemelen zıyaı yahut hasarına sebebiyet verecek bir kazanın ya da kaza olasılığının bulunması gerekli ve yeterlidir. Buna göre Türk hukukunda römorkör tarafından çekilen geminin emniyet altına alınması veya kurtarılmasının kurtarma sayılması, yapılan faaliyetlerin çekme sözleşmesinin yerine getirilmesi niteliği arz etmeyen fevkalâde hizmet olarak değerlendirilmesine bağlanmıştır. Dolayısıyla fevkalâde nitelikte olmayıp, sözleşmesin ifasına yönelik faaliyetler kurtarma yardım ücreti hakkı vermeyecektir. Kurtarma faaliyeti taraflar arasında, tehlike anında veya daha önce yapılmış bir kurtarma yardım sözleşmesine dayanabilir. Geminin bu sözleşme uyarınca çekilmesi söz konusu olabileceği gibi römorkör tarafından çekilen gemiye, çeken gemi, çekme sözleşmesinin ifası dışında fevkalâde faaliyetlerde bulunmuş da olabilir. Bu faaliyetler sonucu tehlike altındaki gemi içindeki şeylerle birlikte emniyet altına alınmışsa bu durumda çekme, kurtarma yardım ücreti hakkı kazandırmış olacaktır.
Gemiye yapılan ve ücret hakkı sağlayan maddi faaliyetlerden bir diğeri ise römorkaj hizmetidir. Römorkaj sözleşmesi kapsamında bir römorkör ile kurtarma hizmeti oluşturmak için diğer bir deyişle verilen hizmetin kurtarma hizmeti olarak kabul edilmesi için iki unsur gereklidir. Bunlar, hizmeti alan geminin öngörülemeyen ve umulmayan bir tehlikeye maruz kalması, römorkörün sözleşme kapsamında makul kabul edilemeyecek riskler ile karşılaşması ve sözleşme kapsamında bulunmayan görevler icra etmek durumunda kalmasıdır.
Dava konusu olayda, Taraflar arasında başlangıçta ... ... gemisine Kurtarma-8 römorkörü tarafından “refakat” hizmeti verilmesi için bir sözleşme yapılmış olduğundan ve TTK m. 1298/4 gereğince tehlike doğmadan önce kurulmuş bir sözleşmenin ifası için verilen hizmetler kurtarma teşkil etmemektedir. TTK m. 1298/4 hükmü taraflar arasında tehlike doğmadan önce bir sözleşme kurulmuş olması halinde kurtarmanın mümkün olmadığını düzenlememektedir. Hüküm, taraflar arasında bir sözleşme varsa ve verilen hizmet “bu sözleşmenin ifası amacıyla” yapılmışsa kurtarmanın söz konusu olmayacağını ifade etmektedir. Şu durumda, römorkör tarafından verilen hizmet taraflar arasında daha önce kurulan sözleşmede kararlaştırılan edimlerden değilse, verilen hizmet o sözleşmenin ifasını aşar nitelikte ise ve kurtarmanın şartları da mevcut ise kurtarma faaliyetinden bahsedilebilecek ve kurtarma ücreti talep edilebilecektir.
Dosyadaki uyuşmazlık, römorkaj sözleşmesi kapsamında verilen hizmetin “kurtarma” faaliyetine dönüşüp dönüşmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde hem TTK m. 1298/4 hükmü, hem de taraflar arasında kurulan sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Dosyada alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, römorkaj sözleşmesi kapsamında sunulan hizmetin “kurtarma”ya dönüşmesi için önceden öngörülemeyen bir olay sebebiyle geminin tehlikeye maruz kalması, römorkaj sözleşmesi kapsamındaki ifa yükümlülüğünün dışına çıkılması, olağan römorkaj hizmeti kapsamındaki ameliyeyi aşan bir hizmetin verilmiş olması gerekli ve yeterlidir. ... ... gemisinin makinelerinin stop etmesi, bu nedenle srüklenerek karaya oturma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına sebep olan tehlike “planlı refakat” hizmetinin sunulduğu sırada meydana gelmiştir. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün Kılavuzluk, Römorkör ve Diğer Hizmetler Tarifesinde “Planlı refakat hizmeti” önceden planlanarak geminin yanında hazır bulunma ve gerektiğinde çekilmesi/itilmesi şeklinde tanımlanmıştır. Bu hükme göre taraflar arasındaki sözleşme gereği Kıyı Emniyeti römorkörü ile “geminin yanında hazır bulunmayı” ve “gerektiğinde gemiyi çekmeyi/itmeyi” üstlenmiştir. “Tarifenin “Sorumluluk” başlıklı 1.4.3 hükmüne göre tarifede hüküm bulunmayan hallerde TTK, TBK kira sözleşmesi hükümleri ve Büyük Britanya Standart Römorkör ve Diğer Hizmetler Şartları uygulama alanı bulacaktır. Bu husus dosyaya sunulan ... Kılavuzluk, Römorkör ve Diğer Hizmetler Tarifesi Deni Vasıtaları Kira Sözleşmesi’nde 11. madde olarak yer almıştır. Şu durumda Tarife esas alınırsa geminin “gerektiğinde çekilmesi/itilmesi” planlı refakat kapsamında olmakla birlikte atıfta bulunulan Büyük Britanya Şartları (BBŞ)’nda başka bir düzenleme olup olmadığı da dikkate alınmalıdır. BBŞ m.1 (b) (i)’de “römorkaj” kavramı tanımlanmıştır. Bu tanıma göre gemiyi tutma “itme”, “çekme”, hareket ettirme, gemiye “refakat etme”, rehberlik etme,, hazırda bekleme “römorkaj” kavramına karşılık gelmektedir ve bu kavram yerine “çekme”, “çekilme” kavramları da kullanılabilir. BBŞ m. 6’da ise “gemiye verilen her türlü olağanüstü hizmet” için kurtarma ücreti talep edilebileceği belirtilmektedir. Diğer bir ifade ile BBŞ’de sayılan hizmetler “römorkaj” tanımı içinde kalsa dahi, “olağanüstü” ise ve kurtarmaya ilişkin şartlar gerçekleşiyorsa, kurtarma olarak nitelenebilecektir.
1. Bilirkişi raporunda; TTK m. 1298 f. 4 b. (c) düzenlemeleri çerçevesinde tehlike doğmadan kurulmuş olan sözleşmenin kurtarmaya dönüşüp dönüşmediği belirlenirken, geminin tehlikeye maruz kalması için önceden öngörülemeyen bir olayın gerçekleşmesi, verilen hizmetin römorkaj sözleşmesi ile üstlenilen yükümlülüklerin dışında kalması gerektiği, Römorkaj geniş anlamda hizmet verilen gemiyi tutma, itme, çekme işlemlerini kapsadığı, aynı şekilde ... sözleşmesi çerçevesi yapılan römorkaj faaliyetinin tutma, itme, hareket etme, refakat etme hizmetlerini kapsadığını, bunların da olağan hizmet içinde olduğu öngörülmüş olduğu, bu kapsamda ... tarafından verilen hizmetin bir refakat hizmeti olduğu, kurtarma olarak değerlendirilemeyeceğine dair görüş bildirilmiştir.
Buna karşın dosyada farklı Bilirkişi heyetlerinden alınan diğer tüm raporlarda özet olarak, ... ... gemisinin ana makine arızası vererek kumandadan çıktığı, bu şekilde trafik düzeninden ayrılıp sığlığa sürüklendiği, yakın karaya oturma tehlikesine maruz kalan gemiye verilen itme hizmetinin sözleşmenin olağan ifası olarak görülmesinin teknik olarak söz konusu olamayacağı, geminin Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü, Kural-3 f bendi gereği “kumanda altında bulunmayan tekne” durumuna geldiği, sığlık bankına oturması durumunda karinasında oluşacak hasar sebebiyle çevre ve deniz kirliliği meydana gelebileceği, geminin teknik yeterliliğini kaybettiği ve deniz tehlikesine maruz kaldığı, yapılan operasyonun kısa sürmesinin tehlikenin doğduğu veya bertaraf edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, ... ... gemisinin yaşanan olayda öngörülemeyen ve umulmayan bir tehlikeye maruz kaldığının net olduğu, Kurtarma 8 römorkörünün refakat hizmetinin ifası sırasında ... ... gemisinin iskele tarafında seyir ediyor iken, geminin sancak tarafına geçerek halat vermeden saat 13:20 ile saat 13:25 arasında 5 (beş) dakika kadar geminin sancak tarafından dayandığı ve gemiyi baş omuzluktan itmek suretiyle karaya oturmaktan kurtardığı, bu nedenle Kurtarma 8 römorkörünün yaptığı söz konusu faaliyetlerin kurtarma operasyonu niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamı ve 2. ve 3. Bilirkişi heyetlerinin düzenlediği bilirkişi raporlarındaki teknik değerlendirmeler ışığında, ... ... gemisinin makine arızası sebebiyle kendi kendine hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu ortaya çıkan karaya oturma tehlikesi “olağanüstü” bir durum olduğundan, bu andan itibaren Kurtarma 8 römorkörünün verdiği “itme” hizmeti TTK m.1298 gereğince kurtarma teşkil ettiğinden ve hükmün 4. fıkrasında belirtilenin aksine verilen hizmet tehlikenin ortaya çıkmasından önce kurulan sözleşmenin ifasının ötesine geçmiş olduğundan, başlangıçtaki refakat hizmetinin sonradan kurtarma hizmetine dönüştüğü, böylelikle ... ... gemisi ana makine arızası vererek, "kumanda altında bulunmayan tekne" durumuna geldiğinden, bu andan itibaren Kurtarma 8 römorkörünün yaptığı faaliyetlerin kurtarma operasyonu niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda davalı Karşı davacı ..., kurtarılan gemi ve yük değeri üzerenden kurtarma ücreti talep etmeye hak kazandığı kabul edilmiştir.
... ... gemisinin değeri ... şirketi tarafından yayımlanan “Gemi Değerleme Raporunda” 27.500.000 ABD Doları olarak, ... şirketine ait “Gemi Değerleme Raporunda” ise 38.000.000 ABD Doları olarak belirtilmiştir. 20.10.2025 tarihli Bilirkişi raporunda geminin 16.07.2021 tarihindeki piyasa değeri 38.000.000 ABD Doları olarak belirlendiğinden bu değerin hükme esas alınmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir. Kurtarma Ücreti; kurtarılan değerlerin bir yüzdesinin parasal karşılığı olarak hesaplanmaktadır. Olayın yaşandığı yerin...Boğazı olması, buradaki gemi seyrinin Çanakkale Boğazı’na göre daha tehlikeli ve zor olması, geminin yakıt tanklarında bulunan 563 ton...’in gemi dip tanklarında olduğu düşünüldüğünde, 256 metre uzunluğunda 43 metre genişliğindeki ... ... gemisinin çevre kirliliği bakımından yarattığı tehlike göz önünde alınarak, (Yargıtay 11.HD'nin 2024/4398 E. ve 2025/2802 K. Sayılı kararı doğrultusunda) hesaplamada esas alınacak kurtarma ücreti oranının en az %5 olması gerektiği kabul edilmiştir.
Olayda kurtarılan Gemi değeri: 38.000 USD olarak belirlinmiş olup, 20.10.2025 tarihli Bilirkişi raporunda gemide bulunan yakıt ve yağ değeri: ... (563 Ton x 576.36 USD/Ton fiat) = 324. 491USD, ... Oil (161 Ton x 648 USD/Ton fiat)= 104. 328 USD, ... Oil (Yağ) 44.295x 2.5 USD/Ton fiat) =110.738 USD olmak üzere toplam; 539.556 USD olarak saptanmıştır. Yukarıdaki kabule göre; Kurtarma ücreti, kurtarılan gemi ve yük( yağ, yakıt) değerlerinin % 5' i üzerinden hesaplandığında toplam hizmet bedeli 1.926.978 USD'ye tekabül etmektedir. Davalı Karşı davacı ... somut olayda kurtarma ücretinin yanında refakat ücreti talep edemeyeceğinden başlangıçta “refakat” hizmeti için ödenen 57. 557 USD' nin mahsup edilmesi ile buna göre ...nün tahsili gereken alacağı 1.926.978 USD olarak kabul edilmiştir. Yapılan tüm bu değerlendirmelerin sonucunda; Asıl davanın reddine, Karşı davanın 1.926.978,00 USD üzerinden kısmen kabulü ile bu tutarın olay tarihi olan 16.07.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsil edilerek davalı karşı davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile 1.926.978,00 USD'nin 16.07.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsil edilerek davalı karşı davacıya ödenmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl davada, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 52.866,06 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 52.250,66 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde asıl davada davacı yana iadesine,
4-Asıl davada, Davacı-karşı davalı tarafından yargılama gideri toplamı olan 113.482,80 TL'nin ( 423,50 TL posta gideri ve 113.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) bakiye giderin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl davada, davalı vekili için takdir edilen 440.758,63 TL red vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınıp ,davalı yana , VERİLMESİNE,
6-Karşı davada, Karar harcı olan 1.826.300,01 TL'den peşin alınan 592.426,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.233.873,41 TL harcın karşı davada davalı yandan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Karşı davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 592.426,60 TL harcın karşı davada davalı yandan tahsili ile karşı davada davacı yana verilmesine,
7-Karşı davada, davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 1.323,354,70 TL vekalet ücretinin karşı davada davalıdan alınıp davacı yana verilmesine,
8-Karşı davada, davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 852.000 TL vekalet ücretinin karşı davada davacıdan tahsili ile davalı yana verilmesine,
9-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.